Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #11  
Alt 02-09-2008, 22:36
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



Su Çürüdü


1
Yetmiş iki gündür bir dolapta kilitliyim. Yalnızca anahtar
deliğinden hava giriyor ve ölü bir ışık sızıyor içeri. Yalnızlık
hiç de tanrısal değil, görkemli değil. O yalnızca geçmişle
gelecek, ölümle yaşam arasında kocaman bir karanlık nokta.
Geçmişi ve geleceği olmayan, ölümle yaşam arasında irinli bir
leke yalnızlık denilen. Şimdi ne varsa, anahtar deliğinden sızan
havayla ışıkta... (Farkına varsalar, kapatırlar mıydı onu da?)
Bütün belleğimdekileri yokettim. Elektrikli bir aygıyla yaktım,
jiletle kazıdım. Çığlıkların aralığından uçurdum hepsini, kül
edip savurdum.


Adımdan gayrısını bilmiyorum.


2
Zamanı yiyip bitirdi karanlık. Gece yoktu. Güneş çoktan
kömürleşmiş ve yeryüzü yapışkan bir karanlıkla örtülmüştü.
Yabanıl sesler geliyordu derinlerden ve karanlığı ince bir bıçak gibi
yırtıyordu. Saklayan kırbaç gibi... Acı duvarını aşan bu
sesler, madeni bir gürültüye dönüyor ve yerkabuğunu
zorluyordu artık. Sesim yoktu. Karanlığın karnında yitirdim
sesimi. Kör bir kuyuda unutulan Yusuf'tum belki. Ama
durmadan soruyorlardı. Tanrılar bilmiyordu sordukları şeyleri,
peygamberler büsbütün hain çıkmıştı. Ama yine de soruyorlar,
soruyorlar, soruyorlar...


Adımdan gayrısını bilmiyorum.


3
İki şeyi bilmek istiyorum. (Belki aynı şeyi iki kere bilmek
istiyordum.) Duvarların rengi neydi? Derimin rengi neydi?
Dokunuyorum duvarlara; parmak uçlarımla, avuçlarımla,
dilimle dokunuyorum. Duvarların bir rengi olmalı. Ama hiçbir
duvarcının, hiçbir ressamın bu rengi bildiğini sanmam. Adı
yoktu bu rengin, kimyası yoktu. Belki renksizliğin rengiydi bu.
Çürüyen bir bedenin kokusuydu duvarların rengi...


Adımdan gayrısını bilmiyorum.


4
Bir böcek gibi antenlerimi gezdiriyorum bedenimde. Anahtar
deliğinden sızan ölü ışıkta ellerime bakıyorum. Ellerim... Sanki
bir kadının memelerini hiç okşamamış, sicaklığını duymamış.
Ellerim... Her dizesi çığlık olan şiirleri hiç yaratmamış sanki. Ne
beyaz tenliyim artık, ne esmer, ne de kara... Cüzzamlının,
vebalının bir rengi vardır. Irinin bir rengi... Ölünün bile bir
rengi vardır ama derimin rengi yoktu. Belki çürüyen bir kentin
rengiydi bu. Çürüyen bir dünyanın...


Adımdan gayrısını bilmiyorum.


5
Kıllı, ayakları üzerinde duramayan bir yaratıktım artık.
Soyumun neye benzediğini unuttum. "Insana benziyorlardi"
diye duymuştum bir vakitler. Demek ki şimdi maymun
halkasında insanlık...


Adımdan gayrısını bilmiyorum.


6
Ağzımı anahtar deliğine dayayıp havayı emiyorum. Böcek
sokması gibi bir yanma duyuyorum boğazımda. Oysa kuru bir
yaprağı bile dalından düşürecek gibi değil bu esinti. Belki
çöle dönmüş toprağa tek yağmur damlasının düşüşü yalnızca.
Çamur gibi bir yağmur damlası... Ama toprak, bu damlayla
çatlatacak bağrındaki tohumu. Çöl, bütün vahalarını bu
damlayla yeşertecek... Genzim yanıyor. Ince bir kan şeridi
sızıyor dudaklarımdan. Kirli, sıcak ve simsiyah...


Adımdan gayrısını bilmiyorum.


7
Suyum, bir litrelik karton süt kutusu içinde. Yetmiş iki gündür
sakındığım ve hergün ancak bir kere dudaklarımı
değdirdiğim... Dilimi bir köpek gibi değdirdiğim. (Dilin suya
dokunuşu... Bir süngerin denizi yutuşu yani. Bir çölün seraba
kesilmesi bir an için.) Her gün ancak bir kere değdiriyorum
dudaklarımı suya. Dilimi kaçırıyorum artık. Sünger, bütün
vantuzlarını birden uzatmasın diye... Bataklıktaki suyun da bir
su yanı vardır. Çürüyen bir bedenin bile dayanılabilir
kokusuna. Kutuda kalan son bir yudum su, bu bile değildi
artık. Küstü, öldürdü kendini su...
Su çürüdü...


Adımdan gayrısını bilmiyorum***8230;


Ahmet TelliEdited by: suece
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 03-09-2008, 14:00
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



Su Düşü

denize bir şeyler diyor adam
çiviler çakarak denize
gözlerinden
denize bir şeyler diyor adam


deniz sımsıcak Erzurum karı
denizden bir parça
adamın alnına koymalı


bilki çoğalır özlemi
rüzgarsa toprağın dansı
gelir esen meltemle
ölüm ıhlamur kokusu


çeker maviliği bir soluk
belki çoğalır özlemi/ çoğalır adamın


(Hira)



Arif Ay
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 03-09-2008, 14:02
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



SU, IŞIK VE ÖLÜME DAİR


Karanlığın içinden yol alır ışık
İlk yaz ezgisi gibi inceden
Karışır kuytunun seslerine
Alışır görmezliğe ellerim
Yüreğim umut bekler geceden


Suyun yansımasında sevinçler
Gözpınarlarında damlalar olur
Akar kayaların eteklerinden
Sevilerimi süsleyen düşlerim
Bulanık denizlerde boğulur


Sen de yitersin bir gün
Suyun ve ışığın içinde
Kara bir gölge gibi bedenin
Kırgın gülücükler dağıtır
Bir demet papatya saçında


İstanbul


Bahar Dergisi / Mart 2003
Elif Su Alkan
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 05-09-2008, 21:35
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



NEDEN ÇÜRÜDÜ SU


belleğimi kapatmayı unutuyorum geceleri;
ay düşüyor, bulandırıyor suyumu.
olmazı kemiriyorum düşlerimle...
an'da açan cehennem gülü
denizin kıyıya yaklaşması gibi ritmik..
perdenin, duvarın gözüyle bakıyor,
yalnızlığın aksanıyla konuşuyorum.


sözleri paslı masal yağmurlu kent
ateşin leşi içimde, ağzını emdiğim kadın
kızıl vadi, kör kuyu, bilinci zorlayan ay,
yazın çağrısına kanmış toprak,
koştuğum ilk acı...ilk günah...
rüzgârın dondurmasını yalardım
fotoğrafım ürkmezdi zamandan


yaşamın hangi sahnesinde yitti sesim?
soluk soluğa serinlik, yaprağımda güz;
nerden alır kan kokusunu aç bir çakal?
beni yok eden beni kim durduracak!
söyleyin gözünüzü seveyim
tek nuh muydu tufandan kurtarılacak,
sırrı nedir neden çürüdü su?*


ay bulandırıyor suyumu, adımı ünlüyor
çiğ bir sancı; usulca yokluyor her gece..
seziyor toprak, katıyor kendine..
bilgece ısıtıyor koynunda bedenimi
ve biliyor bir insandan kaç servi beslendiğini
anladım insan geceleri
yastık değiştirdikçe ölüyor


Emre GÜMÜŞDOĞAN
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 05-09-2008, 21:44
Gül Uğur Gül Uğur isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.838
Standart

SU!!!

Sen susamışçasına dinlenen bir deniz
Irmakçasına akan bir güzelliğin beyazı
Renklisi hayatımın, beyaz renktir çünkü
Mavi renklerin en güzeli...

SU!!!
Suyum ben
Akarım, delikanlılığın sazlıklarında
Gizlenen bir göz gibiyim balık çapkınlığında

Göl gecelerinde denize özlemli bir sazan
Kendini turna sanır derinliklerde
Ben su!yum hem de denizde

Vururum kendimi balık gözlerine
Yıkarım öyle temiz bakarlar bana
Pul pul oynaşan yakamoz gözleriyle
Hep severler, hep sevmeye yüzerler

SU!!!
ama ben senim
sen benim içimdeki o kocaman deniz
ve maviliğe acıkmış bir göl akşamısın
sabaha güzel suyum sabaha
gene akacağım sana
suyumla geleceğim sana...

Sen SU!!!!sun
susadıkça içeceğim bir denizsin
günbatımının tuzunda damağımda kalmış
tatlı bir acı
sen mavi su
ya da mavi bıçak keskinliğisin.....

SU!!!
Ben, sadece suya kandım!...

SU!!!
Zamanın kısa tarihinde, sadece bir andım!...

SU!!!
Sen su`sun, içtim içtim doyamadım!..

SU!!!
Kaç taneydi darbe?
Suya soyundum
Sayamadım!...

SU!!!
Her şeyimi suların altındaki renge bıraktım
O renk beni masmavi soydu
Doyasıya seviştim denizlerin koynunda
İlmeği bile gecenin boynumda gezerken
O doyumsuz suydu!

Denizkızı,
*siren* vuruldu bu sularda gezer hep

Haldun Hakman

Konu suece tarafından (16-09-2009 Saat 21:17 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 05-09-2008, 21:46
Gül Uğur Gül Uğur isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.838
Standart

Sonsuz Mavi SU

Ağız armonikası bir ezgiyi çalıyor
Derinden gelen ses ıssızlığın içinde
Sonsuz bir yüreğin mavi atışlarına koşuyor
Her yürek tıpırtısı bir martı bir kelebek
Gökyüzü tümüyle martı ve kelebek doluyor
Gökyüzü şimdi martı ve kelebek dansında
Sonsuz mavi dalgalanmasında
Gökyüzü, deniz ve günbatımına giderken
Martı ve Kelebek sevdası sonsuza akıyor
Sonsuz şimdi hep mavi
Sonsuz mavi SU!!!

4.12.2000 (...) Ankara

Haldun Hakman

Konu suece tarafından (16-09-2009 Saat 21:17 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 05-09-2008, 21:50
Gül Uğur Gül Uğur isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.838
Standart

SU!!!, Sen, Şiir

Umudun kablolara bağlandığı yılların çocuğu
Ne yüreğe dökülmüş o nar ateşi dindirebildi
Ne manyetolara tükürülmüş acıların derinindeki
Katıksız aşkı bu çıyanlar!...

Aşk onun gözleri yerinden fırlarken
Bir sevgili öpercesine rahatlığında
Bir tabureyi tekmelerken darağacında
Sevgiliyle sevişiyormuşçasına onurlu
Celladını ağlatacak denli duru bir SU!!!
Gibi bakışındaydı...
Aşk oydu, aşk oydu, aşk oydu
Ask için umut ve umutların aşığıydı..
Şimdi aşk sensin şiirler de aşk özlem de
Denizlere doyamayışın nedeni bu aşk
SU!!!lara yakarışın hep bu yüzden senin!

SU sensin
SU aşk
SU sen ve aşkın en duru hali!...

SU SEN ŞİİR AŞK
AŞK SU SEN ŞİİR
ŞİİR AŞK SU SEN....

Haldun Hakman

Konu suece tarafından (16-09-2009 Saat 21:18 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 07-09-2008, 12:20
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



Durgun Suyun Divanı

seni yokuşta yürürken
seni tüm şehirlerde yalnızlık çeken durakların
ağaçların
sızlayan yarasında avuntuyla buluyor
'büyüyünce çocuk olacağım'ın ses tonu
oldukça diri, seslenirken sürünen kemiren
içindeki parçalamış asfalt
çatlamış, çiçek vermiş bütünlenmişliğe


bir elinde gülüş
diğer elinde yoksulluk fesleğenler
gök çok uzak yanıbaşımızda duran saate
vakitli vakitsiz çıkıyor sesi
haklısın durgun suyun divanı
büyüyünce çocuk olacağız çoğalarak
sonsuz saadetle çoğalıyoruz da...


örtme üstünü çalmaya istemsiz saatin
masa bulalım kendimize
ölüm dilgin olmasın.


Kuyudaki Koro Sayı:7 Ağustos 2006
S. Aylin Antmen
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 12-09-2008, 23:11
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



GECE GÖL VE SUECE


çiroz bir ay tepemde
sanki kaysı* kurusu
kaplamış gökyüzünü
mavi yıldız kokusu


zaman tıkalı damar
açılacak belki de
ürperse hava biraz
kıpırdasa berrak su


çekirdek çitletirken
çekirgeler bir yandan
kur yapan kurbağalar
börtü böcek korosu


akşamın telaşında
gaflete konan kuşun
sansarın pencesinde
sonlanıyor uykusu


geldi büyülü saat
alevleniyor sular
karışıyor belli ki
suece'nin tutkusu


yüzüyor ağır ağır
su ile bütünleşmiş
gözleri derinliği
boynu gölün kuğusu


zorluyor yüreğimi
içimden kopan o çığ
duyuluyor uzaktan
şiirin uğultusu


(*) kayısı


Emre Gümüşdoğan
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 16-09-2008, 11:50
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart

S u y u n H â f ı z a s ı

I
Israr etmez su
bir yol bulur
nasılsa…

su direnmez
ateşle gelen
ateşle sınanmıştır
iflah olmaz
nasılsa…


II.
Suyun içinde gördüğün
dışarıdan y a n s ı r
suyun dışında aradığın
i ç i n d e d i r
nasılsa…

bugün sürüngenlerin günü
yalnız çıkma sokağa
bu şehirde şaire ihtiyaç yok
b i r k u k l a c ı y a da
nasılsa…

A. Ertan Mısırlı
__________________
bir yolcu\"

Konu suece tarafından (16-09-2009 Saat 21:18 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 03:36


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum