Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Öykü Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 11-06-2011, 21:57
Sibel Kaya Sibel Kaya isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: May 2011
Nerden: Ankara
Mesajlar: 13
Standart Denizin Kucağında

Çok derine inmemeliyim. Yoksa yine aynı çıkmazlarda kaybolmam en meselesi olur. Ne diyeyim ki şimdi? Durumu kurtaracak, yüzeyde kalmamı sağlayacak bir şeyler söylemeliyim.

Ciddiyeti kovmalıyım masamızdan. Yoksa bu kafe o dehşetle beklediğim hesaplaşmanın merkezi olur çıkar. Evde yapılması gereken yüzleşmeler yabancı gözerin altında gerçekleşir. Bir kafesteki şempanzeler gibi çıplaklığımızı duyumsarız. Kendimize karşıdan bakarız. O ayıplayan gözlerin bulunduğu yerden...

Oysa bu mis kokulu kahve eşliğinde bir şeyler kotarılabilir pekala o yıkıntılar arasından. Kardeşimle ben başarabiliriz bunu. Kimsenin bilmediği kuytularımızda kaç kez karşılaştık birbirimizle? En saklı korkularımızı gördük oralarda.

"Sen bilirsin." diyorum. "Bence iyi fikir..."

Evde olsak bu kadar dolaysız bir şekilde söyleyemezdim fikrimi. O kadar yakınken karşındakinin aynısı oluyorsun. Bu kafedeki mesafede kavuştuğun benliğin oradayken bir silah gibi görülüyor.

Sanki kendin olmak bir suçmuş gibi elden geldiğince görünmez etmeye çalışıyosun farklılığını. İşte şimdi tüm bu saçmasapan oyuna gerek bırakmayacak kadar uygun bir mesafe var onunla aramızda. Ben masanın karşısından onun ablası olarak kendi görüşlerimi söyleyebiliyorum.

"Annemler ne der sence?"

"Ne desinler?" diyorum. "Başta şaşırırlar tabii. Ama sen nedenleri sıralayınca onlar da anlamaya başlarlar seni. Karşı çıkmazlar bence."

Teyzemde kalmak istiyordu kardeşim. Bize yakın bir yerde oturuyordu teyzem. Ama bir dünya kadar da uzak... Denizi görüyordu evi. Martı çığlıklarıyla doluydu odalar. Teyzem çok güzel kurabiyeler yapardı. Çayın yanında onlardan ikram eder, pencere karşısındaki koltuklardan birine kurulurdu. Onunla konuşmak enginlere sürüklerdi insanı. Bu hayatın içindeki onca ayrıntı o kadar anlamsız kalırdı ki o pencerenin önünde! Maviliklerde süzülen martıların kanatlarında çok uzağa savrulurlardı sanki.

Teyzem durmadan bir şeyler anlatırdı. Temposuna yetişmeye imkan yoktu. Bir bakardın küçük bir kzıdan bahsediyor. Kendisi olduğunu anlayıncaya kadar çoktan sevmiş olurdun o tanımadığın kızı. "Teyzemmiş meğer!" derdin ve o küçük kız sayesinde iki kat daha fazla severdin karşında oturan bu muazzam kadını.

İşte o kadınla birarada yaşamaktan söz ediyordu kardeşim. Buna kim karşı çıkabilirdi ki! Bizim evin insanın üzerine gelen duvarlarından kırtulup o deniz manzaralı evde, gündelik telaşelerin çok uzağında bir kıyıdan dünyaya bakmayı kim istemezdi ki!

Kardeşim evden ayrılma gerrkçelerini uzun uzadıya sıralamıştı az önce. Annemden, babamdan söz ederken şimşek yüklü bulutlarla doldurmuştu masamızın üzerini. Bense nedenlerden çok sonuçlarla ilgiliydim. Evin odalarına dalıp geçmişin gölgelerini kovalamaya bir başlarsak neler olacağını tahmin edebiliyordum çünkü. Seslerimiz şimdiki tatlı kedi mırıltıları kıvamından çıkar, evde asla yakalayamadığımız o uyum bir anda yok olurdu.

"Ben de sık sık gelirim." dedim, geçmişe bir sünger çekmeye kararlı... "Ama geldiğimde teyzemin karşısındaki o koltuğa ben otururum, ona göre... Sen her gün denizin kucağında olacaksın zaten. O manzaraya hasret kalansa ben olacağım."


Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 00:44


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum