Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Şiir Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #81  
Alt 04-06-2012, 22:54
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

Anto'ya Mektup



Anto'ya..



söyle Anto!, sen söyle bana bir nehri içerken
gecesini düşüren telaşlı kadınların gözlerini
eme eme
yana yana
susa susa
kaç daha kan damlar buramdan,


sen konuş Anto!, bir tek sen konuş benimle
çünkü boğazıma kadar kelime soyuldum
ve hiçbir sıfat açıklayamıyor kalbimi
kemiklerim bile sıkılıyor etimden, ruhumdan
en ücra köşene bırak beni Anto!

bu akşam aşk kelime olarak kalsın Anto
nasılsa her kelime yutkundukça biter
susuşun sularında bir çocuk boynunu çitiler
öp izi bir tiren rayında söner, soğuk yanar mumlar.


gaipten gülüşler duyarsın memleketinden
oysa halkı kadar yoksul bir yüzün vardır artık
Anto, benim duygularımı yağmaladılar!
sen beni kurtar Anto
sen beni kurtlar kapanı
sanan masalara meze etme, ay da üşür sondan!

ezberlemek,
kalbe ve beyne dayatmadır
bu şiiri ve seni ezberlemek zorundayım affet Anto!


bir sehpayım bir bacağımı kırdılar
ağzım bir sehpa yani Anto bunu bil
ondan dengesiz konuşuyorum uzun zamandır,
kusura bakma Anto!
sen böyle gecelerde yalnız gözbebeklerime bak
bırak sokaktaki çamurları
yalın ayaklı güzelliği
sert sunumları
beni tut Anto, yoksa üzüleceğim
üzüldüğümde cehennem oluyorum sakın Anto!


Anto, sana bildiğim her şeyi öğreteceğim
yeter ki beni öp!
ıslağında durulanayım kavgacı zamanların
bir çiçek vereyim
bir ilaç daha alayım sessizlikten
bir kadına daha pardon diyeyim lütfen
sevdiğim için bile çok kendimden


sen yaranı da alıp tanrınla omuz omuza yürürken
ben gecenin altını kıstım
mumları söndürdüm perdeleri yaktım
şaşkınlığına eğilen bir gül yaprağı gibi
suyuna dokundum Anto
benim başka gidebileceğim bir denizim yok
kaldır beni Anto
çünkü bu hayatı kaldırma kuvvetim artık yok!


bazen bir resime bakar gibi
otururmuşsun kendi içinde boş bir masaya
sen benim sandalyem ol Anto
kedi gibi sevgi aradığımda
sıcak yuvam ol, işten eve erken gelen ölümüm ol
iş dediysem anla beni Anto!
ev dediysem öp beni Anto!


bazı kadınlar diye ayrıştırıldığında hüzün
bazı adamlar diye tutulduğunda kadeh
sen kırık bir cam ol
bat güneşin yırttığı ufka kadar
bat batabildiğin yere kadar
ama bir tek sen bat bana Anto!


insan bazen kendini tekrarlarmış
ayna karşısında unutmasın diye
sen benim ihmâle kalan yanımsın Anto!

insanlar senin için birini içinden silemiyorken
güzel bir bahaneyle
seni kalplerinden silebiliyor, anla Anto!

seni ezberledim Anto,
n'olur affet, bu şiirden çıkarken de
sesimi tanrıya bırakıyorum, senin tanrına
onu lütfen al Anto!




Payanda
Alıntı ile Cevapla
  #82  
Alt 07-06-2012, 18:12
ezheri ezheri isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 175
Standart Not

Bu şiir getdikce gözelleşir,bu bentlerden okumağı daha gözel

sen yaranı da alıp tanrınla omuz omuza yürürken
ben gecenin altını kıstım
mumları söndürdüm perdeleri yaktım
şaşkınlığına eğilen bir gül yaprağı gibi
suyuna dokundum Anto
benim başka gidebileceğim bir denizim yok
kaldır beni Anto
çünkü bu hayatı kaldırma kuvvetim artık yok!


bazen bir resime bakar gibi
otururmuşsun kendi içinde boş bir masaya
sen benim sandalyem ol Anto
kedi gibi sevgi aradığımda
sıcak yuvam ol, işten eve erken gelen ölümüm ol
iş dediysem anla beni Anto!
ev dediysem öp beni Anto!


bazı kadınlar diye ayrıştırıldığında hüzün
bazı adamlar diye tutulduğunda kadeh
sen kırık bir cam ol
bat güneşin yırttığı ufka kadar
bat batabildiğin yere kadar
ama bir tek sen bat bana Anto!


insan bazen kendini tekrarlarmış
ayna karşısında unutmasın diye
sen benim ihmâle kalan yanımsın Anto!

insanlar senin için birini içinden silemiyorken
güzel bir bahaneyle
seni kalplerinden silebiliyor, anla Anto!

seni ezberledim Anto,
n'olur affet, bu şiirden çıkarken de
sesimi tanrıya bırakıyorum, senin tanrına
onu lütfen al Anto!




Payanda



şunlardan önceki bentlerde elbette güzel şiirle var am samimi söyliyorum husus şiirin ill bentleri. payndandanın Performansından düşük bir performans,sanki Payanda şiirin ilk bentlerinde şiir tarzını deişmek istemiş,sonra peşman gibi olmuş vü kendi Tonuna dönmek istemiş,sağol Payanda,bu şiirin de yeterince güzel satirlara sahib
Alıntı ile Cevapla
  #83  
Alt 08-06-2012, 15:59
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

Siz sağ olun efendim, dediklerinize katılıyorum ve o bağlamda sanırım bir düşüş, bir çıkış olmuş. Bu ilginiz beni çok mutlu ediyor. Yapıcı yorumlarınızı bekliyorum her dâim. Sevgi ve selamlarımla.
Alıntı ile Cevapla
  #84  
Alt 08-06-2012, 16:02
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

Odelsi'ye Mektup



Odelsi'ye...



zamanın bir yerinde flüt çalan Odelsi
kaygan bir geceden sesleniyor
ağaçlardan kekre ıslık sesleri,
ama Odelsi,
aklın merdivenlerine çıkarken
birinden kalan tortuyu hiç unutamazsın
ama Odelsi,
dünya- kenef ya da gayya dediğim
garip çocuksuluk- görüntüsü öyle
bembeyaz, pesbeyaz, pekayaz


sinirlerini aldırdığın günden beri bakışında
sakat bir deli yürüyor, seni tanıyamıyorum
ile
tanımlayamıyorum arası bir yerdeyim
biliyorum Odelsi, biliyorum
zamanın bir yerinde oturmuş beni bekliyorsun
ama ben bir hatıra olmaya geldim dünya'ya
bunu bilmiyorsun


gel sen kalçaları güzel olan bir şiir ol
ben söz sanatları,
seni tamamlayayım, seni aktarayım
seni anlatayım ama kimseye sunmayayım
ben çok eskimiş, işinden emekli olmayı bekleyen
bir tiyatro perdesiyim
sen perdeyi kapatıp açan kişi
sen jestimi unuttuğum bir hayat
sen kilitli repliğim
sen benim ölü noktam Odelsi
bir gecenin furi kalkışları bu dudakların
birbirine çarptıkça kapılar sarsılıyor büsbütün



sırları dökülmüş bir aynayla gel bana Odelsi,
o değil de saati soruşuna farklı bir cevabım yok
neden anlamamazlıktan geliyorsun
yoksa akrep nereye kaçar bu gözlerden?
yoksa yelkovan ne doldurabilir bir günden?
yırt beni Odelsi,
tersten okunan bir mektup gibi başla rüyama
uyandığımda sen olayım


kulağın, cinsel organ olduğunu ilk benden öğrendin
sana öyle güzel şeyler fısıldadım ki
sen sessizliği ilk defa benimle reddettin- bir tanrı edâsıyla
yağmura kızdın, saçlarını bozan her şeye kızdın
sen hayata kızdın Odelsi, çünkü sana kızmayı
kızınca çok tatlı olduğun anlarda ben anlattım
anladın beni Odelsi, sen beni alladın.


ben bu hayattan eski bir tanıdığa bakıp çıkacaktım
uzun zamandır yanlış yağmurlardayım Odelsi
gel suyum ol, gel ak bana
gel ayağıma kadar heyecan
ayağıma kadar aşk, yani ayağıma kadar ak ölüm
Ödelsi, ben öldüm
sen çiçeklerimi sula akşamı boya
tatsız çocuklara şeker ol
ben olamadım sen şair ol Odelsi

zamana inanmadığımdan beri
yeni bir şarap değilim belki
ama sen beni üzüm gör, hor görme Odelsi
gözlerinde bir ev tutuşuyor görüyorum
gözlerimde masalar devrilmiş, gör Odelsi
beni bir tek sen gör, ıslak imzalardan
bir alıntım ol, sen beni taklit et Odelsi
aynada yalnızca beni gör, sırları alınmış aynalarda


zamanın bir yerinde ıslık çalan Odelsi
sana kaygan bir geceden sesleniyorum
benim ol! benim öl!



Payanda
Alıntı ile Cevapla
  #85  
Alt 12-06-2012, 23:10
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

Mahallede Çok Konuşan Kuş



bütün şarkıları içtim
ölümü avuçlayarak geliyorum sana

sen sesimi tanrıdan beri tanırsın
yani yabancı değilim dudağının basamaklarına
ve kaldırım taşları arasına doluşan toza toprağa.

kırılacağım, çiçekler es veriyor çocukluğuma
ben seni düşen tansiyonum, telaşım gibi
yokluğunu alıştırıyorum nabzıma

ve paniklemiyor değilim gözlerindeki ev yangınlarına
ilk önce parmaklar kurtarılmalı diyorum
sonra gönderilmemiş mektuplar.

bildiğim bir şey varsa o da sensin, ve
çıkarken bütün şarkıları içip öyle dalmalı sokağa
yarmalı kalabalığı, yalınlığı
söylemeli birkaç şey daha
ama peynir ekmek gibi gidiyor burada hava
ve ses tellerine konan kuşları besleyemiyorum
artık, beni lütfen anla


sana yorgunluğumu demledim yıllarca
bekletmeli yerlerde gün dağılırmış
uyku hapları dik tutarmış yalnızlığı
ve kavranırmış ıslık
çok uzaklardan, derinlerden geliyorsa
biri bizi aşka çağırır
biri bizi aşka dâvet eder
masadaki çiçek hâlimizden anlıyorsa


sen dert etme
annenin mezar taşından geri alırız adını
türlü şakalar yaparız bu boktan hayata
esneyerek dolaşırız bütün zahmetleri
kuru iftiralar atarız gülüşmelere
ayırırız pirinci de taştan
sevdayı akıldan ayırdığımız gibi


şimdi sana imlâsı bozuk bir mektup yazsam
ve baksam gözlerinle kendime
ve ondan
kalbimde isli bir cinayet gösterisi!




Payanda
Alıntı ile Cevapla
  #86  
Alt 12-06-2012, 23:11
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

Sevişmeler Rafları



o yazın durduğu yerde göl
adımlarında kuş cıvıltıları, nasıl unuturum
asıl bu yağmur sönüklüğü yüzümde
çingenelerin sol ayağındayım.

duyuların zangocudur o sert rüzgâr
tiril tiril bir kurulumun asiliğinde
balkonda yarım kadeh yalnızlık hep olur
senin için ezberlediğim bu şarkı
bir yerleri dokunur, gözkapağında çamur.

yalnız, bu şehirde yürürken üstünü üstüme dök
süt olsun kediciliğime, siyah olmasınlar
günah bilmesinler, sevap demesinler
sana ben bir ikindi suçu olacağım
her saate baktığında gölgemi gör diye.


yoksa denizleri anlatmaya kulacım yok
ve essiz sonsuzluklara yürümeye bacağım
adını mırıldanarak süzülüyorum
yüzümde aynı sönüklüğün karışımı
ben seviştikçe güzelim
ben seviştikçe
ben sevişince, ah arkadaşım!




Payanda
Alıntı ile Cevapla
  #87  
Alt 25-06-2012, 10:46
Habibe Habibe isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 290
Standart

Merhaba sevgili Payanda...

Bu sayfada tam demlik, gönle dokunan imgeler buluyorum ama her nedense, şiirlerin bazılarında özensizlikle karşılaşıyorum... gelişine yazılmış ve ya şiirlerinizde genel bir havada seslenişler olmasa çok çok daha keyifle okunur diye düşünüyorum...

Kaleminiz daim olsun, saygı ile...
__________________
...

ve buruk bir gülümseme atarım şiire,
derinden bir sürgün soluğum tükenir.


Habibe E. Ağaçdelen
Alıntı ile Cevapla
  #88  
Alt 05-08-2012, 04:50
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

Öncelikle teşekkür ederim efendim, eleştiriniz için. Olumlu ve olumsuz olur eleştiriler. Ki bu ilginiz, olumlu ya da olumsuz dahi olsa, benim için gayet olumlu. Şöyle söylemem gerekiyor bilmeyenlere, paylaştığım çoğu şiir (bir mazeret değil ama) en az altı ay öncesine ait. Ki yılları geçenler de var. Ve asla gelişine değil, ha tabiî bazı şiirlerimi dışkı olarak adlandırıyorum, bu onun çirkinliği veya özensizliğinden değil. Atıp bırakma eylemi, o atılmış hâline daha çok tamah ettiğim şiirleri öyle bırakıyorum, onlar özensiz gelmiş olabilir. Ama yine de yorumunuzu dikkâte alıp, belli kısımlarda katılarak, teşekkür ediyorum. Sevgim ve saygımla: Geceniz olsun.
Alıntı ile Cevapla
  #89  
Alt 05-08-2012, 04:51
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

Sen Sus Allah Duymasın


tarıyorum üç karış aklım ve saat kaç ayna buğu
yol yoğru, dil doğru, küs koynu
bir çekip alır gibi kılı böyle kolay olamadı duygum

sert kayalarda beklermiş allah
biri düşer diye
ve dua ettiğimizde sağ gözüyle alır
sol gözüyle tartar biçer
ağzıyla onaylarmış hüznü
ben bir orospunun çiğnediği sakız kokusuyum yalnızca
aşağılık yağmurlardan geliyorum senden kovulmak için

ey cennet'in çekilmez sabahları
bir gülümseme not aldığımdan mıdır bilemiyorum
geceler böyle devrik sanki üç ölü hep yaralı
korkma sakın
yalnızlığı anladım, sana da anlatırım

çekmecede döllü bir suç
bakışlarını kestirmiş keskin bir bıçak
yaralıyor ağzımı, susmaktayım hülyalardan beri
kendimi kendime anlatırken ocakta unuttum aklımı
kaynadı, yandı ve söndü tekrar küllerimi alkışladım
avuçladım yalnızlığı, sana da avuçlatırım
hatırlatırım rüzgâr esince bir şey mutlaka düşerdi
üşenirdi kıvrılıp yatmak için deniz
kaimdi sevişmeler
tansığını bulunca inanılası gelmeyen büyük yeminler
merhaba diyen çiçeği de dün dövdüler
çünkü selamun aleykum denmeliydi vazoya
hemen girer girmez
bu cenaze evi, bu hapshane
kandırırdı çocukluğunu unutan elleri
kafesinin gölgesinden korkan kuşum
salmayın beni bir içre bir diri

yıldızlara bakıp elini tutan bu tanrının
faldan anlamayan gözleriydi
dudaklarım!

Sana her şeyi bir gün baştan anlatırım.


Payanda
Alıntı ile Cevapla
  #90  
Alt 05-08-2012, 04:53
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

Vurdum Kahırdan Elma


ben bir kadın sevdim, o o bir film o sıra yönetmenler de
küsmüşler babasına ve neresinden uyuyor yarasa bunu anlatmalı çocuklara
değirmenlerin bir saçtan ötesi tanrıdır, her insan kendine israftır zati
suyuz biz, hangi cihana devrilir ki uykumuz
duyumuzda cıgara tutumu ve kir töre
bırak bıçaklar sussun yaralar konuşsun bir süre
kuş vakitler inde.

ben bir sonbahar dalında kendimi unuttum
kalktım bin kere marc chagall renkleri sandım soyulmuş'u
Niçe'nin tarlasında sabahları, kırk kere maşallah mağarasında
az yedim, bildiğimi kuruttum. delilik ve bilgeliktir gölge
ister inanın, istemeden inanın. zaten yaşarken bunu yaptınız hep
ama sorarım saati soran nehre ne demeli
hangi yöne bakarken hacim, vacip midir şimdi bu yaptığımız
göz göze gelirken üç beş nöbetinde sevişmeğe
kaykılın ve saklayın içinizdeki tutarsız hainliği
bir gayya bulun atın zaten orasısın içre.

galip gelen zerdüşt müdür
yoksa hatm ettirilmiş göğe mi solungaç takılacak
ağzı sarmaşık kokan evlerin kiremitlerinde
mavi çocuklar da uyuyacak. siz ister inanın istemeden inanın
o maviler ki bir kuş kadar baba
bir oğlan kadar yeni bakınıyor sevdaya.
olan denizlere de oldu olacak.

örümceğin ödevidir
dünya'nın sonu böyle gelecek
kara siyah örümcek nâzımları mı kesecek
örümceğin görevidir
dünya'nın sonu böyle gelecek
her taraf unutulmuş haznesi ve dayanağı
çetelemi yalnızca ölenler bilir ve bilecek.

şimdi kim diyebilir çizdim üç kere ihaneti
ve ağıt tuttum her meridyende
günah çıkarttım sevap çıkarttım bir duruş çıkarttım içimden
hani kim dese, kim kime kimdir mes'elesi var ya
var yahu var
bir zarın kaç geleceğini düşünmek yerine
zarı teke indir be Har
makasın kendini keseceği tutmuş
perşembeden gelen ekmeğin derdi ekmek derdi
yoğrulmak derin bir ninnidir
ister inanın istemeden inanın
ben seviyorum allah'ı allah da beni keser
bu şiire yağarsa ezber
siz fundamentalist çağlasında kitap mı yıkadınız
yapmayın
mavi dolacak suçlara
ve kuru dürtü basarken mezarları
kargalar alkış tutacak

ben hep bir kadın sevdim zaten
ben hep bir adam
ben hepten bir çocuk
ben hepten gölge
kime ne'se!




Payanda
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 20:49


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum