Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > MESLEK ÖRGÜTLERİMİZ > Meslek Örgütlerimiz

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #81  
Alt 16-11-2016, 11:41
dem dem isimli üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
 
üyelik tarihi: Jan 2003
Mesajlar: 1.570
Standart Dünya Hapisteki Yazarlar Günü’nde ortak mesaj: Gitmiyoruz, buradayız


Dünya Hapisteki Yazarlar Günü’nde ortak mesaj: Gitmiyoruz, buradayız


15 Kasım Dünya Hapisteki Yazarlar Günü için bir araya gelen yazar, yayıncı ve basın örgütleri ortak bir basın toplantısı düzenledi



Uluslararası PEN’in tutuklu yazarların durumuna dikkat çekmek için belirlediği 15 Kasım Dünya Hapisteki Yazarlar Günü’nde PEN Türkiye Merkezi, Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve Türkiye Yayıncılar Birliği’nin (TYB) her yıl düzenlediği basın toplantısına bu yıl basın örgütlerinden Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) ve DİSK Basın-İş de katıldı. Toplantıyı açan Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Metin Celâl, Uluslararası PEN’in bu yıl dikkat çektiği yazarlar Ahmed Naji (Mısır), Cesario Alejandro Felix Padilla Figueroa (Honduras), Dareen Tatour (İsrail), Gui Minhagi (Çin), Aslı Erdoğan (Türkiye) ile ilgili bilgi verdi. Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay’ın henüz iddianameleri yazılmadan tutuklu bekletildiklerini, Alpay’ın iki davadan birden ceza almasından endişe ettiklerini, tutuklu gazetecilerin güncel listesini tutan Platform 24’e göre sayının 144’e çıktığını belirtti.

‘Hukuksuzluk şiddeti’

PEN Türkiye Merkezi Başkanı Zeynep Oral, “Sanılmasın ki dünyanın her ülkesinde hapiste yazarlar var. Gerçek demokrasilerde böyle bir şey yok. Sadece totaliter, demokrasinin çalışmadığı, kuvvetler ayrımının işlemediği ülkelerde bu durum var. Çin, Nikaragua ve Türkiye hapse atmak konusunda birbirleriyle yarışıyorlar. ‘Neden Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay’dan başka isimlerden söz edilmiyor’ sorusuna cevabımız net. Çünkü onlar artık bir simge, arkalarındaki 144 kişinin her biri bizim için çok değerli, her biri için mücadele veriyoruz. Cumhuriyet gazetecisi tutuklu 10 yazar ve yöneticisinin durumuna değinen Oral, “İçeride olmalarının vakıf davasıyla hiçbir ilgisi olmadığını, tamamen siyasi nedenle tutulduklarını hepimiz biliyoruz. Bu ‘ya bendensin ya düşmandan, bitaraf olan bertaraf olur’ zihniyetinin bir parçasıdır. Biz defolup gitmeyeceğiz, buradayız. Yıllardır şiddetten yakınıyoruz, bu da hukuksuzluğun şiddeti. Hukuksuzluğun alıp başını gitmemesi için, hapishanelerden gelen işkence söylentileri için, sahipsiz bırakmamak için haykırmamız gerekiyor” diye konuştu.

‘Birliktelik genişlemeli’

TGC Başkanı Turgay Olcayto, yurtdışındaki meslek örgütlerinin hem sendikaların hem de TGC’nin yanında olduklarını, yazar ve yayıncı örgütleriyle birlikte mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti, “Gazetecilik, yazarlık suç değildir” dedi.

ÇGD Başkanı Uğur Güç, genel seçimden sonra toplumun büyük bir savaşın içine çekildiğini, Haber Nöbeti’ni örgütleyerek karartılan kentlerdeki haberleri ülke gündemine taşıdıklarını, Özgür Gündem gazetesine yönelik çok sayıda saldırı ve davalara karşı dayanışmak için “nöbetçi yayın yönetmenliği”ni başlattıklarını, bunlara yüzün üzerinde gazetecinin katıldığını belirtti. TYS Başkanı Mustafa Köz ise, daha çok örgütün yan yana durarak mücadele etmesi, birlikteliğin genişlemesinin öneminden, geleceğe bu dönemle ilgili belgeler bırakılması ve belleğin yok edilmemesi gerektiğinden söz ederken; DİSK Basın-İş Başkanı Faruk Eren, Basın Özgürlüğü Almanağı hazırlarken durumun vahametini daha açıkça gördüklerini, bir gazeteci gözaltına alınmadığı, tutuklanmadığı, erişim yasağı olmayan tek bir günün geçmediğini söyleyerek, içeridekilere yalnız olmadıkları mesajını gönderdi.

‘Çetele’si tutuluyor

Evrensel Yayınları’ndan dinleyiciler arasında bulunan Cavit Nacitarhan, söz alarak yayınevinin fiili kapatılmasıyla ilgili bilgi aktardı. Evrensel Basım Yayın’a ait dergilerin kapatıldığını, banka hesaplarının, arabaların ve deponun bloke edildiğini söyledi. Düşünce Suçu’na Karşı Girişim’den Şanar Yurdatapan, ifade özgürlüğü ihlali içeren davalarla ilgili “Çetele” isimli bir veritabanı oluşturduklarını ve sürekli güncellediklerini, www.dusunthink. net ve Düşünce Suçları Müzesi web sitelerinden bilgileri yayımladıklarını aktardı. Veysel Ok ise P24’ün iki dilde yayımlanan Olağanüstü Hal Gazetecilik Raporu’yla ilgili bilgi verdi.



Margaret Atwood’dan Erdoğan’a mektup

Her yıl 15 Kasım’da Dünya Hapisteki Yazarlar Günü’nü anmak amacıyla dünya genelinde “sadece kendilerini ifade ettikleri için haksız tutuklamalar, saldırılar, taciz ve şiddetle karşı karşıya kalan yazarlar” için kampanya yürüten PEN bu yılki kampanyasını Türkiye’den Aslı Erdoğan, Mısır’dan Ahmed Naji, Honduras’tan Cesario Alejandro Félix Padilla Figueroa, İsrail’den Dareen Tatour ve Çin’den Gui Minhai için düzenliyor. Kampanya kapsamında dünyaca ünlü yazarlar Margaret Atwood, Hanan Al Shaykh, Gioconda Belli, Jennifer Clement ve Salil Tripathi, beş yazarla dayanışmak amacıyla birer mektup kaleme aldı.

Margaret Atwood’un Aslı Erdoğan’a yazdığı mektupta şu ifadeler yer alıyor: “Sevgili Aslı Erdoğan bugün parmaklıklar ardındaki 91. günün. Sana bu mektubu, hapisteki beton duvarların, gardiyanların, dikenli tellerin, kilitlerin ardında olsan da sesini duyduğumuzu söylemek için yazıyorum. Sözcüklerin hâlâ özgürlük ve ifade hürriyeti hakkı adına mücadeleye yön vermeye devam ediyor. Senin gibi, ben ve birçok diğer yazar da edebiyatın adalet arayışına ilham verebileceğine, hoşgörüyü yeşertebileceğine, insanların sempati ve anlayışını derinleştirebileceğine inanıyoruz. Hapishanede olsan da yalnız değilsin: Özgürlüğün için savaş veren dünya genelindeki tüm PEN yazarlar topluluğu senin yanında.

Çok yakında özgür olacağına inanıyorum. Umarım korku ve sansür olmaksızın yazıp konuşabileceğin bir Türkiye’de bulursun kendini, düşünce ve fikir çeşitliliğinin övüldüğü bir Türkiye’de. Umarım sınırlarının çok ötesinde hayranları olan yetenekli düşünürlerinin, yazarlarının ve sanatçılarının sesleriyle gurur duyan bir Türkiye’de yaşarsın. Umarım demokrasisiyle gurur duyan bir Türkiye’de yaşarsın, seninkiler gibi seslerle gurur duyan bir Türkiye’de.

Sana umudumuzu ve en sıcak dileklerimizi yolluyoruz ve hep seni düşünüyoruz.

Margaret Atwood”
Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  hapisteki yazarlar.jpg
Görüntüleme: 540
Büyüklüğü:  38,3 KB (Kilobyte)   Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  margaret atwood.jpg
Görüntüleme: 332
Büyüklüğü:  18,7 KB (Kilobyte)  
Alıntı ile Cevapla
  #82  
Alt 14-01-2017, 14:47
tiryakinim tiryakinim isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 1.137
Standart


PEN: Türkiye'nin eleştirel sesleri susturmasına direnmeliyiz


Uluslararası PEN Başkanı Jennifer Clement, PEN'in Türkiye'deki çalışmalarının her zamankinden daha önemli hale geldiğini dile getirdi.




Uluslararası PEN Başkanı Jennifer Clement, Türkiye’deki basın ve ifade özgürlüğü ihlallerine karşı yaptığı açıklamada “Türkiye’nin eleştirel sesleri susturmasına direnmeliyiz” dedi.

Türkiye’nin trajedi ve kargaşayla dolu bir 2016 geçirdiğini, toplamda 24 bombalı saldırı yaşandığını ve bu saldırılarda en az 385 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Clement, 2017’nin ilk 10 gününde de patlamaların sürdüğünü açıkladı.

Temmuz ayında başarısız bir darbe girişimi yaşandığını ve 265 kişinin hayatını kaybettiğini söyleyen Clement, bunun ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a acımasız haklar veren bir olağanüstü hal uygulamasının devreye girdiğini ve gazetecilerin, siyasetçilerin, kamu emekçilerinin, öğretmenlerin, yazarların kitlesel gözaltı ve tutuklanmalarına tanık olunduğunu söyledi.

Türkiye cezaevlerinde 150 gazeteci bulunduğunu ve bu rakamın Türkiye’yi Çin ve Mısır’ın önünde dünyanın en büyük gazeteci hapishanesi yaptığını ifade eden Clement, 170’i aşkın derneğin, 30’u aşkın yayınevinin kapatıldığını ve her gün insanların ifade özgürlüğünü kullandığı için cezaevine konulmasına devam edildiğini belirtti. Clement, bu uygulamaların eleştirel seslerin neredeyse tamamen susturulmasıyla sonuçlandığını söyledi.

Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay’ın serbest kaldığını ancak Ahmet Şık’ın, aralarında Murat Sabuncu, Turhan Günay, Kadri Gürsel ve Ahmet Altan’ın da bulunduğu tutuklular listesine eklendiğini belirten Clement, BirGün’den Mahir Kanaat, DİHABER’den Ömer Çelik ve Tunca Öğreten’in 25 Kasım’dan bu yana gözaltında olduğunu dile getirdi.

PEN’in Türkiye’deki çalışmalarının her zamankinden daha önemli hale geldiğini söyleyen Clement, “Susturulan yazarlarla dayanışmayı sürdürmeliyiz” dedi. Clement, Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay hakkındaki suçlamaların derhal düşürülmesi gerektiğini ifade etti.

Clement, olumlu bir gelişme olarak yazar, yayıncı ve avukat Burhan Sönmez’in Uluslararası PEN yönetimine katıldığını duyurdu.

İfade özgürlüğünün Türkiye anayasası ve uluslararası hukukun koruması altında olduğunu hatırlatan Clement, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’deki muhalif sesleri susturma kampanyasına karşı direnmeliyiz, meslektaşlarımız ve dostlarımızla dayanışma içerisinde olmalıyız” dedi.


(evrensel)
Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  jennifer clement.jpg
Görüntüleme: 364
Büyüklüğü:  35,8 KB (Kilobyte)  
Alıntı ile Cevapla
  #83  
Alt 16-01-2017, 15:29
aysun colak aysun colak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 2.336
Standart


Zeynep Oral’a ‘Özgür Ses Ödülü'


Katalan PEN Yazarlar Birliği, her yıl verdiği “Özgür Ses Ödülü”nü 2016'da Zeynep Oral’a verdi. Oral, “Ülkemde eğer bir tek yazar bile haksız yere hapisteyse, hiçbirimiz özgür olamayız” diyerek, ödülünü hapisteki yazarlara adadı.




Katalan PEN Yazarlar Birliği, her yıl verdiği “Özgür Ses Ödülü” nü 2016'da Zeynep Oral’a verdi. Menorca Adası’ndaki törende ödülünü İspanya’nın Katalunya Özerk Bölgesi Kültür Bakanı Miquel Angel Maria ve PEN Başkanı Carme Arenas’ın elinden alan Zeynep Oral, “Ülkemde eğer bir tek yazar bile haksız yere hapisteyse, hiçbirimiz özgür olamayız” diyerek, ödülünü hapisteki yazarlarına adadı.

2016'da yedincisi verilen “Özgür Ses Ödülü”, düşünce ve ifade özgürlüğü sınırlanan ya da engellenenlerin sesini duyurma çabasındaki, insan hakları savunucusu bir yazara veriliyor. Aynı zamanda, o ülkedeki insan haklarına ilişkin duyarlık geliştiriliyor. Dünya Hapisteki Yazarlar Günü çerçevesinde gerçekleştirilen ödül törenini, Katalunya’nın başkenti Barcelona’da bir dizi konferans izliyor... Bu ödülü daha önce alanlar arasında İranlı gazeteci yönetmen Ahmaf Jalali Farahani; Eritrealı şair Dessale Berekhet; Çadlı yazar Koutsy Lamko, Cezayir’den yazar Salem Zenia, Balear Adaları Öğretmenler Kolektifi ve Kübalı gazeteci Hernandez Gonzales ve var...
Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  zeynep oral.jpg
Görüntüleme: 319
Büyüklüğü:  49,3 KB (Kilobyte)  
Alıntı ile Cevapla
  #84  
Alt 16-01-2017, 15:46
aysun colak aysun colak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 2.336
Standart Burhan Sönmez, Uluslararası PEN Yönetim Kurulu’na girdi



Burhan Sönmez, Uluslararası PEN Yönetim Kurulu’na girdi


Uluslararası PEN başkanı Jennifer Clement Türkiye’den Burhan Sönmez’in Uluslararası PEN Yönetim Kurulu’na katıldığı belirtildi.



Uluslararası PEN başkanı Jennifer Clement tarafından yapılan ve Türkiye’de ifade özgürlüğü konusunda yaşanan sorunlara işaret edilen açıklamada, Türkiye’den Burhan Sönmez’in Uluslararası PEN Yönetim Kurulu’na katıldığı belirtildi.

İstanbul İstanbul, Masumlar ve Kuzey adlı romanları bugüne kadar yirmi dokuz dile çevrilen Burhan Sönmez, 100’den fazla ülkede temsilcilikleri bulunan PEN’in on iki kişilik yönetim kurulunda görev alacak.

Nobel ödüllü yazarlardan Mario Vargas Llosa’nın onursal başkanlığını, J.M. Coetzee ve Toni Morrison’ın da başkan yardımcılığını sürdürdüğü PEN, dünya genelinde edebiyatı destekleyici ve ifade özgürlüğünü teşvik edici çalışmalar sürdürüyor.

PEN’DE ÇALIŞMAK EDEBİYAT İÇİN DAHA FAZLA ÇABA DEMEK

Sönmez, Jennifer Clement’in açıklamasını ve Uluslararası PEN’de çalışacak olmasını Evrensel’e değerlendirdi; “PEN'de çalışmak, edebiyatın ve ifade özgürlüğünün teşviki için daha çok çaba göstermek demek. Ülkemizde yaşanan sorunların benzeri dünyanın dört bir yanında da söz konusu. Özgürlüğün her yerde savunulması, PEN'in kuruluşundan bu yana temel şiar oldu. PEN Türkiye Merkezi'ni açan Halide Edip Adıvar'dan, 12 Eylül darbesinden sonra yeniden açılmasına ön ayak olan Yaşar Kemal'e kadar pek çok yazarımız bu çabaya katkı koydular. Edebiyat sevgisi ve özgürlük arzusu aynı biçimde sürüyor, bugünkü genç kuşaklarca sahipleniliyor.”

Burhan Sönmez Haymana’da doğdu. İlk ve orta eğitimini Polatlı’da tamamladı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra bir süre avukatlık yaptı. Çeşitli gazete ve dergilerde kültür ve siyaset üzerine yazılar yazdı. Uzun yıllar yurt dışında (Britanya) kaldı.

İlk romanı Kuzey, 2009; ikinci romanı Masumlar, 2011 yılında yayımlandı. Masumlar, 2011 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü ve aynı yıl İzmir St. Joseph En İyi Roman Ödülü’nü aldı. İstanbul İstanbul, Burhan Sönmez’in üçüncü romanı ise 2015 yılında yayımlandı.

Burhan Sönmez, William Blake’in Cennet ile Cehennemin Evliliği şiir kitabını İngilizceden Türkçeye çevirdi (Ayrıntı, 2016). Bir Dersim Hikâyesi (Metis, 2012), Bana Adını Söyle (YKY, 2014) ve Gezi (Almanca, Binooki, 2014) öykü derlemelerine katılan Burhan Sönmez, Bursa Yazın ve Sanat Derneği tarafından verilen 2015 yılı Öykü Onur Ödülü’nün de sahibi oldu. (KÜLTÜR SERVİSİ)


Sevda AYDIN
İstanbul / Evrensel



Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  burhan sönmez.JPG
Görüntüleme: 305
Büyüklüğü:  53,8 KB (Kilobyte)  
Alıntı ile Cevapla
  #85  
Alt 18-02-2017, 12:28
tiryakinim tiryakinim isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 1.137
Standart

PEN ayın kitabı: Barış İçin Akademisyenler

PEN Türkiye Yazarlar Derneği Şubat ayı kitabı olarak Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz'in yazdıkları 'Barış İçin Akademisyenler' kitabını seçti.




PEN Türkiye Yazarlar Derneği, Şubat ayı kitabı olarak, Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz'in yazdıkları, İletişim Yayınları'ndan yeni çıkan “Barış İçin Akademisyenler” kitabını seçti.

“Olağanüstü Zamanlarda Akademiyi Savunmak” alt başlığı taşıyan kitapta İki yazar, akademisyenlere yönelik baskıyı, haksızlığı, suçlamaları, cezaları, hukuki açıdan sorgularken, ayni zamanda yaşadığımız hukuksuzluğu , adaletsizliği, vicdansızlığı, kabusu da ortaya koyuyor.

PEN ayın kitabı seçtiği “Barış İçin Akademisyenler” için şu açıklamayı yaptı:

“Ağustos 2016’dan bu yana üniversitelerden ihraç edilenlerin toplam sayısı 4.464 kişiye ulaştı. Bu gerçeği şiddet olarak nitelendiriyoruz. Evrensel düşüncenin yuvası üniversitenin yuvasını yapma süreci neredeyse tamamlanmış durumda. Hemen her hafta hazırlanan listeler ve çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle üniversitelerde demokrat, laik, özgürlükçü, eleştirel düşünen, öğrencilerini biata, itaata değil, sorgulayıcı olmaya yönelten akademisyenlerin görevlerine son veriliyor. Bu yetmiyormuş gibi tartaklanarak gözaltına alınıyorlar, cüppeleri polis postalları altında eziliyor.

Gazetecilerin tutuklu olduğu, televizyonların susturulduğu, İstanbul'un göbeğinde kitabevlerinin saldırıya uğradığı, rektörlerin, milli eğitim müdürlerinin, din görevlilerinin yasaya ve vicdana aykırı biçimde referandum için tercihlerini açıkladığı, halkın haber alma hakkının hemen hiç kalmadığı bir ortamda, bilimin ve aydınlığın son kaleleri olan üniversitelerden akademisyenlerin atılmalarını kuvvetle kınıyoruz.

Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti Türkiye Cumhuriyeti'nde bilimsel, eleştirel, çağdaş düşüncenin her zaman üstün gelmesi için mücadeleden yanayız ve üstün geleceğine inanıyoruz.”



(Evrensel)
Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  ayın kitabı pen.jpg
Görüntüleme: 290
Büyüklüğü:  32,2 KB (Kilobyte)  
Alıntı ile Cevapla
  #86  
Alt 16-06-2017, 01:02
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

PEN Türkiye'den açıklama: ‘Adalet yoksa hiçbir şey yoktur’





Türkiye PEN Yazarlar Derneği, Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullara yönelik resmi internet sitesinden ‘Adalet’ açıklaması yaptı.

Türkiye PEN Yazarlar Derneği, “Yaşadığımız günlerde ve koşullarda, bir kez daha vurgulamak ve kamuoyuna duyurmak gereğini duyduk” notuyla birlikte bir açıklama yayımladı. İşte o açıklama:

”Adaletin olmadığı bir dünyanın sonu çoktan gelmiş demektir.
Adaletin olmadığı bir toplumu birbirine bağlayan hiçbir şey kalmamış demektir.

Adaletin olmadığı bir yerde ne yazlar güzeldir, ne meyveler lezzetlidir.

Adaletin olmadığı yerde türküler yalan, şarkılar ikiyüzlü, şiirler sahte sayılır.

Adaletin olmadığı bir ülke ne tarihiyle övünebilir ne geleceğini aydınlık görebilir.

Adaletin olmadığı bir gün bile bir yüzyıla bedeldir.

Adaletin olmadığı bir dünyaya tabiat da küser, ağaçlar kurur, sular çekilir, kuşlar susar.

Adaletin olmadığı bir yerde zulüm vardır, haksızlık vardır, kötülük vardır.

Adalet varsa bir uygarlık vardır, bir ülke vardır, şan, şeref, gurur vardır, tarih vardır.

İnsan vardır.

Adalet yoksa hiçbir şey yoktur.


pen.org.tr
Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  pen türkiye.JPG
Görüntüleme: 242
Büyüklüğü:  16,1 KB (Kilobyte)  
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #87  
Alt 08-08-2017, 11:38
tiryakinim tiryakinim isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 1.137
Standart

PEN’den ‘dil ırkçılığı’ açıklaması

PEN Türkiye sosyal medyada Ulusulararası PEN’e yapılan suçlamalarla ilgili bir açıklama yayımladı.





“Sosyal Medya Azizliği” başlıklı açıklama şöyle: “Bugün bir de baktık Uluslararası PEN Merkezi, dil ırkçılığı yapıyor diye sosyal medyada topa tutuluyor. Vay öyle mi diye PEN Türkiye Yönetim Kurulu olarak tam öfkelenecektik ki, durun hele bir araştıralım dedik. Ve şunu öğrendik: Hayır, Uluslararası PEN, dil ırkçılığı yapmıyordu ve bu yargısız infazı hak etmiyordu. Yaptığı şuydu: İngiltere’nin “The Guardian “ gazetesi , “Stand Stil, Stay Silent” ( Rahat Dur, Konuşma) çizgi roman sitesinin yaratıcısı Minna Sundberg adlı sanatçının açıklamalarına yer vermişti. Kullandığı karakterlerin hangileri farklı diller konuşsa da anlaşabilir, hangileri anlaşamaz diye uzun uzun açıklamak yerine bir de illüstrasyon gerçekleştirmişti. Amaç İsveç, Norveç, Danimarka ile Fincenin farklılığını vurgulamaktı. İşte Uluslararası PEN bunu yayımlamıştı. Sanatçıyı Altay dillerini, Afrika dillerini kullanmadı diye suçlamak abes olur!





Alıntı ile Cevapla
  #88  
Alt 25-11-2017, 23:19
tiryakinim tiryakinim isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 1.137
Standart

PEN'den Oğuz Güven açıklaması: Dehşete kapıldık

Uluslararası PEN, gazetemiz internet sitesi Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven'in suçlu bulunması karşısında "Dehşete kapıldık" açıklaması yaptı.



Uluslararası PEN, gazetemiz internet sitesi Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven'e verilen 3 yıl 1 ay hapis cezasına karşı bir açıklama yaptı. Açıklamada verilen ceza karşısında dehşete kapıldıklarının altını çizen Uluslararası PEN yetkililer mahkumiyeti bozmaya çağırdı. PEN'den yapılan açıklama şöyle:

"Uluslararası PEN, Cumhuriyet gazetesinin internet sitesi yayın yönetmeni Oğuz Güven'in İstanbul 28. Ceza Mahkemesi'nce iki ayrı terör suçlamasıyla üç yıl bir ay hapis cezasına çarptırılması kararı karşısında dehşete kapılmıştır. Güven, Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper'in ölümüyle ilgili Cumhuriyet'in hesabından yayımladığı bir tweet nedeniyle ‘FETÖ/PYD silahlı terör örgütüne katılmak’ ve ‘PKK/KCK terör örgütünün şiddet içeren yöntemlerini meşrulaştıran ya da bu yöntemlerin kullanımını teşvik eden açıklamalar yayınlamaktan’ suçlu bulunmuştur.

Söz konusu tweet Alper’in ölümünü kolaylıkla kanıtlanabilir şekilde kaza olarak nitelemektedir. Burada savcının ölümüyle ilgili haberin ‘İlk FETÖ iddianamesini hazırlayan savcıyı kamyon biçti’ biçimindeki başlığı kopyalanmıştır. ‘Biçme’ kalıbı, araba kazalarıyla ilgili haberlerde sıklıkla kullanılmaktadır. Başlığı kendisi yazmamış olan Güven, bu tweet'i yayımladıktan 52 saniye sonra silmiştir.

Karar sonrası basına konuşan Güven, suçlamaların Türkiye'de basın özgürlüğünün ve yargının durumunu gösterdiğini söylemiş said the accusations are a sign of the times for Turkey in terms of press freedom and the judiciary, adding ‘Bize eksik bir kelimeyle atılan bir tweet'ten dolayı, 52 saniye kalmış bir tweet'ten dolayı ceza üstüne ceza yağdırdılar. … Gazeteci olarak bizim işimiz haber yapıp paylaşmaktır’ diye eklemiştir

Avukatı Tora Pekin, böyle bir davanın açılmasının bile ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini belirterek gazetecinin serbest bırakılmasını talep etmiştir.

Uluslararası PEN Türk yetkilileri mahkumiyet kararını bozmaya çağırır ve Oğuz Güven ile sadece ifade özgürlüklerini barışçıl bir biçimde kullandıkları için içerde tutulan diğer Cumhuriyet çalışanlarının acilen ve koşulsuz serbest bırakılmaları çağrısını yineler."


cumhuriyet.com.tr




Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  oğuz güven.JPG
Görüntüleme: 228
Büyüklüğü:  30,8 KB (Kilobyte)  
Alıntı ile Cevapla
  #89  
Alt 10-01-2018, 12:11
aysun colak aysun colak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 2.336
Standart


Zeynep Oral yeniden PEN’in başkanı oldu


PEN Yazarlar Derneği Genel Kurulu yapıldı. Zeynep Oral yeniden başkan seçildi.



PEN Yazarlar Derneği Genel Kurulu yapıldı. Zeynep Oral yeniden başkan seçildi. PEN Yazarlar Derneği Olağan Genel Kurulu 6 Ocak Cumartesi Metin Deniz’in ev sahipliğiyle İstanbul Beyoğlu Maya- Cüneyt Türel Sahnesi salonunda yapıldı. Genel kurul başlamadan önce Turhan Günay’a PEN Onur Ödülü sunuldu. Ödülü, TÜYAP Adana Kitap Fuarı’nda olan Günay’ın yerine kızı Elif Günay aldı. Öte yandan, on yıldır PEN sitesini yöneten şair Nihat Ateş’e bu düzenli özverisi için şükran plaketi verildi. Divan Kurulu Adnan Özyalçıner, Suca Dündar ve İlyas Orak’tan oluştu. Zeynep Oral’ın başkanlığındaki 2015- 17 yönetimi oybirliğiyle aklandı. Genel kurul sonrasında yapılan ilk yönetim kurulu toplantısında görev bölümü şöyle belirlendi:

Başkan: Zeynep Oral, İkinci Başkan: Halil İbrahim Özcan, Genel Sekreter: Tülin Dursun, Sayman: Zeynep Aliye, Uluslararası İlişkiler Sekreteri: Tarık Günersel, Üyeler: Haydar Ergülen, Sevin Okyay. Denetim Kurulu ise Zülfü Livaneli, Turan Parlak ve Ahmet Çakmak’tan; Onur Kurulu da Deniz Kavukçuoğlu, İnci Aral ve İkna Sarıaslan’dan oluşuyor. Hapisteki Yazarlar Komitesi Başkanı Halil İbrahim Özcan, Çeviri ve Dil Hakları Komitesi Başkanı Prof. Dr. Suat Karantay, Barış için Yazarlar Komitesi Başkanı Burhan Sönmez, Kadın Yazarlar Komitesi Başkanı Ulviye Alpay, Web Sitesi Editörü Nihat Ateş. Üç yıldır PEN ofisinde gönüllü emek veren PEN üyesi şair ve ressam Şen Çakır’a teşekkürle tüy kalem armağan edildi. PEN Genel Kurulu tutuklu yazar ve gazetecilerin serbest bırakılması ve OHAL’in bir an önce kaldırılması dilek ve talebi ile sona erdi.


cumhuriyet.com.tr



Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  zeynep oral 3.jpg
Görüntüleme: 155
Büyüklüğü:  34,1 KB (Kilobyte)  
Alıntı ile Cevapla
  #90  
Alt 03-04-2018, 23:47
tiryakinim tiryakinim isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 1.137
Standart

PEN Türkiye'den Ülkü Tamer açıklaması: Virgülün boynu bükük kaldı

Şair Ülkü Tamer'in yaşamını yitirmesiyle ilgili açıklama yapan Uluslararası Yazarlar Derneği PEN Türkiye, "Şiirin de, virgülün de boynu bükük kaldı" ifadelerini kullandı.



Muğla'nın Bodrum ilçesi Turgutreis Mahallesi'nde yaşamını sürdüren Tamer, geçirdiği rahatsızlık nedeniyle evinde yaşamını yitirdi.

Ülkü Tamer'in yaşamını yitirmesiyle ilgili PEN Türkiye'nin yaptığı yazılı açıklama şöyle:

Şiire virgülü eklemişti, şimdi bir virgül eksildi. Şiirin de, virgülün de boynu bükük kaldı. Ülkü Tamer. Virgülün şairi. Türkçenin çocuğu. Türkçenin gençlerinden. Çocukluğun Türkçesi.

Böyle bir alçakgönüllülük ancak virgülde bulunur. Şiirde, başka uğraşlarında, hayatta kendini şiirin bir parçası kıldı, virgül oldu.

Virgül, şakacıdır, şendir, kendini sıradanlaştırmayı bilendir, noktaya, ünleme, noktalı virgüle yol açar, yer verir, bazen ünlem, bazen üç nokta, bazen nokta, ama en çok da soru işareti yerine geçer Ülkü Tamer’in şiirinde. Boşluk şiire nasıl dahilse, virgül de şiirin bahçesindeki çocuktur.

Cemal Süreya ‘suçsuzluğun şiiri’ demişti Ülkü Tamer şiirine. Sanki Edip Cansever de “Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk/hiçbir yere gitmiyor” dizelerini biraz da Ülkü Tamer için yazmış gibidir.

Büyük şairlerin en genciydi her zaman, hep öyle kaldı. Antep’ten de, çocukluktan da fazla uzaklaşmamıştı. Oysa uzun boyu, mavi kanatlı kuşları, aklı bir karış havada şiirleriyle gökyüzüne en yakın oydu. Fakat çocukluk bu ya, hepsini gökyüzünde unuttu, şiirini de orada unuttu, kedilerin, atların arkadaşı oldu.

Nietzsche’nin felsefe için ‘şenbilgi’ demesine benzer bir biçimde, Ülkü Tamer için de şiir ‘şen söz’, ‘şen yazı’ sayılırdı.

Ülkü Tamer gitti. Attila İlhan’ın dizeleriyle “Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız” . Şimdi “Üşür ölüm bile”.

PEN Türkiye


cumhuriyet.com.tr



Eklenmiş Resmin önizlemesi
Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  ülkü tamer pen.jpg
Görüntüleme: 182
Büyüklüğü:  18,0 KB (Kilobyte)  
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 15:19


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum