Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Şiir Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 14-01-2012, 13:22
haticepekoz haticepekoz isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 42
haticepekoz - AİM üzeri Mesaj gönder
Standart Başak ev Barış

Bir Mayıs Şarkısı 5. Ocak. 2000

Eski mayıs akşamlarında mahalle çocuklarıyla yıldızlar,
Geceleri körebecilik oynardı ay ışığında.
Hangimiz daha gerçekçi ve hangimiz yalan?
Onlar mı, ben mi daha çok hayalciydim?
Duaya durunca bütün melekler, dağılıverdik!

Oysa bir güneş doğardı karanlıkların üstüne, billurdan mavi.
Baştan sona kanayan ve ıslanan gözyaşlarımızla yıkanırdı topraklar.
Yağmurlarda iç seslenişleri ve bir de iç çekişleri dinlerdik usuldan.
Sevgi kör yüreklerin duvarlarına çarpa çarpa gider ve gelirdi.

Çocuk, şimdi neden çıkayım ki oyundan?
Hani biz, ekin tarlalarıydık haziran akşamlarında.
İçimde milyonlarca çocuk, el kol çırpa çırpa sokaklarda dolaşırken,
Dilimde eski bir mayıs şarkısı seni çağırır.

Tabi siz nereden bileceksiniz içimdeki güneş saçlı çocuğu.
İçimde bir sevgi büyür ki amansız!
Bir yanım gül bahçesidir, bir yanım ateşe dayalı.
Sevgisizlik eski bir yaradır hala, gelir ve yüreğime oturur.
Bulanık denizlerin kıyılarında beklerken çocukluğum,
Sevgisizlik kör yüreklerin duvarlarına çarpa çarpa giderdi.

Ey yüreğimin mavileri, denizlere salın beni.
Ey dingin denizlerin çocuğu, beni duy!
Sevgi yoksa, güneş saçlı çocukların gülüşlerine tutunamam.
Yaşamak savaşmaksa eğer, sevgisizlik şakaya gelmez bunu bil.
Yokluğunda bin ölür, bin diriliriz.

Üstüme kapanan kapılar, açılıverin artık.
Uzak yollar dönüşü yüreğim bir hüzün buğusu, gelir ve gözlerime yerleşir.
O an, kör bir şiddeti aşamayan çocuklar düşer akılma.
Çocukların masun gülüşlerine dokunamam.
Onlar şiddet yapanın ellerinde gel-gitlerdedir!
Susuşlarımızda, ölümün kıyılarına gider ve gelir.

Ah içimde kopan fırtınaları nereden bileceksin çocuk?
Yüzyıllar boyu temmuz sıcağında yanarken yüreklerimiz,
Biraz da buğday taneleri gibi ayrı tarlalarda çoğalırız.
Bilirim ki her çocuk yüreği bir orman büyüsü,
Elleri sevgi sarmalı tüm annelerin.
Unut gitsin yapmacık gülüşleri, yaşamda hangi rengini seversen sev.
Gül, aşkın kor dudaklarında kıpkızıl şafaklara gebedir.

Tüm çocuklara kol kanat geren anne olmak isterim.
Keşkelerle kilitlenirken dillerim, suspus olur söyleyemem.
Ve hangi sözcüklerden başlarım bilmem?
O an güneş saçlı çocuklar gelir aklıma.
Tüm kızıl renklerin inadına, dünyayı maviye boyamak isterim.
Yaşamak bir nehir berraklığında akıcı ve coşkulu…
İçimde bir mayıs şarkısı söylenir ki hala,
Kör yüreklerin duvarlarına çarpa çarpa gider ve gelir.

Hatice Evlenen Peköz

Konu haticepekoz tarafından (27-12-2012 Saat 10:54 ) değiştirilmiştir. Sebep: Kış Baharı Yüreğinde Taşıyanların Şarkısıdır desem...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 31-01-2012, 12:24
haticepekoz haticepekoz isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 42
haticepekoz - AİM üzeri Mesaj gönder
Standart DUVARLAR

DUVARLAR Aralık 2004
Her devirde kadınlar küflü odalarında, duvarlara bakarak yaşlandılar
Her devirde aynı sessizlikle beklediler aşkı
Oysa duvarlar sessis, sağır ve dilsizdi.

Son devirlerde duvarlar sınır koyucularının elinde dahada katılaştırıldı
Kadınlar, kalın duvarlar ardında kendilerine bile itiraf edemezken aşkı
Kural koyucular duvardan daha da katı, kadınlar daha da kırılgandı

Her devir gibi bu devir de duvarlar katı,
Duvarları aşk üzerine esaretle örülmekteydi
Kadınlar cesaretsiz ve ağır ağır suskunlaşırken,
Duvarlara baka baka yaşlanmaktaydı…

Aşk beton yığınları ardında saksıda kuruyan karanfildi artık
Aşk hüküm konulamaz, vazgelilemezdi
Kadınlar aşksız ve katı duvarlar ardında gömülürken
Duvarlardan kör ve aştan öte bir yerlerdeydiler.

Hatice Elveren Peköz

Konu haticepekoz tarafından (27-12-2012 Saat 11:15 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 31-01-2012, 12:41
haticepekoz haticepekoz isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 42
haticepekoz - AİM üzeri Mesaj gönder
Standart BEBEK GÜLÜŞLÜ ŞİİRLERİM

BEBEK GÜLÜŞLÜ ŞİİRLERİM

Biliyor musun?
Atomun yolculuğu ana rahminden başlar önce.
Öyle görkemli öyle muştulu ki bebek gülüşleri…
Bilinmeyenin buğusu sancılı sabahlarda ilk doğum…
Ve ilkbahardır narin yumuk ellerin bebeğim…

Her yaş dönümünde,
Adınla göreceli olduğunda yaşam,
İlk insanla sevecek,
Son gelenle gideceğim.

Bilirim ne kadar mutludur ilk annelik sancıları?
Yüreklerde çiçekler açtırır ilk bebek gülüşleri…
İlkyazda beyaz güvercinler uçurmak gibi sevgiler sınırsızdır.
Eski lahitlerde aşk yazıtlarını okurken yüreğim,
Aklım dan bile geçmiyordu adın bebeğim.
Şimdi büyüdün ağırlığınca insanlığın.
Artık yürüdüğün yollardan geçmiyorum.
Atomun yolculuğunun başladığı yerde doğanla doğacak,
Bilinmeyen şehirlerde bebek gülüşlü şiirler yazacağım senin için.


Hatice Elveren Peköz




Konu haticepekoz tarafından (27-12-2012 Saat 11:21 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 21-08-2012, 13:45
haticepekoz haticepekoz isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 42
haticepekoz - AİM üzeri Mesaj gönder
Standart Başak ev Barış

Başak ev Barış

Dünya barışı adına şiir ve türkülerden bir demet yaptım önce
Sonra yağmurla güneş arasında düşsel bir hayal kurdum
Uyandım, eteklerime başak taneleri doldurdum
Sevgi yağmurlarıyla yıkanıyordu dünyanın her bir yanı
Ne savaş vardı, ne de barut kokusu
Çocuklar kır çiçekleri gibi sere serpe büyüyordu
Şiirler, türküler, özgür ve hür!
Açlık, yokluk, hastalık, yeryüzünden silinmişti!

Gerçek bir düş gördüm sonra,
Acımasız savaşlarla kavruluyordu dünyanın her yanı
Çocuklar güvensiz, mutsuz, umutsuz…
İnsanlar adaletsiz ve yürekleri gökyüzüne asılı
Sevgiler karanlığın ışığında yitikti.
Dört bir yanda savaş ve korku!
Asıl sinsi bakışlar, şiir, türkü ve çocukları yakıyordu!

Uyandım, asıl gerçeği gördüm.
Şiddetin acımazsızlığında çaresizliğin nezdindeydi dünyanın her yeri.
Taş benlikler, gecenin karanlığında nefret tohumlarını ekmekle meşguldü.
Onlar yakarken savaşın ateşini, uyandım barış çiçekleri elimdeydi.
Tam gökkuşağının altından geçerken, eteklerime buğday taneleri doldurdum.

Ah şiddetin ortasında sevgiyi düşlemek ne mümkün?
Nefret ekenlerin arasında sevmek, imkânsızlık dâhilinde gibi bir şey?
Kahredici zalimlerin insafsız ve hırçın yüzünden,
Barış çiçekleri solgun ve sevgi yoksunu...
Nefret, ateş topuna ha döndü ha dönecekti.
Uyandım, başaklar boy boy şiir ve türkü olmaktaydı.

Sinsi bakışların yüzü, gün ışığında mutsuz olur bilinir.
Sevgi düşkünü yürekler, başağa durmuş buğday tanesidir
Ondan barış ve başaklardan umudum var hala
Karanlıklarda tohumlar boy vermez bilirim.
Tam gökkuşağı altından geçerken,
Uyandım, barışa dair bin bir tohum filizleniverdi!

Hatice Elveren Peköz
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tag Ekle
bebek gülüşlü, her devirde kadinalr

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 16:01


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum