Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞAİRLER - YAZARLAR > Anmalık

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 02-06-2007, 10:02
MUSTAFA ERGİN KILIÇ MUSTAFA ERGİN KILIÇ isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 267
Standart

Doğan Ergül (1968-***8230;)

1968 yılında Arpaçay'da doğdu. Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama bölümünden 1992'de mezun oldu. Şiirleri İskenderiye Yazıları, Şiir Oku, Başka, Üç Nokta, Öteki-siz, E, Islık, Şiir Ülkesi, Akatalpa gibi dergilerde yayımlandı. Aşkın ve Suların Öğleni adlı ilk şiir kitabı 2005'in ilk ayında çıktı.


Suskun Ney

mavi bir bulut gözlerin
dünyadan çekiliyorsun. ..

ay kimin için güz

burada
mey ve kan birlikte yay
batıl-batı-şaman

karanlıkla beslenen dirim yangın uyku ağ

dutların nefesi
eğnime şal

suların sesine uymuş atım
sabahın çiğine

çatlağından düştüğüm renk
aktığım mavi

ağacın aklı
mendilime düşen kan

anısız kalıyorum
uzun ve sessiz

düşümde bir ağacı
parçalıyor
ney

(Aşkın ve Suların Öğleni'nden)



Bir Şiirin Son Dizesi


burada sabah akşam donmuş bir denizi taşlıyoruz

taşladıkça taşıyor deniz

çocuklar oyunda hile yapan arkadaşlarına

ceza olarak bir parça bu denizden veriyorlar

akasyalar ve barbunlar bir arada***8230;

ortaçağ anlatıları satıyor uzun yol şoförleri

mola yerlerinde.. .

durup ay'a bakıyor kediler ve köpekler

dolunay akşamları***8230;

mardinli bir gece istiyor aşıklar haftaiçleri

ve haftasonları italyan rönesansı hakkında konuşuyorlar

mahalle bakkalı yaşlı adam boyuna bir ağacı yontuyor

biz anlıyoruz ki aşk soyunan bir şehirdir

susuyoruz ve balkanlar ve ötelerinde yazılmış

bir şiiri söylüyoruz ege ağzıyla***8230;

kadınlar geçen kıştan,

kardan sözediyor şiirin sonunda

biz anlıyoruz ki erimek eski bir şiirin son dizesidir

atları içeri çekiyorum ve üstünü onlarla örtüyorum

şimdi daha serin terliyorsun

bu iyi bir mevsim gibi geliyor sana

ben dolu vurmuş bir tarlada üstüm başım ay

bir filmde oynuyorum... seninle tanışmamışız daha!..

( kalçalarını istiyorum

denizi geçmek

için....)


(Aşkın ve Suların Öğleni'nden)
Edited by: emre
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 02-06-2007, 10:05
MUSTAFA ERGİN KILIÇ MUSTAFA ERGİN KILIÇ isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 267
Standart

Henüz doğmuştu şiirimizde oysa. Çok değerli şair DOĞAN ERGÜL.


</font> bitmeyen....*</font>



</font>

yakın uzak zamana tunç erittim, adım tuz dedi;

sonra zambakla karıştırdığım bir dağ masalına dönerim.... öyle hayalsı...

silik bir aynada bulurum tebessüm sisini sokağın...

yüzünde bulduğum bakışın diline düşerim...

usul bir yağmur olurum yağan...

unutuş sızı gibi öldürür öleni...

hala papatyalar görebilirsin taş duvarları delmiş denizin sesiyle bir uzanır, zıplar ve

yüzünü bulursun okunmuş bir kitap gibi...

durursun taşların serinliğinden denize düşen

ısırılmış bir sur üstü gibi...

düştüğünü görürsün... sonsuz bozkırı...

deniz dünyanın saydam yüzüdür....

kadınlar geçer erkekler birbirinin yakın uzağından

sızı şarap ezmek rengidir... çözülmez kahırdır...

sonsuz buluruz her şeyi ve yeniden

yalnız bir zamanı yaşarız boyuna...

hep biraz böyledir sevmek... sevmek böylesi ...

geçmişsiz ve geleceksizdir... denizde

suyun büyüsünde bir öğlen

durmuş genişler kendine, içine...

hadi artık tuttuğum nefesi ver de bana...

koş ve yavaşla

bir havuzdan su çeker gibi

yürümenin geniş adımlarıyla...

camın içinden görülen hep bir masal vardır...

kumun sesidir... tanenin...

zamanın ve kadının geniş ve serin alnının isteğidir...

duyulur duyulmaz ninniler gibi gülümse... damla

yağmur değilmiş de...

gül çok zamanlı bir maşuktur...

bülbüllerin sesinden geç..

mermer bir merdiveni çıkar gibi...

’koşarken yavaşlar gibi’ ...

‘karaldıkça bahtım karalansa da’...

yalnızlık insanın o yalnız kutsalı

ve zambak çokluktur...

DOĞAN ERGÜL</font>
</font>
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 02-06-2007, 10:09
MUSTAFA ERGİN KILIÇ MUSTAFA ERGİN KILIÇ isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 267
Standart

AĞZIMDA ZALİM BİR AY

yapraklar usul iniyor havuzlar sarı
son yaz bozkırda bir yol eylül!.. o beklenmiş oğul

ey nar! gidenler için mi renk … aklımdan önce dağıl

beni bir serçe buldu, o kadar kalbim… güneyde
kayıp bir otoban; gidiyorum leylekler kadar ömrüm beyaz
gelincikler için dağlarım, uykusu tuz kardan oyuncaklarım

ey nar dağıl !.. sana güz sana güz gerek

bir ağaçtan düştüm sarı hafif bir eylül yaşım
şimdi o bahçeler kadar çıplak avazım!..

</font>DOĞAN ERGÜL</font></font>

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 02-06-2007, 11:23
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart









Yazarımız şair Doğan ERGÜL'ü kaybettik.

Yazarımız şair Doğan ERGÜL bu sabah hayatını kaybetti. Bir süredir kanser tedavisi gören Doğan'ımız da genç yaşta kaybettiğimiz şairler arasına katıldı. Yazın dünyamızın, şiirimizin başı sağolsun. Işık içinde yatsın.



DOĞAN ERGÜL (1968 - 2 Haziran 2007 )


Arpaçay'da doğdu. Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama bölümünden mezun oldu. Bir kamu kurumunda, şehir plancısı olarak çalışmaktadır.
Şiirleri; Akatalpa, İskenderiye Yazıları, Şiir Oku, Üç Nokta, Kuzey Yıldızı, Öteki-siz, B(aşk)a, Islık ve E gibi dergilerde yayımlandı. Aşkın ve Suların Öğleni adlı ilk şiir kitabı 2005'in ilk ayında çıktı.



bitmeyen....*


yakın uzak zamana tunç erittim, adım tuz dedi;
sonra zambakla karıştırdığım bir dağ masalına dönerim.... öyle hayalsı...
silik bir aynada bulurum tebessüm sisini sokağın...
yüzünde bulduğum bakışın diline düşerim...
usul bir yağmur olurum yağan...
unutuş sızı gibi öldürür öleni...
hala papatyalar görebilirsin taş duvarları delmiş denizin sesiyle bir uzanır, zıplar ve
yüzünü bulursun okunmuş bir kitap gibi...
durursun taşların serinliğinden denize düşen
ısırılmış bir sur üstü gibi...
düştüğünü görürsün... sonsuz bozkırı...
deniz dünyanın saydam yüzüdür....
kadınlar geçer erkekler birbirinin yakın uzağından
sızı şarap ezmek rengidir... çözülmez kahırdır...
sonsuz buluruz her şeyi ve yeniden
yalnız bir zamanı yaşarız boyuna...
hep biraz böyledir sevmek... sevmek böylesi ...
geçmişsiz ve geleceksizdir... denizde
suyun büyüsünde bir öğlen
durmuş genişler kendine, içine...
hadi artık tuttuğum nefesi ver de bana...
koş ve yavaşla
bir havuzdan su çeker gibi
yürümenin geniş adımlarıyla...
camın içinden görülen hep bir masal vardır...
kumun sesidir... tanenin...
zamanın ve kadının geniş ve serin alnının isteğidir...
duyulur duyulmaz ninniler gibi gülümse... damla
yağmur değilmiş de...
gül çok zamanlı bir maşuktur...
bülbüllerin sesinden geç..
mermer bir merdiveni çıkar gibi...
’koşarken yavaşlar gibi’ ...
‘karaldıkça bahtım karalansa da’...
yalnızlık insanın o yalnız kutsalı
ve zambak çokluktur...



Doğan ERGÜL



güzü inciten yara



suların inceldiği yaz günleriydi…
atlar büyürdü göğsünde


hız gibi duran şeyler vardı
akşamları eve dönüyordu gün.


gitmek yürürdü!..
nasıl yeşildi evler nasıl beyaz
inerdi gökten ay


oyun bilmediğimden olsa


trenler varmış
giden akşamlar gibi…


yeni bir yaz derdim
bulutlarda kuğu
yakardı kanatlarını…


gittiğin yerde yokluk
tenhada aşk
susardı…


kaldıkça güzü inciten yara büyür!..


memeler taşardı taşlıktan kekeme
bir kadın kendine
durmadan nasıl bakardı


akardı kokusu göğün
bölünürdü zaman
böylece ölürdü
tenha…


üstüne yıkılırdı güzelliğin
kaldığın aynada


göz sığmaz çünkü
durulur rüya


kayıklar bulurdum tarlada
içinde uyurdu zaman…

Doğan ERGÜL



AĞZIMDA ZALİM BİR AY

yapraklar usul iniyor havuzlar sarı
son yaz bozkırda bir yol eylül!.. o beklenmiş oğul


ey nar! gidenler için mi renk … aklımdan önce dağıl


beni bir serçe buldu, o kadar kalbim… güneyde
kayıp bir otoban; gidiyorum leylekler kadar ömrüm beyaz
gelincikler için dağlarım, uykusu tuz kardan oyuncaklarım


ey nar dağıl !.. sana güz sana güz gerek


bir ağaçtan düştüm sarı hafif bir eylül yaşım
şimdi o bahçeler kadar çıplak avazım!..


Doğan ERGÜL
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 02-06-2007, 11:28
Mustafa Fırat Mustafa Fırat isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 180
Standart



Bugün sabah Yılmaz Arslan aradı.Okulda sınavım vardı.O söyledi...Derin üzüntülerimi Yılmaz adına da paylaşıyorum...Şairin yakınlarına ve sevdiklerine kuvvet diliyorum. Toprağı gür ışığı bol olsun...


Mustafa Fırat
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 02-06-2007, 11:29
san_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
san_ san_ isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 2.130
Standart






ölüm ne kötüsün... seçip seçip götürüyorsun...

""gidiyorum leylekler kadar ömrüm beyaz""
nur içinde yat şair...
__________________
ayaklar çırpınırken, dansediyor eller...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 02-06-2007, 11:55
abidin abidin isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: May 2007
Nerden: Turkey
Mesajlar: 13
Standart


Hayat her zaman gülücükler dağıtmıyor elbette.
Bugün de hüzünü reva gördü bizlere.
Şair Doğan ERGÜL'e rahmet,yakınlarına sabır,
Şiir Akademisi'ne baş sağlığı diliyorum.
Ölüm elbette hepimiz için.Lakin genc ölümlere yüreğim dayanmıyor,oldum olası.Çok üzüldüm...çok...

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 02-06-2007, 14:56
ulueraydoğdu ulueraydoğdu isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 135
Standart

"inanamıyorum
dilimi yemeliyim"

Doğan Ergül

Donup kaldım...

"kumsal
öğlen sarhoşluğu
pencere
sıkılmış begonya
gelgitlerin şiddeti
tuz"

Doğan Ergül

Donup kaldım...
__________________
kendimde kendi kendime kendimi soluyorum. soludukça varoluyorum. varoldukça varediyorum. varettikçe varoluyorum. Kendimde kendi kendime oyun oynuyorum. Oyunu seviyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 02-06-2007, 15:10
s.zeynepkaradag s.zeynepkaradag isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Aug 2006
Mesajlar: 66
Standart

Suskun Ney

mavi bir bulut gözlerin
dünyadan çekiliyorsun...

ay kimin için güz

burada
mey ve kan birlikte yay
batıl-batı-şaman

karanlıkla beslenen dirim yangın uyku ağ

dutların nefesi
eğnime şal

suların sesine uymuş atım
sabahın çiğine

çatlağından düştüğüm renk
aktığım mavi

ağacın aklı
mendilime düşen kan

anısız kalıyorum
uzun ve sessiz

düşümde bir ağacı
parçalıyor
ney



(Aşkın ve Suların Öğleni’nden)

Doğan Ergül




Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 02-06-2007, 15:39
ibuyukcebeci ibuyukcebeci isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 136
ibuyukcebeci - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



"Aşkın ve Suların Öğleni"


Ölüm'ün
Güz kederindeki öğleni...





"beni bir serçe buldu, o kadar kalbim..."


Sevgili Doğan,


leylekler kadar beyaz ömrüne,
gelincikler için dağlara



sarı hafif bir eylül bahçelerine gömdük seni,


dutların nefesine...


"anısız kalıyorum
uzun ve sessiz


düşümde bir ağacı
parçalıyor
ney"





__________________
unutma, gözlerine mil çekilmiş incirkuşu\'nun şarkısını..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 11:05


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum