Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Şiir Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #371  
Alt 18-05-2009, 12:52
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

Sevgili Hocam, demini alan çayınızı içmeyi özledik.
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #372  
Alt 09-11-2009, 08:09
san_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
san_ san_ isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 2.128
Standart


kuzucuğum ben de çok özledim, yazmayı okumayı hüzünlenip coşmayı...
az kaldı umarım hayatın bu en güzel rengine bürünmeye yeniden sıra gelecek...
sevgiyle muhabbetle sana ve dost akademililere..
__________________
ayaklar çırpınırken, dansediyor eller...
Alıntı ile Cevapla
  #373  
Alt 09-11-2009, 12:35
akbabaengin akbabaengin isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 50
Standart

özledik vallahi...
Alıntı ile Cevapla
  #374  
Alt 15-09-2014, 14:24
san_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
san_ san_ isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 2.128
Standart

bir kadının eteğini savurdu hayat
masumiyeti ayağa düştü
__________________
ayaklar çırpınırken, dansediyor eller...
Alıntı ile Cevapla
  #375  
Alt 06-05-2019, 14:55
san_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
san_ san_ isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 2.128
Standart

*deniz, öyle bakma umudum utanıyor

postallarını astılar
keskin yar başında
salkım söğüde.
gönlüm bitkin
ayaklarım kaldı, yorgun sokakta.
bilmezsin belki,
harlı umutlar yerine
gündemi ekmek parası aldı.
delikanlı;
hesapsız özgürlüğe artık,
o ateşli bağırlar kapandı.
taşla kovulan gemiler gider,
gelir füze dolu yenileri.
uçaklar desen,
yerde demir,gökte ökse
yanımız yöremiz pusu
mayını oyun sanıp, oynuyor birileri.
öyle dik bakma
gözlerini saklasın baban
belli olmaz, suçlu bulamaz
bir de,
ayağından asarlar seni.

sahi, hüseyin nasılmış?
kaç kitap okuyup,
kaç şehite su bulmuş?
hani karanlıktan korkarmış?
ortalık toz duman,
nasıl yatar sırtüstü
göz göze kuz yurdunun
toprağına sarılmış?

koruyun yusuf'u,
o daha çocuk.
tanrı kuyudan sadece
bir yusuf'u kurtarmış.
beklemesin boşuna topacı,
evinin bahçesinde hala,
ipini cellat çalmış.

deniz, gelme geri
dünya eskisinden dar.
sığmazsın sokaklara,
bağımsızlık zor.
hedefte hürriyet
sokaklarda kahpelik var.
bulunduğun yer daha güvenli
bırak sana yansın tarih
yoksa bu kez ardından,
ölüler bile ağlar...

hevesnebahatyalçın
__________________
ayaklar çırpınırken, dansediyor eller...
Alıntı ile Cevapla
  #376  
Alt 19-08-2019, 13:06
san_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
san_ san_ isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 2.128
Standart

*sahipsiz sahne (sahne şiirim üzerinden düzenleyerek.)

senfoni, oyunun yarısında başladı.
unuttu ezber repliği artist....
içeri kaçtı
hayatın yırtık köşesi takıldı ayağına
karardı resim.
cakalı yanak geçkin
kızıllık fırça darbesi
perde yamalı sahne arkası
kirli elbiseler yitik düşler
kırık topuklar mezarlığı.
oyuncu uzandı karanlığına
umut buruştu
sıyrıldı hayat avucundan
çırılçıplak öldü aniden
başka kadın kırmızı ağzı
gözlerinde mora boyalı kederi
sarı perukla sahnede yerini aldı
konuşamadı,oynayamadı ağlayamadı
perde kapanırken rujunu tazeliyordu..
dondu.
döndü aynaya karşı bağırdı..
sil şu ağzını, nasılsa öleceksin..
hevesnebahat
__________________
ayaklar çırpınırken, dansediyor eller...
Alıntı ile Cevapla
  #377  
Alt 23-08-2019, 18:20
san_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
san_ san_ isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 2.128
Standart mahpusa

yarın sana geliyorum!
göremeden bir kez daha
gözünü gözümle saramadan
yüzümün sensiz yaşamayan yanını
sana gösteremeden dönmek üzere
gelirken ne getirsem kendimden başka
umut ekmek acılı kapuska
ah! yolları tıkalı mahpushane
hasret kapısı
soğuk duvarları üstüne üstüne
hergele yüreğinin
sevgiye sızılı
acı zindanı ümraniye
sımsıkı kapalı katı gövdesinde utanç
seni içine sığdıramadığından
dağıttın değil mi
taş duvarların kendine güvenini
bilirim
nasıl bozguna uğratırsın sevmediğini

geldiğimde;
yiyemediğin musakkanı
içemediğin şarabını
temiz mavi gömleğini
kaç yerinden assam
sürgülü ihtiyar kapısına o dört duvarın

biraz güneş bir şişe deniz
bir mendil içi gözyaşı arasına
pastırmalı paçanga dürsem mesela
saklımız o şahane günün anısına
farzet ki karşındayım
sen yesen ben baksam
son lokmayı kendi çatalınla bana versen
öyle gülsek ki saçma sapan
gözlerimizden yaş gelse sevdaya

yarın oraya geliyorum.
yanıyormuş içim gibi birkaç koğuş
geri dur dur geri ateşten sevdiğim
ne olur dur biraz
bizim ateşimiz zaten alevli
bir yolda, bin kere yanmanın
külleri çoğaltmaktan başka
kimseye bir yararı yok
yeniden doğmanın deli zahmeti..

yarın geliyorum
gönlümün aralığından sızan zehirli kan
ve takatsiz soluğumla
parmaklıklardan sarkmaya

canımın yarası
vakarım
asıl mahkum benim
isyankar gönlünden öperim.

hevesNebahat
__________________
ayaklar çırpınırken, dansediyor eller...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 10:38


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum