Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #21  
Alt 15-08-2007, 23:22
Gül Uğur Gül Uğur isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.838
Standart

BİR KENTİ YAŞAMAK

Bir kenti yaşamak
ona boyun eğmektir-
sözleşmesiz, anlaşmasız-,
ne derse tek tek yapacaksın,
düşünmeden, direnmeden.

Yabancıysan
ve gezgin değilsen
"bir kent yeter" diyeceksin,
"tek bir ölüm";
boğazına oturmuş olan
bir bardak su isteyen.

Boyun eğeceksin yolcu!
bir köle gibi tıpkı,
anlamak için belki,
nedir mutluluğu bir tutsağın?

Özdemir İnce

Konu suece tarafından (07-07-2009 Saat 23:23 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 30-09-2007, 21:17
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



Dâüssıla


1
hoşçakal şehrim, şehrim hoşçakal
tüyübitmedik sevincim, tohuma kaçmış hezeyânım
bir yağmur damlasına sığınmaya çalışarak
kirden ve nemden örülmüş bir yatağa
sinen yıllarım, oğlum, yalnızlığım
bir metrekarelik alanlarda göçebe olarak
aynı yüzler, aynı kinler, sonsuz kıskançlıklar
içilen biranın buğusu parmak uçlarımda


ayak basılmamış toprağım, dürülmüş göğüm
yüzü karanlık bir kalabalık
parmak basma ve bastırma yetkim
üstgeçitler kurup, altgeçitlerde titreyen devrimci ruhum
devletimin gri yüzü, bu kadar...
bu kadarsa ayrılıklarla örülsün yünüm
ankara, anakarası yaşamadım, diyebildiğim her şeyin
yine de hoşçakal şehrim, şehrim hoşçakal
sevgilin, oğlun, şairin... nankörün olayım.


2
dönerim belki bir gün, papazın bağı'nda martıların uçuştuğu bir gün
oltamı kuğulu park'ta unuttuğum bir gün
belki oğlum beni babalar günü'nde hatırlar
sevinirim, akasya kokularına bürünürüm
neyin meşhur? hiç de nankör olmadıydım bu kadar
bellerğimin apışarasında oyuncak bir bentderesi maketi gibi kaldın
salavat getirdi çıkrıkçılar yokuşu'n...


istanbul'da bu moda: her şey küçük harfle başlar
özellikle yer adları artık özel değildir
devrimin evrildiği yerde bunu nasıl anlamadım
kamudan yarattığım rengi gavurlara resmettirdim
bol sıfırlı resmi plâkalar iliştirdim cüzdanıma
devletim gülümsedi derin derin
konur sokak'ta engürü kahvesinde nihat'ın ıstakasının tam ortasına düştü
ben sıfırın altına düştüm, herkes ağladı


çocuk sordu, sordu piç kurusu:
- bu şiirde niye hiç büyük harf kullanmadın?
- istanbulin giyindim, kendimden soyundum
belki bir gün anadan üryan, babadan isyan alır
bir gün yürür, gider, adam olurum...


3
hoşçakal şehrim, şehrim hoşçakal
an kara tahtım, yan kara yüzüm, son kara yolculuğum
beni artık gökler, denizler paklar
kâğıtlara dar gelen kalemler, kalemleri boğan kusmuklar
nedir ki, neye varır ki, nereye varır dur'um, durağım
seyrelir içimde rengini unuttuğum bir su
bir şeyleri kaldırır kaldırır oturturum
belleğimdeki tek kırıntı bu, ötesi serum
her şeye varım, kabûsu türki, kâmusû ölüm
ama o su, ama o suda olmasa
bilmezler ki o zaman, anlamaz ki zaman
bir hızar sesi kulak diplerimi ovalar


hoşçakal şehrim, asıl şimdi, artık şimdi hoşçakal
dünya hâlâ dönüyormuş- öyle diyorlar...


Ahmet Erhan
Öküz Dergisi Temmuz 2001 sayısı
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 21-07-2008, 20:22
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



ŞEHİR


memnun edilecek gözü kara ıstırap
o, terliği kopmuş evine koşan çocuk
kız rüyalar dolaşırmış sokakları, yırtık
akrep beslenirmiş, yelkovan taş kafalı
on iki düğmeli uslanmaz vakit.
gecesi sevilecek, takvimden düşülecek
koşun! ayakları var, kafası kopmuş
sabahları incecik, saçları kesilmiş
mavi ispirto içmiş mevsimler dirilecek.



esmer bebekler bir avuç ateş kurusu
serum şişelemiş ölüm biriktirmiş hep
ortasından geçmiş soruların bu şehir.
neresinden girsem, bir yemin bilsem
silsem zamanı, ağzından güldürsem***8230;
arap saçı, çamaşır sakızı ve buzdan
yapılmış kadınlar***8230; dişleri yalan.
geri gönderilecek yağan yağmurlar
silecek yazgıyı, temizleyecek kiri
yeni çocuklar yapacak sudan yeni
baş aşağı çalkalanacak yürekleri
dar sokaklarda sakin adamlar gezecek.


Sadık YAŞAR
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 01-09-2008, 20:46
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



İki Kent


Dizlerinde kalırsın bir akşam vakti
Soluklarına uğrarsın, kısılmış gözlerine
Geçersin geçersin geçersin
Gökteki tek yıldızdan üşüyerek.


Görüyorsun değil mi
Ne kadar inceldi kent
Nerdeyse şuracıktan
Ansızın bir kent daha görünecek.


Bak işte, duyuyor musun
Öpüldün bırakıldın sanki
Bir değil iki türlü senin de soluğun.


Edip Cansever
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 02-09-2008, 14:44
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



KENT DÜELLOSU


aşk işgüzardır, söz de...


tozlanmış bir filika gibi Zaman'ın koynunda
nereye yakışsam çamaşırcı kadınlara kıskanç
tornacı bir meyhanede bıraktığım akşamlar!
alkışlar kendiliğinden sarhoştu tüm ayakaltılara
onlar da taşıyorlardır bir şeyleri bir ötekine
kimsesiz romanlarda... aylak fırtınaları... sıska yalnızlıklara


kim bir ayı bunalttı sorusuz bir çocuk kadar
bir çocuk kadar kim çalabilir yüzümüzü
buruşturulabilir bir merdivenden kuşkulanan ne
öylesi bir alışkanlığın nasılına karışmayan


ben çiçek adlarından sözlük yaptım harami kaçışlara
siz de siz de bir saksıya gömün aşkınızı
daralan yollardır gündelik aldanışlarımıza
ben çarşaflara teyellenmiş gururlara düşmanım
bir iç çekişin hesabı yapılmaz
söz işgüzardır, aşk da...


neden hâlâ yırtılmaya eğimli bir gömlek isteriz
ve koşulsuz sevişiriz argosu eksik kadınlarla


(Me'cene, 1995; Kent Düellosu, 1996)
Altay Ömer ERDOĞAN
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 03-09-2008, 13:58
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



GÖÇMÜŞ BİR KENT İÇİN SONNET


bir kent, ayaklanmış, yürüyor sana doğru;
onbinlerce yalnızlık... eprimiş ama kesif;
aynalar aynalardan ürker olmuşken, soru
şu: ***8216;ben neden, biraz tuhaf, benden daha obsessif
bir aynaya epeydir adamışım kendimi? ***8221;
çılgın şey! Israrla beni izliyor ama,
kaçırsam da yüzümü... faydasız... bir yüz imi
var onun yüzeyinde, hep orada... dâima! ..
süslü su kesimiyken şimdi yeşil ve batık
bir geçmişin ağır, yaldızlı iskeleti;
bulaşıcı bir gemi ya da bin yıldır atık
bir yaz... orda duruyor işte, akşamları eğreti


bir tenha yüz geziyor çoktan göçmüş o kenti;
belleğim... aynalara sır olan bir çökelti...


HİLMİ YAVUZ
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 04-09-2008, 14:51
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



KENTTE GÜZ


İşte kent, alan ve evler
ve işte saçları boğum boğum belikli kızlar
rüzgârlar tutkular gülücükler yuva yaparlar her boğumda


Mevsim güzdür


Yukarda bir yerde gizlenir güneş
bulutların içinde
tıpkı bir pençe gibi bir atın yüreğinde.


Jan SKACEL
Çeviren : Özdemir İNCE
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 22-09-2008, 17:11
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



Bu Şehrin Işıkları

Şehrin bütün pencereleri yandı
Sofralar kurulmuştur her evde şimdi.
Sofralar ki,insanlar oturur yığın yığın
Sofralar ki, çatal-kaşık sesleri dolu...


Şehrin bütün pencereleri yandı
Herkes kendi kaderini yaşar yeniden.
Ben de kendi kaderimi yazarım...
Işığı sönük küçük odamda...


Anne diyebilen insanlar vardır.
Yavrum diyebilen kadınlar dolaşır bu odalarda.
Karanlıklar annem benim...
Yavrusuyum gecelerin...


Şehrin bütün pencereleri yandı...
Kimi örgü örer, kimi fal bakar
Benim fakir evimin penceresinden
Tanımadığım bir hayal bakar...


Anneler! okşamayın çocuğunuzu...
Benim annem çok uzaklarda.
İçimde bir damar koptu sanırım.
Kapayın pencerelerinizi kardeş insanlar
Neş'enizi kıskanırım...

Şemsi Belli
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 28-09-2008, 19:45
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



BU AŞK, BU ŞEHİR, BU KEDER


1.
hoşça kal ayak izim
serseri sokaklarda
hoşça kal
kendine bir başka
gökyüzü büyüten
kardeşim
gece feneri
hoşçakal kal çaldığım
Islık
söylediğim türkü
doludizgin karlarda.
hoşça kal
annemin
yüzü
hep beyaz yaşmaklı
sırı dökülmüş bir yalnız
aynada.
hoşça kal
dolunayın
altında
ıhlamur ağaçlarına
kazıdığım
şey
hoşça kal uzaklarda yanan
anızların parıltısı hoşça kal.


2.
bir gün gelecek bu gün de
bir anı olacak nasılsa
oturduğumuz bu masa
bu kum saati, bu rüzgar, bu eski
komodin
bu kırık
sandalye
bu kelepir yürek
bu aşk
nasılsa.


3.
hoşça kal ayak izim
serseri sokaklarda
hoşça kal
yarım kalmış
duvar yazıları
hoşça kal
bir gün gelecek
akacak yeraltı suları
hoşça kal
yakut, bezirgan, gön
hoşça kal eski zaman
aktarları
gidiyorum
bu şehri bu yağmuru
bu düşleri
bu aşkı bu kavgayı bu kederi
size bırakarak.



BEHÇET AYSAN
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 20-10-2008, 21:42
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



HAYDİ GÜLE GÜLE GÜLÜM


Haydi güle gülü gülüm
haydi güle güle
Hani ağlamak yoktu?
Ağlama kızım,
gözüne batacak sürmelerin.
Taksiye bindin işte,
işte hapishanesinde yattığım şehrin
geçiyorsun içinden.
Şöför belki ben yaşta bir adam
dikiz aynasından bakıyor sana
anlıyor bu güzel kadının ağlamasını.
Belki onunda içerde yatanı vardır,
belki tanır beni, belki kendiside bizdendir.
Biliyorum:
Demirlerden seyrettiğim bu şehir
kaplıcalar
türbeler
ipek fabrikaları ve kocaman bir çınardır.
Ve sahici insanları
benim insanlarım
nasılda perişan...
Fakat yüzlerine güneş vurmuş gibi olmuştur
sen gözyaşları arasından
onlara baktığın zaman.
Sen bu şehre bundan öncede geldin demek?
Sen bu şehre gelesinde beni aramayasın!
Öylemi? ağla gülüm!
Hemde hüngür hüngür ağlamalısın.
Hayır ağlama, Allah belamı versin benim ağlama!
Etrafına bak:
Ben ve şehir çoktan arkada kaldık


NAZIM HİKMET
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 10:43


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum