Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Şairlerimizden Şiirler

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 05-03-2011, 13:23
berivan aktaş berivan aktaş isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 35
Standart Adnan Satıcı Şiirleri

Adnan SATICI (1962-2007)

17 Haziran 1962'de Diyarbakır'da doğdu. İlk ve orta okulu Diyarbakır'da tamamladı. Diyarbakır Ticaret Lisesi'nden mezun oldu. Ankara'da Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü ile Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. İş yaşamıı öğrencilik yıllarında başladı, inşaat işçiliği, tarım işçiliği, garsonluk, büro memurluğu gibi işlerde çalıştı. Sonraki yıllarda öğretmenlik, avukatlık yaptı. Evrensel ve Emek gazetelerinde haftalık yazılar yazdı. Emek Partisi'nin kurucuları arasında yer aldı. 13 Şubat 2007'de Ankara'da yaşamını yitirdi.

İlk şiiri "Denizden Gelenler Sordu" 1981 yılında Yeni Olgu dergisinde çıktı. Devrimci romantizmiyle yazdığı şiirleri ve yazıları Varlık, Yeni Biçem, Edebiyat ve Eleştiri, Evrensel Kültür, Papirüs, Sanat Rehberi, Yarın , Poetikus, Yaşam İçin Şiir, Yeni Düşün, Yeni Olgu gibi dergilerde şiirleri yayımlandı. 1983 Yeni Türkü Şiir Ödülü ve 1995 Behçet Aysan Şiir Ödülü'nü kazandı. 1985'te Ülkesiz Şarkılar, 1994'te Yerçekimine Uyan Portakal Çiçeği, 1996'da Dokuzuncu Blues, 1999'da ise Hep Unutur Uzaklardaki adlı kitapları yayımlandı.

Yapıtları:
Ülkesiz Şarkılar (1985)
Yerçekimine Uyan Portakal Çiçeği (1994)
Dokuzuncu Blues (1996)
Hep Unutur Uzaktaki (1999)
Poetika (2000)
Eksikti Geceler ve Bazı Günler (2004)
Sonsuzluk Sandalı (Masallar, 1996)
Burada Bir Orman Var (Denemeler, 1998)

Ödülleri:
1983 Yeni Türkü Şiir Ödülü / Ülkesiz Şarkılar ile
1993 Dünya Şiir Ödülü / Serin Gel Ölüm ile
1995 Behçet Aysan Şiir Ödülü / Yerçekimine Uyan Portakal Çiçeği ile
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 05-03-2011, 14:25
berivan aktaş berivan aktaş isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 35
Standart

UZAK BİR ÜLKEDİR GÜLMEK

Mahmut Derviş'e

Yağmurlar da diner, ölür gibi sonunda
Gecede bir yıldızdır hüzün yanar da söner
Acıya süreğen yurt olamaz insan
Bulut olup dağılır içimizdeki keder

Bir zamanlar ben de mutluluk harmanında
Dolanmıştım, sanki bıçkın bir döven
Topraktan ağan o hoyrat türkü
Ardımdan yankıyan bir ağıt oldu birden

Az çok ben de bilirdim sevda denen bilimi
Genişlerdi damarlarım bir ırmak yatağınca
Yolum düştendi; uzun; sevinç, yol arkadaşım
İşlikten işliğe koşan karınca

Sormayın artık, yanıtı yok nasılsa
Olmuş mudur bir kez kaygısızca güldüğün
Filistin'im, yurdum, canım sevgilim, benden uzakta
Gülmek uzak bir ülkedir artık benim'çün

Yağmurlar da diner ölür gibi sonunda
Tükenir gece, yıldızlar söner, güneşi çağırır hüzün.

Adnan SATICI
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12-03-2011, 15:33
berivan aktaş berivan aktaş isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 35
Standart




Bin Yıl Daha Ülkesiz

Nereye
O uysal saçlarınla nereye, hem sen nereye
Nereye ey gözleri gurbet
Sınadım kendimi bir başka biçimlerle
Her iklimde dondum, her aynada hiç
Yüzünü dön
Yüzünü dön
Can aynam paramparça...

Nereye
O atlarla nereye, hem sen nereye
Nereye hiç dönmeyecekmiş gibi böyle
Ardından kanım akıtır kendini gittiğin yere
Çeviremem önünü kırılmış ellerimle
Yüzünü dön
Yüzünü dön
Düğüm at damarıma...

Gidersen
Bin yıl daha ülkesiz bir çocuk kalır
Yıldızsız, pusulasız, mülteci, kanamalı
Gidersen fırtınada en ince söğüt dalı
O sabah kırılırım toprağıma düşemem
Yüzünü dön
Yüzünü dön
Gülümse baharıma...

Adnan SATICI



Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 03-04-2011, 12:55
berivan aktaş berivan aktaş isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 35
Standart




LİRİK TEZLER I

Ç o ğ u K e z K a y b e t m e k

Büyük konuşmamalı insan birgün yenilebilir
ıssız bir patikanın dar bükümünde
neler bekler insanı kimler karşılar
belki güneş yağmuru belki çığ

Mızıkmasın kimse; kağıtlar eşit dağıtılıyor
zardır bu; herkese altı yüzü var
tek yumurta ikizidir her olasılık
çoğu kez kaybetmek iyidir kazanmaktan

Ne diye taşımalı gurur denen urbayı
masada bırakmalı yük sayılan ne varsa
eşeğini sırtlamış Nasıralı'dan
herkesin alacağı bir ders olmalı

Adnan SATICI



Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 15-04-2011, 18:27
Baran Oktay Baran Oktay isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2010
Mesajlar: 63
Standart





DOĞU BALADI

derinlik olmayı sürdüreceğim bu sığ denizde
bir halkım ben, dünyanın kalbinde paslı bir hançer
kabuk bağlayan yaranın altında kaynayan irin
yurdumda konuk, içimde tutsak, uğraksız göçer

bir derinlik hepsi bu, başka hiçbir şey
saklı bir yanardağ olmanın kendisiyim ben
doğuda, ellerinizden çok uzaklarda
binyıllık bir uykuyu ölerek silkeleyen

halkın derinlik olduğunu kim söylemişti
söyleyin nerde seceresi yitik soyum, nerede derinliğim
siliniyor ölü ceylanın derisindeki mürekkep
avcı burda ey bilici ya ben nerdeyim

yurdumun olmayan denizlere taşınan toprağım
parçalanan kayayım bin parça eşkiyadan
çoğalan bir korkuyum, bin parça yoksulluk
ve kan... denizlere akan, denizlere, yurdumun olmayan

uyruksuz mu denir limanı olmayan gemilere
limanım yok, tutulduğum bu çağdaş fırtınada
ışığım yok, dört yönüm karanlık bir pusula
uyruğum yok, sığmıyor kavmim koca dünyaya

umudum uygarlığım, ey bayrak, ey bayraktar
ovalara bir dağ mağrurluğuyla inerken yeşil
vuruldukça güzelleşen alnın ki, gül rengi
güneşi ince kanadında sürükleyen esenlik rüzgar

n'olur ölme artık, ölüp ölüp terketme beni
ey ölür gibi yaşayan bir halkın derinliği...

Adnan SATICI




Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 21-09-2011, 15:56
Baran Oktay Baran Oktay isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2010
Mesajlar: 63
Standart



MAYISTIR ARTIK

.........Seni bir göğerçini öperken
.........hatırlıyorum
.........seni ürperirken ay

.........Seni doğduğum gündü
.........doğurduğum geceydi
......... hatırlıyorum.

Seni, suların göğe çekildiği mayıs getirdi bana
seni, Etlik bağlarında saçları örÜlen gÜzel zeytini
daha gÜnler lâzım, daha aylar, daha yıllarca göreyim
sevda takvimine olur olmaz takılan bakışı hoş gör
ister ki askıda kalsın gÜne, gölgende dursun zaman
tutunacak bir dal arayan asası kırık kalbim


Gündür söner, aydır geçer, yıllar... yıllar da
biz bu gizli sevdayla nerelere gidelim, sen onu düşün
avuçlarına mı yoğun bal rengi gözlerinin
sesinin dinlendiren akışına mı, dağa denize doğru
kentin iç sıkıntısına mı, kırlara mı yoksa
yanımdaysan nerde öldüğüm kimin umuru


Herkesin umududur senin doğduğun, ne güzel
birinin yayı gergin; şimşek birinin, atak birinin
biri geri döner, biri gidişine özenir. Bak dinle
önünde ardında çalkalan çılgın yürek korosu
işte böyle çağlarım ben de ardından, hep böyle


N'olur bir dakika, şaşkınlığa yanıt olmak için dur
nasıl olur diyorum, insan doğar da nasıl büyümez
büyürken çorak yürekte kengerler, ayrıkotları, dikenler
nasıl olur diyorum, insan kendini her sabah yeniden nasıl doğurur
siz söyleyin ey hayata taş olarak geri dönenler
insana bin yıllık tanrısı nasıl tanıdık gelmez


Peçesi yok bu sözlerin, yalnızca bir soruydu
sabah uyandın mı mesela, akşam oldun mu
baktın mı dokundun mu soluk aldın mı
aktın mı su gibi akar bütün saatler
dünyanın her köşesinde güvercin haberi, mayıstır artık
tufandan kalan hatıraları siler.

Adnan SATICI


Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 10-10-2011, 13:14
Zişan Kahraman Zişan Kahraman isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2010
Mesajlar: 106
Standart




SICAKLIĞIN SENİN

Ne zaman sulara sorsam su diliyle seni
Elinde yüreğini kamçılayan bir kitap
Seyhan kıyılarındasın
Yüzünü saçların kucaklamış yine
Orhan Kemal’in sıcaklığındasın

Ne zaman ağaçlara sorsam ağaç diliyle seni
Dilinde pınar akışı bir türkü
Toros yaylalarındasın
Saçların belinde çiçek büyütüyor yine
Karacaoğlan’ın sevda sıcaklığındasın

Ne zaman kitaplara sorsam kitap diliyle seni
Sesinde çınlayan bir şiirin dizeleri
Üniversite kitaplarındasın
Hiçbir fermanı dinlemiyorsun yine
Dadaloğlu’nun kavga sıcaklığındasın

Adnan SATICI
(Sanat ve Hayat, Sayı: 1)

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 13-01-2012, 11:35
berivan aktaş berivan aktaş isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 35
Standart

ZOR KADIN BİLMECESİ

Kul sıkışmayınca Hızır yetişmezmiş
ah benim aklım pek nazlı, çağırsan da gelmiyor
bekliyor ki ayrılık cenderesiyle posamı çıkarsınlar
doğum kontrolünden bihaber tavuklara yem olayım
gözyaşı olayım salak saçma tepelerden aşağı
umutlarım harmanımda yel olsun
it kuyruğuyla tamamlasınlar eksiğimi
sağa sola yelyeperek sallayıp durayım
ondan gerü buyursunlar han' fendi!

Yani ki şu benim imdat dileğim
duyulmuş olmalı ki kafamın tası
kan revan ruhumun uyağında birden par par parladı
sanırsın güvercin sıçkısı mübarek
Dicle'nin kenarında karpuz işliyor
öyle büyüdü büyüdü ki beyin yuvarımın içeri
kopuk parmaklarım şıkladı, aklıma geldi
sorayım dedim cümle âleme
şu zor dedikleri kadın hangi ırktan türedi?

Adnan Satıcı
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 27-04-2012, 17:54
Baran Oktay Baran Oktay isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2010
Mesajlar: 63
Standart





TEHDİT


Sevgilim yanıtlanmış bir soru, dimdik yürüyor
ne tuhaf, galiba ikinci kez kullanıyorum bu sözcüğü şiirde
hangi sözcüğü, sevgilim elbet, ilkinde daha yoktu
sen yoktun kimse yoktu, sen varsın herkes daha yok
dimdik karışmasaydın grafimdeki yatık çarpıntıya
gururla söz açabilirdim bundan utanç sözlüğümde
abartmazdım bu kadar

Eteklerine yapışır -
hızla sararan bir mevsimin kıyısından karşıya geçerdim
karşıya, güleryüzlü paravanın ardındaki acıya
karşıya, riya banliyösünden daha taşraya
artık terziye çırak mı dururum ahçıya yamak mı bilmem
sabi sayılırım, dalıma su yürümemiş daha
bunu, habire ensemi okşasınlar isteğimden çıkarıyorum
büyütecekmiş kısmetimi ay annemmm
gecemin sözü var sabaha

Annem safi güvercin
annem kalbimin kızkardeşi, annem kusursuz elma
ben sersem sepet, ben kıskanç köpek, ceplerimi doldurup ellerimle
dışarıdayken hep dışarıdayken
vitrin önlerinde hayal kumkuması, anneannemin avlusunda uykulu
hani öksüz kalmaya henüz akıl erdiremediğim uzun gecelerde
neonların farların spotların bile karartamadığı ışıklı gölgem
içerdeki sevda filminin bitmesini beklerken
hatırladığını varsaydıkları her şeyi bir bir unuturdu

Şimdi kimden duyduğumu unuttuğum sözü de
kimseden duymadım belki de ben uydurdum
bunu bile bile yapıyorum, bilebile yapıybrum
sıra bana gelince kuklaları konuşturuyorum yerime
ya binamı yapan özgüven katmayı unuttu harcıma
ya da şahane bir sorumsuzluk anıtıyım ben
halbuki anlaşılması gayetle kolay bir cümle kurabilirdim
dal uzamayı unutmuşsa kurumuştur mu demişti biri
diyebilirdim söz gelimi
su akmayı unutmuşsa mutlaka kurumuştur ama
kanamayı unutmuşsa yara, ne iyi,
söz işitilmeyi unutmuşsa, bu daha

Ama unutmuşsan güneyli bir aksanla yalandığımı, bu kötü işte
köpeksi bir dille öptüğümü unutmuşsan, bu daha kötü
unutmuşsan özlemin yazısı acı, turası sevinç
acı akranı sevinçten daha yaşlıdır unutmuşsan
en kötüsü de bu
güzel kıskanç gönlüme çekilirim o vakit güzel ikindileyin
ve tıpkı tabiatın hür çocuğu katır dirençli Engidu
metroya dudak büküp yaban eşeklerinin ardı sıra
aşkım olan arkadaşımı hayata terk ederim.

Adnan SATICI


Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 23-04-2013, 20:29
Baran Oktay Baran Oktay isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2010
Mesajlar: 63
Standart

LİRİK TEZLER II

S e n d e n B i r A d ı m S o n r a A n c a k

Diyorum ve seni izliyorum hiç erinmeden
dokunduğun her çalıya bir tutam yapağı bırakarak
soyunup serildiğin kumsala ulaşıyorum
senden bir adım sonra ancak

Kâşif dediğin sevdiğinin acemisidir
daha önce yürümediği yoldur aşk
daha önce görmediği düştür gövdesi
höyük altında gömülü şehir

Ki her kalbin mimarı kendisidir
örneksiz çizer sevda projesini
aksak bir kalemle ilerler sayfalarda
yaşamaktır gönyesi iletkisi

Aynı dili konuşabilseydi adaş dağlar
Büyük Ağrı'da da işe yarardı
Küçük Ağrı'ya çıkma deneyi
Şirin sarptır Leyla engin. Aslı dik

Bundandır Kerem'in Ferhad'a benzemediği

Adrnan SATICI


Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 06:43


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum