Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #21  
Alt 31-07-2006, 20:36
Perihan Baykal
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

SESSİZ GEMİ

Artık demir alma günü gelmişse zamandan,
Meçhûle giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyâhatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,
Bîçare gönüller! Ne giden son gemidir bu
Hicranlı hayâtın ne de son mâtemidir bu!
Dünyâda sevilmiş ve seven nâfile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmiyecekler.
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.

YAHYA KEMAL BEYATLI

Konu suece tarafından (21-08-2009 Saat 21:59 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 31-07-2006, 20:37
Perihan Baykal
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart



ÖLÜMDEN SONRA


Öldük, ölümden bir şeyler umarak.
Bir büyük boşlukta bozuldu büyü.
Nasıl hatırlamazsın o türküyü,
Gök parçası, dal demeti, kuş tüyü,
Alıştığımız bir şeydi yaşamak.


Şimdi o dünyadan hiçbir haber yok;
Yok bizi arayan, soran kimsemiz.
Öylesine karanlık ki gecemiz,
Ha olmuş ha olmamış penceremiz;
Akarsuda aksimizden eser yok


CAHİT SITKI TARANCI
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 31-07-2006, 21:53
Perihan Baykal
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart



BEYAZ BİR GEMİDİR ÖLÜM


sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde olurum

kötü geçen bir güzü
ve umutsuz bir aşkı anlatan

rüzgarla savrulan
kağıt parçalarına
yazılmış

dağıtılmamış
bildiriler gibi

uzun bir yolculuğa hazırlanan
yalnız bir yolculuğa.

çünkü beyaz bir gemidir ölüm

siyah denizlerin hep
çağırdığı

batık bir gemi

sönmüş yıldızlar gibidir

yitik adreslere benzer
ölüm

yanık otlar gibi.

Sen bu şiiri okurken
ben belki başka bir şehirde
ölürüm.

BEHÇET AYSAN
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 31-07-2006, 22:10
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



ÖLÜ MÜ DENİR

Ölü mü denir şimdi onlara
Durmuş kalpleri çoktan
Ölü mü denir şimdi onlara
Kımıldamıyor gözbebekleri
Ölü mü denir peki
En büyük limanlara demirlemiş
En büyük gemiler gibi
Kımıldamıyor gözbebekleri
Ölü mü denir şimdi onlara.
Suratları gergin
Suratları kararlı
Belli ki çok beklemişler
Kabuğundan çıkan bir portakal gibi gelen sabahı
Suratları gergin
Bir savaş alanına benziyor suratları
Dudakları nemli
Son defa kendi etini öpüp
Yani son defa gerçek bir insan etini
Hazla kapanmışlar öyle
Geçirmiyor gövdeleri soğuğu
Geçirmiyor sıcağı da
Ve ikiye ayrılmış bir nehir gibi bacakları
Akıyorlar sonsuza
Ölü mü denir şimdi onlara.
Kimse hüzünlü olmasın
Sırası değil huğunun daha
Bir gün bir şehrin alanında
Bir mermer yığınının gözlerine
Omuzlarına düşerse bir çınar yaprağı
Hüzünlensin yasayanlar o zaman
Sırası değil huğunun daha.
Öylesine sıkılmış ki yumrukları
İyice sıkılsın yumruklar
Saklansın diye bir armağan gibi bu katilik
Öylesine sıkılmış ki yumrukları
Kimse hüzünlü olmasın
Kimse hüzünlü olmasın diye
Sırası değil huğunun daha.
Unutulsun bir gövdeye duyulan hasret
Unutulsun bu alışılmış duyarlık
O kadar sade, o kadar kalabalık ki
Unutulmaya değer onların insan gövdeleri
Ve unutulmalı mutlaka
Dolsunlar diye yüreklere
Dolsunlar damarlara.
Ölü mü denir
Ölü mü denir şimdi onlara


Edip Cansever
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 31-07-2006, 22:14
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

Ölüm

Ölüm geliyor aklıma birden ölüm
Bir ağacın gölgesine sarılıyorum

Cemal Süreya

Konu suece tarafından (21-08-2009 Saat 22:00 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 01-08-2006, 01:07
Mustafa Fırat Mustafa Fırat isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 180
Standart

AĞIT

Çiçekçi bana bir gül ver
Sevgilime değil, bir ölü için
Çiçekçi bana bir gül ver
İçine gözyaşlarımı sığdırabileyim


Yakasına böyle bir gül takmıştı
O gün bir görseydin sen onu
Çiçekçi bana bir gül ver
Sanki o güldendi bütün mutluluğu

Sen de: -bir arkadaşın öldü
Ben diyeyim: - Kardeşim!
Çiçekçi bana bir gül ver
Götürüp tabutuna iliştireyim


Kaldırımlarda kömür tozları
Bacalarda koyu bir duman var
Kara bir gökyüzü tek özelliği bu kentin
Çiçekçi bana bir gül ver

Kapalı perdeleri açabilse gülüm
Kapalı kapıları kırabilse
Kapalı yüreklere girebilse
Çiçekçi bana bir gül ver

-Beyim, gül olmaz ki bu mevsimde

AHMET ERHAN (ALACAKARANLIKTAKİ ÜLKE)



ÖLÜLERİMİZ

Yalnız değiliz. Yalnız değiliz. Ne biz,
<ne bizi gözetleyen şu çınar ağacı.
Tan rengi ile boyandı postallarımız. Acı
cıgara dumanlarımızın yüzüne basarak yükseliyor

Çalıştık, dövüştük, yenildik. Ama hepsi bu değil.
Kendi içine çekildi sesimiz
pamuklu bir kumaş gibi. Ve kimimiz
kaçak, kimimiz içerde yatıyor.

Ay kanatıyor sonbahar. Güneş avuçlarımızın içinde.
yolumuzu ateşböcekleri aydınlatıyor artık,
toprağa gömdük yıldızları.
Şimdilik
koltuklarında saklıyor onları ölülerimiz.

Ölülerimiz, ölülerimiz, ölülerimiz; yeniden
öldürülemeyenlerimiz.

HÜSEYİN FERHAD (DENİZ ÇOBANLARI)




BİRÇOK ÖLÜM İÇİN RASTLANTI

Tam üç gün sırtüstü yattım
Ölmeyi düşündüm
Ölümü değil ölmeyi
sular kara kara denizler
hiç bir şey olmamanın yeniliği
o arada radyo da dinledim gazete okudum
içki bile içtim bolca bir boşluk gibi
iyi vatandaş iyi bir koca oldum
derken birden bildim
gülü değil ölüyü gözlüyorlar
hüseyin doğru söylüyor
gülü değil ölüyü gözlüyorlar
ilk günden biliyordum ama yine bekledim
gülü değil ölüyü gözlüyorlar
ölümle gül kardeştir çünkü bizim şiirimizde
biri öbürüne kan verir
ve ölüm daha büyük ve daha kırmızı olur gülden
ve sığmaz her mezara
bunlar sadece ölüyü gözlüyorlar
gülleri değil
bir kötü mezara konulan gülleri değil
yoksa gülün ne önemi var
bir açlığı koyulaştırmaktan başka
onlar ölüyü gözlüyorlar
çünkü gerçeklik katıyor halkın sözlüğüne
eğer yârim ben gider de gelmezsem
kırmızı güllerde ara rengimi”
diyecek kadar
o kadar ki
saçları bile uzamıyor korkudan

gülü değil ölüyü gözlüyorlar
ölüler gözleniyor

TURGUT UYAR (TOPLANDILAR)




BİR ÖLÜNÜN GÖZLERİ

Durmadan soruyor
Bu açılmış gözler sanki
Yıldız mı bu sarı lekeler
Kar mı bu bembeyaz
Bu gölgelikler ağaç mı
Hiçbiri hatırımda kalmadı
Ne şekiller, ne renkler

Şüphesiz benim de
Anam kardeşlerim vardı
Hatırlamıyorum nerede, kim
Ah, anlamıyorum nasıl oldu
Gelişim, gidişim.

NECATİ CUMALI




ÖLÜMLÜ İNSANLAR İÇİN
Hepiniz öleceksiniz!
Tanrı katına çıkacaksınız utanmadan!
Ruhlarınız koyup kaçacak sizi,
Topraklara gömüleceksiniz.

Kurtlar, böcekler, solucanlar
Sevinçle saldıracak üstünüze,
Elleriniz bomboş kalacak,
Kimse bakmayacak resminize.

Sevilmiş kadınların hayali
Dumanlar gibi dağılacak;
Faydaydı, şöhretti, merhametti
Semtinize uğramayacak

Gözleriniz yok artık!
Dünyayı göremeyeceksiniz!
Okşamak, gülmek, konuşmak,
Yok olmuş bir selde yüzeceksiniz.

Yavaş yavaş çürüyeceksiniz.

CAHİT KÜLEBİ (YEŞEREN OTLAR)

Konu suece tarafından (21-08-2009 Saat 22:17 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 01-08-2006, 22:30
M.Burak Sezer
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Âsiklarin Ölümü

Yatagimiz olacak, hafif kokuyla dolu
Divanimiz olacak, bir mezar gibi derin
Bizim için açilmis, en güzel iklimlerin
O garip çiçekleri süsleyecek konsolu

Son sicakliklarini sarfederek hovarda
Birer ulu mesale olacak kalplerimiz
Çifte isiklarindan gidip gelecek bir iz
Ikimizin ruhunda, o ikiz aynalarda

Pembe, lahuti, mavi bir aksam saatinde
Vedâlar dolu uzun bir hiçkirik halinde
Yanacak aramizda bir tek simsegin feri

Nihayet kapilari biraz aralayarak
Sadik ve sen bir melek gelip uyandiracak
Bugulu aynalari ve ölmüs alevleri

Çeviri: Sabri Esat Siyavusgil
Charles Baudelaire

Konu suece tarafından (21-08-2009 Saat 22:19 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 01-08-2006, 22:32
M.Burak Sezer
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

34 FN 346

geceyarıları
tenhadır buraları
ne in ne cin
kırmızı lambası
sanki kan damlası
demiryolu geçidinin

dağılmış su dumanı şimşekli bir karanlığa
yağmurun altında çınar
çınarın altında o karaltı
bırakılmış bir araba
34 FN 346
sağ arka lastiği yırtılmış
camlarında kurşun delikleri
içinde barut kokusu var
hala çalışıyor silecekleri
bir sola bir sağa
bir sola bir sağa

geceyarıları
tenhadır buraları
ne in ne cin
kırmızı lambası
sanki kan damlası
demiryolu geçidinin

şimşekler yaladıkça nikelajını
tırnak uçlarında çıtır çıtır
yoğun bir elektrik sokağa
bu araba mutlaka çalınmıştır
şüpheli ne zaman bulabilecekleri
dışarda unutmuş bir ayağını
bir genç direksiyona yıkılmıştır
kanı sımsıcak damlıyor
dirseklerinden koltuğa
roman çoktan bitmiş
yol bitmiş bitmiş kavga
hala çalışıyor silecekleri
bir sola bir sağa
bir sola bir sağa
bir sola bir sağa

geceyarıları
tenhadır buraları
ne in ne cin
kırmızı lambası
sanki kan damlası
demiryolu geçidinin

Attilâ ilhan

Konu suece tarafından (21-08-2009 Saat 22:19 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 01-08-2006, 23:12
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

ÖLÜ

O şimdi yalnızdır.
Anasız,babasız,
Şapkasız,elbisesiz.
Her şeyi arkada bıraktı.
Ne konuşacak arkadaşı,
Ne okuyacak kitabı var,
Yalnız
Yapayalnız.

<>
Melih Cevdet Anday</>
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 01-08-2006, 23:26
M.Burak Sezer
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

4Kuşun Ölümü


Kuş damdan düşünce
sarışın bir yürüyüşüdür artık ölümün
bir yağmurdur açılan kuraklığa
bir yağmurdur kulübesi nisandan
ve onun ayaklarına dolanan o gökyüzü
kansız yüzleridir diri kuşların
kuş düşünce camdan

kuş düşünce damdan
kızlar saçlarıyla ölümü düşünürler
uzun bacaklı tanrılar koşuşur sokaklarda
kuş öldü herkes mi arıyor
gençlik mi yürüyor herkese ve mi arıyor
onun gözlerini satılan çarşılarda
kuş öldü kanadının altındaki o yara
yağmurun karanlığını getiriyor geceye
yağmurun ırmaklarını getiriyor geceye
kuş öldü
küçücük bir yorgunluktu ölmeden önce

öldü, kim ısıtır artık onun ellerini
suların aynasında üşüyen ellerini
suların saygısıyla üşüyen ellerini.


İsmet Özel
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 10:48


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum