Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 28-07-2006, 14:52
Apolemia
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Her Şey Uzaktadır

Uzaktadır her şey; gökyüzü, deniz,
Her an peşimizden koşan gölgemiz,
Özlenen limanlar, yanan yıldızlar.
Uzaktadır her şey; anneler, kızlar...

Uzaktadır her şey, hep... yalnız ölüm,
Her yerde, her an yakınımız, ölüm.

Ahmet Muhip Dıranas

Konu suece tarafından (21-08-2009 Saat 22:23 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 28-07-2006, 16:01
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Ölümle Söyleşiler


evde
yetişemiyorum yukardaki camlara
sırıkla açar kapatırım
duvarın gerisinde neler
neler kıpırdanıyor
kulağımı dayarım duvara
casus gibi dinlerim kendi bahçemi
gün ışığı kapıdan çıksam kaçacak
ocak parlayıp tutuşturacak evi
suyum pirinç borudan akıyor
alçıtaşından sararmış kurnaya
ödünç yatak yorganım
ödünç
bahçede içini çeke çeke
kendini koklayan çiçek


Barış Pirhasan
Kitap-lık Mayıs / Haziran 2000 sayısı

__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 28-07-2006, 16:04
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Sizin Hiç Babanız Öldü Mü?


Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum


Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Soylemesine maviydi kör oldum


Taslara gelince hamam taslarına
Taslar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taslarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kotu
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mi?


Cemal Süreya
Üvercinka
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 28-07-2006, 21:40
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



BÜYÜK CEVİZİN DİBİ, ÖLÜME YAKIN


Sevgili dostlar, ince kirpiklerle uğrayın
Siz bey evlerine, hoş bileziklerle uğrayın
Oynayalım, dikine barını bir kere
Arnavut saz takımıyla, aşşahtan gelirim diyene
Çift sarı telde, dik kaba hicazlar çıkaralım
Bir ayak, iki ayak derken eskisi gibi
Dünya dönsün içimize, o yürek kokan eşikte
Çift beyaz güvercinler üstünde dönelim
Siz isteyin bu gidişte, kızlar pancara pancara
diyelim, bitkin aşıklar gibi sarılalım birbirimize


Dört nağmeli müzik satırıydık gün içinde
O kahraman kitap sayfaları, okurken efe gibi saplandığımız
O mavi mine şiirler, oya işlemeli gümüş kemerimize
O Debreli Hasan öyküler, anlatıp bitiremediğimiz
Fatih”te, Şekerci Handa roman değil miydi düşünüp yaşadığımız?
Biz büyük bir yazın sayfasıydık
Gülüşümüz çınlardı limon iskelesinde
Yüzgeçlerimiz çırpınırdı sudaki ay izlerinde


Sevgili dostlar, makamdan makama geçtik işin içinde
Günden güne, saatten saate değişti isteklerimiz
Şimdi beyaz mendil sallıyoruz birbirimize
Sen gittin, keman için yay bağlarına
Ben gittim, büyük cevizin dibine; çıkrık oynamaya
Hep güle oynaya, takvimleri eksilttik durduk aramızda


İşte zilli def, davul zurna
Delilo’yu çıkaralım üç ayakta
Kaytan işlemeli zamana karşı duralım
Bu yılı koparmayalım, kalsın takvim sayfasında
Güzleri durduralım, gözler kapalı kalsın
Yaşanmasın kalan zaman
Boğaz aksın dursun iki ateşin arasında

Hüseyin Peker

__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 28-07-2006, 21:43
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Utanmaz ölüm


Bozacının sesiyle uyandık
karlı yatağımızdan
Bastığı yerler umrumuzda
bile değildi
Bir ölünün arkasından
ne kadar gülünürse
Biz de o kadar güldük ona


Ah bir bilsen sevgilim
Ne kadar utanmaz olduk seninle biz
Ne kadar utanmaz

Pınar Hisar
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 28-07-2006, 21:45
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Ölüm De Ertelenir

1.


Rüzgar ellerini ısıtıyor kuş yuvalarında
duvarda zamanı dışlamış bir saat
pipo, sessizliğin nabzını tutan kedi
hiç konuşmayan ay ve gölgeler
masada tek sözcüklü bir mektup
hamam böcekleri, tozlu kitaplar
mum artıkları, kurumuş bir petunya
ve bardakta usul usul moraran su:
bir hayat galerisinden çalınmış
en güzel ölüm tablosu


2.


Kötülüğün gamalı haçında
bir göçmen kuşsun sen
ökseye tutulmuşsun yüreğinden;
geldiğin o uzun yol
çekilmiş bir çizgidir yaşadıklarına
yaşanmayandır çünkü
ömre rengini veren


Dönüp geriye bakıyorsun:
duman buz ve gece
...
kırmızı bir kar yağıyor kente
cızırtılı radyoda rodrigo
tipi inliyor dişi bir sesle:
ölüm de ertelenir
gel sevişelim bu gece


Arif Berberoğlu
Kül Dergisi Mart 2002 sayısı
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 28-07-2006, 22:33
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



ÖLÜM NAH BURAMIZDA AMA YAŞAM DA ÖYLE


Bir kan sıçrıyor işte parmakbudu kökünde
Kime ne kalgısa ya da ayak sürüse
Delideniz bükünde, hoplayıp dağ dibinde
Çatlak çamsakızının sorup durduğu yerde
Kim duyar susuverse, kimler ipler, ne yazar!

Mehmet Mümtaz Tuzcu
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 28-07-2006, 22:38
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart






ÖLMEK YASAK

daha önce bıçaktan hiç su içmedim
hiç kısılmadı kerpetene bıyıklarım
gururlu bir gemiyim oldum bittim
sabah olur yelkenlerimi saklarım
özgürlük dediğim yerde demirledim

üstüme varma bulutları tutamam
böyle paldır küldür gideceklerdir
gelmezsen farketmez kimseyi aramam
asıl sevdiklerim en içimdekilerdir
onlarla yaşarım eğer yaşarsam

olur mu gecemi yeşile çalmak
yıldız çivilemek parmakuçlarıma
ölüm kadar çabuksa eğer yaşamak
hiç doğmamayı isterdim ama
bir kere doğmuşum ölmek yasak


Atilla İlhan


Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 28-07-2006, 22:39
Hale Oyal
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart



VASİYET





Dostlarım,toplanın öldüğüm zaman;


Riyayı bir günlük bir yana atın!


Tutunuz tabutun bir kenarından;


Bir derin çukura beni fırlatın!





Kalınca büsbütün sizden uzakta,


Vücudum çürürken kara toprakta,


Uzanın rahatça sıcak yatakta,


Yaşamak gururu içinde yatın!





Yüzyüze getirmez bizi asırlar,


Meydana vurulsun saklanan sırlar


Sayılsın şahsıma ait kusurlar,


Korkmayın içine yalan da katın!





Anlayım; kimlermiş dost sandıklarım,


Muhabbetlerini kıskandıklarım?


Anlayım; ne boşmuş inandıklarım?


Şu yalan hayatı bana anlatın!





Dostlarım,anmayın artık adımı!


Siliniz gönülden eski yadımı!


KIRINIZ,SONUNCU İTİMADIMI;


ÖLÜNCE BİR DAHA BENİ ALDATIN!





Orhan Seyfi ORHON


(O Beyaz Bir Kuştu)





Edited by: Erguvan
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 28-07-2006, 22:47
M.Burak Sezer
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Ölüler

Ölüler bağrıyor mezarlarından;
Yolcular, oturun taşlarımızda!
Onları deviren biziz toprağa,
Biz attık onları böyle ayağa;
Sakın atlamayın kenarlarından!
Ölüler bağrıyor mezarlarından...

Yolcular, uzanın yere upuzun;
Dayayın taşlara başlarınızı!
Tüy yastıklar gibi rahat başımız!
Birleşsin bir lâhza orda başımız!
Bizdedir cevabı kuruntunuzun;
Yolcular, uzanın yere upuzun!

Ben de bir gün böyle haykıracağım:
Yolcular, oturun mezar taşımda!
Yolcular önemde fısıldaşacak,
Yolcular aşılmaz yollar aşacak.
Taşımı yerlere yatıracağım;
Ben de bir gün böyle haykıracağım!

Necip Fazıl Kısakürek

Konu suece tarafından (21-08-2009 Saat 22:20 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 18:57


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum