Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİRLE İLGİLİ YAZILAR ELEŞTİRİLER TARTIŞMALAR > Akımlar Hareketler Gruplar Manifestolar

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12-01-2017, 10:38
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart 2000’lerde Kralın Türküsü ne kadar yok

2000’lerde Kralın Türküsü ne kadar yok



Cenk Gündoğdu’nun hem yazısı hem de seçtiği şairler/şiirler 80 Kuşağından kesin bir kopuşu, 2000’lerden öncesinin artık ‘aşınmış bir söylem’ olarak göründüğünü, ‘eski dille bu yolun yürünmeyeceğini’ imliyor

Tek tük istisnaları saymazsak Türk şiirinin tarihe adını yazdırmak konusunda ‘sistem-içi’ bir tavır sergilediği ve bu ‘sistem-içi’ şiirin hem poetik hem de politik olarak merkez tarafından sürekli tavsiye edildiği, ayrıksı, anti-kitabî ve anti-resmî seslerin ise tasfiyesine çalışıldığı görülür. Kendi dönemlerinde bu tip tasfiye çabalarına maruz kalmış Nâzım’ın ‘Putları Yıkıyoruz’u ile Garip’in poetikasızlığı hariç 2000’lere kadar bu ‘sistem-içi’, merkezci, oturan şiirin hükümdarlığı mevcuttur. Sözgelimi, oturup kurulduğu yerden doğrulabilmesi için ne gücü, enerjisi ne de cesareti kendinde bulabilmiş; bilhassa Hilmi Yavuz şiirinin belirlediği sınırların bırakın dışına çıkmayı o sınırlara yaklaşabilmeyi dahi başaramamış; mırıltılar, dualar eşliğinde merkezi çok içten, çok dostane tavaf etmiş 80 Kuşağı Türk şiirinin en uysal ve ‘vefalı’ dönemidir. Sami Baydar, Ahmet Güntan, Lâle Müldür gibi birkaç ismi bu kuşaktan alıp çekersek geriye ‘aşırı estet’ bir tavırla bir kuraklık kalır. Devamında Sovyetlerin çözülüşü, kapitalizmin neo-liberal kılıfı, din odaklı projelerin hayata geçirilmesi, Ortadoğu-Türkiye özelinde İslâm’ın kendi menfaatleri doğrultusunda insanî değerleri tanıtlayan kavramlara, hümanizmaya çöreklenmeye başlaması Dünya’da ve Türkiye’de yeni denge ve mevzilerin oluşmasına önayak olmuştur. Yeni mevzi ihtiyacı ister istemez şiiri de etkileyecek ve yaşamın her alanında köklü değişimlerin yaşanacağı; mektuplarla, tren yolculuklarıyla ağır ağır işleyen ve ilerleyen yaşlı dünyanın bir anda dijital bir distopyaya evrileceği 2000’lerle beraber yeni bir düzleme oturacaktı. 21. Yüzyılı her ne kadar ‘tüketim çağı’ diye tanıtlasak da tarihin kısır olgularını hak ettikleri çöplüğe yollayan, tarihi işlevsiz kılan bir çağ olması bakımından önemlidir. 2000’lerle gelen büyük sıçramanın şiire yansımasını böyle okumalıyız. 2000’ler şiir adına bir kırılmaya, bir yeniden mevzilenmeye işaret eder. Ama ilginçtir ki, bu kırılma farklı anlayışların, poetikaların koalisyonuyla, kolektif bir güç meydana getirmeleriyle gerçekleşmiştir.

Cenk Gündoğdu da hazırladığı antolojiyle bir kırılmayı gerçekleştiren bir şiirin bileşenlerini bir araya getirmiş. Antolojiye baktığımızda, bu kolektif gücün bileşenleri arasında, olgulardan ziyade olaya eğilen; gözlem ve birebir anlatımı önceleyen; lirizm ve imgeden elden geldiğince kaçınan somut şiir; toplumcu şiirin geleneksel algılayışından uzaklaşarak toplum ve bireyi kolektif bir ‘tek’ bilinç ekseninde kanıt’layan, lirizm ve imgeden de yararlanabilen, politikasını kanıt’lar sunarak oluşturan yeni gerçekçi şiir; dille, 20. Yy dil-felsefe ilişkisiyle, psikanalizle, feminizmle, dilbilimcilerle/filozoflarla kurduğu ilişki üzerinden sentetik bir alanı organikleştiren şiir; Kürt kimliğini masalsı, anti-resmî bir dille aktaran Kürt şairlerin şiiri; erkeksi gücün hüküm sürdüğü, erkek olmanın utancından daha iyi bir yazma sebebinin olamayacağı bir dünyada hayvanlara, doğaya, ilkel felsefeye, yüzeyin yayılım arzusuna inanan şiir sayılabilir. Tüm bu farklı şiir anlayışlarının ortak paydası politik olmalarıdır. Cenk Gündoğdu da 2000’ler şiirini; politik, duyarlı, anlamı ve gerçeği önemseyen, hayatın merkezinden başlayarak yol alan atak bir yaratım olarak alımlıyor. Esasında bu çağ kadar politik bir çağ olmamıştır. Bu savımıza, gerçekliğine ve antolojiye alınan şair-şiirlere baktığımızda Cenk Gündoğdu’nun doğru bir yerden gördüğü, doğru bir yerden işittiği ve antoloji hazırlamanın zorluklarına, bu zorluklarla başa çıkılabilmesi için gereken cesarete kani olduğumuzda tabi ki doğru bir iş ve seçim yaptığı görülür. Antolojideki kapsamlı yazısı okunduğunda Cenk Gündoğdu’nun referans noktası olarak şairlerin temsiliyetlerinin olup olmadığıyla ilgilendiği, bunun eski olanı sürdürmek değil yeni bir yaratım şeklinde ortaya çıkmasını ve çağın hem politik hem de poetik ruhuna yaklaşabilirliğini önemsediği görülür. Cenk Gündoğdu’nun hem yazısı hem de seçtiği şairler/şiirler 80 Kuşağından kesin bir kopuşu, 2000’lerden öncesinin artık ‘aşınmış bir söylem’ olarak göründüğünü, ‘eski dille bu yolun yürünmeyeceğini’ imliyor. Antolojideki isimlerin temsiliyetlerini kendi yaratabildikleri ölçüde edinebilmiş olmaları antolojiyi değerli ve tarafsız kılan en önemli özellik. Sözgelimi, dili tamamen kırıp geçiren Huyname adlı şiir kitabıyla bize Alice’in tuhaf evreninde tuhaf şarkılarıyla rehberlik etmiş Murat Üstübal’ın, bizi Judith Butler’ın ‘sıkıcı’ metinlerinden kurtarmakla kalmayıp feminizmi dilin başka olanaklarıyla örgütleyebilen Anita Sezgener’in, hayata en ölümcül zehri enjekte etmekle meşgul insan’ın pençelerinden çekip bizi hayvanların, bitkilerin merhametli kollarına savuran Elif Sofya’nın, hem Kürt hem de sosyalist olunabileceğini gösteren Mehmet Said Aydın’ın, post-derviş bir sima olarak Celal Fedâi’nin, Hayriye Ünal’ın, Mehmet Erte’nin, Cenk Gündoğdu’nun, Cihat Duman’ın, Mehmet Öztek’in, Emrah Altıok’un vs. eskiyle, gelenekle, 80 Kuşağıyla bir alışverişlerinin olmadığı aşikâr.

Cenk Gündoğdu’nun bu zor, cesaret ve sorumluluk isteyen ve bir ihtiyaç olarak ortada duran yükün altından, nesnel kalarak ve 2000’ler şiirine bir misyon yükleyerek kalkabildiğini görüyoruz. Cenk Gündoğdu bu çalışmayla hem kendi hem de 2000’ler şiirinin omzuna bir ağırlık taşımış oldu. 2000’ler şiirinin bu ağırlığın altında un ufak olmaması için Osman Çakmakçı’nın da antolojideki yazısında belirttiği gibi ‘yenilik fetişizmi’ne kapılmadan yeni ve diri kalmayı başarabilmesi lazım.


Zafer ZORLU
birgun.net
Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  cenk gündoğdu.jpg
Görüntüleme: 401
Büyüklüğü:  37,5 KB (Kilobyte)  
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 23:21


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum