Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 11-07-2006, 16:04
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart






Her hafta belirlenen bir konuda; okuduğumuz, bildiğimiz, araştırıp bulacağımız şiirleri toplayalım. Evimizdeki şiir kitaplarından yararlanabiliriz.


Haftanın şiirleri, yol ve yolculuk şiirlerden oluşsun.

Bu başlığı, yolculuk şiirleri antolojisine döndürmeye ne dersiniz?Edited by: EmreGümüşdoğan
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11-07-2006, 16:23
selami karabulut selami karabulut isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 199
selami karabulut - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

KONUK

örselenmiş sözlerdi aramızda
bizden önce kanayan

eskisine gölge düşüren acı, git
sinmiş duvarlarına akşamın
veda vaktinde bir konuğun telaşı
alazı ilk yazdan mora çalan son ışıltı
banmış serinliğini geçirirken gecenin hurcundan
dalgın, kederli bir kumru gibi susmakta
geride kirli yüzüyle bıraktıkların
küstüm çiçeğinden, o yalnızca esefle gülen
zamansızdı belki henüz vakitli diyemem
zor dilimlere bölünmüş
şu suskun günümün yorgun vardiyasında
kağşamış bir mumum
gecenin üzerinden sessizce geçtiği
sisli peronların kalabalık yalnızlığına karışan
içimde bir göçmenin yaban hali
aksak bir çocuğun koşması kadar
gizlice eksildiğim bu istasyonda...

dilsiz bir dalgınlığa dönüştü
uzak bir boşlukta
geceye anlam veren sesindeki kuşku
varla yok arası
sinsi bir aykırılık bu, sendeki sana rağmen
dindi, yorgun yağan karın sesi
bak sevgilim onlar da sustu
ardıç ağacına çakmak taşıyla yazdıklarımız
orda, yanık gazel kokan
nasır bağlamış sağır anıların ortasında
sustu, ölümlü bir gerçeğin önünde
yakamozlanmış sulara vuran ay gibi
ah! kimliksiz acılarla dinginleşen yüzüm
mahsur kaldığım aynalarda
aksine vuran eylül’dür genişleyen soluğum
içinde sönmüş arzuların kederini yansıtan
git de parlak bir yalan bul kendine

Selami Karabulut
( İz ve Kaçak, Kül Yayınları 2005)
__________________
anımsayamadım sahi neydi aradığım/hükmü geçse de dinmedi içimdeki heves

Konu suece tarafından (22-08-2009 Saat 21:56 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11-07-2006, 22:23
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

Yol Türküsü


Alnımızda yanar gençliğin tacı
Yorgunluğun anasını satarız
Elimizde neşemizin kırbacı
Ufukları önümüze katarız

Göğsümüz kuvvetli, gönlümüz temiz
Tükenmez yolları tüketiriz biz
Ne saray, ne hamam, ne han isteriz
Nerde gün batarsa orda yatarız

Sabah burdaysak, akşam ordayız
Günlerin peşinde bir hovardayız
Bazı mısra gibi dudaklardayız
Bazı 'kimsin' diye soran bulunmaz

Hey anam hey! Yolcu yolunda gerek
Bazı altımızda kuştüyü döşek
Bazı örtünecek yorgan bulunmaz!


Nazım Hikmet
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.

Konu suece tarafından (16-08-2009 Saat 23:33 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 11-07-2006, 22:39
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

UZUN İNCE BİR YOLDAYIM


Uzun ince bir yoldayım
Gidiyorum gündüz gece
Bilmiyorum ne haldayım
Gidiyorum gündüz gece


Dünyaya geldiğim anda
Yürüdüm aynı zamanda
İki kapılı bir handa
Gidiyorum gündüz gece


Uykuda dahi yürüyom
Kalkmaya sebep arıyom
Gidenleri hep görüyom
Gidiyorum gündüz gece


Kırk dokuz yıl bu yollarda
Ovada dağda çöllerde
Düşmüşüm gurbet ellerde
Gidiyorum gündüz gece


Düşünülürse derince
Irak görünür görünce
Yol bir dakka miktarınca
Gidiyorum gündüz gece


Şaşar Veysel işbu hâle
Gâh ağlaya gâhi güle
Yetişmek için menzile
Gidiyorum gündüz gece



Aşık Veysel ŞATIROĞLU
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.

Konu suece tarafından (16-08-2009 Saat 23:33 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 11-07-2006, 22:59
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

Yolcu


I
Gün ağarmadan yola çık
sislenmeden bütün dağ taş
Dönüp dönüp bakma artık
bir ozan gibi ayrılığa düş

Dehşetli bir acıdır belki
uçurum, orman ve rüzgar
ve ağzında kuş tüyleri
taşıyarak geçen bulutlar

Neyi bırakmışsan geride
bir kül yığınıdır şimdiden
ömrün gibi savrulup gider işte

Ama ıslığını unutma sakın
bir türküdür yine de
yolcuya en çok yakışan

II
Dağın eteklerine vardığında
şöyle bir dur ve soluklan
sonra meşeliklerin orada
sırtüstü uzan gün batarken

Dinle bir an ormanı ve suyu
başlayacaktır az sonra
doğanın yabanıl konçertosu
hışırtılar içinde kalacak ova

Kayıp giderken bulutlar
usulca sokulacak yüreğinin
gizli geçitlerine bir rüzgar

Buğulu türküler duyacaksın
ve aşk çılgınlıklar bekleyecektir
yolları uçurumla kesilenlerden

III
Dizginlerinden boşanmış bir at
gibi soluk soluğayken doğa
soluğun yetiyorsa yaylanıp tut
yelesini ve katıl rüzgara

Unutma ki yalnız değilsin
yüreklendiriyor seni aşk
ve birdenbire boşanan
bu çılgın sağanak

Aşk ile sağanak
hep aynı kokuyu taşıyacak
hangi kentte bir koklasan

Yolculuklar özetleyecek ömrünü
Gülüşü ve hüznü sürükleyen büyü
elinde bir gül olacak sevdiğinin


Ahmet Telli
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.

Konu suece tarafından (20-02-2009 Saat 15:45 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 11-07-2006, 23:39
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



Yollar Ve Zaman


sen bir yalnızlığı koşup gittin de
bir yerde buluşulur diye, belki de...

elbet buluşulur, orda, o yerde...
bir hüzün töreniyle kutlanır
bulunur birşeyler ve saklanır
saklanan Zaman mı, yoksa yol mudur
aranır bahçelerde ve şiirlerde

kimbilir ki dündür, olgundur kalbimiz
yollarsa her zaman biraz küskündür
yokuşlarda ve inişlerde...
Zaman'dır seni sardığım kumaş
bekledin, örtülsün ki yavaş yavaş...
erguvandın, kayboldun dilegelişlerde



Hilmi Yavuz
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 12-07-2006, 00:07
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart



Yolcu

Görüyorum ki, bir an önce varmak istiyorsun oraya. Gerginsin
kıpır kıpırsın, soluk soluğasın, yay gibisin ey yolcu
coşkunluğun ne güzel, öfken ne güzel
Sana selam, sana saygı
ey yolcu


Fakat düşündün mü yolunun uzunluğunu ?
Neler var yolunun üstünde, düşündün mü?
Koşar-adım aşabilecek misin şu dağı, geçebilecek misin
bu hızla şu beli, tırmanabilecek misin bu solukla şu sırtı ?
Ovada dikenler yollara uçmuştur, kuru dereleri seller basmıştır,
kar yağmıştır belki o tepelere ? Böyle, uçar gibi geçip
gidebilecek misin oralardan, hemen varabilecek misin oraya ?
Belki sırtlanlar üşüşmüştür leşlere, kuzgunlar tutmuştur belki
yolları. Belki silinmiştir ayak izleri yolcuların.
Bütün bunları düşündün mu ey yolcu ? çünkü sen, ne ilk yolcususun
bu yolun, ne de son.


Derim ki sana :
Nehirler boyu git
Nerelerde ve niçin durgundur nehirler,
nerelerde ve niçin hırçındır nehirler,
nerelerde ve niçin mendereslidir,
nerelerde ve niçin çağlayanlı ve de çavlanlıdır nehirler,
gözlerinle gör, duy kulaklarınla
Gör ve duy ki, nasıl varır nehirler denizlere


Derim ki sana :
Denize varmaktır amacı nehrin, denize varmak, ey yolcu
Büyükse dağ, aşamıyorsa üstünden nehir, dolanır çevresini dağın.
Büyükse kaya, söküp atamıyorsa nehir, birikip birikip taşar
üstünden, dolanır yanını yöresini. Yokuşsa yolu, koşamıyorsa
menderesler çizer nehir. uçurum çıkarsa önüne, kapıp bırakır kendini
nehir, açar kanatlarını; varır varacağı yere, oraya denize


Derim ki sana :
Nehirler boyu git ve gör nehirlerin nasıl yol aldıklarını
sen de bir nehirsin ey yolcu
Senin de varmak istediğin bir yer var
Gerçekten varmak istiyorsan oraya, nehirlere iyi bak
Engeller
nasıl aşılır, öğren nehirlerden
Yarı yolda yokolup gitmek değildir
amaç, nehirler gibi akıp, nehirler gibi ulaşmaktır oraya
Varmaktır oraya, ey yolcu


Derim ki sana :
iyi oku yolunu, avucunun içi gibi bil
Dizlerini, ciğerlerini,
yüreğini sıkı tut, iyi dengele
Ovada koşar gibi vurma kendini
dik yokuşlara
uçuruma atlar gibi bindirme kayalara
"daha koş, daha koş" diye alkış tutanlara kanıp da, kesilip
kalma yarı yolda
Dipdiri varmalısın oraya
Hız koşusu değil bu,
ey yolcu, engelli koşudur bu
Engelleri aşa aşa, gücünü koruya
koruya varmalısın oraya
çünkü oraya varmaktır amacın, koşmak değil
Boşuna sevmedim nehirleri
Aktıkça büyümesi boşuna değil
nehirlerin
Akan büyür, ey yolcu
"erişir menzil-i maksuduna aheste giden" demiyorum ben sana,
"tiz reftar olanın payine damen dolaşır " demiyorum. Böyle
demiyor çünkü nehirler. Duracaksın, dolacaksın, atlıyacaksın,
aşacaksın, koşacaksın ve varacaksın oraya, diyor nehirler.
öyle diyorum ben de
Beni dinle, beni anla ey yolcu


adım adım
kulaç kulaç
ilerliyor nehir
yoklayıp
araştırarak
tartıp
dengeliyerek
adım adım
pençe pençe
ilerliyor nehir
birdenbire koçbaşı
birdenbire ipek bir çarşaf
ve balıklar kurbağalar yosunlar
köprüler ve yoksul değirmenleri bozkırın
birdenbire bir uğultu
birdenbire bir kıyamet
bindirip
çekilerek
çekilip
toparlanarak
varıyor cüceleşip
devleşerek
varıyor
nehirlerce kahkalarla


şarkılar söylemeliyim
nehirler gibi uzun
nehirler gibi kollu
nehirler gibi hırçın
ve yumuşak
ve nehirler gibi
dur
durak bilmeyen şarkılar söylemeliyim


gitmek
nehirlerle yanyana
gitmek
nehirler gibi zor
nehirler gibi çetin
nehirler gibi umutlu
gitmek
nehirlerden de öteye
oraya
taaa oraya
o büyük kurtuluşa
yüreğim
yaralı kuşum
topla ve aç kanatlarını


Hasan Hüseyin Korkmazgil



__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 12-07-2006, 00:14
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

Yolculuk


Veda ettim gençligimin gamsiz geçen rüyasına,
Çıktım aşkın nihayeti bulunmayan sahrasına.


Bilmiyordum yol neresi? Varacağım yer neresi?
Dayanarak gidiyordum ilhamımın asâsına.


Bu sahranın kanat germiş her yerine ıssızlıklar,
Ufuklardan yalnız iki yıldız doğmus semasına.


İki yıldız.. iste benim rehberim bu, yürüyordum;
Nihayetsiz gecelerin daldım zulmet deryasına.


Yürüyordum; daglar geçip, uçurumlar atlıyordum,
Tâbi oldum saçlarımda esen sevda havasına.


Yürüyordum, gök gürlüyor.. yürüyordum, fırtına var,
Türüyordum, gögüs germiş bu dagların borasına,
Bir ses duydum uzaklardan: "Seyfi, diyor, bir âfetin
"Düstün siyah gözlerinin yine kara sevdasına!"


Orhan Seyfi Orhon
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.

Konu suece tarafından (15-04-2009 Saat 16:57 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 12-07-2006, 00:17
Vela Vela isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 184
Standart


YOLCULUK

Bir şair yolculuk ediyor
bir denizinde dünyamızın
bakarak bir yıldıza.

Yolculuk ediyor şairin biri
yıldızlardan birinde bir denizde
bakarak dünyamıza.

Yolculuk ediyor şairler
denizlerinde kâinatın
bakarak birbirine.

1960, Akdeniz

Nazım Hikmet Ran
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 12-07-2006, 20:25
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

Rıhtımda

Bir beyaz gemiydi ayıran onları
Kadın güvertedeydi adam rıhtımda
Şimdi unuttum yüzünü kadının
Adamın gözleri aklımda

Kana bulanmış buçaklar gibi
Uzun kiprikleri ıslaktı
Adam dertli, adam darmadağın
Dokunsalar ağlayacaktı
Adam bitkindi, adam seviyordu

Kalan kederdi giden gemiyse
Taş olduğu içindir dedim
Rıhtım taşları erimediyse
Derken bir düdük öttü ansızın
Bembeyaz gemi gitgide ufaldı
Korkunç yalnızlığıyla başbaşa
Rıhtımda bir adam kaldı.
Ümit Yaşar Oğuzcan
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.

Konu suece tarafından (20-02-2009 Saat 15:44 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 07:27


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum