Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #11  
Alt 11-12-2006, 23:09
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

Bu Şehri Bırakmak

Bu şehirde yağmur altında dolaşılır
Limandaki mavnalara bakıp
Şarkılar mırıldanılır geceleri.
Bu şehrin sokakları çoktur,
Binlerce insan gelir gider sokaklarında..
Her akşam çayımı getiren
Ve bir Beyaz Rus olmasına rağmen
Hoşuma giden garson kadın bu şehirdedir.

Bu şehirdedir
Valsler, foksrotlar altında
Şuman'dan, Bramsdan
Parçalar çaldığı zaman dönüp
Bana bakan ihtiyar piyanist.

Doğduğum köye müşteri taşıyan
Şirket vapurları bu şehirdedir.
Hatıralarım bu şehirdedir.
Sevdiklerim,
Ölmüşlerimin mezarları.

Bu şehirdedir işim gücüm,
Ekmek param.
Fakat bütün bunlara mukabil
Yine budur başka bir şehirdeki
Bir kadın yüzünden
Bıraktığım şehir.

Orhan Veli Kanık
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.

Konu suece tarafından (23-04-2009 Saat 14:58 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 29-03-2007, 15:11
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart






BU ŞEHİR


Bir sabah evden çıktım
Sokaklar ışıl ışıldı.
Dört yanım günlük güneşlik
Tertemiz bir hava ciğerlerimde
Nereye baksam mutluluk, umut, sevgi
Nereye gitsem bir uçarılık yüreğimde
Alışmadığım iyimser duygular
Gökyüzü inadına mavi
Yaşamak inadına güzel
Bu nasıl şehirdir böyle
Bütün sokaklar Utrillo'nun ellerinden çıkmış
Bütün evlerde Dufy'nin renkleri
Beyaz beyaz güvercinler damların üzerinde
Hava ılık mı serin mi belli değil
Kadife gibi
Gözleri namuslu namuslu parlar insanların
Gökyüzü inadına mavi
Yaşamak inadına güzel
Bu şehirde sen varsın...


ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 28-04-2007, 16:08
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

BÜYÜK ŞEHİR

Bir değil hallerin beş değil
Nasıl anlatsam hepsini bir bir
Nasıl bağlansam sana nasıl, büyük şehir.
Yüz tane kolum olsa kucaklamağa yetmez
Tepeden tırnağa dudak kesilsem bitip tükenmezsin.
Anten misali gerilse bütün damarlarım
Nasıl duyarım semt semt bucak bucak seni
Nasıl sararım?
Büyük hastanelerinde yatarım insan dolu,
Büyük gemilerine binerim mahşer,
Hanların dolu, hamamların dolu...
Gel gör ki her Allahın günü
Göz göze, diz dize
Tramvayda, sinemada, meyhanede, mabette.
Herkes kendi murdar karanlığına gömülmüş
Herkes gurbette.

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.

Konu suece tarafından (23-04-2009 Saat 14:58 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 29-04-2007, 00:39
NuriCAN NuriCAN isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Sep 2006
Nerden: Netherlands
Mesajlar: 348
Standart

Sevdasına Yandığım Hayat

Kalabalık kentler ürkütür yüreğimi
uğultular doldurur beynimi yürüdükçe
tüm gözlerden incinmiş bir bakış sızar istasyonlara
kirli vagonlarda taşınan ince bir hüzün gibi
ki, hep aynı yerimi burkan

bu yüzü kirli şehirde
kimse kimseyi sevmiyor
bilmiyor avuçları kar çiçeği kokan
bir çocuğun saçlarına dokunmayı
şiirler okumayı bir alacaşafağa

kaç kez ittiysem uçuruma yüreğimi
bir çift göz gördüm deltalarda
yalvaran bir ses
kırıldı içimde yıllarca gizlediğim ayna
kalbime batıyor şimdi kırıkları
nehirler boyu kanıyorum
ateşler boyu yanıyorum
alın götürün beni buralardan allah aşkına

nereye baksam denizi duman
neye dokunsam ah
hüznün acıyla öpüştüğü bir kıyıda kaldım
yok gidemem başka bir liman
anla
al bu acıları koy bir yana

kör bir sevdanın imgeminde
bir yanı Mecnun’dur çöllerimin bir yanı Leyla
bir yanı Yusuf’tur zindanımın bir yanı Züleyha
yorgunum her akşam yollara bakıp ağlamaktan

nereye baksam güz bahçeleri
nereye gitsem üstüme devrilir gök
kime nasıl anlatırım sancıyan yanlarımı, kim anlar beni
hasretin bin çeşidiyle delik deşik yüreğim
kimsem de kalmadı artık halime ağlayacak
böyle boynu bükük duruşum ondan
ondan bir yanım hep vurgun, hep yetim, hep kırgın
ömrüm oy
ömrüm oyy

şiir cıvıltıları oysa gönül ormanımda
yıldız ışıltıları
uzanıpda tutamıyorum
hüznün en karanlık sularında boğuldu sevinçlerim

unutulmuş bir sokak ortasında
düş denizlerine bırakıyorum soluğumu
ellerim üşüyor, yüreğim, gözlerim üşüyor
dönüp bakmıyor kimse, bölüşmüyor sevinçlerini benimle
uzak bir kıyıda kalıyor hayallerim
bütün iskeleler yıkılıyor
bütün iskeleler yıkılıyor
hiç bir gemi almıyor beni
bir damla gözyaşı olup akıyor yüreğim avuçlarıma
yüreğim ki, deliboran, delipoyraz, kızılkan

hasretim kızıl alev bir güldür yangınlara
koparıp göğsümden ateşlere atıyorum
hiç kimse çekip almıyor kalbimi ateşler içinde
kanıyor en katı yerinde gece, yanıyor yüreğim
yüreğim alev topu
yüreğim kanrevan
yüreğim nar
yüreğim ateş
yüreğim ah!

tutunduğum dal kırık
sokulduğum kucak çiçek açmıyor
aldırmıyor çığlıklarıma sevdasına yandığım hayat
acının ve ateşin burgacında
ince bir sızı gibi geçip gidiyor ömrüm

nasıl katlanacaksa kalbim bunca ağrıya
ömrüm oy
ömrüm oy
gülüm oy




Nuri CAN


Edited by: NuriCAN
__________________
Nuri CAN
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 17-06-2007, 18:41
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



ŞEHİRLERDİR ACITAN KALBİMİ

Şehrini arayan bir nehirdim
Arar gibi eski bir sevgiliyi
Her yanım toprak, tuz ve kum
Köpüğü dağılmış bozkırda
Çoktan unutmuş çıktığı vadiyi


Kadınlar da görmüş yalnızlıkta
Gözleri kırık bir söğüt dalı
Kan mıydı sızan gözyaşı mı
Uzak bir yıldız gibi kaymış
Elinden, nehrimin suları


Nasıl akar giderdim oradan
Sürüklenen bir nehirsem de
Savrulan birkaç su damlası
Kalsın isterdim kirpiklerinde
İşte öyle bir sevgi anısı


Suya değen ince otlara
Uzanırdım, ah bir tutunsam
Ama, bir nehirdim ben
Akıp giden kırgın göçebe
Bin yıldır batık şehrini arayan


Şehrini arayan bir nehirdim
Gözü tutmayan hiçbir şehri
Ayaklarına dolanan köprülerin
Birinden ötekine geçip gitsem de
Şehirlerdir acıtan kalbini


Ahmet Uysal
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 19-07-2007, 00:30
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



ERZİNCAN ERZİNCAN


Cimin, cengice, hah -
köylerde dolaştık bütün gün,
Üzüm yedik bağlarda, buğulu,
bir başka dilde konuştuk.
Soluyan atlarımızla girdik geceye,
düşlere durduk.


CEVAT ÇAPAN
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 22-07-2007, 14:43
Gül Uğur Gül Uğur isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.838
Standart

<H1 style="MARGIN: 12pt 0in 3pt">ŞEHİR<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" /></H1>

Bugün uyanışımın efkârlı sözlerinden
doğruldum kanatsız çırpınışına şehrin.
Ak güvercinler dans etti gözlerimde ama
bizi hep kandırmışlar ey şehir!
Yüreğim, yaşamın virüsünü taşırken
beynim enfeksiyon,
sırtımda umutlardan gözyaşı.
Yollarım ise kristalleşmiş çakıl taşı.
Artık uykuya daldı, huzur boyutumun yaratılışı.
Bilmem, hangi potasyum iyodürle oluşur
Viyana gecelerinin umut aşı.
Bizi hep kandırmışlar be şehir!
Bir yer var diye***8230;
Uzakta,
çok okyanus aşımında,
renklerin aurasında.
Hiçbir ismin anılmadığı
bağlantı boşluğunda.
Doğrulurken ışıksız doğuşuna güneşin,
belki de acıları kandırmış bizi şehrin.


Gül UĞUR














Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 25-07-2007, 14:43
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



Ulukışla'da Saat Beş

Saat beş. yoğurt vuruyor analar,
Akşam
Kaçak tütün gibi koyu, yumuşak,
Alev almış göçebe bir kurt sesi
Kalaysız bakraca, buzlayan ovaya yansıyan,
Yok tipiye gem vuran
Ve narayı hançer gibi kullanan atlılar,
Toprak suskun
Anaların güz bahçesi kesilmiş gözleri
Zehrini içine akıtıyor çıkrıklar.


Saat beş. zonkluyor belleğimde
Aksaray yolunda gördüğüm
Gülgillerden bir bitki
Şemdinli'de ırmak gibi akıp geçen
Yemyeşil sıbyan ölümleri,
Alınları dövmeli kadınların
Uçurumlardan daha yabanıl
Söylediği ağıt mıydı, ninni mi?


Bir pişmanlık mıdır yaşananlar?
Elini bir an suda unutup gitmesi,
Bakarken ardından ağbani hırkaların.
İnsanınkine benzer kederi
Yalnız kalan tahta köprülerin.
Gün kaydını düşer çıplak çocuklarla
Bellek körelir düşürülmüş bir elmas gibi
Kurumuş bir dere yatağında.
Yaralı tavşan ne bırakır ki
Ardında kan izinden başka?
Isparta'da koku yapılır gülden
Aksaray'da bıçak gibi yalnızlık
Hakkari'de efsane.
Balkıyan bulutu görür başak
Mavilik gülümseyiş gibi titrediğinde,
Ben erken ölümü gördüm
Ulukışla'da saat beşte
Yalınayak suya basıyordu bir çocuk.

Ahmet Oktay
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 11-08-2007, 22:21
Gül Uğur Gül Uğur isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.838
Standart

YENİDEN KENDİ ŞEHRİMDE

En uzun günüydü ömrümün

süzgün, kamaşan bir arzuyla

her yanım karmakarış

yıllar ve yıllar ve yıllar sonra kendi şehrimde

yeniden yazmaya başladığım şu gün...



Bir yanı unutulmuş bir yanı taşkın

bir yanı bastırılmış bir yanı bıçkın

düşlerimle boğuşarak uyandım

ve boğulurcasına kendi karanlığımda

saatlerce dolaşıp durdum şehri.


Bu şehir gençliğimdi benim,

aşklarım, gizlerim, meraklarım,

kavuşup kavuşup yitirdiğim sevincim.

Kimi külhan, kimi ceylan nicesiyle kapışarak belanın

dövüşürken bu şehir kurtulsun diye acılarından,

şimdi, parçalanmış canlara bakarken bile sağır

acılardan zevk alan insanlar mı çoğalmış?

Kimisi yalanı kanıksamış, kimisi suskun kalanı.

Seçkin kendine vurgun, yılgın kendine esir.

Karalara, çıralara sarınmış kiminin elinde Kur'an

kiminin elinde kırbaç

göğünden ufkunu kurban

gününden güneşini haraç istiyor şehrin.

Köşe bucak aranırken savrulduğum sevdaların izini

dilimde sinsi sinsi yalanınca bu sözler

ürperdim sesten sese

bir ucundan bir ucuna şehrim kadar irkilip

sokaklardan içimdeki karmaşaya çekildim..


Ah ki düşümdeki yerinden

çoktan yitip gitmiş sevdiğim,

ah ki saklımdaki özlemler sahibine yabancı,

ektiğim gül, seçtiğim nar göz göre göre yağmalanmış,

kırık, kırgın, öksüz kalmış sürgünde gönül,

içlendiğim hüzünler sakarca yaralanmış,

ah ki ellerimi doyasıya alamadan avucuna

elmasını incecikten

özen bezen düşlediği aydınlığa soyamadan

karca beyaz dalca narin

pınarlar kadar kibar

üzüm üzüm gözlerinde sevinç soran bakışıyla,

derin uykusuna dalmış baba ocağım,

uzanıp kucağında ağlayamadım.


En uzun günüydü ömrümün

bir yanı sabır bir yanı tınmaz

bir yanı kahır bir yanı kanmaz

bir kez daha sığınarak kendi yüreğime kendi şehrimde

yeniden başlıyorum yazmaya

yeniden ve yine yapayalnız.


Ömrüm senden özür diliyorum!

Nihat Behram / Ekim 1996 İstanbul</H1>

Konu suece tarafından (07-07-2009 Saat 23:29 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 13-08-2007, 11:48
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



BİR ŞEHRİ BIRAKMAK


I
Senin için aldığım menekşeleri
Çalgıcılara dağıttım
Son gece
Son defa başlıyan sabah
Yatağımı yine sen düzelt


Küçük balıkçı çocuğu
Sen denizden
Yaramaz ve çapkın balıkları tutabilirsin


Çok uzaklara gittiğimi
Sana söylemek isterdim
Güzel satıcı kızı



II
Ağaca söyle
Gölgesini getirsin bana yolluk
Sokağı ve denizi isterim pencereden
Senden çörekler isterim
Ay biçiminde



III
Ellerin yetişir vedalaşmaya
Niçin ağlıyorsun


OKTAY RİFAT HOROZCU
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 05:32


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum