Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > İMZALAR > Şiir

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #31  
Alt 29-03-2009, 12:13
san_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
san_ san_ isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 2.130
Standart


Hepsi birden dökülür mü?

ölümsüz ve korunaksızlar için... sevgiyle şair.
eline sağlık!
__________________
ayaklar çırpınırken, dansediyor eller...
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 03-04-2009, 20:51
ogün kaymak ogün kaymak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 1.532
ogün kaymak - MSN üzeri Mesaj gönder ogün kaymak - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart

Al***305;nt***305;:
ogün kaymak Mesaj***305; g***246;ster


Kemençe İçin Prelüt



‘’ asmadan gel asmadan, fistan giyer basmadan ’’için,

hakikaten gazeteler yazmaz ihtiyaçtan bunu
şiirlerle vuruşarak, hayata son veren şairin
hazin sesi sıkışmıştır, dört duvarın arasında

poyrazla karışmış yüzü, eksiğinden sıvazlayın
güneyine üflediği nefesinde saklı pusu
doğaçlaması haz’rolda, sevdaya yatay bakışı

sanrıları eskimiştir denizsiz kalmış zamanın
taze kekik kokusuna – yanılın – al/dan/mayın
passız öksürüğüyle, kilitli sözünden aksar

sisli havada gözünü, çıkarır masaya koyar
iliksiz düğmesini, çözer bağrından mevsimin
kalem çekerek örtünür, pastel renklerine siyah

karalanmış deniz tadı, kayalıklarla bulutlu
kolbastı yangınında, ikişer delikanlı
kemençeyi terk-i diyar, gönüllerde bağlama

cazdan söküp üflüyorum prelüdü ortaya
bulutları kayalıklı, kapkara deniz tadında


Eliz edebiyat, sayı 4, nisan 2009
__________________
...
Şair dediğin nedir ki
Şair sıska bir gavvas
Gayb suyunda incisine uzanan
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 29-05-2009, 23:23
ogün kaymak ogün kaymak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 1.532
ogün kaymak - MSN üzeri Mesaj gönder ogün kaymak - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart

Sahilde

Şiir üzerine yazı yazmam istendi kıramayacağım bir dostum tarafından. Şiir üzerine yazı yazmayı ben de istedim, her zaman. Yazdığın yazı doğrudan şiirle ilintili olsun dedi, kıramayacağım dostum. Doğrudan şiirle ilintili olmayı o kadar çok istedim ki ben. Şair olacağıma şiir olmayı arzuladım, bitimsiz bir aşkla hem. Bir dizede açmayı ömrümün bütün sabahlarını.

Doğrudan şiirle ilintili yazı yazmam istenince, her dem yaptığımı yaptım. Bu gibi durumlarda en kısa yoldan kıyıya iner ve yüzüm denize dönük otururum. Öyle yaptım. Biraz da kumu eşeledim hem. Kum saatleri oluşturdum kendimce.

Kıpırtısız bir denize yüzünüzü dönemezsiniz. Gölet, göl ve içi su dolu bir kratere de. Onlara arkasını dönerek oturmalı insan, derim hep. Tıpkı şimdiki gibi, şimdi nasıl oturuyorsam yani. Peki, neden? Çünkü bu tür su parçalarının, doğanın bu katmanlarının, değişimden yana tavrı yoktur. Onlar, işlerini bitirmiş şeylerdir. Duraksamış ve daha çok gerilemiştirler. Akan zamanın kenarında oturup duraksamak gerilemektir. Onlar bunu bilmezler. Ben derim, gene bilmezler. Onlar gerileyerek ölümü beklerler. Ölümü bile usandıran bir duruştur bu çürüme. Gerilemeye övgü düzücülükse, gericiliktir. Şiir ne gerilemeyi karşılayabilir içinde, ne de gericiliği barındırır kenarında köşesinde. Şiir çürümeyendir, çürütülemeyendir.

Deniz, dalgalar, dalgalanmalar, bir bayrak gibi açılmalar göğe karşı.

Deniz, dalgacıklar, kabarcıklar, değişimin kışkırtılması, her sabahki uyanış notaları suyun ve suyu okşayan havanın.

Deniz, dalgalar ve her daim bu sevişmeye rahmini açan kıyı. Gel içimi doldur, gel doyur sevginle derinliğimi, gel içeyim sendeki dönüşüm aşkını diyerek ağzını suya dayayan kıyı.

Kısa, minik girdaplarından tutun da, fırtınaya esir düşmüş dev kabartılarına kadar; bütün deniz hareketleri binyıllar süren bir değişim çabasının irili ufaklı parçalarıdır. Durmasız bir emek, uykunun dibinde bile diri hayatla. Denizle şiirin, ölümle gölün kardeşliği bundandır. Göle bakan gök ölüdür. Tıpkı denize sokulan insanın şiir dolu diriliğinde olduğu gibi. Dalgalar kıyıyı örseler ve bir tesadüfe dönüştürürler. Dalgalar bir hayrete dönüştürürler karasal kenarı. Öylesine süreklidir ki bu tesadüfler, doğa kendini bir an Tanrı zanneder. Orada şiir araya girer doğaçlamalarıyla. Tabiatla rastlantıları barıştırır, sürekli. Tanrıyı yerine koyar, doğayı da renklerinde tutar tanrısal ahengin.

Salt kıyıyı mı değiştirir dalgalar? Hayır. O dalgalar ki havanın kabarcıklarını kırbaçlar. Kulak zarlarımızı gevşetip geren ses öbeklerine yarenlik ederler. Suyun dibini de devşirir dalgalar, suyun sessiz dibini de. Yalnızlığı derleyip toplarlar böylece. Şiir nasıl ki sözün ve dilin damağını örselerse. Şiir, dili damağından söküp alma isteğinden başka nedir ki? Yassılaşmış, devinimsiz kalmış bir lisanı; hallaçların edasıyla kabartıp yeniden şekillendiren, yeni önermelerle geleceğe bezeyen şiir. Bunları becermese, bunlara yeltenmese, şiir nedir ki bir başına? Şiir bunlar olmasa ölü bir sözden, durgun bir addan öteye geçebilir mi?

Şair şiirle hayata tutunur. Ama bu tutunma; hantal bir teknenin iskeleye bağlandığı kalın halat değil, uçurtmanın çocukla rüzgâr arasındaki ilişkisini diri tutan sicim gücünde ve inceliğinde olmalıdır. Her an püsür tutmaya açık, her an çözünmeye de.

Dalgalar kıyıyı döver ve oyar binyıllarla kayalıkları. O aşınmaz denen, o sarp denen, o berkliğiyle övünen kristal yoğunluklarını. Şiir de her yanı nasır tutmuş insanı örseler. Ta ki ayağa kalksın hayatı.


dize.mayıs 2009
__________________
...
Şair dediğin nedir ki
Şair sıska bir gavvas
Gayb suyunda incisine uzanan
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 04-09-2009, 14:15
ogün kaymak ogün kaymak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 1.532
ogün kaymak - MSN üzeri Mesaj gönder ogün kaymak - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart

Issız Diken*
Issız bir diken neye yararsa orda. Yağmuru sağmaktan, göğü gözetmekten – belki biraz dinlemekten havayı, sessiz bir tuştan başka neye dokunur ki kimsesiz parmakları? Gövdesini koruyor diken ıssız da kalsa.

Bütün sesleri indirdik kıyılara tarihten. Saydık sayıları; irkilmeden üstlerinden, kudretlerinden. Seksen dedik, yüz elli. Kimse demedi ki: Rakamları unut sayarken. Renkleri unut ve gör, kirpiklerimden. Rüzgârı unut, bana dokunduğun senelerce. Beni saf sev sen; renksiz, sayısız, rüzgârsız. Tarihten kıyılara inen sesler.

Zehrini boşaltmış avurduna, oturuyor sakin o üçgen. Öylece kalmış diyorlar – kalsın. Bütün durağanlığını şimdiye yaslamış, dimdik. Bak şemsiyesini açıyor, yürümeyi deniyor. Üstelik sokak isimlerini hiç bilmez. Önemsemiyor adların heybetini – bu belli. Unutkanlığına katıyor sokaklardan topladığı telaşsız tüm izleri. Güze dönüyor hep, ondaki zaman. Akıyor üçgenin kenarından.

Öne eğiliyor. Dikenden başka nedir ki eğimi? Bunu Tanrı umursuyor mu dediniz? Çünkü Tanrı sayar yedi ceddini her şeyin, geri. Ellerini oynatıyor, kollarının ucunda. Öne eğiliyor, evet. Yürümesi değişiyor ve o değişmeden yürüyor değişimi. Genlerine nakşedilmiş ıssızlık ve dikenliği. Eğildikçe öne, çoğalıyor sessizliği.

Bazen hep birlikte çözülürüz memelerimizden. Boranını terk ediyor yağmur. Geliyoruz bazen.

Sesini yataklara indiren metalimsi tat: Rotası ve sabahların uçağı. Onun en hüzünlü mürettebatı olabilir mi şu bizimki? Hayata başka ne anlatılır ki? Anlama beni – sakın ha – seyret. Batarım anlarsan eğer yüreğine, sessizce. Metal tadında uzanırız ikimizin derinliğine.

Şu an ıssızlığımı çizebilir misin göğe? Ey bulut! Güneşi ve gölgeleri ürkütmeden? Çizgilerle genişlerim.

Çiseleyen tin içinde yürüyen, kısa bir bahar ayıyım ben. Her şey burada sonlanıyor zaten önümde. Öfkeli bir zamanı yudumluyorum. İçim bulutlanıyor, hepinizle yüz yüzeyim. Yaz gelsin, sözsüzlüğe gideceğim.

Bir zaman çizgisi bıraktım serçe parmağına ey düş çocuğu! Uyandığında onu kullanmalısın. Kokla. Her şey iyileşecek o fark edişin ardından. Çünkü sen de herkes kadar: Acının şiddetiyle salt zamanın karnından. Ey düş çocuğu! Siciminle bağlan!



*kurşun kalem-sayı 1
__________________
...
Şair dediğin nedir ki
Şair sıska bir gavvas
Gayb suyunda incisine uzanan

Konu ogün kaymak tarafından (04-09-2009 Saat 18:27 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 04-09-2009, 18:29
ogün kaymak ogün kaymak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 1.532
ogün kaymak - MSN üzeri Mesaj gönder ogün kaymak - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart

Simsar*
Adını kuş simsarlarında sınardım ancak
Ölümsüzdün, korunaksız

Hepsi birden dökülür mü? Dökülsün kabukların
Dört bir yanından otlar
Toplanmışken kokusuyla tütsülerin
Karışırsa yürüyüş aksanlarımız için

Sen her şeye az diyorsun – pekâlâ
Balkon demirlerine astım, bıraktım
Bekle orda rüzgâr sana bir su taşıyacak
Küçük abecesini, bekle yangının

Kuş simsarlarında sınandım – ben de
Ellerinde tüyleri, hepsi isimsiz

Gocunmadım, sınandım, şimdi uzat yüzümü sil





* dize 167, eylül 2009
__________________
...
Şair dediğin nedir ki
Şair sıska bir gavvas
Gayb suyunda incisine uzanan
Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 05-09-2009, 13:56
ibuyukcebeci ibuyukcebeci isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 136
ibuyukcebeci - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

"Adını kuş simsarlarında sınardım ancak
Ölümsüzdün, korunaksız"

*
Çankırı'da sekiz-on yaşlarım. Rahmetli babaannemin yanında.
Evin bahçesine kalburdan bir tuzak kuruyorum. Biraz uzakta, elimde tuttuğum iple bekliyorum. Kalbura gelecek zavallı bir kuşu.
Hiçbir kuş gelmedi. İyi ki de gelmemiş.
Neden böyle bir şeyi istemişim? Çocuk aklı...
**
Şimdi duyuyorum ordan burdan. Av meraklısı şairler, ozanlar.
Türkü sevdalıları. Aklım almıyor.
"Everek Dağı" bozlağını işitmemiş olmalılar. Ya da "Ben de çıktım bir geyiğin avına..." türküsünü.

**
"Bekle orda rüzgâr sana bir su taşıyacak
Küçük abecesini, bekle yangının"

* * *

Hep aceleci, hep ürkek
hüzünlü bir gülümsemeyle izlediğimiz
bir serçe kuşudur aşk..

Sevgili Ogün,

Orta Anadolu abdallarının aksanıyla
bozlakların hazin sesiyle
turaçların kanadında uçurdum selamımı.
__________________
unutma, gözlerine mil çekilmiş incirkuşu\'nun şarkısını..
Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 06-09-2009, 18:58
ogün kaymak ogün kaymak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 1.532
ogün kaymak - MSN üzeri Mesaj gönder ogün kaymak - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart

eyvallah sevgili büyükcebeci..selamın yerine ulaştı sağ salim...
__________________
...
Şair dediğin nedir ki
Şair sıska bir gavvas
Gayb suyunda incisine uzanan
Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 01-11-2009, 12:00
ogün kaymak ogün kaymak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 1.532
ogün kaymak - MSN üzeri Mesaj gönder ogün kaymak - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart

Var Işık*


Her sabahın bir eskidir, saniyen ihtilal mi kokar
İhtimali parmağında – kırmızılarına mı uzar
İlmikleri içlerinden bozmak için var ışık

Koridoru geçiyorsun – üstün başın pencere
Pencereden d/üşüyorsun – uzağa ve sokağa
Sokaktaki adımların gölgelere alışkın
Kamburunda büyüyor mu, bakışındaki taşra

Caddeyi de geçtiydin – her şey mi eskilerin kadar

Şimdi bütün düğümlerde oynamayı bil ardışık
Atkılar neyine yetmez, artık üşüme
Girdaplı gırtlağında ne âlâ kusur

Uzun ve okunaksız bir ses, kaleminiz – siz okuyun
Elleriniz uzun zaman yazılmamış bir kitap

Her sabah yazısının yenisine yazgılı
Atkısını kilimlere atmak kadar var ışık


*Eliz Edebiyat (sayı 11,kasım 2009)

not:
dergideki baskıda -- imleri çıkmamış olup, aslı yukardaki gibidir...
__________________
...
Şair dediğin nedir ki
Şair sıska bir gavvas
Gayb suyunda incisine uzanan
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 01-11-2009, 12:02
ogün kaymak ogün kaymak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 1.532
ogün kaymak - MSN üzeri Mesaj gönder ogün kaymak - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart

Derinliğin Kaptanı*
Sakalını uzatıyor cam billurlarına doğru
Canı çok ama çok sıkkın bir kaptan
Deviriyor ağacını maviye, düşleri duru
Tütün bulup dip tarihin topraklarından, çekiyor
Damlasını yoruyor. O artık kızıl duman

Söyle kaptan! Kaç tebessümle geçer, bu bitkin hayat?
Canın sıkkın, biliyorum, üzülmüyorum
Üzülürsem artacak bun yüzlerimiz
Çekiyorum öylece ellerinden
Çekiyorum sınırsız maskesini yılların

Şimdiye yeşilsiz mi girdik – girelim zamanı kaptan
Bütün sonsuzlar eşittir ki birbirlerine
Bütün karıncalar eşittir ki çalışsın hayat
Bütün acılar değildir ve sondan bir öncekine
Yeşilsiziz evet, yazın sarı çizdikleriyle

Kaptan haydi! Tayfa tekne!
Rüzgâr kavranabilir mi bu kez kanatlarından?
Upuzun bir denizin eğri olasılığı
Müziği kaba dalgalı, renklerimiz desen öyle
Umut boşalır mı kaptan, boşluğun yedeğinde?
* kurşun kalem sayı 2
__________________
...
Şair dediğin nedir ki
Şair sıska bir gavvas
Gayb suyunda incisine uzanan
Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 10-02-2010, 11:00
ogün kaymak ogün kaymak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 1.532
ogün kaymak - MSN üzeri Mesaj gönder ogün kaymak - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart

Önce*


Peki, uykunu da alıp gel o zaman
Aşkın hükümsüz kaldığı o toprağı da
Bir çimen öbeği dâhi olamazsın orada

Bardağını boşalt arkadaş, doldur ki boşalt
Yüzünü yıkamadığın belli, sende kalmış rüzgârda
Sesini alçalt dostum, yükselt ki alçalt

Bütün aynaları saklarmış şu eski masaldaki meczup
Bütün yüzlerinden muzdarip belki
En sığ deniz neredeyse o sığda yaşar, avlarına sunarmış etini

Turuncuya boyamıştık yaz’ı, hem de fırçasız
Portakal bahçelerinde ah atlar sürmek
Taraklayıp gölgesini ayla yaldızın

Peki, matematiğini de alıp gel o zaman
Bir bir daha üçten büyük eden cetveli
Birden bir çıkınca sıfırdan büyük, sayıları bırak, sayıları bırak

Sana düz bir yazı yazarsam, sakla… O duvar o duvardan önce
*elizedebiyat ta yayınlandı...
__________________
...
Şair dediğin nedir ki
Şair sıska bir gavvas
Gayb suyunda incisine uzanan
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 03:52


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum