Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Şairlerimizden Şiirler

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 07-01-2008, 13:02
Burcu Yalkın Burcu Yalkın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.924
Standart

<CENTER>GÜLTEN AKIN</CENTER>
<HR color=#000099 SIZE=1>

1933'te Yozgat***8217;ta doğdu. Ortaöğrenimini Ankara Kız Lisesi'nde tamamladı. 1955'te Ankra Üniversitesi Hukuk Fakültesi***8217;ni bitirdi. 1956***8217;da evlendi. Beş çocuk büyüttü. 1958-1972 arasında eşinin görevi nedeniyle Anadolu***8217;nun çeşitli ilçelerinde yaşadı. Yardımcı avukatlık, avukatlık ve öğretmenlik yaptı. 1980 öncesinde halkın yaşadıkları, onun da hayatına ve şiirine yansıdı. Kültür Bakanlığı Yayın Danışma Kurulu üyeliğinde bulundu. Türk Dil Kurumu***8217;nda dil uzmanı olarak görev yaptı. Demokratik kitle örgütlerinin yeniden kuruluşu çalışmalarına katıldı. Şimdi yalnızca şiirle uğraşıyor. Yazdıkları başka dillere çevrildi. 40 kadar şiiri bestelendi. Doğa, ayrılık, sevgi, kadın sorunları gibi temaları işleyen ilk şiirlerini 1956'da "Rüzgar Saati"nde topladı. Daha sonraki şiirlerinde toplumsal sorunlara yöneldi. Gezip gördüğü yerlerden aldığı esinle zenginleşen ve coşkulu bir insan sevgisiyle yoğrulan şiiri, toplumsal sorunları, yaşam-halk ilişkisini öne çıkardı. Şiirlerinde büyük ölçüdü folklor öğelerinden yararlandı. Şiir üzerine yazılarını biraraya getiren "Şiiri Düzde Kuşatmak" (1983) kitabında, halk kaynağına inme isteğini, "Halkta var olan öz ve biçimi diyalektik olarak yükseltmek, şiiri yükseltirken halkın yaşamının ve yaşam biçimlerinin yükselmesine yardımcı olmak" sözleriyle açıklar.


<HR color=#000099 SIZE=1>

ESERLERİ:

ŞİİR:
Rüzgar Saati (1956)
Kestim Kara Saçlarımı (1960)
Sığda (1964)
Kırmızı Karanfil (1971)
Maraş***8217;ın Ökkeş***8217;in Destanı (1972)
Ağıtlar ve Türküler (1976)
Seyran Destanı (1979)
Seyran (Bütün Şiirleri, 1982)
İlahiler (1983)
Sevda Kalıcıdır (1991)
Seyran ***8211;Toplu Şiirler- (1992)
Sonra İşte Yaşlandım (1995)
Toplu Şiirler 1956-1992, (1996)

DÜZYAZI:
Şiiri Düzde Kuşatmak (1983)
42. Gün (1986)

ÖDÜLLERİ

1964 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü Sığda ile
1972 TRT Şiir Ödülü Maraş***8217;ın ve Ökkeş***8217;in Destanı ile
1976 Yeditepe Şiir Armağanı Ağıtlar ve Türküler ile
1991 Halil Kocagöz Şiir Ödülü Sevda Kalıcıdır ile
1992 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü Seyran ile
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 07-01-2008, 13:03
Burcu Yalkın Burcu Yalkın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.924
Standart



KUM


Bana yaşadığı kentin kumunu gönderen
Bir sevgilim vardı
Bense merak ederdim hep oranın rüzgarını
Uslu mu deli mi sürekli mi
Apansız mı çıkar gökte savurur
Yerden aldığını


Paylaştığımız kentler oldu sonra
Rüzgar usta ben acemi
Esti geçti bir hışımla geçti
Kum doldurdu gözlerimi


GÜLTEN AKIN
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 07-01-2008, 13:04
Burcu Yalkın Burcu Yalkın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.924
Standart



SİYAH-BEYAZ


Beni dünyadan ötelere götürdün
Kollarımı bağladın dur dedin
Tuz kokan geceler dur dedi
Durdum bekliyorum, gelme


Ay aydınlık gece kara
Gözlerimin ardında karanlık ölesiye
Canlı ve cansız ne varsa sımsıkı
Bu saat daha yakın daha el ele
Şimdi yalnızlığımdan utanıyorum
Durdum bekliyorum, gelme


Bunu ta başından biliyordun
Bir gün buralarda sonuncu kalışım olacaktı
Ellerinin bir anlık şeklini tutacağım
Bozkırdan günün son treni geçecek
Ben her şeye ardından bakacağım
Bunu ta başından biliyorum
Durdum bekliyorum, gelme


Artık ne sen konuşmalısın ne başkası
Yaşamak adına geçtik bütün değerleri
Beyazın en orta yerinde duydu yürek
Bu rüzgar tutmaz insanı uzun boylu
Bu rüzgar serseri


Şimdi kavramların ve cümle rüzgarların dışında
Durdum bekliyorum, gelme.


GÜLTEN AKIN
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 08-01-2008, 09:37
Burcu Yalkın Burcu Yalkın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.924
Standart



ÇAĞRI



Evler büyük dedikçe büyük
Ben insanların en garibi
Uzağı ilk defa kavradım
Görür yahut dokunur gibi


Eski bir saçakta kuşlarla
Yele yağmura karşı oturdum
İç içe daireler çiziyor
İçine adını yazıyorum


Gün uzun türküsünü bitirdi
Karlı dallara yürüdü karanlık
Yalnızlık çekilmez bu vakit
Delirdi denizde yosun çayda balık
Gel artık


Gülten AKIN


Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 08-01-2008, 09:38
Burcu Yalkın Burcu Yalkın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.924
Standart



KESTİM KARA SAÇLARIMI


Uzaktı dön yakındı dön çevreyi dön
Yasaktı yasaydı töreydi dön
İçinde dışında yanında değilim
İçim ayıp dışım geçim sol yanım sevgi
Bu nasıl yaşamaydı dön.


Onlarsız olmazdı taşımam gerekti kullanmam gerekti
Tutsak ve kibirli - ne gülünç öfke be -
Gözleri gittikce iri gittikçe çekilmez
İçimde gittikce bunaltı gittikce bunaltı
Gittim geldim kara saçlarımı öyle buldum.


Kestim kara saçlarımı - n'olacak şimdi -
Bir şeycik olmadı deneyin lütfen
Aydınlığım deliyim rüzgarlıyım
Günaydın kaysıyı sallayan yele
Kurtulan dirilen kişiye günaydın


Şimdi şaşıyorum bir toplu iğneyi
Bir yaşantı ile karşılayanlara
Gittim geldi kara saçlarımdan kurtuldum.



Gülten AKIN


Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 09-01-2008, 09:47
Burcu Yalkın Burcu Yalkın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.924
Standart



KIYAMET


Elyazını yaktım, dürüsttü ve aşınmamış
Sevgi sözcüklerini yaktım, hoyrattır onlar
Sıcaklığı saklı akarsuyu anlamazlar
Sorular, kurutur incitir sorarlar
Elyazını yaktım


Adresini yaktım
Yakmak gibiydi biraz da dünyayı herşeyi
Bastığımız düşümüzde gördüğümüz
Özlediğimiz yaklaştığımız
Hayatım özlemdi ansımaydı düştü
Yaktım adresini şimdi özlem oldu hayatım


Resimleri yaktım birini saklasam dedim
En çok onu yaktım onu yaktım
Kış göğünü yaktım, bir kavak büyüttüm balkonumdan
Akşam desem değil, yangın desem değil
Dışarda apansız bir kıyameti yaktım


Sevgidir kendimi bildiğim, onunla başladım
Elyazın mı, adresin mi, resimlerin mi
Sen mi ömrün mü
Çıkardım onları şimdi sakladığım yerden
Kıyameti göğü kışı akşam sözlerini
Sevgiyi yaktım


GÜLTEN AKIN
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 09-01-2008, 09:48
Burcu Yalkın Burcu Yalkın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.924
Standart



YAĞMUR YAĞMUR


Yağmur, yağmur... Bu neyi anlatır?
Bunca siste bunca ıslak serçe
Hüznü bir köşesinden tutup kaldırmıştır


Yağmur, yağmur... Bu neyi anlatır?
Son yaz derlenmiş, son ateş sönmüş
Düz yollara inen son kaçkın, son eşkıya
Hüznü bir köşesinden tutup kaldırmıştır.


Yağmur, yağmur... Bu neyi anlatır?
Oyun biter, o kesin güz çizgileri
Sergi, bir de ölümle örselenmiş
Aklı bir köşesinden tutup kaldırmıştır.


Gülten AKIN


Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 10-01-2008, 09:43
Burcu Yalkın Burcu Yalkın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.924
Standart



AŞK


Sıfırda insancıl yaşamamız başladı
Sıfırda koptun kayboldun aradık
Sessiz ya da rüzgarlı kıyılardan
Sana seslendik kör kuyu


Yokluğun orda çiçeklerde
Dünya seninle de sensiz de aydınlık
Başka tutkularımız var beraber yalnız
Yokluğun orda yaşamamızda


Varlığın orda, yoksa gecelerimiz bizimdi
Ellerimizi bir yere koymayı bilirdik
Ağlamayı bilmezdik kendimizi öldürmeyi
Varlığın orda yaşamamızda





Gülten AKIN


Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 10-01-2008, 09:46
Burcu Yalkın Burcu Yalkın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.924
Standart



Bir gün daha geçti

Sanki yanımda, yakınımda
Gözlerime bakar gibisin...
Sanki henüz avucumda
Sıcaklığı ellerinin....


Ben bir mendilin ucunda,
Bir damla gözyaşında sen...
İkindi yağmurları gibi
Ansızın içime dökülüversen...


Yeşil bulutlarda kaybolan başın
Sevdila dilekçe sevdalı...
Unut desem de unutamazsın
Bir tahta köprüde geçen masılı...


Düğüm düğüm takıldı kaldı
Islak yollarda ayak izlerimiz,
Öyle uzadı ki mesafeler
Düştüğü mevsime bir çift gölgenin
İstesek de artık dönemeyiz...



Gülten Akın
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 12-01-2008, 10:22
Burcu Yalkın Burcu Yalkın isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.924
Standart



Düğün ve Kar

Sıcak aydınlık bir düğün kederi
yoğun kara, ıssız geceyle uyuştu
bizi kapıdan geçirmişlerdi
küçük kız, genç kadın yalnız
herkes içerde kaldı
sokak boyunca ikimiz


benim göğsümde kar, senin dizlerinde
beyaz tiftikten atkınla öyle
yürüdük herkes orda kaldı
üveydiler mi ya da ış günü
keyiflere, sıcak odalara bağlı


kar yükseliyordu ayaklarımız
ince bedenimize ağır
donuyorduk
yokuş boyunca usul
kanatlı kapının önünde durunca
sarıldık, ağladık


öyle dingin öyle yumuşak
ince ipekten
gülümser hüzünlü
çılgın çekingen
en uzak uçları birleştirerek
öyle de onurlu durmak


ölüm seninle benim aramda
aşılmaz bir duvar ördü
ertesi karlarda geceleyin
bir başıma acıyla büyülü
hasretle dağlanarak
yürüdüm



Gülten Akın


__________________
gökyüzüne sürülmüş ölüm ruju / hatırlarım o günden beri güneşin boynunda kapalı yazısı...b.y.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 16:18


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum