Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #11  
Alt 18-08-2006, 23:10
Vela Vela isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 184
Standart




FEDERICO GARCIA LORCA'YA YANIK ŞİİR


Issız bir evde,
Korkudan ağlayabilseydim;
Gözlerimi çıkarabilsem de,
Yiyebilseydim;
Senin sesin için yapardım
Bunları,
Yaşlı portakal ağacı sesin;
Senin şiirin için yapardım
Bunları,
Çığlık çığlığa fışkıran şiirin.
Baksana,
Maviye boyuyorlar hastaneleri,
Senin için;
Kıyıdaki kenar mahalleleri
Ve okullar,
Senin için büyüyorlar;
Tüy salıyorlar,
Yaralı melekler;
Pullar örtünüyor,
Düğün balıkları;
Deniz kestaneleri,
Göğe uçuyorlar;
Siyah tülleriyle terzi dükkanları:
Kanla doluyorlar, kaşıklarla,
Senin için;
Ve,
Yutuyorlar,
Yırtılmış kurdeleleri;
Öz canlarına kıyıyorlar,
Öpüşe öpüşe;
Ve ak sadeler giyiniyorlar.
Bir şeftali ağacı
Giyinip de,
Kuş gibi seğirtirken sen;
Kasırga gibi fırıl fırıl,
Bir pirinç gülüşüyle gülerken;
Türküler çağırdığında;
Allak bullak ederken,
Atardamarlarını,
Dişlerini, gırtlağını,
Parmaklarını;
Vay ne şirindin,
Kahrolurdum ben
Kahrolurdum ben
Kızıl göller için:
Güz ortasında bir şahbaz at
Ve kana belenmiş bir tanrıyla,
Beraber yaşadığın.
Kahrolurdum ben,
Mezarlıklar için:
Gece, sesi kısılmış
Çanlar arasından,
Suyla, mezarlarla küllenmiş
Nehirler gibi geçen;
Nehirler:
Hasta asker koğuşları sanki,
Tıklım tıklım dolu;
Ve matem yağlı ölüme,
Çürük taçlı mermer şifreli ölüme,
Nehir nehir gelen ölüme doğru;
Birdenbire taşıveren nehirler.
Gece, ayakta, ağlaya ağlaya,
Boğulmuş çarmıhların geçişini
Seyrederken sen;
Kahrolurdum seni görmek için:
Bak,
Ölüm nehrinin önünde ağlıyorsun
Perperişan;
Garip kalmış köşelerde başın,
Durmaz ha, durmaz gözlerin
Ağlar yaşın yaşın.
Gece ve çıldırasıya yalnız,
Külleri ısıra ısıra;
Dumanı, gölgeyi, unutmayı:
Siyah bir huniyle yığabilseydim,
Trenlerin, gemilerin üstüne;
Filizlendiğin ağaç için,
Yapardım bunları,
Topladığın,
Yaldızlı su yuvaları için;
Sarmaşık için,
Yapardım bunları;
Gecenin sırrını sana ileterek,
Kemiklerini saran
Sarmaşık için.
Islak soğan kokusu gelen
Şehirlerden,
Seni bekliyorlar;
Boğuk bir sesle,
Şarkı söyleyerek
Geçesin diye.
Yeşil kırlangıçlar,
Saçlarının arasına yapıyorlar,
Yuvalarını;
Dilsiz sperma sandalları,
Peşin sıra geliyorlar;
Sümüklü böcekler, haftalar,
Yelkenleri düşürülmüş serenler,
Kirazlar da,
Dönüveriyorlar o saat:
Gözükünce solgun başın,
On beş gözlü başın,
Al kan içindeki ağzın.
Şehrin otellerini,
İsle doldurabilseydim;
Hıçkıra hıçkıra,
Yok edebilseydim
Çalar saatları;
Ezik dudaklarıyla yaz ayı,
Evine nasıl gelecek,
Göreyim diye
Yapardım bunları;
Yığın yığın insanların,
Melûl mahzun tantanalarıyla
Ülkelerin,
İşlemez sabanların,
Gelincik çiçeklerinin;
Mezar kazıcıların, süvarilerin,
Kanlı haritaların, gezegenlerin,
Evine nasıl geldiklerini
Göreyim diye;
Yapardım bunları.
Küllerle örtülü dalgıçların,
Uzun bıçaklarla delik deşik olmuş
Meryem Ana tasvirlerini
Sürüte sürüte gelen maskelerin;
Damarların, köklerin, hastanelerin,
Karıncaların, su gözelerinin,
Evine nasıl geldiklerini
Göreyim diye;
Yapardım bunları.
İçine kapanmış atlının
Örümcekler arasında öldüğü
Bir yatakla,
Gecenin;
Kinden, dikenlerden bir gülün,
Sarıya çalan bir geminin,
Rüzgârlı bir günle, bir bebeğin;
Evine nasıl geldiklerini
Göreyim diye:
Yapardım bunları.
Ben, Oliverio, Norah,
Vicente Aleixandre, Delia,
Maruca, Malva, Marina,
Maria Luisa, Larco, La Rubia,
Rafael Ugarte, Cotapos,
Rafael Alberti, Carlos,
Manolo Altolaguirre, Bebé,
Molinari, Rosales, Concha Méndez,
Ve daha da unuttuklarım;
Evine nasıl gelecektik,
Göreyim diye
Yapardım bunları.
Gel de taçlar takayım,
Gel, sağlık esenlik delikanlısı,
Gel, kelebek kravatlı civan;
Sen ey,
Sonsuz hür siyah bir şimşek gibi:
Pırıl pırıl insan;
Madem, geç vakitlere dek,
Kalınamıyor daha kayalıklarda;
Bari aramızda konuşalım,
Gel,
Şöylece bir, olduğumuz gibi;
Çiğ için olmadıktan sonra,
Şiirlerde n'olacak yani?
Bir ağu hançerin,
İçimize işlediği bu gece için
Olmadıktan sonra;
Şiirlerde n'olacak yani?
Bu tan kızıllığı için,
Olmadıktan sonra;
İnsanın vurulmuş yüreğinin,
Ölüme hazırlandığı,
Şu viran köşe için olmadıktan sonra
Şiirlerde n'olacak yani?
En çok gece, geceleyin:
Kıyamet gibi yıldızlardır,
Dolmuşlar hepten ırmağa;
Bir kurdele gibiler,
Fakir fukara dolu evlerin
Pencerelerindeki..

Bir ölen var,
Onların evlerinde;
Bürolarda, hastanelerde belki,
Belki asansör ve madenlerde,
İşlerinden oldular.
Onulur şey değil yaraları,
Yaratıklar,
Acı çekiyorlar.
Her yanda dert yanış,
Her yanda,
Vay şuymuş vay bu;
Pencereler,
Göz yaşıyla dolu,
Aşınmış eşikler,
Göz yaşından;
Yüklükler ıslak,
Bir dalga gibi
Halıları dişlemeye gelen
Göz yaşından,
Oysa ki yıldızlardır akar
Uçsuz bucaksız bir nehirde.
Federico,
Dünyayı görüyorsun.
Yolları görüyorsun,
Sirkeyi görüyorsun;
Birkaç ayrılıştan,
Taşlardan, raylardan gayrı,
Kimseciklerin kalmadığı,
Köşeden:
Duman ha deyince,
Zalim tekerleklerine;
Hoşça kalları görüyorsun,
İstasyonlardaki..

Her yanda, sorunlar koyuyorlar,
Çeşit çeşit insan var:
Kanlı bıçaklı kör var,
Öfkelisi, ümitsizi var,
Yoksul var, tırnak ağaçları var;
Şunun bunun sırtından,
Geçinmek sevdasıyla;
Harami var.

Hayat böyle, Federico,
Ey babayiğit,
Ey kara sevdalı adam.
Sana,
Dostluğumun sunabileceği şey
İşte bunlar..
Sen de epeyce şey biliyorsun
Şimdiden.
Yavaş yavaş, daha da,
Öğreneceklerin var.
Çeviren: Enver Gökçe ŞAİR:PabloNeruda
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 18-09-2006, 22:15
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



Uçuruma Düşen Nehir


Sende bu yükseklik korkusu,
boşluğunun kıyısından geçmişe baktığın gün mü başladı
oturduğun yerden seyrettiğin kuşlar bile ürpertiyor içini.
İçin ki uğultulu bir orman. Ruhunu çizen, kanatan dallar ve rüzgar...
- Ah! kalbin sürgün günlerinden kalma hüzün
diyorsun
yüzünde güzden gölgelerle karşılarken akşamı
kucağında yalnızlığına sürtünen kedin.
Tanımlamak gerekirse bir imgeyle seni
uçuruma düşen nehir... Oysa şehir
aşağıdan seni çağırıyor


Oya Uysal
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 28-09-2006, 23:46
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

Denize Kavuşan Nehir
Sen üzerinde nice şafakların söktüğü
Sevgi denizlerime akan büyük nehir
Sen biraz ışık, biraz tılsım, biraz büyü
Sen yıllardır yazıp bitiremediğim şiir

Durmadan bir gül açar ellerinde pembe
Sen nefes alışı en bakir güzelliğin
Gözlerin midir parlayan gökyüzünde
Bir güneş doğarcasına geceleyin

Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel
Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri
En karanlıklarda bile uzanır bir el
Kendiliğinden açar sabaha perdeleri

Sen varsan dallarda kuşlar memnun
Tüm çiçeklerin rengi değişik, kokusu başka
Öylesine gerçek ki var olduğun
Çarpar güzelliğin kıyılarıma dalga dalga

Tutsam ellerini içim ürperir hazdan
Başım döner gözlerin gözlerime değse
Kalan tek hatıradır gülüşün bir yazdan
Yokluğun da odur senin ölmek neyse

Sen bastığın yerde çiçeklerin büyüdüğü
Her zaman en güzel, her yerde eşsiz
Sen yaprak, sen köpük, sen kuş tüyü
Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz

Ümit Yaşar Oğuzcan
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.

Konu suece tarafından (10-07-2009 Saat 23:41 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 21-10-2006, 21:44
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

Bir Nehrin Tükenişi

Hasretin kançanağı gözlerinde oturuyorsun;
seni soruyorum
hiçbir şey bilmiyorsun…

Hep bir çağlayan gibi senin sevdana aktım;
sen ise sularını kaçıran bir nehir gibi uzaktın...

Tükenişi bir aşkın,
bir nehrin tükenişine benzer.
Ne deniz olabildin,
ne nehir kalabildin...

Kendin ol, kendin ol…
Sen buysan başkası ol!

Buysan kederden öleceğim,
başkası olursan de kimi seveceğim?

/Ne Diyarbakır anladı beni ne de sen;
oysa ne çok sevdim ikinizi de bir bilsen.../
Yılmaz Odabaşı
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.

Konu suece tarafından (10-07-2009 Saat 23:42 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 21-04-2007, 15:39
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

İNTİHAR IRMAK

Kalıyordum artık ölümden konuşacaktık / Kalıyordu bir si-
yah bir 3.
Bir beyaza girdim.
(İşittim bir vadiye rüzgâr iniyordu/ bir bedevi
hisarlarını ateşe veriyordu/ sen gökleri sağ elin
yapıyordun

Ey Bayan F,
- ve kasabalarda ses yoktu
bir körfez ölümü büyütürdü) .

Sen geçiyordun, nalınlarında deniz suyu bir ormanın saçlarını
Uzatıyordun/

İLHAN BERK
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.

Konu suece tarafından (16-04-2009 Saat 16:33 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 25-07-2007, 14:33
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

Bir Yeraltı Nehrini Beklerken

Bir saz kadar mutlu
Ve hüzünlü başlıyoruz bütün günlere
Ve bir türkü kadar sıcak
Biliyoruz ki dağların göğsünü saracak
Ve yerinden oynatacak olan şafak
Onuru ışık diliyle
Karanlıkta koruyanlarla başlayacak

Adnan Yücel
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 11-09-2007, 14:15
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



Nehir


Masaya yaklaştı, adımlarında bir kuzu
aklında hep o soru; ***8220;Kum ve zaman
nerede ayrılır?***8221;
Kum akar saatte, sadece saatte
zamanın olmaz yatağı, nehir o.


Ataman Avdan
Kavram Karmaşa Dergisi Kasım-Aralık 2002 sayısı
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 14-01-2008, 23:04
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



BİR NEHRİN TÜKENİŞİ
-Başak için-



Hasretin kançanağı gözlerinde oturuyorsun
Seni soruyorum
Hiçbir şey bilmiyorsun



Hep bir çağlayan gibi senin sevdana aktım
Sen ise sularını kaçıran bir nehir gibi uzaktın...



*
Tükenişi bir aşkın
Bir nehrin tükenişine benzer
Ne deniz olabildin
Ne nehir kalabildin...



*


Kendin ol
Kendin ol
Sen buysan başkası ol!



Buysan kederden öleceğim
Başkası olursan da kimi seveceğim?



Yılmaz Odabaşı
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 23-01-2008, 15:14
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart

Gelgit

İlk geldiğimde İngiltere'ye
yıllardan yetmiş iki yılında
ve ilk gördüğümde Thames
nehrini,

"Nasıl da" demiştim, kendi
kendime, "suları kahverengi.
nerede Boğaz'ın o maviliği,
o berrak sular!"

Yıllar sonra yürüdüğümde
kıyısında nehrin bir akşamüzeri
çekildiğini gördüm suların,
izledim saatlerce.

Akdeniz'de gelgit olmadığını
Londra'da öğrendim o gece.
öğrendiğim gibi büyük kısmını
tüm öğrendiklerimin.

Sonra kaç defa şu veya bu kadınla
sular çekildiğinde açıkta kalan
yatağında yürüdüm nehrin,
elleri elimde, yanak yanağa.

Ne zaman suların çekildiğini
görsem şimdi, Elsa gelir yine aklıma.
gelenler geldi, gidenler gitti,
Elsa kaldı yatağı gibi nehrin hayatımda.


< =http://www.ideefixe.com/vitrin/arama_s***111;nuc.asp method=post>Roni Margulies</>
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 23-01-2008, 20:42
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



NEHİR



Kırlıktı
Nehir vardı
Birisiydi
Unuttum



Nehir
İçinden geçerdi
Bana doğru akardı
Toprakta dikilirdim
Hep boyumu aşardı



Bin yıl önce miydi
Ya da dün müydü
Nice ölü
Kütüklere tutunarak
Pazartesi miydi çarşamba mıydı
Döne döne vurmuş dibe
Nice aşklar
Nice sözcük
Yıkanarak
Saat on muydu oniki miydi
Çığlık çığlığaydı su kuşlarıydı
Teğelleyip uçlarından geceyi
Güneşe sermişlerdi
Rimelleri akmış yazdı
Soluğunu bir kamıştan üflerdi
Kimdi yürüyüp geçen sulardan
Ben miydim
Birisi miydi
Unuttum



GÜNGÖR TEKÇE
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 10:48


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum