Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Deneme Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #21  
Alt 28-06-2014, 09:52
mete kaynaroğlu mete kaynaroğlu isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 147
Standart

21/ 1

“... Ama kendime tek kişilik bir cemaat yaratıyorum...”

Diyor, Ertuğrul Özkök 4 mart 2007 tarihli Hürriyet’teki köşe yazısında...

Arkadaşının ona; “dindarlaşıyor musun?” diye sorduğu bir soruya cevap ararken yazıyor bunu...

“Kamusal alanda” din; bireysel inanç olarak tezahür eder ya da etmeli...

Kamusal alanda “cemaatlerin” katılımı olmaz...

Bunun da bir Cumhuriyet tanımı olduğunu göz ardı etmeyelim.


21 / 2

Geçen yılların birinde tv’de bir haber izlemiştim.

ABD’de bir hanımefendi, adı mı yoksa soyadı mı Güler tam hatırlayamadım bir hanım. Orada yani ABD’de de hemşirelik yapıyor. Türk- ABD dostluk vs ne adda ise derneklerden birisi bir toplantı düzenlemiş orada. Bu toplantının olduğu yerin tam karşısında yani caddenin öbür tarafında bir kısım, yalan olmasın ben diyeyim on-on beş siz diyiverin yirmi beş kişi “demonstrasyon” yapıyor. Yani sizin anlayacağınız; üç beş kıçı kırık levha “Böyle Türkiye olur mu?”, “Bize de yazık değil mi?” mealinden bir şeyler söylüyorlar.

ABD’deki vatandaşlık hakları bunlara o gösteri yapma hakkını veriyor. Kimse buna bir şey yapamaz niye? Çünkü orası ABD...

Peki bizim hanım vatandaşımız ne yapıyor?... Onlara doğru yürüyerek kavga ediyor... “Allah belanızı versin” diyor. “En büyük Türkiye” diyor... Ardında bir eğlence düzenlemişler... Adına Türk – Amerikan dostluğu demişler... Hep birlikte halk oyunları oynuyorlar. Baksanız oyuna, Karadeniz’den Horon deseniz horon değil... Dar bir salonda kısa paslar...

Şimdi bu hanımefendinin bir elinde Türk bayrağı, arkasına da dizilmiş kadınlı erkekli muhterem zevat; Onuncu Yıl marşını birlikte söylüyorlar, kamerada yakın plan çekiyor, şevke gelmişler ayaklarını vura vura yürüyorlar... Hatta hanımefendi ayağıyla, yere yumruk vurur gibi vuruyor ve de zevata marş söyletiyor... Kendinden geçmiş anlayacağınız... Dışarıda da düşman var tabii...

O bildik ilkokul müsamere törenleri ayarında... Allah’a emanet bir durum anlayacağınız...

Şimdi size ne söyleyeyim?

Bu Amerikan- Türk dostluğunun neme bir şey olduğunu mu? Ya da ABD’nin Kafkasya’daki kendine benzer hükümetler oluşturarak yaptıkları mücadeleleri mi? Petrol için Irak’taki akıl almaz cinayetlerin sebebini mi?... İran ya da Suriye’yi sürekli tehdidi altında tutmaya çalışmasını mı?... Bu bölgedeki etkinlik mücadelesi için Rusya Federasyonu ile kafa kafaya gelmelerini mi? Söylesem...

O yüzden Doğu Perinçek’in İsviçre mahkemelerinde yargılanmayı göze alarak Rusya arşivlerinden oldukça önemli sayıda belgeyi mahkemenin önüne koyarak bizzat AB’liğinde hak arama mücadelesini saygıyla karşılıyorum...

Bu tür dostluk derneklerinde bile, kendi kendimize yaptığımız şekli sığ “eğlence”leri yapıp karşı caddedeki yirmi kişiye babalanacaklarına AB’ğinin içlerinde, hatta tam göbeklerinde rasyonel aklın getirdiği hak arama mücadeleleri verilmesinin çoktan zamanı geldi de geçti bile...

Bu dostluk derneklerinin kerameti kendinden menkul “dostluk” kutlamalarına bakıp bize gülenler, sanırım Doğu Perinçek ve Talat Paşa Komitesinin yapmış olduğu mücadeleler karşısında ağızları çarpılmış olarak seyrediyorlardır.

Avrupa’da milyonlarca nüfusu sahip bir ülkenin çocuklarının maçtan maça gidip çığlık atmaları yerine, artık biraz da bu ülkenin hayati konularında ezik, süklüm püklüm duruşlarını değiştirmeleri ve Avrupa’dan getirdiğimiz cumhuriyetin aydınlanmacı yüzünü uygulamaya koyduğumuzun bilincinde hareket etmelerini bekliyoruz...



9.03.2007
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 09-08-2014, 11:03
mete kaynaroğlu mete kaynaroğlu isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 147
Standart

22 / 1

“Egemenlik milletindir...”

Demek ne demek sizce?...

Mesleksiz yığınla insanın olduğu bir toplumda, bu yığınların egemenliği söz konusu olur mu?..

22 / 2

Hatırlar mısınız bilmem? Geçenlerde televizyonlarda gösterilmişti, büyük bir mağazanın güvenlik elamanları küçük bir kız çocuğunu döverek “sorguluyorlardı.” Kız çocuğu ağlayarak; “Vallahi ben yapmadım amca, ben bir şey almadım” diyerek ağlıyordu. Küçücük parmak kadar çocuğun beyanına inanmıyorlardı anlayacağınız güvenlik elemanları.

22 / 3


“Adamın kanı donmuştu sanki. “Bu çocuktan ne istiyorlar ki?” dedi kendi kendine... “Bu daha minnacık bir çocuk.” İki adam, çocuğa: “Sen mi çaldın? Bak bize yalan söyleme.” diye soruyorlar bir yandan elleri ile küçük kızın yüzüne tokat atıyorlardı.

Eline inşaattan çıkma bir beşe on geçti. Hiç duraksamadan adamlardan birinin koluna sertçe vurdu. Ayakaltında böcek ezildiğinde çıkan ses gibi bir ses çıktı önce, ardından da sanki kuyruğuna basılmış bir hayvanınkine benzer çığlık duyuldu...”


Yazarın anlatmak istediği bir hikaye değildir aslında.

Bir öfkedir.

Bir acıdır, sevinçtir, kıskançlıktır, üzüntüdür, aşktır, sevgidir, koruma duygusudur...

Bu duyguları yaşamından alır. Anlatmak istediği de sadece budur. Bunu yazıya döküp bize anlatırken kendi düş dünyasındaki fırçaları kullanır. Bir tablo çizer ve kahramanlar yaratır.

Bizler ise “anlatıcıdan” bir hikâye dinlemiş oluruz.



23.03.2007
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 26-08-2014, 10:50
mete kaynaroğlu mete kaynaroğlu isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 147
Standart

23/ 1

Arı vız vız vız...

Arı vız vız vız...

Kim derdi ki bana; çocukken bu “ront” şarkılarını söylediğimde, bir gün arıların insan yaşamı içinde çok önemli bir yer tutacağını?...

Albert Einstein diyor ki: “Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanın sadece dört yıl ömrü kalır. Arı olmazsa döllenme, bitki, hayvan, insan olmaz.”

Şu sıralar başta ABD de olmak üzere birçok ülkede, nüfusunun yarısına yakın arılar aniden yok oluyormuş... Kabahati genç arıların “güdülerindeki” hata yapmaya bağlıyorlar.

Kıyamet dediğiniz nedir ki?

Her şey var olsun ama insan olmasın onun içinde...

İşte size kıyamet...


23 / 2

Nedense bana, obaya bey seçiyormuşuz hissi verdi bu sefer Cumhurbaşkanlığı seçimi...

Siz ne hissediyorsunuz?

23 / 3

Siz hiç çocuklarınızın bilgisayar oyunlarına şöyle alıcı gözle baktınız mı?

Nedir sizce insanların, insanlarla alıp vermediği dersiniz?

Bütün oyunların mantığı insanlarla, insanların mücadelesi, kavgası ve savaşı üzerine kurulmuş. Çocuklar; bu kavganın insanlarla değil, “canlı yaratıklarla” olduğunu söylüyorlar bana.

Oysa bu gezegende canlı varlıklara karşı insan soyunun kurduğu “egemenlik” avcı toplumu döneminde sonuçlandı. Bütün silah teknolojisi yenilenmesi ise, insan soyunun bir biri ile olan kavgası sonucunda gelişmektedir. Şu petrol için bazı merkezlerin oluşturduğu “savaş senaryolarına” bakar mısınız?

Nasıl bir yaratığız biz?

23 / 4

“Büyük balık küçük balığı yutar”

Ya da

“Doğada güçlü olan ayakta kalır”

Önermeleri doğadaki evrimin temel dinamikleri olarak sunulmasına karşın.

İnsanın toplumsal ilişkilerdeki evrilme sürecinin temel dinamikleri değildir.




8.04.2007
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 17-09-2014, 21:14
mete kaynaroğlu mete kaynaroğlu isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 147
Standart

24 / 1

Çoğu kez kendime sordum. “İnsan olmak ne demektir?” diye...

Bugünlerde ortaya bir gerçek çıkıyor. İnsan olmak iyi bir tüketici olmak demektir.

Ne kadar çok tüketirse insan o kadar çok insan olur.

24 / 2

Geçenlerde iş için gittiğim bir inşaatta bir mühendis ile karşılaştım.

İlkokulu okuduğu yıllarda, İstanbul’da gitmiş olduğu bir dini cemaat “okulunda” Atatürk’le ilgili son derece çirkin iftiralarda bulunulduğunu söyledi.

“Aklım karışmıştı” diyordu. Ve arkasından “ O gün karar verdim doksan beş yaşında ölen dedeme Atatürk’ü sormaya.”

Sormuş...

“Ve ben hala dedemin Atatürk’ü anlattığı biçimiyle tanırım onu ve şimdi onun bu ülke için ne kadar değerli olduğunu anlıyorum.”

24 / 3

Milyonlarca insanın bir araya gelerek birlikte bir durumdan şikâyeti yerine, binlerce insanın geleceğe yönelik bir şey istemesini daha doğru bulurum.

Kaldırın kafanızı bir bakın...

Gerçekten, geleceğe yönelik isteklerde bulunanların; toplum üzerindeki etkileri milyonlara rağmen daha güçlü değil mi?

Önemli olan değişimdir... Değişimi isteyen yol alır.

24 / 4

Uluslar arası 23 Nisan çocuk şenliğini büyük bir zevkle izliyorum.

Cumhuriyet nedir diye soruyorsanız işte cevabı burada yatar diyorum.

Başka ulusların bayrakları ile birlikte “Milli iradeyi” kutlamak.

Başka ulusların bayrakları ile ortak heyecanları paylaşmak. Karşılıklı ulusal kimliklere saygı duymak ve birlikte iş birliğini gerçekleştirmek.

İşte Cumhuriyet budur...



23.04.2207
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 21-10-2014, 21:29
mete kaynaroğlu mete kaynaroğlu isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 147
Standart

25 / 1

Gözümü dört açmış şu son günlerde yaşananları gözlüyor ve anlamaya çalışıyorum.

Siyaset denilen iş anlaşılan bir garip iş/imiş... Bir anda, üstte görünürken alta düşüveriyorsunuz.

Hayır!... Siyaset bu olmamalı.

25 / 2

Ama eğer bana “Siyaset sence nasıl olmalı?” diye sorarsanız.

İşte ben de o zaman “siyaset” yapmaya başlamış olacağım.

25 / 3

Berat Alanyalı, Reyhan Yıldırım ve İlkay Noylan’ın yayınlanmış öykü kitaplarını aldım.

Bu yazarlarla tanışma fırsatım oldu. Onları kutluyorum. Yazın hayatlarında da başarılar diliyorum.

Öykü dediğiniz şey; bir anlamda insanın “gönül penceresinden” bakmak demektir.

Kolay gelsin bu arkadaşlara. “Darısı bana da” desem çok şey istemiş mi olurum?...

25 / 4

Şu sıralar Mehmet Eroğlu’nun bir romanını okumaya başladım.

Adı: “Belleğin Kış Uykusu”

Yazarın beğendiği kısadan hisse bir alıntı cümle var. Kitabının başına koymuş. Şöyle diyor:

“Bir neden aramak, sevgiyi yok eder.
Sevilen her şeye bir anlam uydurmak, yalan söylemektir.”

Pascal Quingard

Pascal Quingard kimdir biliyor musunuz?...

Ben de bilmiyorum...

Peki Mehmet Eroğlu kimdir?...

Ben kendisini yeni tanıyacağım. İki romanını satın aldım.

Haydi hayırlısı!...



13.05.2007
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 00:29


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum