Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 31-08-2008, 21:55
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



GÜZ YELİNE ÜÇLEME


I
ince esen güz yeli
-değip geçen tenime-
dese bile "gün bitti!"


yine günü yederdim
zaman ile birlikte..
şimdi zaman ertesi!


bana gitsem ben yokum
kendim ile firarda...
ölüm kimi bulacak!


II
meğer yok'a yol imiş..
bunu böyle bilmesem
ben de çoktan ölürdüm...


onca ölen, öteden
deseydi ya "çok güzel!"
söze yükü yükleyip***8230;


madem ölüm durmadan
beni bana çağırır
kendi gelsin gelirse...


III
gelse zannım pusarım!
yokuş yolu dar eden
bir servi duldasına


belki de bir karanfil
değer benden önceye
dulda nerde bilmeden


ince esen güz yeli--
gitsem! geri ne kalır?
terekem iki dize!..


Emre GÜMÜŞDOĞAN
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 01-09-2008, 17:41
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



GÜZ GÖMLEĞİ


Güz gömleği giydi şiir
Hüzün sanıyor görenler
Açık kalmış bir düğmesi
Ki rüzgâr girsin diyedir


Cebinde yağmur kokusu
Bir tutam kurutulmuş ot
Yeni bir imge arıyor
Onunla, ince akan su


Bir kadın eli değmiştir
Belki de yıllar öncesi
Saklar durur unutamaz
O gömleği giydi şiir


Ahmet UYSAL
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 14-09-2008, 10:27
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



GÜZ GELMİŞTİR


Geri getirecek misin güneşlerini?
Donuk gözlerim özlüyor seni.
Ne yaparım ki güneşsiz, sensiz?
Kopuk köklerim bekliyor seni.


Geri getirecek misin ellerimi?
Güdük bileklerim özlüyor seni.
Ne yaparım ki elsiz, sensiz?
Çürük isteklerim bekliyor seni.


Geri getirecek misin ışıklarını?
Soğuk kağıtlarım özlüyor seni.
Ne yazarım ki ışıksız, sensiz?
Boğuk harflerim bekliyor seni.


Geri getirecek misin ellerimi? ,
Kırık sözcüklerim özlüyor seni.
Ne yazarım ki elsiz, sensiz?
Yıkık tümcelerim bekliyor seni.


Bekleyeceğim
Gene de
Hiçbir tekne getirmese de seni?
Getirene dek
Hiçbir tekne.
Gene de?


Oruç Aruoba
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 14-09-2008, 12:20
ogün kaymak ogün kaymak isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: Samsun
Mesajlar: 1.532
ogün kaymak - MSN üzeri Mesaj gönder ogün kaymak - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart



bu şiiri geçtiğimiz 12 eylül günü çalışmaya başladım...bitti mi bitmedi mi henüz karar vermedim ( sahi.. 12 eylül süreci bitti mi?).. ama madem güz şiirleri.. aşağıya yapıştırayım..yolculuğu başlasın...

<DIV align=left>
Eylüllü Çıkartmalar


Güzün on ikinci günü
Belgeleri karıştırdım, hard disk kırıntıları
Bir şeyler unutmalıyım gediğimde ve mühim
Cep, defter, köstek, ellerimin eksiğinde
Kuvve***8211;i şarampole saçılacak saksı kiremitlerim

Bir yazı arıyorum ***8211; harfleri sessiz ***8211; çekmecemle karışıyor
Hafızam, kirli bezine sarıyor buruşuk ifademi
Paketliyor şarkının perdesiz nefretini:
Body &amp; Soul, bedenle ruh, ruhla beden ***8211; benzeri

Radyo dinler neslimiz ***8211; siz bilirsiniz ***8211;
Ayak takımı, sokak gezgini, bizden habersiz
Ay tozunda yürür mü ki Apache***8217;nin izleri.
Belleğim çizildikçe plaklarım cızırdar

Beş cüce gölgesi görürüm; eylülün üç kere dördü, şöyle böyle beş gölge
Heceler uzunca metni; derin kısa süreli inilti
Hurra! Mertebe***8211;i huzur! ( Eren ) milletim!
Saygı duruşlu sineğin vızıltılı neşesi.
Bilincimi yitirmişim, on yedilik, hükümsüzüm!

Ogün Kaymak - Eylül'08Edited by: ogün k
__________________
...
Şair dediğin nedir ki
Şair sıska bir gavvas
Gayb suyunda incisine uzanan
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 15-09-2008, 05:55
san_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
san_ san_ isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2006
Mesajlar: 2.128
Standart

GÜZ

"Güz geldi. Gözlerim karmakarışık. Körüm ben
Güz geldi. Bunu saçlarımın döküldüğünden.
derler ki yaylada doğmuşum, denizin ardında
iniştir, yokuştur, geçer dizlerimden."
Gazel düştü Derelere ay Yarim
Kavga bitti. silahını duvara as
başladı Ocağın krallığı, Ormana git
baltanı al köşeden, Çocuklarımızı öp.
"Uçurtma salıvermiş göğe aşağıdakiler, havasıdır."
Çocuklar aşağıdakileri okuyor. ben körüm
ne güzel kokuyor Gazeteleri Kitapları
insem bir koklasam kendileri nasıl"
ben burda bağlıyım ay Yarim
Körüm ve yaşlıyım otuz yaşında
Çocukları al, in aşağıya
dileğimdir, onlar görsünler
"Güz geldi, açıksın Yarim Yarim
ben neyse. ben körüm. Dereden öteyi bilmedim
ama bilirim bir koca yaz çabaladığımız
Patatesin sana bir parça şayak etmediğini"
Sor bakalım, adam diye Kaydımız var mı?
ben körüm, biz eski, Çocukları yazdır
Patatesi alıcıya götür ver yirmi beşe
eşeğine bin türkü söyle dönüşte
dünyalık şeylere dünyanın parası gerek
Oysa topraktan çıkardın yirmi beş liracık
Kefenimizi al. sabunu lifini unutma
bir cennet ayırt Hoca parasıyla birlikte
"Bu güz öleceğim. bütün işlerimi bitirdim
Derede yıkandım, cevize tırmandım. kuş ürküttüm
Kaçırdılar on iki Çocuk doğurdum. bekledim gözlerim
Oğlan everdim. kız yetirdim. otuzuma vardım"
"Ağlama kız, deme incirim Yar Yar
ben ağlamam dağlar taşlar ağlasın
Körüm, çelimsizim, göğnüğüm, hastayım.
sebeb olanları nerde bulayım
adamdan içerli kuşlar ağlasın


Gülten Akın
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 19-09-2008, 09:37
selami karabulut selami karabulut isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 199
selami karabulut - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" /><O:P></O:P>
Güz senfonisi<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
I <O:P></O:P>
<O:P></O:P>
ey esrik gülüşleri yorgun <O:P></O:P>
göğü hüzünlü gurbet türküsü <O:P></O:P>
bulutlarından tanırım seni <O:P></O:P>
ağır aksak giden günlerinden<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
yankısız aynalarda gömülü yüzüm<O:P></O:P>
uzak yollarda unutuyor gülüşünü<O:P></O:P>
esmer bir sessizlik <O:P></O:P>
hüzünle ağıyor kirpiklerime<O:P></O:P>
bir şeyler eksiliyor <O:P></O:P>
bir şeyler eriyor bir yerlerimde<O:P></O:P>

<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
II<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
gün siyah bir tüle büründü <O:P></O:P>
insanlar koyu renk giysilere<O:P></O:P>
caddeler boyu hüzün, caddeler boyu keder<O:P></O:P>
her yüz kendi yalnızlığına gömülü <O:P></O:P>
buğulu camların ardında dalgın, kırık <O:P></O:P>
bir şeyler yitirmişliğin acısı var<O:P></O:P>
savrulup giden ekim yapraklarının ardında<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
sarı ot kokusu bulaşmış elleriyle<O:P></O:P>
üstüne titrediği fesleğen ölüsünü seviyor<O:P></O:P>
duvar dibinde solgun, alık bir resim<O:P></O:P>
ömründe çok kez yaşadığı halde <O:P></O:P>
yine de şaşarak bakıyor bu an***8217;a<O:P></O:P>
kim bilir belki de kendi sonbaharını görüyor<O:P></O:P>
kendi gözleriyle kendi teninde<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
III <O:P></O:P>
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> kızım Eylül***8217;e<O:P></O:P>[/I]
<O:P></O:P>
güz deyince hep çocukluğumdur <O:P></O:P>
içimde art arda yıkılan ormanlar<O:P></O:P>
ürperdikçe uzayan sessizliğim<O:P></O:P>
aynı kum saatinin dönencinde <O:P></O:P>
aynı yorgun kıvrımında ömrün<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
rutubet kokulu odalar, camı kırık pencereler<O:P></O:P>
ürkek yabani bir çocuk canlanır gözümde<O:P></O:P>
soluk benizli ama umut dolu avuçları<O:P></O:P>
seslensen uyanmaz dalgınlığından<O:P></O:P>
kirpiklerinde iri yaş tomurcukları<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
hüzün damlayan ellerinde buluttan rüzgar<O:P></O:P>
bilmediği odalarda yarı ölü aydınlık<O:P></O:P>
gülüşü yarım ağızda acı bir türkü<O:P></O:P>
tanımsız heyecan vardır ellerinde<O:P></O:P>
hep eylülle başlar macerası <O:P></O:P>
<O:P></O:P>
Eylül***8217;le devam eder<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
IV<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
aynı aynalara yürüdük, aynı umutlarla<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
yorgun omuzlarında kasvetli ağırlık, <O:P></O:P>
dudaklarında ucuz ruj, yanaklarında abartılı pudra<O:P></O:P>
aynı kadını sevdik, aynı heyecanla<O:P></O:P>
aynı zaman diliminde, aynı arkadaşla<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
şimdi aynı kulvarda koşmasak da<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>

V <O:P></O:P>
<O:P></O:P>
utangaç gülüşlerinde şehvet<O:P></O:P>
uzun saçlarıyla rüzgar taşırdı bana<O:P></O:P>
gün akşama döner dönmez<O:P></O:P>
durup yorgun sessizliğimin kıyısında<O:P></O:P>
heyecanla bakardı yollarıma<O:P></O:P>
dar dünyasına açılan perdenin arasından<O:P></O:P>
yumuşacık yüzü, merak dolu gözleriyle<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
kim bilir ne hayalleri vardı<O:P></O:P>
öfke fıçısı uçarı benliğimde<O:P></O:P>
öylesine bir tutkuydu belki de<O:P></O:P>
okşanmak istenen genç kızlık gururuyla<O:P></O:P>
adına güz tadında yazdığım şiirlerden <O:P></O:P>
ısrarla her gün bir yenisini isterdi<O:P></O:P>
kim bilir belki de en çok onları sevdi<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
giderayak bir gülüşü kaldı bende<O:P></O:P>
bir de salkım üzüm gibi bakışı<O:P></O:P>
düğüm düğüm anısı boğazımda<O:P></O:P>
yağmur yüklü bulut dolu gözlerim<O:P></O:P>
yıkar kirpiklerimi tenhalarda sessiz sessiz<O:P></O:P>
ne zaman bağ <I style="mso-bidi-font-style: normal">bozumu vakti[/I] gelse <O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>


VI<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
şimdi oralarda akşamları buruk<O:P></O:P>
sabahları telaşlı<O:P></O:P>
bitip tükenmeyen bir didinmenin adıdır çalışmak<O:P></O:P>
ince, biçimsiz, kırılgan<O:P></O:P>
devinip durur kendi ekseninde çaresizlik<O:P></O:P>
yoksulluk yaşamın diğer bir adıdır<O:P></O:P>
nasırlı parmaklarsa umuda açılan kapı<O:P></O:P>
bir gider bir gelir, ufuklarının penceresindeki aydınlık<O:P></O:P>
zaman tohumun toprağa düştüğü andır<O:P></O:P>
filizlenip büyüdüğü, hasat edildiği an<O:P></O:P>
su geçirgenliği az killi toprak gibi<O:P></O:P>
hiç bir şeyin ifadesi değildir<O:P></O:P>
ömürlerinin takviminden savrulup giden yaprak<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
dantel dantel işlenmiş umutlarda<O:P></O:P>
en gizli korungan yerlerinde birer düş<O:P></O:P>
uzak kentlerden tanımadıkları <O:P></O:P>
kurtarıcıdır beklerler hep<O:P></O:P>
yüreklerimde avuç avuç köz <O:P></O:P>
sandıklarında çeyizleri***8230;<O:P></O:P>
kaldırmadan çalışırlar başlarını <O:P></O:P>
şeker pancarı tarlalarında<O:P></O:P>
ağır törelerin çemberiyle sarılmış kızlar <O:P></O:P>
<O:P></O:P>
şimdi oralarda çocuklar alın çizgilerinden uzak<O:P></O:P>
bir oyunu oynar gibi sürülerini otlatırlar<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
VII <O:P></O:P>
<O:P></O:P>
gagası sarı, alnı sakar, göğsü kınalı<O:P></O:P>
pembe ağızlarında odalar dolusu cıvıltı<O:P></O:P>
bir şeyler taşırlardı durmadan kurt, solucan, böcek...<O:P></O:P>
ipince sevinç dalgası bir avuç<O:P></O:P>
ne çabuk büyüttüler yavrularını <O:P></O:P>
kısacık bu zaman içinde kırlangıçlar<O:P></O:P>
bırakıp gidecekler onlar da kenti<O:P></O:P>
arkalarında ölü bir sessizlik...<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
kaybedecek gökyüzü mavisini<O:P></O:P>
göçüp giden kuşların ardından<O:P></O:P>
tam zamanı işte şimdi <O:P></O:P>
toprak, su, hava, rüzgar<O:P></O:P>
söylerler bir zaman <O:P></O:P>
hüzünlü bir turna türküsü <O:P></O:P>
hep bir olup, bir ağızdan<O:P></O:P>
ben duyarım bunu yalnızca ben<O:P></O:P>
bir de elimde mahzun duran bağlamam<O:P></O:P>




İZve KAÇAK'tan

1 Baskı SES Yayınları 2003
2. Baskı KÜL Yayınları 20<O:P></O:P>Edited by: selami karabulu
__________________
anımsayamadım sahi neydi aradığım/hükmü geçse de dinmedi içimdeki heves
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 22-09-2008, 17:01
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



YAKIN GÜZ



Alnın çizilmiş
"Kıran Resimleri" için
Yüzümde alaca bağışlayış seni
Gülümseyiş bir hoşça kal


Birbirine komşu yüreklerimizin
Küçük gizli bahçesinde açmış
Acı Çekmenin Dargın Çiçeği
Bir başına


Çocukluk
Tozlu bir dükkân camı
Çingene Arastası'nda seyrettiğim
Tahta kaşıklar, boncuklu beşiklerde kaldı
Annemden uzak


Güze yakın bağbozumu bir bakış
Yüzünde sararan kınaçiçekleri


Kırgın bir çocukluktan geçtin
Elma bahçelerinden
Gecikmiş sevdalar için topladığın
Gelincik düşlerinden


Umarsız bir aşkın suskun sabahları
Mutluluğu andıran aldanış
Hoşça kal...
İlhan BÜYÜKCEBECİ


__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 27-09-2008, 21:44
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



GÜZ


Günler gitgide kısalıyor,
yağmurlar başlamak üzre.
Kapım ardına kadar açık bekledi seni.
Niye böyle geç kaldın?


Soframda yeşil biber, tuz, ekmek.
Testimde sana sakladığım şarabı
içtim yarıya kadar bir başıma
seni bekleyerek.
Niye böyle geç kaldın?


Fakat işte ballı meyveler
dallarında olgun, diri duruyor.
Koparılmadan düşeceklerdi toprağa
biraz daha gecikseydin eğer...



NAZIM HİKMET
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 11-10-2008, 13:00
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Güz ve O


o kentte hüzün bitti
dil konuşsun şimdi
rüzgar bulutun
dal gövdenin yerine


tutulduğum fırtınada
gözlerim gözlerinde yıkandı
taşındım eğildiğim aynasına yüreğinin
defneler suya erişti
ışıklar ırmağa


geldim işte
içindeki o sen olan ben
çıkardım üzerimden
kırk kat kumaşını eskinin


sağlam diksin diye terzi
yüreğimin söküğünü
ipliğimi ipekten
iğnemi gümüşten seçtim


geçtim korku tünellerinden
adacıklar fundalıklardan
şiirler yazdım aşk üzerine
şiirler sevdamı anlatan
aynalarda yüzümü
vedalarda kalbimi tanıdım


seni sevdim
güzde gül rengini
geceyi uğultuda


seni sevdim
dalgalar kıyıya erişti
kışlar bahara


(Pencere, 6)


Betül Tarıman
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan

Konu suece tarafından (26-07-2009 Saat 23:37 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 31-10-2008, 11:35
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



GÜZ


"Güz geldi. Gözlerim karmakarışık. Körüm ben
Güz geldi. Bunu saçlarımın döküldüğünden.
derler ki yaylada doğmuşum, denizin ardında
iniştir, yokuştur, geçer dizlerimden."
Gazel düştü Derelere ay Yarim
Kavga bitti. silahını duvara as
başladı Ocağın krallığı, Ormana git
baltanı al köşeden, Çocuklarımızı öp.
"Uçurtma salıvermiş göğe aşağıdakiler, havasıdır."
Çocuklar aşağıdakileri okuyor. ben körüm
ne güzel kokuyor Gazeteleri Kitapları
insem bir koklasam kendileri nasıl"
ben burda bağlıyım ay Yarim
Körüm ve yaşlıyım otuz yaşında
Çocukları al, in aşağıya
dileğimdir, onlar görsünler
"Güz geldi, açıksın Yarim Yarim
ben neyse. ben körüm. Dereden öteyi bilmedim
ama bilirim bir koca yaz çabaladığımız
Patatesin sana bir parça şayak etmediğini"
Sor bakalım, adam diye Kaydımız var mı?
ben körüm, biz eski, Çocukları yazdır
Patatesi alıcıya götür ver yirmi beşe
eşeğine bin türkü söyle dönüşte
dünyalık şeylere dünyanın parası gerek
Oysa topraktan çıkardın yirmi beş liracık
Kefenimizi al. sabunu lifini unutma
bir cennet ayırt Hoca parasıyla birlikte
"Bu güz öleceğim. bütün işlerimi bitirdim
Derede yıkandım, cevize tırmandım. kuş ürküttüm
Kaçırdılar on iki Çocuk doğurdum. bekledim gözlerim
Oğlan everdim. kız yetirdim. otuzuma vardım"
"Ağlama kız, deme incirim Yar Yar
ben ağlamam dağlar taşlar ağlasın
Körüm, çelimsizim, göğnüğüm, hastayım.
sebeb olanları nerde bulayım
adamdan içerli kuşlar ağlasın


GÜLTEN AKIN
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 13:25


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum