Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #31  
Alt 30-01-2009, 16:28
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart

Gölgelerdir Anlamı

Hangi umudu düşünmeli, hangi saf uyarıyı,
hangi geri dönmez öpüşü gömmeli yüreğe,
çaresizliğin ve zekanın kaynağında denetlemeli,
o sonsuzca bulanık sularda uysal ve emin?

Hangi dirimli, hızlı kanatlarını yeni bir düş meleğinin
kapsamalıyım uyuyan omzuma
sürekli bir güvenlik gibi,
işte ki ölümün yıldızları arasındaki yol
şiddetli bir kaçış olsun, bir çok günler için başlanmış,
aylar ve yüzyıllar öncesinden?

Belki arıyor o doğal zayıflık endişeli
ve şüpheli varlıklar arasında
zamanda hem sonsuzluk olan ve çevrilmeyen toprakta,
belki yayılır can sıkıntısı ve o amansız yığılmış çağlar
yeni yaratılmış bir okyanusun ay dalgası gibi
kumsalların ve korkutan ıssız bölgelerin üzerine.

Ah, bırak olduğum şey sürsün ve yaşasın ve bıraksın yaşamayı,
ve bırak alıştırayım kendimi bu demir katısı koşullara,
ki ölümün ve doğumların titreyişi rahatsız etmesin
her zaman istediğim o derin yeri.

Bırak olsun olduğum şeyi o, şu ya da bu zaman, bütün zamanlarda,
kurulmuş ve emin ve alazlanan bir tanık,
dikkatle mahvediyor kendi kendisini ve durmaksızın ayakta,
besbelli yutulmuş özgün görevi tarafından.

Pablo Neruda
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
“Yeryüzünde Birinci Konaklama” dan
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 01-04-2009, 17:57
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

BOĞAZ A VURAN GÖLGE

Ne kadar erken ayrılmış olsa da aramızdan,
gölgesi hâlâ ak bir bulut,
yansıyor durgun körfeze.
Gavriko'nun meyhanesi şimdi Necati Abi'de-
yaşlı çınar devrileli çok oldu,
ayazma tenha,
artık bir deprem habercisi eski rasathane.
Ahşap yalıda ne zaman tavla oynasak
sarnıç gemileri geçerken Boğaz'dan,
o eski yangınları anlatmaya başlıyor yeniden,
antik Yunan felsefesi okuduğu yılları,
yakışıklı Alkibiades'i,
taşrada şantiye şefliği yaptığı inşaatları.
Askere giderken
klarnetle, darbukayla uğurlamışlardı onu
mahalle arkadaşları.

Kim bilir hangi el oynatıyor şimdi
o satranç taşlarını?

CEVAT ÇAPAN
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 04-09-2009, 00:17
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

HATIRA

Dün, bir gölge gibi geçti yanımdan
Oydu, bir bakışta tanıdım onu;
Rüyalarıma tayf halinde konan,
Peşime bir korku gibi düşen o.

Bazı yapraktı, bazı bir rüzgâr.
Dolardı aydınlık olup, odama.
Bahçemde süzülür giderdi bahar
Sabahının fecri vururken cama.

Ayakları kumda bırakmadan iz
Yanıma geldiği hep gecelerdi;
Sanki bir lahitten kalkar ve sessiz
Uzak bir maziye dönüp giderdi.

Bir avuç ışıktı incecik yüzü,
Gözleri geceler gibi derindi;
İçine başımın her an düştüğü
Avuçları sudan daha serindi.

Geçerken dün yoldan, ruhumu saran
Bir gölge halinde ve ağır ağır;
Tanıdım; o, yâdı hoş zamanlardan
Seven ve yaşayan bir hatıradır.

AHMET MUHİP DIRANAS
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 03-09-2010, 20:42
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

Taşrada Hüznün Gölgesi Uzar

Süslenip bir yangına gideriz seninle
rüyanın gümüş kapısına...
Akşamın kadehi kırılır dizlerimizde
evler, ağzında bir parça tabutla gelir
ve başlar sıkıntı mermerde.
Süslenip bir yangına gideriz seninle
dağlardan çalı çırpı toplayan sesimiz
bayırların ve kanaviçelerin üstüne
yemin eder.
Duvarda eski tüfekler,
yanlış uzatılmış bir cumartesi gibi
parklarda salkım saçak aşklar
ve kadınlar ses altında,
yüklü gözlerle bakar dallara
kar yağar iğnelerin ucuna
kapıların ve gözlerimizin arkasını eskiten
kar yağar, ırmaklar lekelenir.
Yokuşun dibinde kılıçlar ıslanır,
testiler kırık
terk edilmiş köyler gibi üstümüz
ve akşamın kanatlarında hıçkırık.

Süslenip bir yangına gideriz seninle
dalgın bir sahur vakti kalır bizden
kalbimizi yoklayan bu zâlim merhamet
bu çiçekleri kurumayan perdeler
nicedir camlar açıklansın diye bekler

Süslenip bir yangına gideriz seninle
buğudan bir göl kıyısı kalır bizden
yine de ip atlar çocuklar
dünyanın üstünde
göğümüzdeki haritalar düşsün diye
kül oluyor gittikçe trenler...

(Magmada Kış Mevsimi’nden)

Şeref Bilsel
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 09-07-2011, 23:16
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

GÜL GÖLGESİ

dolaşırdı ayla gül

Sonsuzluğundan
Geçmek bilmezdi sevda
Fotoğrafında solmadan gül

Karanlık bir gecede
Açılır yarasalı evin kırmızı penceresi
Kör düşlerin bekçisine

Çiy düşmüş sabahlara
Gri akşamüstlerinden

Orman gürültüsü
Ardından büyüyen
Yalnızlık travmalarının
Cam kılıçlarla
Sonsuz ilkbaharda
Kelebek dansı

Mavileşmeden
Derinde uyuyan sular
Sessizliğin kemikleri kırılır
Havalanır boyalı kuşlar

Açar
Dolunay bakirelerinin
Gül gölgesi

Bahri ÇOKKARDEŞ
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 04:44


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum