Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİRLE İLGİLİ YAZILAR ELEŞTİRİLER TARTIŞMALAR > Eleştirmen Gözüyle

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12-06-2012, 23:43
ekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ekin ekin isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 39
Standart NEDEN METİN ALTIOK 2012 ŞİİR ÖDÜLÜ ANLAMLI OLMADI?





NEDEN METİN ALTIOK 2012 ŞİİR ÖDÜLÜ ANLAMLI OLMADI?


1.
T.Alkan şiiriyle Behçet Aysan ve Metin Altıok'a yakın durmuyor. "Şehir Sana Gelecek" kitabının sadece "Dağ" bölümündeki dokuz şiir siyasi öğeler bağlamında yorumlanabilir belki. Bu bölümün iletisi de beraberliğimizi, bütünlüğümüzü koruyalım, barış içinde çoğul yaşayalım gibisinden bir şey... Şehirin dağa gelmesi düşünülürse Kürtleri ehlileştirip barış mı sağlanacak mesela? "Dağın sırtından kan akıyor" bu klişeyi hepimiz biliyoruz da Kürtlerin mücadelesine farklı bir anlatımla ne diyorsun? T.Alkan'ın şiirinden dört kitabı kanavasında derinlemesine bir şeyler çıkmıyor. Yüzeysel yer yer depresif olan yalnızlığın süslediği sıradanlık kokan bir akdenizli, "tablet"li aşk lirizmi dışında:"şimdi sen öldün/şimdi tüm seherleri yeryüzünün/ölüyor bende"... Ne dersiniz yeni olabilir mi bu dizeler? Pastel bir küçük burjuva romantizmiyle karşı karşıyayız açıkçası... "Tablet" şiirindeki Leibnitz felsefesine yaklaşım da yanlış bir yorumlama kanımca ama şiir olduğundan öznel ve fazla bir şey söylenemez. Çünkü Leibnitz mümkün olan dünyaların en iyisi olan bu dünyayı Tanrı'ya yarattırır ve burjuva akılcılığını kutsar. Oysa, toplumcu gerçekçi bakış açısı(Marksizm) mümkün olan dünyaların en iyisi olan bu dünyayı eleştirir ve yeni ve başka bir en iyi dünyayı ortaya koyar. Behçet Aysan'ın "Beyaz Bir Gemidir "şiiri ile Metin Altıok'un "acı" eksenli şiirleri düşünüldüğünde Alkan'ın şiirinin edası sıradan kalıyor ve tatmin edici değil kanımca. Başka pek çok şey söylenebilir elbet... (Kırmızı Yayınları 'nın geçmiş M.Altıok ödül jürilerinde E.Ercan da yer almıştı... )Ben bu ödül işlerinden memnun olmayan biriyim ve jüri bileşimlerini ideolojik yönden çelişkili ve anlamına uygun olmayan çalışmalar olarak görüyorum. Behçet Aysan 2011 ödülü ve jürisi, Metin Altıok-2012 ödül jürisine kıyasla daha iyice olabilir benim bakış açımdan.. Şiir artık küçük alt kültür kümelerinin ilgisine açık bir etkinlik haline geldi... Toplumun genelinin ilgisini çekmiyor. Ama şiir üzerinden para kazanmak isteyenler böyle düşünmüyorlar. Yapılanlar piyasa işi... T.Alkan şiiri öyle pazarlandığı gibi "devrimci", "yeni" ve gözlerimizi kamaştıracak buluş niteliğinde bir şiir değil bana göre.

2. Metin Altıok toplumcu gerçekçi bir şairdir.Toplumcu gerçekçi bir aydın olarak kültürel bir etkinlik için gittiği Sivas’ta Madımak Oteli’nde gerici yobazlar tarafından yakılarak öldürülmüştür. Onun anısına düzenlenen ödül jürisinde yer alan: T.Sait Halman, Hilmi Yavuz, Ülkü Tamer, Güven Turan, Doğan Hızlan’ın, Metin Altıok’un ideolojik duruşu ile, bana göre poetik yeterliliği kanıtlanmamış olan Zeynep Oral’ın da yine Sivas’ta öldürülen Behçet Aysan’ın ideolojik/poetik konumuyla hiçbir ilgilerinin bulunmadığı, tam tersi duruşta kişiler oldukları, söz konusu şiir ödülü jürilerinde, onların ideolojik ve edebi-estetik çizgisi doğrultusunda nasıl seçim yapabildikleri, şiir değerlendirebildikleri “eşyanın doğasına aykırı” , açıklanamaz bir olgudur. Bu çakışmazlık her iki ödülü de anlamsızlaştırmış, ödüllerin anlamı dışında popülerlik ve tecimsellik çağrıştıran seçimler yapıldığını düşündürmüştür.

3. Ödülün verildiği “Şehir Sana Gelecek” kitabındaki şiirlerin ve ödül gerekçelerinde yer verilen saptamaların da ne Behçet Aysan’ın ne de Metin Altıok’un duruşu ile poetik/ideolojik bağlamda hemen hiçbir ilişkisi yoktur. Dileyen ödüllerin gerekçelerindeki genel “insancıl” görünen tümcelere bakabilir. Başka, küçük burjuva bir şiirin yazımı karşısındayız! Ödül alan kişi mesela, toplumcu gerçekçi şiirler yazan bir “şair” midir? Bu bağlamda, Behçet Aysan – 2011 ve Metin Altıok 2012 şiir ödüllerinin sırf adı ve ünlenmişliği esas alan toplama jürileri ile ödül verilen kişinin seçiminin anlamsızlığı, bağlantısızlığı ölçüsünde ciddiyetten yoksunluğu, piyasa işi ve postmodern özellikli danışıklı döğüş olabileceği izlenimi yarattığı da ortadadır.

4. Madımak yangınında yitirdiğimiz şairlerin adına verilen şiir ödüllerinin art arda gelen iki yılda aynı kişiye verilmesi konusuna seçim açısından yeterli özen gösterilmemesi de ciddiyetsizliği düşündüren bir başka konudur ve ödüllerin hafife alınmasına nedenlerindendir.


5. Bu şiir ödüllerinin art arda değil fakat uzun aralarla toplumcu gerçekçi şiirler yazan şairlere verilmesi gelecek yıllarda anlamlılık bakımından boşlukların doğmamasını sağlayabilecektir.

6. Edebiyatımızın giderek tecimselleşmesi, şahıslar açısından estetiğin savsaklandığı para kazandırıcı bir yapı kazanması, ödül verilecek yanlış insanların seçilmesine neden olmakta, seçim ve değerlendirme açısından da yanlış ideolojik düşüncelerin öznelerini jürilerde biraraya getirmektedir. Ödül jürilerinin belirlenmesinde farklı görüş ve şiir anlayışıdaki kişilerin birliktelikleri kabul edilemez. Bu tür ödül değerlendirmelerinden doğal olarak edebiyatın kendisi , genç edebiyatçılar, yazarlar ve şairler zarar görmektedir. Bu ülkede sağcı-tutucu bir jürinin solcu bir şaire, solcu bir jürinin de dinci-tutucu bir şaire ödül vermesi ancak parasal ya da tecimsel bir büyük çıkar varsa söz konusu olabilir. Seçim; sonradan abartılı ödül gerekçeleriyle kılıfına uydurulur. Ödül konusunda anlamlılığı yok etmemek için jüri üyesi seçimlerine, ödül verilecek kişi ve yapıtın içeriğine çok dikkat edilmesi kamu oyu açısından tatmin edici sonuçlar alınmasını sağlayacaktır.

7. Türkiye’de şiire ödül verilmesine gerek yoktur. Şiir ödülleri hiçbir işe yaramamakta, bir yanılsama ortamı yaratmak bağlamında yeteneği kendinden menkul şairler ortaya çıkartarak toplumun gerçek şairlerini kendisinin belirleyerek yüceltmesine engel olmaktadır. En basitinden bir Homeros’u, bir Nâzım Hikmet’i ödüller yaratmamıştır. Gerçek şiir uzun yılların damıttığı özel bir dildir ödüller ortamı gerçek şiirin yaratıldığı toplumsal sürecin akışını sekteye uğratmakta, ilgiyi çoğunlukla müteşairlere yöneltmektedir.

Abdullah Şevki
Haziran-2012, Ankara.






Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 11:05


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum