Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 02-07-2016, 11:32
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart İçin için yanan şiirler

İçin için yanan şiirler





2 Temmuz Sivas - Madımak Katliamı üzerine yazılan şiirlerden bir deste...









MADIMAK - küçük İskender

sonra geldim bir şeydin
tanrı da tanrı misafiri bu dünyada
diyenlerin arasına girdim; hafif ıslak bir ağız vardı avuçlarımda
dört tarafı cüce zürafalarla çevrili bir ormandaydım
en iyisi ben seni seveyim dedim kestirmeden
o patikadan, o biraz engebeli yoldan, çıkayım seni seveyim
kim bilir, üçümüz beşimiz bir araya gelir indiririz mahlukatı
sen de unutursun eski arkadaşlarını beni seversin
benim mürekkebim leke yapar ellerine
gece yarısı şarap içeceğine birileriyle
beni okursun onlara sahilde saat ikide, dertliyken,
delirmiş kadınlar gibi bağıra bağıra gemiler geçer ansızın
sersem sepet kabarır deniz, su sıçratır, aşk sıçratır
diye
sonra geldim bir şeydin
ağlıyordun, kucağında yandıkları iyi oldu bu şairlerin diye diye
şiir yazdığını sanan bir celladın kitabı
celladın sırtını sıvazlayan bir tıfıl zakkum
zakkumun dibinde ise tırtıllar, böcekler ona alkış tutan..
ama ben geldim aşkım, sen daha zehir zemberek bir tohumsun
açacaksın, zıplayacaksın aha gökyüzü şuracıkta
tutup indireceksin göğü
' oteller kenti ' ni otellerin yağmalandığı bir memlekete
dönüştürenlerle
hayatını bir otelde kalmanın mahcubiyetine sığdıranların arasında
kalacaksın incecik bir gevşeyişle.
ben ölüme iki dakika kala allah'a inanmayacağım
böyle bir lüksüm yok, böyle bir kimlikle gelmedim yeryüzüne;
seninle aynı gezegeni paylaşmak evrenin en güzel şeyi, amma,
onlarla paylaştığım oksijenden nefret ediyorum
ateşi, ah o otel ateşini körükleyen pis kokulu her nefeslerinde.
sonra ben geldim sen hep bir şeydin, bunları dedim tek tek,
kelime kelime,
ağlıyordun, gözyaşların yere düşmeden önce
ben düştüm yere.
oraya.
hayatın kefenini diken sahte şairlerin
parmaklarımla kazıdığım
mezarına: şerefime.


varlık Sayı/1188






ADIM METİN OLSUN - Kemal ÖZER

Hadi
gel birlikte yazalım bu şiiri
adım
metin olsun bu kez benim de
hadi
benim sesimle ama senin hüznünden
hadi
benim acımdan ama senin sesinle
birlikte
söz edilsin bu şiirde

Birlikte
yazalım hadi ölüme karşı
konuşalım
bir yürekten hadi bir ağızla
kimse
ayırt etmesin kimin söylediğini
nereye
kadarı benim nerden sonrası senin
kıvrıla
kıvrıla yanan bir kağıtta

Değdirir
değdirmez kanatlarını yüzüme
senin
kaşlarında yuva kurmuş sorular
hadi
gel bir yangın öksüzlüğünün ardından
kalan
külü bile tanımayan çocuklara
nasıl
anlatırızı konuşalım susmak yerine

Nasıl
direnirizi elimize bir gül almadan
bir
sözün içinden geçen kıvılcımları
nasıl
taşırızı konuşalım herkes sussa bile
bir
külden nasıl dirilirizi bir şiirle
ne
kadarını kimin söylediği belli olmadan

Her
dizeyle biraz daha ilerlesin bu çerçeve
her
sözcük bütünlesin içine konan resmi
hadi
benim yüzümle ama senin kanatılmış yazgın
hadi
benim bitimsiz özlemim ama senin yüzünl
birlikte
dile gelsin bu resimde

Dize / Sayı 86




SiVAS ACISI - Aziz NESİN


Ben tanırım
Bu bulut bizim oranın bulutu
Hemşeriyiz ne de olsa
Benim için kalkmış ta Sıvas'tan gelmiş
Yurdumun bulutu
Başımın üstünde yeri var
Ben bilirim
Bu rüzgâr bizim oranın rüzgârı
Hemşerimiz ne de olsa
Benim için kopup gelmiş yayladan
Yurdumun rüzgârı
Kurutsun diye akan kanlarımı
Ben anlarım
Bu acı bizim ora işi hançer acısı
Bir ülkedeniz ne de olsa
Aynı dili konuşsak da
Anlamayız birbirimizi
Hançerin nakışı
Tanıdım acısından Sıvas işi
Ben duyarım duyumsarım
Bizim oranın sızısı bu
Binip kara bir buluta Sıvas ilinden
Sıvas rüzgârında uçup gelmiş
Helallik dilemeye
Ey yüreğimin onmaz acıları
Ey beynimin dinmez sancıları
Suç ne bende ne de sende
Suç seni karanlıklara gömenlerde
Ne de olsa yurttaşımsın
Kapalı olsa da bütün vicdan kapıları yüzüne
Bilmelisin bir yerin var canevimde






MADIMAK OTELİ - Akgün AKOVA


- Sivastopal,2 temmuz 1993,
37 ölü,
milyonlarca şiir yaralı.-

sizleri tanıyordum
sabahları geçerek önümden giderdiniz işlerinize
siz
kendini amber ağacı sanan karalahana suratlı manav
yüreğini örümceklere diktiren terzi çırağı
siz
çocuklara çarpıp kaçma eğilimli belediye şoförü
maçlarda peygamberlere küfreden zabıta memuru
evet siz
siz
öğrencilerine Atatürk heykelini tokatlatan öğrenci yurdu müdürü
yani siz beyefendi
siz
çanakçılar, kışkırtıcılar, kibritçiler
melek boğazlayıcılar
sahte itfa’ye aslanları
siz
cinayet sonrası toz olan pır pır sultan imamlar
bayat yeşil biberler
kanat düşmanları
sizleri tanıyordum
kutu kutu odalarım kol kanat gerdi askerlik anılarınıza
banka cüzdanlarınıza
astım ilaçlarınıza
kiminiz evden kovuldunuz bende yattınız sabaha kadar zik zak
korudum sizi göktaşlarından ve ay çarpmalarından
çocukluk arkadaşınızdı otel kayıt memuru önce onu yaktınız
türküleri yaktınız şiirleri yaktınız
doğru sözü yaktınız
akşamları geçerek önümden gidersiniz evlerinize
yıkıntıma sinsi sinsi gülersiniz
kapıda sizi karşılayan çocuklarınız
onlar da öğrenir bir gün
içindeki insanlarla yaktığınız
bir otelin
sonsuza dek
kül tüküreceğini yüzünüze.




KOVA KALECİ - Sunay AKIN

Yedi kova su yeterliydi
Sivas?taki ateşi söndürmek için
Oysa her biri
Devlet dairez-sindeki kovaların
Üstüne yazılı
Altı harfli bir sözcüktü yangın
Yedinci kova
Taşar engellenemez biçimde
Çünkü emekçilerin alın teriyle doludur
İşte buyüzden
Sinek ölüleri üstünde yüzemez
Futbol takımında mahallenin
Kova kaleciydi lakabım
İlk kez sevinecektim buna
Ama yalnızca
Avuçlarıma alabildiğim suyu
Bir kova gibi sivas'a taşıyamadım
G harfi boştur yangın kovalarının
Ki ortaya çıkar
Dolu olarnları okununca
Madımak otelinin merdivenlerinde
Kurtulmayı bekleyenler için
Verilen karar: yan ın
Ve başında anladım ki bir kuyunun
İpin ucunda
Derinlerdeki suya uzanan
Birer kova gibiydiler
Yangınları söndürmek isteyen
Darağacına asılı devrimciler





DİLE GELDİ MADIMAK - Bilal KAYABAY

Yezit'in kini yürüdü
Üstüme
Köküme
Canların kanı damladı
Bütün acılara doydu
Toprağım
Alnıma bir daha çalındı kara
Yer yarılsın
Ben dibine gireyim
Bitki içine çıkamam
Ölürüm bu utançla
Yavan ekmeğine katık
Diline türkü olmuştum
İnsanın
-madımak oylum oylum-
Yanıyor selvi boylum
Yetinmedi gözümle
Yüreğimi oydular
Beslediğim kargalar
Yaslardayım
bu yürek yangınından
Bitmem yaz başlarında
İt dölünün kursağı
Kaldırmaz madımağı



SİVAS DRAMI - Aşık Mahsuni ŞERİF

Allah Allah dost diyerek
Koştuk Sivas ellerine
Halk türküsü söyleyerek
Coştuk Sivas ellerinde

Dışarda tekbir sesliler
İçerde kara yaslılar
Tüm Sivas'ın suçu yoktur
Ama yaktı Sivaslılar

Madımak'ta şimşek çaktı
Alevler göklere çıktı
Kime kızdı, kimi yaktı
Şaştık Sivas ellerinde

Dışarda tekbir sesliler
Eli sopalı fesliler
Müslüman kanı helal mi
Ama yaktı Sivaslılar

Alev kapladı yanımız
Hak'ka ulaştı canımız
Ateşle yandı tenimiz
Taştık Sivas ellerinde

Dışarda tekbir sesliler
Eli kanlı iffetsizler
İnsan kıyar mı insana
Yazık yaktı Sivaslılar

Devlet baba, devlet baba
Ne kötülük ettik sana
Döne döne, yana yana
Piştik Sivas ellerinde

Mahzuni, tekbir sesliler
İçerde yanıyor canlar
Şeriatın içtiği kanlar
Bileniyor tüm insanlar

Tüm Sivas'ın suçu yoktur
Ama yaktı Sivaslılar.
Sivastan göklere uçtuk
Gönlümüz Hak'kı diler

Alevlerle kucaklaştı
Muhlis'ler, Nesimi'ler
Yıldız dağı toz dumanlı
Yollarımızı tutmayın

Biz bu yolun son yolcusu
Siz bizi unutmayın
Bu yol çok yolcular gördü
Gültekin'ler, Gülsüm'ler

Biz Hak'kı severek öldük
Sevmeyenler ne bilsinler.
Verdiğiniz bu duman
Sanma ki bizi boğar

Bir Pir Sultan kurban olur,
Yüzbin Mahzuni doğar,
Yüzbin Mahzuni doğar.



… AMA MADIMAK HALA YANIYOR - İhsan TOPÇU

dilinizde ölüm fetvaları
yaktınız ve gittiniz
bu orman bizim ormanımız yeni sönmüş yangını
ama yanıyor hâlâ içimizde
gökyüzüyle bizim
tüm yıldızlarıyla
yaktınız ve gittiniz
ne kolay değil mi
çocuk parklarında oksijensiz kalıyorsunuz oysa
gök çöküyor üstünüze
yaktınız ve gittiniz
uyandırarak bizi
yarasalarla sürekli dolaşın geceyi
bir sonsuz kuyu olsun size yengi sesleriniz
yaktınız ve gittiniz
korkun ulan tek başıma çoğalıyorum şimdi




YANGIN YERİ - Ataol BEHRAMOĞLU

Yaşamak bu yangın yerinde,
Hergün yeniden ölerek.
Zalimin elinde tutsak,
Cahile kurban olarak.
Yalanla kirlenmiş havada,
Güçlükle soluk alarak.
Savunmak gerçeği, çoğu kez
Yalnızlığını bilerek.
Korkağı, döneği, suskunu
Görüp de öfkeyle dolarak.
Toplanır ölü arkadaşlar,
Her biri bir yerden gelerek.
Kiminin boynunda ilmeği,
Kimi kanını silerek.
Kucaklıyor beni Metin Altıok,
Aldırma diyor gülerek.
Yaşamak görevdir yangın yerinde
Yaşamak insan kalarak…




BEHÇET - Haydar ERGÜLEN

İşte 'yağmur dindi' iki yaz arasına
yokluğu bıraktılar, senin o ağustos
sesini gölgeye değil, külünü aramıza...
'Yağmur dindi', unutulmaya hazırlanan ne
varsa temmuz gibi tutuşuyor aklımda
yarısı o güneşli sesinin tozuyla hala
ürpertili bir yaz hışırtısına takılmış
altmışsekizlik plakta, yarısı kül aklımda!
Ah, kül razı değil de kul razı, sesinin
dolaylarından alınma bu yanık havaya,
bir bulut kaynıyor temmuz göğünden
gözümüzde 'yağmur dindi', yangınsa daha...
'Yağmur dindi' şairim, tabip değil misin
sen akıl ver bana: Bu acı hangi
arkadaşlığın gölgesine çekilir şimdi,
ve hangi şiire sığar külün kimsesizliği?
'Yağmur dindi' ve sen üstlendin yine
kardeşiyle kül olan bir ülkenin sessizliğini,
bir elem doktoru üstlenirdi bu acıyı elbet:
iyisiniz değil mi ruh verdiği şiirler?




Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  madımak 6.jpg
Görüntüleme: 585
Büyüklüğü:  32,8 KB (Kilobyte)   Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  madımak 1.jpg
Görüntüleme: 587
Büyüklüğü:  87,2 KB (Kilobyte)   Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  madımak 3.jpg
Görüntüleme: 626
Büyüklüğü:  83,6 KB (Kilobyte)   Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  madımak 4.jpg
Görüntüleme: 627
Büyüklüğü:  35,0 KB (Kilobyte)   Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  madımak 5.JPG
Görüntüleme: 575
Büyüklüğü:  76,9 KB (Kilobyte)  

Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  madımak 7.jpg
Görüntüleme: 599
Büyüklüğü:  26,7 KB (Kilobyte)   Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  madımak 8.jpg
Görüntüleme: 576
Büyüklüğü:  88,7 KB (Kilobyte)   Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  madımak 9.jpg
Görüntüleme: 556
Büyüklüğü:  61,7 KB (Kilobyte)   Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  madımak 10.jpg
Görüntüleme: 535
Büyüklüğü:  61,0 KB (Kilobyte)   Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  madımak2.jpg
Görüntüleme: 427
Büyüklüğü:  78,2 KB (Kilobyte)  

Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  madımak 11.jpg
Görüntüleme: 588
Büyüklüğü:  78,7 KB (Kilobyte)   Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  madımak 12.jpg
Görüntüleme: 573
Büyüklüğü:  48,9 KB (Kilobyte)  
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 12:58


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum