Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ANLIK YAZIM PAYLAŞIM > Şizofren Sarkaç / Dikkat Elinde Kalem Var

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 17-11-2008, 22:07
kürsüdeki deli kürsüdeki deli isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 38
Standart





Dikkat!!!!
kürsüde deli var...


Bu başlıkta küfretmek dışında her şeyi söyleyebilirsiniz.
Kimliğinizle söyleyemediklerinizi bu kürsüden söyleyebilirsiniz.

Buraya yazacaklar;

"kürsüdeki deli" kullanıcı adı dışında kullanıcı adı kullanamazlar.
kullanıcı şifresi de "deli" dir.


Diğer kullanıcılar konuşmayı yapanın kim olduğunubilmeyecekler, sadeceyöneticiler konuşmacının IP numarasını göreceklerdir.

Başka kullanıcı adıyla yazılanlar silinecektir.

İçinde küfür, hakaret, aşağılama, kişisel sataşma içeren konuşmalar arşive kaldırılacak ve yazarı hakkında İP numarasıylailgili makamlara suç duyurusu yapılacaktır.

(İP Nosu ve yazılan saatten yazıyı asanın kimliğine TELEKOM birkaç saniyede ulaşmakta, bilgileri savcılıklara aktarmaktadır. Sanalın dayanılmaz hafifliğine kapılarak küfredeceklerin bilgisine)


Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 17-11-2008, 22:09
kürsüdeki deli kürsüdeki deli isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 38
Standart



Artık bizim de bir kürsümüz var, haydi arkadaşlar.

Lütfen konuşması biten kürsüdeki su bardağını değiştirsin. Suyu dinleyicilerin üstüne serpmeyiniz lütfen. Bırakın o ince davranışlerı vekillerimiz mecliste yapsınlar...

Kürsü dokunulmazlığını bozmadan sirayla lütfen...


Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 22-11-2008, 01:02
kürsüdeki deli kürsüdeki deli isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 38
Standart




Sesim yankılanıyor yüreğimin vadilerinde, kanım Fırat gibi akıyor. Taşacak yer arıyor. Boğacak birini belki. Boğulacak bir yer, kim bilir? Avcılara sadece Ahmet Telli***8217;mi iz bırakır?
Öleceğimi bile bile izler bırakırım kar üstünde. Yakalasınlar beni de. Sırtıma saplı hançer ya da omzumda ok ne fark eder. Boğazımda kement, yada çırpındığım bir ağ.
Vursunlar beni, karın üzerine aksın kanım, hangi silah sessizlik yada sözsüzlük kadar acıtır canımı.
Sakın yaralı kalma! Öl! Avcıların merhametine sığınma sakın. Gözlerini bile kırpmadan bıçağı sürerler boynuna,gökten inecek bir koyun bekleme sakın. İsmail misin sen?


Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 22-11-2008, 09:29
kürsüdeki deli kürsüdeki deli isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 38
Standart




yoksa yusuf musun; kör kuyulardan kaç kez kurtulacaksın?
denizi düşün sen, sırlarınla bile yüzersin gökkuşağına...


Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 22-11-2008, 09:38
kürsüdeki deli kürsüdeki deli isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 38
Standart





sevgili deli kardeşlerim,
adamı deli etmeyin!... bu başlığa kendi adımızla girip yazmamız yassakk!...

yönetici, sen de adamı deli etme birader. kaldır şu yazıları. kürsüdeki deli kullanıcı adı dışında adla girenlerin yazısını hemen sil!..

siz akıllı kardeşlerim, kendi kullanıcı adınızla yazdıklarınız silinecek. en iyisi siz de bize katılın, bu başlığa yazacağınız zaman kürsüdeki deli kullanıcı adıyla giriş yapmalısınız. Şifresi deli unutmayın.


Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 22-11-2008, 09:58
kürsüdeki deli kürsüdeki deli isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 38
Standart




heyy!! anladık deli... gürültü yapma. bilirsin; "yerinde sayanlardır en çok gürültü yapanlar" diye bir söz etmiştir CENAP ŞAHABETTİN. uygunadım marş!!!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 30-11-2008, 20:58
kürsüdeki deli kürsüdeki deli isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 38
Standart

LEYL***8230;<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />
Göz göz kabaran
Delik deşik olan
Kırk yamalı bohçaya dönen
İçindeki karanlığı dışarı sızdıran
Masanın kırık ayağı
Ayağı kırık masanın üzerinde lekeli örtü
Lekeli örtünün üzerinde kurumuş leke
Lekenin, bakanda ve dokunanda uyandırdığı iğreti his
İsli bir gece lambası***8230;

MEYL
Yanan fitilin kokusu karışırken çocukluğuma, cin hikâyeleri anlatırdı babaannem.
Ay hiç olmadığı kadar büyük, yıldızlar saçlarıma değecek kadar yakın.
Serinliğin kokusu titrerdi burnumda, kısa kesilmiş kara saçlarım mı, gece mi daha kara?Umutların diriliğini yitirmeye başladığı günler değildi o günler. Kucağımda alaca kedimle her sabah yürüdüğümüz o dereye sadece bulutların gölgesi düşüyordu. Birde kengerlerin ve kuzukulaklarının yeşili. Bozkıra saçılıveriyordu utangaç seslerimiz. Düştükleri yerde çın çın ötüyordu. Sadece ikimiz varken bile utanıyorduk yaşamaktan. İnsan olmanın ilk koşulu utanmaktı. Kadın olmanın ilk koşulu da. Ne güzel utanıyorduk, kızarıyordu yanaklarımız, başlarımızı mahcubiyetle eğince önümüze, eteğimizin altına saklayınca bacaklarımızı edepli olduğumuz söylenmişti bize. Okulda bile tüm öğretmenler kızlara nasıl oturması gerektiğini öğretiyordu, bacaklarını ayırma sakın. Sıkı sıkı kapa. Yine de şanslısın sünnet edilmedin hiç olmazsa. Usta bir sünnetçinin elinden çıkan ustura ile sünnet edilmedin belki ama seni sahiplenen ve sevgilerini buna gerekçe gösterenler hadım etti ruhunun üreme organlarını. Yüreğinin çeşmelerini kuruttu. Sesinden kayalara çarpıp ışık ışık dağılan gülüşü yok ettiler.

ZEYL
Anımsarsın belki; yosunlu kayalara tükürüp taşla ve tükürükle ezdiğimiz yeşili, kına deyip avucumuza sürerdik. Yara gibi taşımaya o günlerde mi başladık varlığımızı? O günlerde mi utanca dönüştü kadınlığımız. Bol giysilerimizin gizlediği cılız vücutlarımızda büyümeye doğru her hamle, utancımızı keskinleştirip, yaramızı kanattı. O günlerden miras; utanç ve suçluluk. O günlerden beri sevmiyoruz kendimizi. Bizi sevsin değerli biri, o değerli birinin gözleri ile bakıp kendimize, onun gözleri ile görüp sevelim kendimizi. Belki bu sayede değerli kişilerin verdiği değer ile kendi kendimizi değerli hissetmeye başlarız. Oysa her değerli kişinin sevebileceği değerli başka kişiler vardır. Tükürük ve yosunu, taşla ezerek avucuna kına yakan, kısa-kara saçlı, kara bahtlı kızı kim sevsin. Otantik bir objedir o olsa olsa. Aaa ne ilginçtir. Anadolu***8217;da ne cevherler varmıştır. İçtendir, samimidir. Gülersiniz ilk önce. Hayvanat bahçesinde ilginç bir yaratık. Sirkte ki cambazdan pek farkı yoktur. Bulaşıklarla boğuşup cam silerken Cortazar düşünen, yemek yaparken Justine***8217;le konuşan, küfreden, utanmaz, arsız, gelişmiş ilkel bir yaratıktır bu kadın. Ne kadar okursa okusun hiçbir kitap ondaki ilkelliği gideremez. Genetik bir durumdur bu. O göçerlerin ruhunu genlerinde taşıyan yersiz yurtsuz biridir. Biriktirmeyi bile bilmez mesela. Acıları dışında gözyaşlarını bile biriktirmemiştir topraktan küçük bir şişede.
Çabuk bıkılıp usanılır ondan ve hiçbir açıklama yapma gereği bile duymadan, bir bahaneye sığınmadan kapatılır kapılar. Göçerlerin yerleşemeyen kızı yine kapı dışındadır. Bilmiyor ki o yerleşik dili. Akıllı olmayı bilmiyor. Kendini korumayı da!Uzayan tırnaklarını ciğerlerine saplayıp inliyor geceler boyu. Her yanlışı unutmak için yeni yanlışlara sığınıyor. Hiç kazanamayan bir kumarbaz gibi bu defa yaşamı üstüne oynuyor.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 03-12-2008, 21:19
kürsüdeki deli kürsüdeki deli isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 38
Standart




Deliler ikiye ayrılır;
Deli olduğunu bilecek kadar akıllı oalnlar.
Deli olduğunu bilmeyecek kadar akıldan olanlar.

Ben şık 1 denim, ya siz

alkışlayın ülen




Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 09-12-2008, 16:03
kürsüdeki deli kürsüdeki deli isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 38
Standart



Kes/Meeeeeeeee

kesme kurban olayım beni bu bayram
her yıl yaşanmasın böyle kanlı bir dram
beslenme zincirinin üst halkası ben olsam
insanların kurban edilmesine asla kıyamam


kesme bitmez günahın beni boğazlayarak
yaratanın naciz kanıma ihtiyacı mi olacak
kendin öde günahlarının kefaretini ancak
tanrı canımı almanın hesabını sizden soracak


kesme kurban olayım bitsin artık bu vahşet
fakirin kursağına düşmüyor etimden et
en büyük sürü sahibi İbrahim***8217;di elbet
bu bilinse bitecek çağdışı kalmış cehalet


Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 13-12-2008, 21:06
kürsüdeki deli kürsüdeki deli isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 38
Standart


Sayfa sayfa roman
Lütfen normaller okumasın

Ninem bana neden manyak dedi

Sayfa 1

Ninemin göz göze geldiği balıklar gözlerini kaçırıyordu. Taze olup olmadıklarını anlayamadı. Sesine iki avuç dolusu merak ekleyerek sordu, "Taze mi bunlar? Bir yudum suyu avurtları arasında tenis topu gibi bir o yana bir bu yana gezdirdikten sonra bardağı kürsünün küpeştesine özenle yerleştirdi."Canlı canlıııı, canlı bunlar." Konuşmayı izleyenlerin hoşuna gidebilir diye düşündü. Suyu yutar yutmaz herksi bir yutkunmadır tuttu, yutkunmasesi gezindi kentin üstünde. Biraz daha cesaretlenerek parmağı ile dürttü balıkları. "Herkes dikkat etsin, dondurmasını üzerine damlatmasın." dedi, kürsüdeki adam. Arkalardan bir ses "Deliler özgürdür, Kısa kes!" diye gürledi. Sesin geldiği tarafa baktı kürsüdeki adam,gözü tavan arasından süzülen güneş ışınlarının içindeki arı seslerine takıldı. Böyle gür bir sesin geçeceği kadar geniş yollar yoktu. Sonra "Canlı bunlar, canlı bunlar."sesini yakaladı ve tozlu kitap raflarından çıkardığıkitabın arasına koydu.Balıkları inceleyenninem sorusuna yanıt alamayınca mırıldandı."Ben de canlıyım ama taze değilim." Eli yüzü makina yağıyla pembeleşinceye kadar kızartılmış çırak, önlüğündeki tedavülden kaldırılmış sözcükleri ön sırada oturanların üzerine serperek...

devam edecek

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 13:54


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum