Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 30-07-2006, 18:06
Apolemia
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart


BEBEKLERİN ULUSU YOK


Bebeklerin ulusu yok
Başlarını tutuşları aynı
Bakarken gözlerinde aynı
merak
Ağlarken aynı seslerin tonu

Bebekler çiçeği insanlığımızın

Güllerin en hası, en goncası
Sarışın bir ışık parçası kimi
Kimi
kapkara üzüm tanesi

Babalar çıkarmayın onları akıldan
Analar koruyun
bebeklerinizi
Susturun susturun söyletmeyin
Savaştan yıkımdan söz ederse
biri

Bırakalım sevdayla büyüsünler
Serpilip gelişsinler fidan gibi

Senin benim hiç kimsenin değil
Bütün bir yeryüzünündür onlar
Bütün
insanlığın gözbebeği

lk kez yurdumdan uzakta yaşadım bu duyguyu

Bebeklerin ulusu yok
Bebekler, çiçeği insanlığımızın
Ve
geleceğimizin biricik umudu...



Ataol Behramoğlu

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 30-07-2006, 22:46
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



ÇOCUK VE HÜZÜN

I
Ne zaman bir çocuk ölse
gözü evlerinde
annesinin kavurduğu
helvada
kalır

II
Yoksul bir çocuk görsem
yağmur altında üşüyen
köprü olmak geçer
hiç değilse
içimden

III
Her akşamüstü oyuncakçı
camekanından
çocuk ellerinin
izlerini
siler


Sunay Akın
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 30-07-2006, 22:49
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



ÇOCUKLAR


Çarşılarda bir şey
Biz pek aramazdık çocuklar olmasaydı.

Kasaplarda manavlarda bazı yorgun kadınlar
Hep de tenha saatleri seçerler
Sonra yavaş bir sesle
Çocuk için hasta kaç gündür yemiyor
Biraz et biraz meyva isterler.

Sevdiği bir reçeli gün aşırı yalnız ona
Kaşıklarla beraber büyür bir üzüntü
Yağların şekerlerin çayların
Uykularda bile bitiyorsa
Annelere düşündürdüğü.

İnsanlara tezgahlara kağıtlara kolaydı
Biz bu kadar eğilmezdik çocuklar olmasaydı.


Behcet Necatigil
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 30-07-2006, 22:51
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



ÇOCUKLAR BARIŞ GÜLÜ


Katıksız düş boyu sevişmek, hemen şimdi-zamanı
Yağmur kokulu dudak izi, sevginin tutkalı-imanı
Öksüz bir çocuk oylum oylum uzay gülü, sevi limanı
Melek bakışlı masal çocukları ışık kaynağı
Kaynağına akıyor beyaz ırmaklar, çağlayan
Evcil ölüm makinaları, ateş çamuru oyuncağı
Tut ki kabuğunu kırıyor, yüreği ipek kozası
“Sabrın altın yaldızlı sırmasını işleyen”
Yırtık gönül resminde içsel bakışlı yürek, tik tak
Gözleriyle sağar acıları, elleri ana sütü kadar ak
Ölüm alevlerinde yeniden doğan çocuklar
Örerken kozayı kendi kabuğunu çatlatırlar
Özgürce, kim kime, dum duma oynaşır
Kör ebe, çelik çomak, sek sek, sobe
Çocuklar kül yutmaz, ip atlayıp engel aşan
“Umudun solmaz gülleri” sevgiye kulaç atan
Sonsuzluğa zıplıyor çocuklar yine
Döne döne, yana yana, yan yana
Geliyorlar, ağlıyorlar ırmak ırmak
Sırdaş düşleri, gülüşleri aydınlık şafak
Utkulu bir damla okyanus, odak-sevgi
Barış gökkuşağı tarlası, bereketli başak...


Dursun Özden
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 30-07-2006, 23:21
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



ÇOCUKLARINIZ İÇİN

Savaş sonrası sayımlarda
Şu kadar ölü, şu kadar yaralı
Kadın, erkek sayısız kayıp…
Elden ayaktan düşmüş
Geride bir o kadar da sakat,
O kadar günleri anımsayalım diye…

Zorumuz ne, insan kardeşlerim,
Amacınız kökümüzü kurutmaksa,
Yetmiyor mu tayfunlar, taşkınlar,
Bunca aç, bunca sayrı, kırım, kıyım,
Sayısız işkence kurbanları…
En kötüsü,
Güngünden başımıza inen bu gökyüzü!

Bu toplanıp dağılmalar ne oluyor
Yüksek düzeylerde?
Neden alçakgönüllü değilsiniz,
Sözünüz mü geçmiyor birbirinize,
Hangi dilden konuşuyorsunuz?

Barışsa eğer istediğiniz
Uçaklardan başlayın işe
Önce çirkinleşen savaş uçaklarından…
Ya insanları bir yana bırakıp
Sivrisineklerin kökünü kurutun
Ya da bataklıkları!

Sonra geçin kara sineklere!
Ne kadar da çoğaldılar son sıcaklarda
Yer gök tüm karasinek,
Yaşamımızı karartmak için.
Bir güç denemesi yapsanız da,
Onların yaşamını siz karartsanız!
Yoksa siz de mi barıştan yanasınız,
Onların özgürlüğünden yana?

Kolay değil, barıştan yana olmak
Özveri gerek yüksek düzeylerde.
Gene de bir nedeni olmalı, diyorum.
Bu toplanıp toplanıp dağılmaların.
Phantom'ların pazarlanması değilse
Denizaltıların sığınmasıdır
Dost limanlara
Ya sağcı gerillaların barındırılması…

Ah uzak görüşlü yetkililer,
Bıraksanız da büyük sorunları bir yana,
Biraz da ulusunuz için…
Halkınız için konuşsanız
Çocuklarınız için…
Kökleri kuruyup gitmeden!


Rıfat Ilgaz
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 06-08-2006, 23:02
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



Çocuklar


Dalgaların vurduğu sahilde,
Çocuklar oynuyor.
Küçük
Büyük
Beyaz
Siyah
Kürt, Türk...
Hiç ayrım olmadan
Birbirine karışıp
Yükseliyor cıvıltılar,
Ah!Keşke insanlar
Hep çocuk kalsalar!..

Berin Mütevellizade
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 08-08-2006, 12:05
M.Burak Sezer
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart



O Çocuk

Bahçeden çocuk sesleri geliyor
Hayatı dinliyorum
İçim yoruluyor, ruh yoruluyor
Büyük gözlü çocuk
İnsanın içine kadar bakıyor
Sorar gibi
- Nerede benim babam
Kendimi şöyle görürüm düşümde
İki ata birden binmişim
Biriyle kuzeye saldırıyorum
Ötekiyle
Alkan lalelerin
Kıpkızıl tutuştuğu sulara
Nerde babam
Karşısında yapayalnızsın
Duvar gibi dikilen
Bu sorunun
Okşuyorsun başını
Şehit çocuğunun
Bahçeden kuş sesleri geliyor
Sabahı dinliyorum
Bu sefer bezgin
Bir vakit
Darağaçları kurdum
Elimden fırlayıp gidiyor cellatlar
Silah olarak
Bir tek soru var elimde
Nerede babam, nerede

Cahit Zarifoğlu</>Edited by: M.Burak Sezer
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 08-08-2006, 12:07
M.Burak Sezer
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

İşaret Çocukları

Yasin okunan tütsü tüten çarşılardan
Geçerdi babam
Başında yağmur halkaları
Anam yeşil hırkalar görürdü düşünde
Daha ilk güzelliğinde
Alnını iki dağın arasına germiş
Bir devin göğsüne benzer
Göğsünden dualar geçermiş
Çarşılar ellerinde ekmek iğneleri
Cami avlularına açılan
Havuz sularına kapılan çocuklar
Görmeden güneşin bütün renklerini
Götürmezlerdi dükkandaki babalarına
Ocaktan akan kaynar yemekleri
Nenelerinin koyduğu avuç taşlarına
Başı ve yüreği şahbaz
Kaleleri ağırlayan kadınların
Süslerini kemerlerini
Başlarını ağırlaştıran
Ağır siyah şelale saçlarını
Tutunca gençleşirdi erkekler
Sonra insan o ki denizde
Küçük ve büyük nehirde
Bedeni ıslatan afsunlu suda
Önce niyet sonra yıkanırdı
Zaman dert getirdi sulara
İçinde eski balıkların yattığı kayalar
Savaşan insanların elinde
İnce yontulup taşındı balta mızrak şekline
Anam kanları kuruyan
Kavga ayıran bir kargı elinde
Kara ocağın taşlarına
İşaret koydu çocuklarını
Belinde gezdiren babamın
Beyaz yazılarla kazındığı adları
Yüreği korkuyla kuvvetlendi babamın
Unutup genç gelen günleri
Zamanın sürerken çektiği günleri
Çetin bilmecelerle
Sürdü atını şehirlere
Yün ören at güden kadınlar
Ormanlara tepeden eğilen toprak evlerde
Küçük pencereli karanlık dar odalarda
Uzaktan uzayıp gelen kurt seslerinin
Uzağa çekilip giden
Ayazda donan gülmeler içinde
Ormanlarda süt emziren anne
Unuttu gittikçe uzayan çocuğunu
Hep kaçarmış şehirlerin
Demir dağlarına
Uyuyunca toprak beşiğimde
Sahipsiz kalan
Ellerimden kayan aydınlık günlerim

Cahit ZarifoğluEdited by: M.Burak Sezer
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 12-08-2006, 16:37
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

ÇOCUKLUĞUM

Affan Dede'ye para saydım
sattı bana çocukluğumu
artık ne adım var ne yaşım
bilmiyorum kim olduğumu
hiçbir şey sorulmasın benden
haberim yok olan bitenden

bu bahar havası bu bahçe
havuzda su şırılşırıldır
uçurtmam bulutlardan yüce
zıpzıplarım pırıl pırıldır
ne güzel dönüyor çemberim
hiç bitmese horoz şekerim



Cahit Sıtkı TARANCI

Konu suece tarafından (03-08-2009 Saat 22:34 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 17-08-2006, 15:41
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



ÇOCUKLAR AĞLAMASIN

Çocuklar Ağlamasın
Hiç ağlamasın
Güneşte yunmuş bir damla su.
Ama siz ağlayın payınıza düşeni
Bilerek, ederek
Ve de hiç hak geçirmeden
Şu perişan rahatlığınıza
Ne hale getirdiğiniz bu dünyaya
Namusluca, utanarak ağlayın
Ama çocuklar ağlamasın
Hiç ağlamasın


Müştak Erenus
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 14:00


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum