Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Hergüne Bir Şiir

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #11  
Alt 16-11-2005, 23:23
muki muki isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2005
Nerden: Netherlands
Mesajlar: 96
Standart

Şiir
Renk renk fısıltılar ve şarkılarla
Açıldı mı çiçeklerin masalı,
Tohumda aramalı sırrını tomurcuğun
Ve tohum, şairin kalbinde çatlamalı...

Şair, ağaçları anlatacaksa
Yeşil manzarayı ressama bırakmalı,
Köklerin ruhuna dalmalı şiir
Ki onlarda nice ormanlar saklı...

Bir deniz şiirinden dizeler yansımalı
Gemi bordolarına, direklerine,
Öyle yazılmalı ki, denizciler
Döğmelerle işlesinler bileklerine

Barışın şiiri söylenecekse
Ezgiler derlemeli aşklara dair,
Kutsal savaşların dizelerini
Kılıç döver gibi dövmeli şair..

Öpüşmeli sır dolu kelimelerle
Manalara hasret kalan dudaklar
Şiirin öylesi insanı bütün
Benliğini titreterek kucaklar...

Tanrısal bir haber gibi sarsmalı
Sade ruh'u değil siniri, teni;
Bir cennet meyvası olmalı şiir
Yaklaşır yaklaşmaz duymalı lezzetini
GÖKHAN EVLİYAOĞLU


__________________
Bir sürünün kusursuz bir üyesi olmak için ilk önce bir koyun olmak gerekir.
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 18-11-2005, 20:07
evin okçuoğlu
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />
BİR MEMLEKET İSTERİM



MEMLEKET İSTERİM
GÖK MAVİ, DAL YEŞİL, TARLA SARI OLSUN;
KUŞLARIN ÇİÇEKLERİN DİYARI OLSUN.

MEMLEKET İSTERİM
NE BAŞTA DERT NE GÖNÜLDE HASRET OLSUN;
KARDEŞ KAVGASINA BİR NİHAYET OLSUN.

MEMLEKET İSTERİM
NE ZENGİN FAKİR NE SEN BEN FARKI OLSUN;
KIŞ GÜNÜ HERKESİN EVİ BARKI OLSUN.

MEMLEKET İSTERİM
YAŞAMAK, SEVMEK GİBİ GÖNÜLDEN OLSUN;
OLURSA BİR ŞİKAYET ÖLÜMDEN OLSUN.


CAHİT SITKI TARANCI
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 19-11-2005, 09:39
Rengin Özesmi Rengin Özesmi isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 463
Standart



AKDENİZ ŞİİRLERİ

Sessizdi yeryüzü
Yeryüzünde biricik Akdeniz vardı
Akdenizde
Yalnız ikimiz

Beni seviyor musun, dedim,
Yumdu gözlerini uzaklığa,
Tam sorulacak an, diye gülümsedi,
tam sorulacak yer.
Fazıl Hüsnü Dağlarca


Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 19-11-2005, 22:25
esra saygı esra saygı isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 914
esra saygı - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

<TABLE id=HB_Mail_C***111;ntainer height="100%" cellSpacing=0 cellPadding=0 width="100%" border=0 UNABLE="***111;n">
<T>
<TR height="100%" width="100%" UNABLE="***111;n">
<TD id=HB_Focus_Element vAlign=top width="100%" background="" height=250 UNABLE="off">





HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM


Seni, anlatabilmek seni,
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni, anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmez,
Kahpe yalana.

Ardarda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.
Dışarda gürül-gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım
Bir o yana,
Bir bu yana...

Seni, bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamdan,
Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
Seni, anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...



AHMED ARİF

<DIV id=5 style=": 5; LEFT: 354px; WIDTH: 229px; : ; TOP: 5px; HEIGHT: 13px"></TD></TR>
<TR hb_tag="1" UNABLE="***111;n">
<TD style="FONT-SIZE: 1pt" height=1 UNABLE="***111;n">
<DIV id=hotbar_promo></TD></TR></T></TABLE>
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 21-11-2005, 12:53
evin okçuoğlu
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

<TABLE =Ms***111;normalTable style="MARGIN: auto 4.8pt; WIDTH: 80%; mso-cellspacing: 0cm; mso-table-lspace: 7.05pt; mso-table-rspace: 7.05pt; mso-table-anchor-vertical: margin; mso-table-anchor-horiz***111;ntal: margin; mso-table-left: center; mso-table-top: -45.4pt; mso-padding-alt: 0cm 0cm 0cm 0cm" cellSpacing=0 cellPadding=0 width="80%" align=left>
<T>
<TR style="mso-yfti-irow: 0">
<TD style="BORDER-RIGHT: #ece9d8; PADDING-RIGHT: 0cm; BORDER-TOP: #ece9d8; PADDING-LEFT: 0cm; PADDING-BOTTOM: 0cm; BORDER-LEFT: #ece9d8; PADDING-TOP: 0cm; BORDER-BOTTOM: #ece9d8; : transparent">
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
Gece leylak ve tomurcuk kokuyor
Yarali bir sahin ölmüs yüregim
Uy anam anam , Haziranda ölmek zor
Çalismisim on bes saat
Tükenmisim on bes saat
Yorulmusum , acikmisim,uyku samisim
Anama sovmus patron
Sikmisim dislerimi
Islikla söylemisim umutlarimi
Sicak bir ev özlemisim
Sicak bir yemek
Sicacik bir yatakta unutturan öpücükler
Çikmisim bir dalgadan, vurmusum sokaklara
Sokakta tank paleti
Sokakta düdük sesi
Sari sari yapraklarla dallarda
Insan iskeletleri

Gece leylak ve tomurcuk kokuyor
'Uyarina gelirse tepemde bir de çinar' demistin yillar önce
Demek ki on yil sonra
Demek ki sabah sabah
Demek ki manda gözü
Demek ki Sile bezi
Bir de melektir yüzü
Bir de saman sarisi
Bir de özlem kirmizisi
Demek ki göçtü usta
Kaldi yürek sizisi
Yillar var ter içinde tasidim ben bu yükü
Biraktim acinin alkislarina
Üç Haziran altmis üçü
Bir kirmizi gül dali egilmis üstüne
Bir kirmizi gül dali simdi uzakta
Oksar yanan alnini Nazim Ustanin
Bir kirmizi gül dali egilmis üstüne
Bir kirmizi gül dali simdi uzakta
Yatiyor oralarda
Bir eski gömütlükte
Yatiyor usta

Gece leylak ve tomurcuk kokuyor

Geçsem de gölgesinden tankalrin tomsonlarin
Suramda bir kus otuyor.
Haziran da ölmek zor...... <?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" /></TD></TR>
<TR style="mso-yfti-irow: 1">
<TD style="BORDER-RIGHT: #ece9d8; PADDING-RIGHT: 0cm; BORDER-TOP: #ece9d8; PADDING-LEFT: 0cm; PADDING-BOTTOM: 0cm; BORDER-LEFT: #ece9d8; PADDING-TOP: 0cm; BORDER-BOTTOM: #ece9d8; : transparent">
.</TD></TR>
<TR style="mso-yfti-irow: 2; mso-yfti-lastrow: yes">
<TD style="BORDER-RIGHT: #ece9d8; PADDING-RIGHT: 0cm; BORDER-TOP: #ece9d8; PADDING-LEFT: 0cm; PADDING-BOTTOM: 0cm; BORDER-LEFT: #ece9d8; PADDING-TOP: 0cm; BORDER-BOTTOM: #ece9d8; : transparent">
Hasan Hüseyin Korkmazgil </TD></TR></T></TABLE>
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 21-11-2005, 14:57
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart







<TABLE style="BORDER-COLLAPSE: collapse" borderColor=#111111 cellSpacing=0 cellPadding=0 width="95%">
<T>
<TR>
<TD vAlign=bottom>Kimi Sevsem Sensin
</TD>
<TD vAlign=right width=160></TD></TR></T></TABLE>
<DIV align=left>
<TABLE style="BORDER-COLLAPSE: collapse" borderColor=#111111 cellSpacing=0 cellPadding=0 width="100%">
<T>
<TR>
<TD width="100%">
<DIV align=right>
<TABLE style="BORDER-COLLAPSE: collapse" borderColor=#ff0000 cellPadding=0 width="95%">
<T>
<TR>
<TD vAlign=top>
<TABLE style="BORDER-COLLAPSE: collapse" borderColor=#111111 cellSpacing=0 cellPadding=0 width="100%">
<T>
<TR>
<TD align=left width="100%">her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
sarışın başladığım esmer bitiyor
anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
dudakları keskin kırmızı jilet
bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
kimi sevsem sensin / hayret
kapıların kapalı girilemiyor


kimi sevsem sensin / senden ibaret
hepsini senin adınla çağırıyorum
arkamdan şımarık gülüşüyorlar
getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
hani o sımsıcak iri çekirdekli
senin gibi vahşi öpüşüyorlar
kimi sevsem sensin / hayret
in misin cin misin anlamıyorum</TD></TR>
<TR>
<TD width="100%"></TD></TR>
<TR>
<TD align=left width="100%">
Attila İlhan
</TD></TR></T></TABLE></TD></TR></T></TABLE></TD></TR></T></TABLE>
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 21-11-2005, 15:52
Rengin Özesmi Rengin Özesmi isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 463
Standart



GÖĞE BAKMA DURAĞI
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım


Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım


Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım
TURGUT UYAR
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 24-11-2005, 00:04
esra saygı esra saygı isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 914
esra saygı - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

<TABLE id=HB_Mail_C***111;ntainer height="100%" cellSpacing=0 cellPadding=0 width="100%" border=0 UNABLE="***111;n">
<T>
<TR height="100%" width="100%" UNABLE="***111;n">
<TD id=HB_Focus_Element vAlign=top width="100%" background="" height=250 UNABLE="off">

AŞK
Bunca gün, ah, bunca gün
görmeyi seni böyle kırılgan, böyle yakın,
nasıl öderim, neyle öderim?

Uyandı kana susamış
ilkbaharı koruların,
çıkıyor tilkiler inlerinden
çiylerini içiyor yılanlar,
ve ben gidiyorum seninle yapraklarda
çamlar ve sessizlik arasında,
sorarark kendime nasıl, ne zaman
ödeyeceğim diye şu bahtımı

Bütün gördüklerim içinde
yalnız sensin hep görmek istediğim
dokunduğum her şey içinde
senin tenindir hep dokunmak istediğim:
seviyorum senin portakal kahkahanı
hoşlanıyorum uykudaki görüntünden

Ne yapmalıyım, sevgilim, sevdiceğim
bilmiyorum nasıl sever başkaları
eskiden nasıl severlerdi,
yaşıyorum, bakarak, severek seni,
aşk tabiatımdır benim

Her ikindi daha da hoşuma gidiyorsun.

Nerde o? Hep bunu soruyorum
kaybolduğunda gözlerin
Ne kadar geç kaldı! Düşünüp inciniyorum,
yoksul, aptal, kasvetli duyuyorum kendimi
geliyorsun sen, bir esintisin
şeftali ağaçlarından uçan.

Bu yüzden seviyorum seni, bu yüzden değil
o kadar neden var ki, o kadar az,
böyle olmalı aşk
kuşatan, genel
üzgün, müthiş,
bayraklarda donanmış, yaslı,
yıldızlar gibi çiçek açan,
bir öpüş kadar ölçüsüz.


Pablo Neruda
</TD></TR>
<TR hb_tag="1" UNABLE="***111;n">
<TD style="FONT-SIZE: 1pt" height=1 UNABLE="***111;n">
<DIV id=hotbar_promo></TD></TR></T></TABLE>
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 25-11-2005, 14:06
Rengin Özesmi Rengin Özesmi isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 463
Standart



edmond jabés

(1912 Kahire - 2 haziran 1991 Paris)<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />
Kahire'de doğdu. 1957 yılına kadar bu şehirde yaşadı. Aynı yıl, Yahudi oluşu yüzünden Kahire'den ayrılmak zorunda kaldı, 1967'de Fransız vatandaşlığına geçti. Max Jacob ile tanıştı ve uzun süre mektuplaştılar. Gerçeküstücülüğe yakındı fakat aynı harekete katılmıyordu. 1959 yılında 43'ten bu yana yazdığı şiirleri, aforizmaları bir kitapta topladı: je bâtis ma demeure. Tek şiir kitabım dediği bu kitaba daha sonradan iki şiir kitabı daha ekleyecekti: Récit ve La Mémoire et la Main. Ancak, Derrida ve Blanchot gibi düşünürleri Jabés'e iten, 1963'te yazmaya başladığı Kitap oldu. Sınıflandırılamayan, biricik bir eser. Tamamlandığında 15 ciltti: Sorular Kitabı (7 cilt), Benzerlikler Kitabı (3 cilt), Sınırlar Kitabı (4 cilt). Oysa ki, Sorular Kitabı'nın son cildi El, ya da Son Kitap'tı. Ama son kitap var mıydı?


UNUTUŞ DERSİ

"Sahiller uyuduğunda, deniz düştür, kitap unutuş."
Reb Ebad

"Çılgın, kaybettin bakışını.
Bir anda, unutuverdin."
Reb Némes

"Anasını ve babasını unuttu;
köyünü ve memleketini unuttu.
O zaman işte, bu tuhaf şey hasıl oldu:
ana ve baba bir büyük açık kapıya dönüştü;
köy ve memleket ise, sonsuz çıkış."


Ve Reb Abbadié dedi:

"Size gökleri inkâr eden insanın benzersiz hikâyesini
anlatacağım. Tanrı'nın sesi bazen görünmez bir gözdür. Gözün içinde
bir göz. Kör onu dost gözkapaklarının içinde, kendi düz evreninde
dinler. Her birimiz onu, görmenin değişik evrelerinde duyarız; çünkü
düşünce hep bakışlardan sonra gelir, uzun zaman dünyanın bir
kısmının bizden gizlenmiş olduğuna bizi inandırmış olan.
Görmek, sevmek benzer bir açlıktır. Her sınır yolun iç gecesi
için bir fitildir. Işıltılarla beslenen ölgün ışık.
Unutuş dersi denizin yıkık hafızasındadır. Tüm okyanus Kelâmın
içindedir; bitkin yüzücünün sözüne karışan tuz."

-Anlat bize, Reb Abbadié, gözleri inkâr eden insanın benzersiz
hikâyesini.
-Size, ağzın içindeki dil gibi, içteki Dışarı'dan söz edeceğim.

"Konuşuyorum ve evren, dikilmiş antenleriyle söze doğru geliyor
kabuğundan çıkmış bir salyangoz gibi."
(Yukel'in Günlüğü.)

Edmond Jabés


Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 25-11-2005, 14:06
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.855
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart




SON DEĞİLMİŞ;


EYLÜL YİNE


gong!


: 7.30
: saat ayarı!


çürümüş mürdüm eriklerine arılar üşüşmeden
iri dikenli güllere dokunuşunuz geçiyor şimşirlerin üstünden
sabahın beyazlığı hâlâ yaz, içimde dolanan
sizsiniz, yüzüme vuran aydınlık
kış ormanında bulduğum sıcak kulübe

içindeki vurgunla büyüyor sünger
sanırım siz, yazılmış tarihlere kaçan bir kraliçeydiniz
sonra yoktunuz çünkü; etek uçlarınızdan esen rüzgâr, üşümüş kumsal
tek kişilik tortu: telve ve karpuz çekirdekleri, gecenin uzunluğu
yol göstermiştim, mutfak camını zorlayan yusufçuğa
ölseniz ölürdüm, tazecikti kanatlarınız, yolunuz açık olsun


: 13.00
: ajans haberleri!


tırnaklarımın arasına dolan kullanılmamış günlerden önce
özgürlük meydanına sırtını dönmüş, önden kopçalı
iki mermer anıtın tülünü açarken hatırlıyorum parmaklarımı
yüzünüzü geçen serin akıntı boğmamıştı henüz sizi
ve cinayet yeri saymıyordunuz henüz göğüslerinizin ucunu
karşı kaldırım kadar uzaktı şehir; bomba tayyareleri, topçu ateşi
kadar uzaktı, İskenderiye’deki iki yüz ingiliz esir
bir düğüm daha atıyormuşum meğer düğümlerinizin üstüne
Ortaşark’tan tebliğler: ah, gözlerinize düşen çöl ve şehir tiyatrosu





: 22.00
: radyo salon orkestrası


buzlu bira, halis kahve, inhisar şarabı
sizi saadete götüren pudranın rengi ne
ve vadesiz varlığınızın sırrıEdited by: emre
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 20:44


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum