Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #11  
Alt 29-07-2006, 07:58
seskici
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart






ALİ RIZACA BİR ÖLÜM İLANIDIR (*)


Şiir eşrafından Ali Rıza


kavuştu Hakkın rahmetine


Vasiyeti olsaydı merhumun


derdi herhalde, şiir okuyun.


Sudan ucuzudur çünkü şiir


Cenazeme şiir gönderilmesin


Acıdan tasarruf edilecektir


AHMET GÜNBAŞ





Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 29-07-2006, 10:13
ahmet gök ahmet gök isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2006
Nerden: Antigua And Barbuda
Mesajlar: 157
Standart



kelimelerim su kokar

ölümüm sularında yeşeren yarınsız orkide
alışılması zor bir yalnızlık çektiğim
yaşam ve ölüm arasında
mavi sulara bırakırken kendimi
ruhum üşüdü
ruhum yoruldu

kelimelerin artık su kokar
ölümse yalnız bir mavi


ahmet gök, su şiirlerinden
__________________
ahmetgok.com

******** ** ** ** ** ** ** ** ** ** ** ** ** ** ** *

Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 29-07-2006, 15:11
Vela Vela isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 184
Standart

Ölüm Şiiri / Arif Dino

Yaşamın gürültüleri suskunluklarını bulandırdı
buna gülüyorsun simdi çünkü boş kafanda
yer alan yalnızca tutsaklık.

Konu suece tarafından (21-08-2009 Saat 22:21 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 29-07-2006, 15:17
Vela Vela isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 184
Standart



<BIG><BIG>Ölüme Kalmayacaktır Bu Dünya </BIG></BIG>

Ölüme kalmayacaktır bu dünya.
Çırılçıplak ölüler
Aydaki rüzgardaki adamdan olacaktır;
Kemikleri tertemiz ve tertemiz kemikleri yok olduğunda,
Yıldızlardan olacaktır, ayakları, dirsekleri;
Akılları başlarında olacaktır delirseler de,
Denizlere batsalar yükseleceklerdir yine;
Yok olsa da sevgililer sevgi yok olmayacaktır;
Ölüme kalmayacaktır bu dünya/

Ölüme kalmayacaktır bu dünya.
Dalgaların altında upuzun yatanlar
Dağılıp gitmeyeceklerdir denizde;
Burulsalar da kasları koparan
Çemberlerinde gerili, kırılmayacaklardır;
Kopsa da ellerinde gerilen insanları,
Kötülükler dolu dizgin delip geçse de onları;
Paramparça olsalar da çözülmeyeceklerdir;

Ölüme kalmayacaktır bu dünya.
Haykırmaz olsa da kulaklarında martılar
Gümbürdemez olsa da dalgalar kıyılarda;
Çiçeklerin fışkırdığı yerde bir çiçek bile
Kaldırmaz olsa başını çarpan yağmura;
Deli de olsalar ölü de çiviler gibi
Başverecektir kişilikleri, kırçiçeğinden sürer gibi;
Çıkacaklardır güneşe tükeninceye dek güneş,
Ölüme kalmayacaktır bu dünya.


Dylan Thomas çeviri:Bülent Ecevit
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 29-07-2006, 21:41
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Bana Bir Ölüm Dürüm

bilinen en eski susuştu ölüm
dermansız bir dervişin yorgun duası
viran tapınaklarda bile okunası
bir şiirdi hayat sonu kördüğüm


bir heykeli yapılmadı kerpiçten
güneşli bir gazelde unutulmuş gülüşün
çizdi haritasını bugüne bugün
ipek ağıdın kan derili eliylen


üşüyünce el yazması çöllerde
serpti tuzunu dilime yoldaş hüzün
habersiz ben de ve uzak gözlerden
ölümü usulca üstüme dürdüm

Burak Acar
Varlık Temmuz 2001
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 29-07-2006, 21:45
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

GÜZ YELİNE ÜÇLEME
I
ince esen güz yeli
-değip geçen tenime-
dese bile "gün bitti!"

yine günü yederdim
zaman ile birlikte..
şimdi zaman ertesi!

bana gitsem ben yokum
kendim ile firarda...
ölüm kimi bulacak!

II
meğer yok'a yol imiş..
bunu böyle bilmesem
ben de çoktan ölürdüm...

onca ölen, öteden
deseydi ya "çok güzel!"
söze yükü yükleyip…

madem ölüm durmadan
beni bana çağırır
kendi gelsin gelirse...

III
gelse zannım pusarım!
yokuş yolu dar eden
bir servi duldasına

belki de bir karanfil
değer benden önceye
dulda nerde bilmeden

ince esen güz yeli--
gitsem! geri ne kalır?
terekem iki dize!..

emre gümüşdoğan
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan

Konu suece tarafından (21-08-2009 Saat 22:22 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 29-07-2006, 23:08
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



ÖLÜME EĞİLMEK


Uyumaya değil
Rüyalarıma gidiyorum
Orada yaşayacağım isteğimce
Uyanıkken hiç yaşayamadığım
Hepsi de gençti güzeldi
Sevdim sevildim diye aldanarak
Son gördüğüm onlar olacak
Bunca yıldır sevgiye dayanamadığım
Ölüme değil
Sonsuzluğa gidiyorum
Orda dinleneceğim gönlümce
Yaşarken hiç mi hiç dinlenemediğim
Kalemim yine elimde
Kağıtlarım da önümde
Son uykusunda düşecek başım
Sağlığımda hiç eğmediğim.


Aziz Nesin
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 30-07-2006, 17:56
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Üstü Kalsın


Ölüyorum tanrım
Bu da oldu işte.


Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum tanrım.


Ama, ayrıca, aldığın şu hayat
Fena değildir...


Üstü kalsın...



Cemal Süreya
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 31-07-2006, 00:01
M.Burak Sezer
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

Ölünün Kıyıları


Gök boşanarak üstümüze
Bizi ıslak saçlarından geçirir karanlığın
Gece siyah bir at olur da uçar
Uykumuzun soluyan denizine.
Babalar ölümü dengede tutar
Seçerek en sağlam vakti arabasına.
Şimdi o araba uçuyorsa
Bir Asya çölünü kanat yaparak
Ey üstümüze gelen
Ey çocukların gözlerinden dökülen
Ölümü konuşan damla damla
Ey beklediğimiz her an
Ey bize son sözü muştulayan
Bizi bulan şahdamarımızda
Ey sürücüleri babalarımız olan.
Bir an dudaklarıyla
Değen alnımıza masmavi
Bir güvercin kanadı gibi
Ey annelerin sesi
İçimizde savrula savrula
Yağan bir bahar yağmuru gibi
Çağırırdı oğullarını yola
Ben işte o zaman
Saygı ile ve güvenerek
Selamlayacağım önden gideni
Yılanlar tüylerini dökerken
Eğerken dağlar başlarını önlerine
Birinin yeşil yaprağı kutsaması gerek
Birinin akan suyu tutması
Altında durarak gökten boşananın
Sonra yükselterek sesimi konuşacağım.
Sen dur burda ey insan
Duy içinde tutuşan ormanı
Ve yakıştırmasını bil üstüne ey ademoğlu
Usta bir makasla biçilen toprağı.


Erdem BeyazıtEdited by: M.Burak Sezer
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 31-07-2006, 20:22
Perihan Baykal
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart



1909-1946


(Saffet Korkut için)


Bir Saffet Hoca vardı dost bağında
Hürriyet yoktu sağlığında
Gün geldi gitti incecikken
Yiğitken, güzelken, gencecikken.


Şimdi ne kadar dost varsa arkasında
Hasatçı, öğrenci, öğretmen
Ne kadar gül varsa toprağımızda:
Daldırma gül, ak gül, gonca gül;
Ne kadar sevgili varsa arkasında:
Tiyatro, iş, kitap, şiir, marş
Yanar yanar ağlaşır cümlesi,
Çoban ateşi hatırasında.


Gâvur müslüman demezdi
"Kendisi için bir şey istemezdi"
Yatak ölümü beklemezdi
Gitti vadesiz, gencecikken
Yiğitken, güzelken, incecikken


Ölüm, adın kalleş olsun!


ENVER GÖKÇE
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 06:35


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum