Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Şiir Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #61  
Alt 03-02-2012, 22:45
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

Miraz




bütün bildiğim bu, dedi bir ses
oysa benim mirasım bu yazdıklarım
hiç doğmayacak çocuklara
kefeni mavi bulutlara
Gecekondularda kaldım
evim uzaktır gelmeyin
bakışım sarhoştur
cismimden bir tanrı belki çıkar.
Yağmurun kırıntılarını toplamaya
gideriz ellerin izin verirse
Aşk konuşur biz susarız berdevam
ve davadır gözlerinin toprağına sinmek
her gece, güne kendini sirkelemek
zordur adın bir ölümden çekinerek
Sevgili dağ
sana da uğrayacağım çocuklarım yeşerince!



Payanda
Alıntı ile Cevapla
  #62  
Alt 10-02-2012, 19:55
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

Kabuklu





hayatın kabuğunu soyalım, nasıl erketeleniyorsa
gün, gece de öyledir. sesimizi kısalım mum ışığına
yaklaşıp yüzümüze tekrar ordan gülümseyelim
bak akşam saçlarını uzatmış, sert bir delikanlı
olmuş, zaman. kiracımız tanrı
bugün bizden aşk istemiş. verelim biz de adresimizi
yabancı sevişmelere, hiç durmadan.


kalk söndür tenimi, rüzgâr silsilesi ardımızca
yakışırken burnumuzun üstüne bir ölü örtüsü
kar tanelerini sayalım hep durduğumuz
çocukluğumuzun yolundan. babamız geç dönsün
annemiz genç ölsün. yine olduğu gibi
keder ve kader tekrardan. bak bana,
tırnaklarını yiyen acemî bir bulut gibi
yıkılsın üzerimize gergin yağmurlar.


yüzümün mazgallarında ağrımış bir gün
gibi duruyor şükran, yemeğin acısı
yetişme telaşı, tiren avcu kalıplarıyla
imge koy tabağıma, özlensin saçmalamam.
cinayetse kanın örneği, iki yürekten çıksın
biri bizi tıksın içeri, her şeyin dışında kaldığımızdan.


hayatın kabuğunu soyalım, yiyelim onu
ölümümüz henüz soğmadan. dur
kış kaldı alnımızda, süpürsün onu
yaşlı bir deli orman! aşk kurumadan.
tekrar edelim tekrar tekrar
aşk kurumadan, aşk kurumadan, aşk kurumadan!





Payanda
Alıntı ile Cevapla
  #63  
Alt 10-02-2012, 19:56
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

Ayraç



bir karanfil'e ve bir his'e...


beni sevmediğini hissettiğimde dünya henüz çocuktu;
balıklar yeni yeşeriyordu göğe,
ıslak kurabiyeler almıştın gittiğin köyden
dağın canı sıkılınca biri ölürdü.
hatırlatırım "kurşun sıksan geçmez geceden!"


yeşilin özel bir koleksiyonunu tutan parkam,
kaprisli yağmurlara benzerdi sokağa indiğimde;
pejmürde ağıtlar duyulurdu avcumda-n
bir dua işlerdim oyama isa ederdi tövbe
gel gece, yine gel gece!


rembetiko çalınır, söylenir marşlar
kaçtığın binalar seni tekrar yaralar,
fırtınada kayığını unutmuşsundur rüyanda
sahte bir masal çocuklar ölürken başlar!


beni gömdüğünüz yere yine git:
kediler olsun harçlığın, babandan yürüttüğün!
elleri cebine koy, n'olur üşütme sakın
ben bir fincan içinde fal bakıyorum,
fal bana bakıyor, bu durumda elbet ben Allah'a inanıyorum!


seç bakalım hangi gün senin;
çarşaflarda kızıl şafak, bekâreti bir masum gelinciğin
ağaçları kırmaya da gidelim,
biz hep kırıldığımız yerlere gidelim.
bir saat söyleyelim evdekilere
öldük diye haber salalım bir daha geri dönmeyelim!


beni sevmediğini hissettiğimde dünya henüz çocuktu!
uzat ellerini lütfen, uzat (ve kapat gözlerimi)
bir karanfili kokladığını görmeyeyim!






Payanda
Alıntı ile Cevapla
  #64  
Alt 27-02-2012, 16:33
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

Bekleyiş Takısı



bir gün ayaklar söyleyecek bu şiiri
soğuk akşamlar, gri kaldırımlar ve sonuçsuz melekler
şekerinin erimesini beklerken sütlü çocuklar
kediler söyleyecek, durgunluklar
acılar ve nehirsiz anılar söyleyecek


telaşlandım, kahvem soğudu
dünya soğudu, kurudu boğazımda şarkılar
onların bir günahı yoktu oysa
onların bin günahı yoktu
ev sevmedi bu günü, perdeler ağlamama ses etmedi
içerledi sadece öldüğümü ölüm gecesi
çünkü erkendi, vakitsizdi telaşım


şımaracak bir yakın dostum elbet
ay üflemeden yemez güneşi elbet
hatıralar bir bıçağın sırtında uyumaz elbet
geceler böyle devrik yürümez elbet
kafiyeler böyle uyumsuz elbet
tekrarlamalar tekrarlamalara kalır elbet



kargalandım, göğüm unuttu beni
martılandım, dalgalarda yüzüm eylemi
saçlandım, örümcek ağlarında nöbeti
suslandım, gün aşırı gecikti


gözlerini görsem diyorum ne çıkar
hangimiz güzelliğimizi bir çiçekte unutmadık ki
allah allah sorsam ne gelir
hangimiz bir ilaçtan sonra şöyle bir uzanmadık ki
sokaklar diyorum ne tutar
hangimiz kanı görmek için beklemedik ki
satrançta zar mu tutulur söyleyin


bir gün yıldızlar söyleyecek bu şiiri
yalın vapurlar, derin demli çaylar, ıslıksız ışıklar
sönük mumlar, ahlar vahlar, geceyiş takısı
rembetikolar, sanışlar, sanıklar söyleyecekler
bilsen ki diyorum bilsen ki ne zaman

cehennemde bile bu kadar beklemedim seni




Payanda
Alıntı ile Cevapla
  #65  
Alt 28-02-2012, 19:56
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

Söyleyemem Bir



senin solgun günlerine nasıl konmuşsa bir papatya
benim de var bir bildiğim sona sakladığım tek mısra
hayatın çamurlarında ürüdük büyüdük söyle soran olursa
çekiç gibi vurduk kalplere kalbimizi
çivice aklımızla


sevgi nedir diye soracak olursan --- ıhı söylemem
bir paris'te dolaşıyorum bir bildiğin çapa'da
bir yorgan ıslatıyorum bir yastık
merhametmiş ahaha --- bu ara sahiden çok moda


gemici düğümü atsam sana gelsen hele
günler güne günler perşembe --- sobe
ses tellerinde farjad farid çığlığın buğulu ve bu - amentü lahit


kapris mi, yağmur yapar şehrin sımsıcak vücudunda
plaklar kondurulur gövdeye döner durur yalar biri
bir kadın oluyorum bildiğin bir erkek
bir adam ıslatıyorum bir adam
ceplerimde hüzün yağ hahaha --- rüzgarın karnında döner durur bilerek


saçlarım olabilir
suçum
suyum
denizim
enginim
dengim
rengim
tengrim
ve bozuk saat kalbim
yanlış yollara sev beni

belki ürpertim bu kadarcık...
---hadi ama hadi, ruhumu alsana hadi!






Payanda
Alıntı ile Cevapla
  #66  
Alt 02-03-2012, 19:41
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

Parlak Kuyu






gün gelecek saçlarında gezilmemiş ülke bırakmayacağım
adın diyorum ne hoş sanki bir güvercinin parmaklarından
süzülmüş yeni yetme bir yağmur haberi
evler sonuna kadar dolmuşsa açılacak bir kapı elbet
saplı duran elmaya bıçağın yüzüdür yarım
seslenirse balkonda bir güneş
perdeler yalım perdeler yalım


elbiselerini asmışsın birinci basamağa
kanatılmış senin de nefesin ondan biliyorsun sarhoşluğu
yoksa sana göre değil dünya
lokomotifler eşliğinde maske foya
kapanmış ellerinle saklı kalmış suretin
bir basamak daha kalmıştı aşka gûya


çocukların oyunlarından döndüğünde
küçük bir dönmedolap
ahşap evlerde mum susturulmuştur bir sevişmeye
tam ortasında oturuyorum zamanın
varsa da yoksa da daralıyor uykuna
tanrı böyle saatlerde sıhatler olsun der
gözlerini yeni kestirmiş eski bir hatıraya


kaç canlı daha göreceğim omzunda
kaç yasa daha çıkar göğsünden
bir ot bile bitmiyorsa korkularında
seslenirse suskunluğuyla sahte bir duman odaya
bari bana sen inan beni bana için inan
hiçbir zaman zar tutmadım hayata!





Payanda
Alıntı ile Cevapla
  #67  
Alt 02-03-2012, 19:42
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

Adını Sen Koy Sokağı



bir karanfil'in gönlünden ne koparsa'dan geliyoruz
yağmur çivisiyle çökmüşüz çarmıhımıza: sevda
kanlı kelimelerin kopan tırnaklarını topluyoruz yerde
fışkırıyor şüheda! denizler, sırtlamış bütün martıları
simitler kapış kapış yürüyor Ortaköy taraflarında


çay molası bir cinin arzuhâli ürkütürken
madamsız bir sevişmenin ön yükü
sonbahar bembeyaz bir örtü korkuya
camdan dışarıyı seyreden bariz bir kelebek sordu: sevda
akşamın iniltilerinden uyandım bir keren rüyan olmaya!
gözlerinin camını sıktım, çıktın baktın
kovaladığın günler, güzel yüzler, basit çocuklar
hemen hemen hepsi, hepsi orada!


bir kâbiliyet'in eylemsizliğinden ne tutarsa'dan geliyoruz
şarkımızı çalıyor Nada, esmer gülüşler ardına
tek bir gitarı var kaşının ortasında ay'dan çalma
simsiyah karga'lardan kanıyoruz bir peynir olmaya
dostluk, korkuluk, trabzan ve boya
hemen hemen hepsi, ayna aslında!


şansımız yaver giderse, yağız bir intihar sözü olacağım
şiirlerim tiksintiyle bakınılan bir şey bile olursa
tastamamım, gidebilirim bacaklarımdan tüy gibi alınacaksa
hayat, zamanın varoş çocukluğu
bir bakirenin kızıl gözyaşı, yeni bir gelinliğin
susmalar caddesine telaşlı bakışı
biz bir sevilme'nin tembelliğinden ne çıkarsa'dan geliyoruz


elin oğlunu mu terbiye edeceksin
ilk sen gömül, toprağını eşele hükmün
kaynayan bir yanardağsa kalbin
elbet kıyılarında tutma eteklerini gezen bir türün
insan, tanrı kırması bir ego hâlivakti yerindeyse orada
çeker vurur alır şeytan dahi tutanaklarını



ben bir geçmiş'in türevinden ne solursa'dan geliyorum
dölleyemiyorum duygularımın zaruri rahmini!






Payanda
Alıntı ile Cevapla
  #68  
Alt 04-04-2012, 18:01
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

Mavi, Ketum ve Deniz




mavi ketum bir deniz
seni aldığında saçların ne renkti, onu hatırla
dalgalarında kıranlarında marlarında martılarında
fenalaşmış bir gün ağrısı gibi tutunduğunda
seni bir yerlerden tanımaya hazır rüzgârlar olacaktır


mavi ketum bir deniz
makyajını aynaya bakmadan yapan kadınlardır
vurguladığım sevişmelerde incelikli sıfatlar
yatağın yönü değişiyor ne zaman gülümseseler
bir bacağım daha olsa diyorum
yol bu kadar yorulmasa benden


mavi ketum bir deniz
içkim dün geceden beri bitmiyor
zamanı delerek geçtiğimde kaknüs
bir vicdan haritasında arattırdım kendimi
öç almadım, kin duymadım, renk aramadım
pastel boyalı yüzlerinde bir hatıranın


mavi ketum bir deniz
annemin gözleri dökülüyor
babamın başında ölüm ayinleri
körlükler görüyorum suçlarla büyüyorum
daha yeni çıkmışım bir yelkenin kanadından
çay ve simit kokusuyla
yeni bir ân olmaya


mavi ketum bir deniz
sıyrıldığın yalanlardan kesik kesik öpüldüğünde
bir gecenin yanağında sabahlayacaksın
biliyorum
sen seni oracıkta terk ederken
parmaklarımla çenemi kapatarak oturduğumu
hep hatırla diye
bir gamzenin kalabalığında unutulacağım


mavi, ketum ve deniz beni böyle bilin
son bakışın ayracındayım



Payanda
Alıntı ile Cevapla
  #69  
Alt 04-04-2012, 18:02
Payanda Payanda isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2010
Mesajlar: 100
Standart

portakal renginde kaç kadın



portakal renginde göğüsleri vardı
bunu ben kurgulamadım
yeşil giyerdi siyah gibi
kırmızı öpüşürdü beyaz gibi
suçlanınca sergüzeştliğinde bir patika bulurdu
oradan hemen uzaklaşırdı
gövdemin haritasını ezbere bilir gibi


saçlarını dağıtan bir tek o değildi
tarardı saçlarını sabaha yakın
gecelerine sutyen takardım
çözerdim
ağı elimde kalırdı
yemi dudaklarımda
kanı üşürdü
emilen boynumda
birkaç kelime dışında sevmezdi hiç şiiri


basit tırnaklarında ayırdığı hayat
bacaklarından kumlu ezgilerin yayıldığını
en iyi ölüm bilirdi
gözlerine bir misafir oldunuz mu
buyur ederdi
etmesine de
yalımdı çelimdi sevimsizdi
bir tek elleri vardı hatırladığım
yumuşattığı
gayelerin telaşlandırdığı
bir kapı kilidi
gibi


ona döndüm
odaya döndüm
ayna gerçekçiydi
ilk defa yüzümü inceledi
ve sabahladığı geceliği inceden delindi
terliklerini kenara koydu
yağmura çıktı
topuklu ayakkabılarında bir pikap sesi
ağır adamların seviştiği her hâlinden belliydi


yaz gelirken yanına bir dost al artık
çünkü günahı yok burkulmanın
içinde lavların yükseldiği lehli dağların
kor günlerinde bir e geçirmek zordur
aşk gelirken yanına bir yalnızlık al artık
çünkü buralarda bedeli yok sonsuzluğa yürümenin
bu yüzdendir
hesap çabuk ödetilir
tutulan ilk lades yeminse
kin üretmek emirdir


sana döndüm
dünya'ya döndüm
ayna sevinçliydi
ilk defa rengini inceledim
ve sessizce ahulu söyledim:

yatağıma girdiğinde kaç kadındın
birtürlü bilemedim!




Payanda
Alıntı ile Cevapla
  #70  
Alt 04-04-2012, 18:16
ezheri ezheri isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 175
Standart Not

Al***305;nt***305;:
Payanda Mesaj***305; g***246;ster
portakal renginde kaç kadın



portakal renginde göğüsleri vardı
bunu ben kurgulamadım
yeşil giyerdi siyah gibi
kırmızı öpüşürdü beyaz gibi
suçlanınca sergüzeştliğinde bir patika bulurdu
oradan hemen uzaklaşırdı
gövdemin haritasını ezbere bilir gibi


saçlarını dağıtan bir tek o değildi
tarardı saçlarını sabaha yakın
gecelerine sutyen takardım
çözerdim
ağı elimde kalırdı
yemi dudaklarımda
kanı üşürdü
emilen boynumda
birkaç kelime dışında sevmezdi hiç şiiri


basit tırnaklarında ayırdığı hayat
bacaklarından kumlu ezgilerin yayıldığını
en iyi ölüm bilirdi
gözlerine bir misafir oldunuz mu
buyur ederdi
etmesine de
yalımdı çelimdi sevimsizdi
bir tek elleri vardı hatırladığım
yumuşattığı
gayelerin telaşlandırdığı
bir kapı kilidi
gibi


ona döndüm
odaya döndüm
ayna gerçekçiydi
ilk defa yüzümü inceledi
ve sabahladığı geceliği inceden delindi
terliklerini kenara koydu
yağmura çıktı
topuklu ayakkabılarında bir pikap sesi
ağır adamların seviştiği her hâlinden belliydi


yaz gelirken yanına bir dost al artık
çünkü günahı yok burkulmanın
içinde lavların yükseldiği lehli dağların
kor günlerinde bir e geçirmek zordur
aşk gelirken yanına bir yalnızlık al artık
çünkü buralarda bedeli yok sonsuzluğa yürümenin
bu yüzdendir
hesap çabuk ödetilir
tutulan ilk lades yeminse
kin üretmek emirdir


sana döndüm
dünya'ya döndüm
ayna sevinçliydi
ilk defa rengini inceledim
ve sessizce ahulu söyledim:

yatağıma girdiğinde kaç kadındın
birtürlü bilemedim!




Payanda
Boyalarla Ilgilendiyin bölümleri ve şu satri: ayna sevinçliydi fazla sevdim
şu satrınharika:yatağıma girdiğinde kaç kadındın
birtürlü bilemedim!
bu herkesin aklında kalır

şiirin ortalarında sıkıldım biraz,bu günümüzdeki bütün okurların sabirsiliğindan da ola bilir,şiirinin parçalardan oluşmuş ve ilişgileri var,dediyim satirlar bütün başka satirlarını kölgede bırakır,sen şurada bir ya iki bomba koymuşsun,sağol
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 15:42


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum