Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #11  
Alt 18-08-2006, 20:01
Vela Vela isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 184
Standart




<TABLE width="100%">
<T>
<TR>
<TD>Kar Mûsikîleri </TD>
<TD align=right></TD></TR>
<TR>
<TD style="TEXT-ALIGN: justify" colSpan=2>


Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu;
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.

Bir kuytu manastırda duâlar gibi gamlı,
Yüzlerce ağızdan koro hâlinde devamlı,

Bir erganun âhengi yayılmakta derinden...
Duydumsa da zevk almadım İslâv kederinden.

Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta,
Tanbûri Cemil Bey çalıyor eski plâkta.

Birdenbire mes'ûdum işitmek hevesiyle,
Gönlüm dolu İstanbul'un en özlü sesiyle.

Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,
Uykumda bütün bir gece Körfez'deyim artık! </TD></TR>
<TR>
<TD colSpan=2>
Yahya Kemal Beyatlı</TD></TR></T></TABLE>
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 22-08-2006, 21:35
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



Kar

kar, kar gibi yağıyor ince ince
ipek gibi kar yağıyor özlenen
kar yağıyor haydar'ın şiirlerine
kederine yağıyor nâzım'ın
yüzüncü yaş gününü kutluyorum
kar altında kalıyor hasreti


kar yağıyor günlerce gecelerce
durmaksızın yağıyor kar kar
gökyüzüne bakıyorum, kar nerede
başlıyor, nerede bitiyor kar kederi
ağaçların dalları karla yüklü
kara bir kedi geçiyor sokaktan


kar yağıyor ipekten inceliği
kar yağarken beresi kaşında
bir kız geçiyor sokağı
keyifle seyrediyorum, uçuşuyor
beresinin altında güzelliği


kar yağıyor sürekli ve aydınlık
ıssızlığı geçen kar sesidir geceden
kar yağıyor ipeksi ve inceden
kocaman boşlukta durmaksızın büyüyor
yüreğime dolan kar kederi


kar yağıyor ruhum kardır benim
ince ince yağıyor geceden beri
kardır nâzımı'ın bütün sözcükleri
yüzüncü yaş gününü şiiriyle kutluyorum
odama doluyor nâzım kederi


Ahmet Ada
Agora Dergisi Mart-Nisan 2002 sayısı
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 21-09-2006, 18:37
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



Kar Kar
<BLOCKQUOTE>
Farı, kalbim, farı da
Kapına yığılacak karları
Kürüyeme!

Ben senin necinim, kalbim
Kulun, kölen, müneccim
İşlerin, açmazlar - - koş aç, koş aç!

Rafında kapkacak, torbada un
Al bir lenger kar
Deve hamurunu kendine kendin!

Yokum ben, bıktım, gerçek bıktım
Kapan derdinle içerde
Acılar mı anılar mı kar kar.
Behçet Necatigil</BLOCKQUOTE>
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 10-10-2006, 23:50
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



Kar Ezgisi


Kar
hayatı sardı
kar,
hayatı ak kundağına;
karla örtülü Karadeniz'de martılar
mavi gök
kara toprak.


Kar
fazlalıkları gideriyor
bütünlüyor noksanlıkları;
kar
ağrıları dindiriyor:
ülke uyuyor kardan bir yorganda
pürüzsüz--
teline dokunamazsınız!


Karlı yollarda
kıyısız Türkçe konuşuyor dolunay--
küçük bir kız kıyısız mırıltılarıyla
halkın denizinde özgür--
halkın cennet halkın cehennem denizinde..


Dokunsanız
ışın yankısıyla küçük kız susar
yıldızlar susar ak kadifede
susar yer ve umman,
bu şiiri söyleyen susar dilim-,
dipte susar derin yara.


Acının yüzeyinde kar var
kusurlar kar altında
kar altında suçlar suçlar suçlar
kar altında uçurumlar kara.


Herkes
herkes aydınlanıncaya kadar
bilisizliği kabalığı tutsaklığı
suçları suçları
örtüyor kar


Perdesiz
bir vicdan sabahında
erguvan Doğu yanıncaya
görülmemiş bir özgürlük vakti ılık
Gün-Yıldız karları eritinceye kadar.


Edebiyat ve Eleştiri Dergisi Mart-Nisan 2002 sayısı
Azer Yaran
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 10-12-2006, 23:09
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



KAR PRENSİ


Karlı fundalıklarda bırak, kalın uykuların sabahında
yaşamın saf değerlerini
çekil başkalarının aynalarından
omuzlarında ödünç pelerin
ceplerinde kurşun paralar
bütün bunlar sana göre değil
Eldivenlerini çıkar, kırağı uçuğu çiçeklere
denizmercanlarına, sefer ateşleri yakmış
balıkçı teknelerine bak
sonra kayatuzu, şeytankınası,
ucu ağulu kargılarla kendine başla
bak daha şimdiden
deliller ve ayrıntılarla kan tutuyor geceyi



eşik altına saklanan bir anahtar
kuyuların ıslak bilezikleri
düz, sakin, kendinle konuşur gibi dene
kanını yenileyen serüveni
kav gibi gizli ateş,
ten gibi lav
sorgusuz sevişsek
uykunun beyaz yasası teslim almadan bizi


ne duello kanunları, ne görünmez kelepçeler
tabiatı keşfeder
kutuplarından ekvatoruna
kendin indir doğal afetlerini
haritanı sağlamlaştır
anıların ve geleceğin için
iki kişi olana kadar yaz kendini
biri emekli bir hayalet
shakespeare sonesi
öteki, mahzun şiirlerin yedek yolcusu
bir kar prensi



Döndüğünde orada olacağım
Karlı fundalıklarda bekleyeceğım seni


MURATHAN MUNGAN
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 14-03-2007, 23:35
Vela Vela isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 184
Standart

Karanlıkta Kar Yağıyor / Nazım Hikmet Ran

Ne maveradan ses duymak,
ne satırların nescine koymak o "anlaşılmayan şeyi",
ne bir kuyumcu merakıyla işlemek kafiyeyi,
ne güzel laf, ne derin kelam...
Çok şükür
hepsinin
hepsinin üstündeyim bu akşam.

Bu akşam
bir sokak şarkıcısıyım hünersiz bir sesim var;
sana,
senin işitemeyeceğin bir şarkıyı söyleyen bir ses.

Karanlıkta kar yağıyor,
sen Madrid kapısındasın.
Karşında en güzel şeylerimizi
ümidi, hasreti, hürriyeti
ve çocukları öldüren bir ordu.

Kar yağıyor.
Ve belki bu akşam
ıslak ayakların üşüyordur.
Kar yağıyor,
ve ben şimdi düşünürken seni
şurana bir kurşun saplanabilir
ve artık bir daha
ne kar, ne rüzgar, ne gece...

Kar yağıyor
ve sen böyle "No pasaran" deyip
Madrid kapısına dikilmeden önce
herhalde vardın.
Kimdin, nerden geldin, ne yapardın?
Ne bileyim,
mesela;
Astorya kömür ocaklarından gelmiş olabilirsin.
Belki alnında kanlı bir sargı vardır ki
kuzeyde aldığın yarayı saklamaktadır.
Ve belki varoşlarda son kurşunu atan sendin
"Yunkers" motorları yakarken Bilbao'yu.
Veyahut herhangi bir
Konte Fernando Valaskerosi de Kortoba'nın çiftliğinde
ırgatlık etmişindir.
Belki "Plasa da Sol" da küçük bir dükkanın vardı,
renkli İspanyol yemişleri satardın.
Belki hiçbir hünerin yoktu, belki gayet güzeldi sesin.
Belki felsefe talebesi, belki hukuk fakültesindensin
ve parçalandı üniversite mahallesinde
bir İtalyan tankının tekerlekleri altında kitapların.
Belki dinsizsin,
belki boynunda bir sicim, bir küçük hac.
Kimsin, adın ne, tevellüdün kaç?
Yüzünü hiç görmedim ve görmeyeceğim.
Bilmiyorum
belki yüzün hatırlatır
Sibirya'da Kolçak'ı yenenleri
belki yüzünün bir tarafı biraz
bizim Dumlupınar'da yatana benziyordur
ve belki bir parça hatırlatıyorsun Robespiyer'i.
Yüzünü hiç görmedim ve görmeyeceğim,
adımı duymadın ve hiç duymayacaksın.
Aramızda denizler, dağlar,
benim kahrolası aczim
ve "Ademi Müdahale Komitesi" var.
Ben ne senin yanına gelebilir,
ne sana bir kasa kurşun,
bir sandık taze yumurta,
bir çift yün çorap gönderebilirim.
Halbuki biliyorum,
bu soğuk karlı havalarda
iki çıplak çocuk gibi üşümektedir
Madrid kapısını bekleyen ıslak ayakların.
Biliyorum,
ne kadar büyük, ne kadar güzel şey varsa,
insanoğulları daha ne kadar büyük
ne kadar güzel şey yaratacaklarsa,
yani o korkunç hasreti, daüssılası içimin
güzel gözlerindedir
Madrid kapısındaki nöbetçimin.
Ve ben ne yarın, ne dün, ne bu akşam
onu sevmekten başka bir şey yapamam.</PRE>
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 15-03-2007, 06:49
san_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
san_ san_ isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 2.128
Standart






Ve ben, ne yarın, ne dün, ne bu akşam
onu sevmekten başka bir şey yapamam.





( ah nazım... ah hikmet... ) iyi ki getirmişsiniz şiiri sevgili vela.Edited by: san_
__________________
ayaklar çırpınırken, dansediyor eller...
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 01-04-2007, 17:22
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



KAR


kar yağıyor oynak bir havayı kollayarak
ömrümüze tanık bütün zamanlarına dünyanın
sesimizin bembeyaz bir sayfasına/ sonsuzluğa
akan günlerimizin çocuksu yalnızlığına
gri bir gökyüzünden ışıltılar sağılıyor
ardımızdaki ağıdın kilitli kapılarına.


çiçeğini özleyen kirazın yapraksız dalına
bir kuşu salıyor rüzgarı uçacağı yön belirsiz
iki göz/ çarpan bir yürek/ camlardan akan bakışlar
uzun yolculuğa çıkan trenlere sefer eyliyor
kar aralıksız yağıyor dünyanın yüzünü öperek.


kar sevincin büyüsünü serperek karanlık denizlere
çocuk düşlerimize oturtuyor akşamın hüznünü
ipekle sargılanan yıllan getiriyor penceremize
bin bir nakış ekliyor yaşamı havalandıran şarkılara.


saatin sesi/geceye giren yolcular/istasyonların uğultusu
yarım kalan bir güncenin sayfalarını havalandırıyor
tuzu dudaklarımızda bir aşkın güncesine yazılan
bir damla kan bırakıyor uçsuz sayfasına tarihin
bütün yeryüzünü düşündüren bir ses büyüyor: kar yağıyor.


adam sanat, sayı: 229


Ahmet Özer
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 25-07-2007, 14:50
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



KAR GEÇİTLERİ


Güzden kara kalmış kelebeklermişsin
yeğnilmişsin emerken kar her sesi
şaşmış kalmışsın akdeniz çocukları gibi
hiç kış görmemişsin ki...
tutunduğun erimiş
dokunduğun uçmuş
çiçek sanmışsın her taneciği
konduğun da konamadığın da
duymamış seni.
yaşamak demişsin
bilmediğin bir mevsimde
yaşlanmış kelebeklerin işi..


Yaşamak buzdan
bıçak yarası senin için
anlık dokunmalar kar geçitlerinde
erimeler öncesi.
kim yaşayabiliyor ki ertelemeden her anını
damağında kar kokusu
sonrası anımsamak
anımsamak sonrası...


Faruk Bal
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 29-07-2007, 23:04
Gül Uğur Gül Uğur isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.838
Standart

SÜREKLİ DEVİNİM<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />


<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Bir kar altında,
birinde bir çocuk
fırlatıp attı ruhunu.
Ama bilmiyordu.
Kapatıyor gözlerinin kapaklarını.

Bir çift!
Bir kadın ve bir erkek yani.
Birinde birinde,
yol boyunca yol boyunca
ikili bir çift ikiden.

Soğuk ve sıcak birinde.
Tam sırasıydı
Ve oldu
Şarkı söylüyordu
yassı çörek yiyor tepsi güneşte.

Görüntüsü onun suda,
birinde suda birinde
bir su ırmağıydı,
ıslatır su saydam beyaz
ıslak çiçek.

ARAGON

[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 11:48


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum