Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #21  
Alt 30-08-2008, 11:25
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



Gölgede, Serin.


Bütün manzarayı dolanır da güneş, vurur.
(Tek tek ağaçlarına ovanın,
Bir fırfırlı eteğine suyun, bir uzağına nehrin,)
Bir derdim var vurmaz dibine
çok mu saklı derdim, çok mu derin
çağırmadı dilim, dönmedi bunca zaman,
bekliyor dilsiz taşın üstünde,
üşümüş uzun uzun, hepsinden serin.


Birhan Keskin / Y'ol s. 64
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 14-09-2008, 10:25
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



GÖLGEDEKİ YÜZLER


sonu gelmez bir kahkaha
devrilir düşer
ıssız odalara


gitgide azalır
adımlarım aranızdan


kollarımı sel sularına eklersiniz
kimbilir nerelere dökülen


ya da
deli bir tabanca
gelir gelir de kurulur
hiç olmadık yerlerine gecenin


hep o yüzü annemin
usulca uzanır düşlerinden
pırıl pırıl güller takılır gider gözyaşlarına
kimbilir nerelere dökülen


Tekin Gönenç
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 15-09-2008, 13:27
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



GÖLGE SUSSUN HELE


1
Aşılmıyor sur, geçilemiyor yazının ötesine
'şimdi' dediğin beton bir kafes, mavi çiçeğe
çıkılmıyor vaatle yalan vadisinin kapısına
zaman sağır burada, yüzüne 'sprey' sıkılmış
öncüsüyken bakmanın, öcüsü olmuş gerçek
solup yiteceğinden, soluk soluğa turunç kanı
açıyor ufukta yalnızlığıyla bilemem kelepçe
ulaşılmıyor içe, geçilemiyor yazının ötesine


('şimdi' dediğin kuvözde bebek... olsaydı
keşke çığlığı türdeşine anlam... olsaydı)


2
'eski' iyi, güzel taptazeyken, adları akağaçta
çakı ucu aksanıyla oyuk izi dünlerin,'umut'
yaldızıyla kabuk tutandı 'haz' anılarca kıvanç
beton kafese karşın biricik direnç odağı sevgi
beyaz gelecekteki yaşam belgesi, beşik-zıbın
ölüm son nokta, hep uzakta, en uzaktaydı içe
gövdedeki adlar zaman kabuğuyla kapanırken
sıkılsa da akla gelmeyendi kefen, çok uzakta


('şimdi' dediğin düş kafesi özde... kalsaydı
keşke ıslığı kuşkusuna anlam... kalsaydı)


3
insan kalbi en eski çınlamayı taşır ama nereye
çiselemiyor şiir nöbetlerinin ötesine, son şölene
zaman zalim noteri dileklerin; yazıyor gördüğünü
vuruyor kefen armalı mührünü toprağa, acı olay
'şimdi', kahverengi bir damladır kalan gözlerde


('demin' dediğin ışığın kalbini kıran... gölge...
sussun hele sonsuzluğun siyah örtüsü... gölge...)



Şiiri Özlüyorum / EKİM-KASIM 2005


Hilmi HAŞAL
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 04-10-2008, 22:35
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



HATIRA


Dün, bir gölge gibi geçti yanımdan
Oydu, bir bakışta tanıdım onu;
Rüyalarıma tayf halinde konan,
Peşime bir korku gibi düşen o.


Bazı yapraktı, bazı bir rüzgâr.
Dolardı aydınlık olup, odama.
Bahçemde süzülür giderdi bahar
Sabahının fecri vururken cama.


Ayakları kumda bırakmadan iz
Yanıma geldiği hep gecelerdi;
Sanki bir lahitten kalkar ve sessiz
Uzak bir maziye dönüp giderdi.


Bir avuç ışıktı incecik yüzü,
Gözleri geceler gibi derindi;
İçine başımın her an düştüğü
Avuçları sudan daha serindi.


Geçerken dün yoldan, ruhumu saran
Bir gölge halinde ve ağır ağır;
Tanıdım; o, yâdı hoş zamanlardan
Seven ve yaşayan bir hatıradır.


AHMET MUHİP DIRANAS
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 18-10-2008, 23:07
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



Gölge


yıllanmış kumaşsın
çizgi çözgü ipliklerin
değişir koltuk yüzleri usta ellerde
ya ne yaparlar dersin yorgun bedenleri?


gözlerinde incinmişliğin gölgesi
anaçlığımla sarsam onarsam
söyle öpsem geçer mi?



Aslı Durak - Sır
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 19-11-2008, 13:38
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



UZANMAK GÖLGESİNE, SOLUK VE DALGIN


Uzanmak gölgesine, soluk ve dalgın,
güneşten kızgın bir bostan duvarının,
dinlemek böğürtlen dikenlerinin arasından
tarlakuşlarının şakımasını, hışırtısı yılanların.


Toprağın çatlağında, burçakotlarında ya da
izlemek kırmızı karınca dizilerini,
kâh dağılan, kâh toplaşıveren
başak kümeciklerinin üzerine.


Gözlemek dallar arasından, çırpınışını
denizin uzaklarda, pul pul,
yükselirken ağaçsız tepelerden
ağustos böceklerinin titreyen şarkısı.


Ve dolaşırken göz kamaştıran güneşte
hissetmek hüzünlü bir hayretle
nasıl da benzediğini, hayatın ve acılarının,
üstü cam kırıklarıyla kaplı
şu duvar boyunca yürümeye.


Eugenio MONTALE
Çeviri : Egemen BERKÖZ
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 19-11-2008, 14:53
selami karabulut selami karabulut isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 199
selami karabulut - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

<H3 =siirbaslik id=siirbaslik style="FONT-SIZE: 16px; LINE-HEIGHT: 14px">GÖLGE</H3>



şaşkınlığımı saymazsam benim geçmişim olmadı.
tuhaf... ilandaki kayıba ne çok da benziyor yüzüm.
görmesem çıldırırdım, sildim izlerini; kırgınlığa yenik
düşlerimin. günün telaşıyla geçiştirdiğim zaman, nasıl
anlatsam ki; akrebin ufku kuyruğundaki zehirmiş.


bakıp da düne bir tutarı yokmuş diyorum ömrümün.
yalan hepsi... küçücük bir sır belki de bu cehenneme
katlanmama sebep. delili yok biliyorum, kimseler
inanmayacak sayıklamalarıma. biraz da umarsızım
yine de; yalnızlığın kıskacında kıvranırken tenim.

gövdeme zehirli bir korkuyla kazıdım öfkemi.
vebalı bir gölgeyim, geçidim yok kendimden öte.
neye dokundumsa ince bir hastalıktı ellerime
bulaşan. suç ve itiraf: ansızın tetiğe uzanan
parmak; başka bir kıyı yok diyorlar bana.


ah! ömrüm, ölüm kadar hükmün geçmiyor zamana.
giderayak çözdüm yokmuş kılavuzumun sırrı.
buradayım işte; durmadan yırtılan göğün altında
daha ne olsun ki bu dehşete düşmernek için.
yaşadıklarımın diyeti bile olmayacaksa intiharım.


pes doğrusu... ne çabuk da alışmıştım arsızlığa.
bir tebessüm bile yetermiş demek, kalbimi talana
açmaya. ayıplıyım, üsteli bir o kadar da hırçın.
vay ki tanrım! kırılsın belleğimin sahte fanusu.
bildim özrümü de geçemedim acısından aşkın.



Dize / Sayı 94, Ağustos 2003
__________________
anımsayamadım sahi neydi aradığım/hükmü geçse de dinmedi içimdeki heves
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 27-11-2008, 15:18
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



BEKLEME DEDİM GÖLGEYE


sabır beklediğim eylüllerden can kırıklarıyla döndüm
şubatı geçtim, boğuldum dicle' de, diyarbekir nere
sordum rastgeldiğim ilk avareye ateş taşıyordu ellerinde
iklimin ölümünü fısıldadı bütün bir mevsim dilimdeki şarkılar
şarkışla şurası dedi babam, bahanen ne


şuarayı aradım, aramıştım, aslında arayacaktım
daraçı bir yeniklikle yenildiğim günlerde
şimdi özür diliyorum aşkların suskun kuşundan
şarkın uzağı kalbimde ölümünü işleyen kıştır
hangi mesel diriltir şimdi beni size ne


alnımın çatında yeşeren kimya bir silahı da yaz ol günlere
sarı safran büyütür koynum aşkın akşamın ölüsü böyle
tez yak kandilimi soluyor içimin nakışsız kilimi
acılarımız susarken taretlerin sonsuz şakıdığı bu yerde
kahramanlık bize mi kalmış şaklabanlık dururken, söyle


ben hangi aşkın oğlu olduğumu bilirim, kulağıma kulağıma
ah gövdemi kıran iklim, sen hangi vurgundan kaldığını üfle;
ben bir kere daha bekle derim gölgeye!


21.03.2007, BAĞCILAR


Yılmaz ARSLAN
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 24-12-2008, 12:45
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart



IŞIK VE GÖLGEYE SERENAD


bulut yağmura bıraktı saçlarını
hüzne döndü
şehrin buğulu camları
martısız düşünemezken Kızkulesi'ni
hicaz şarkılar
son cengimden utkumdan sonra
bu şehir yalnız benimle anılacak
tanyerine akarken ırmaklar


kanadı kırık güvercinlerle
dağların mor uçlarını
sarı bir kavisle birleştiren hilâl
kıyısız denizlerdir sığınağımız
pusulardan hayın avcılardan uzak
ağladığım her ayna buğulu
sırrında harika bir ülkenin yolcusu
seyir defterini yaldızlar


bu hüznü
iyi tanır
tenha tren garlarında gözlerim
ölüm ne kadar uzaktı
akşamla mızıka çalan çocuklara
şehrin hovarda yüzünü aydınlatan Kızkulesi
seraplar armağan ederdi susuzluğuma
şehlâ bir tebessüm gözlerimde


son karanfili de denize bıraktı kaptanın biri
ama hep en son yolcu bendim
kaçaktım firari şehirlerde


ey şimal yıldızı
senin ışığın mı
benim kandilim mi aydınlattı şehirleri
uçurumlara sığar mı
yedi telli gökkuşağı


kaç tüyü ıslanır
nisan yağmurlarında güvercinlerin
hayat sürer
gazetelere sarılan şehir cesetleriyle
bir kasırgada
yine de deryaları aştı fırtına kuşları
sirenler çalar
yargısız infazlara terk eder şehir beni


gizini çözeceğim bir gün bu şehrin
sürerken çağdaş ağıtlarıyla Kerbela
benim eski ve yiğit arkadaşlarım
bu sürgünde kolları bağlı bir kahramanım
yalnız Valide Sultan en sadık metresiydi
Düvel-i Osmaniye'nin
ben uzun bir unutkanlığı yaşamak istiyorum
kendi gölgesini hançerleyen bir deliyim


yüreğimin fırtınalarıyla yaşayacağım
n'olur
bulutlar ağlamasın
güller solmasın
serçeler ölmesin
Ey kasvetler şehri
bir tesellisi yok mu
bu kıyamet sefalet dekorunun


beni bağışlayacağını muştulayan melek
şiirimin zifafına tanıktı
bir serseri mayındım
suikaste uğrardı hayallerim
ben o şehirde tren dolu kadınlar bıraktım
en hovarda anarşisttim sözcüklerin şatosunda


sabahını hanı yağmalarda altına çevirdi sabancı
çiçekler filizlenmedi toprağında
kopardılar zalim elleriyle en hercai gülleri
ne suçu var kıyıma uğrayan karanfillerin
Düvel-i Osmaniye beni dışladı
yalnız annem merhamet etti bana
bir aykırı çocuktum
uçurtmamı devler çaldı


kendi revolverimle vurmadan kendimi
dokuz milimlik bir kurşunla
dağıtın usumdaki nihil denizi
yağmurları seven çocuklar
şelaleli uslarıyla
garip mazlum kahramandılar
böyle anıldılar destanlarda
ben de gülleri öksüz kalan bir çocuktum


meleğimi Nuh Dağında unuttum
efsane bir sânım kaldı
yıkılmış bozguna uğramış hayatımdan
yenildim mi utku mu kazandım
bu görkemli cenklerimde
aksak Timur'a yenilsem de
hayatımın en son fetretinden sonra
görkemli bir sultanlık kurdum


demir bir zırh aradım yine de
yalancı tanyerlerinde
kendime ve dünyaya
bu sefil hayata rağmen
sefil bir palyaço olmadım
O r p h e u s e'nin yitirdiği toprakları kazandım
ışık ve gölgeyeydi serenadım


Hüseyin Avni CİNOZOĞLU


__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 15-01-2009, 10:05
merâl özcan merâl özcan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 2.658
Standart

GÖLGE

Zaman siler
uzaklaşan bir gemidir anılar

Fırtına deprem ve kasırga
hepsini aşar küçük kızlar

Sokaklar da bir evdir
belki de daha kardeş yabancılar

En doğrusunu
yürek söyler
babalar gidince
kendi gölgesini görür çocuklar

Sen ki asla bağışlamazdın
işlemediğimiz suçları bile
senin yazdığın kader defterine
uymadım
kendimi seçtim

-Yaşken eğdin
nasıl da nasıl da acıttın dallarımı-

Yine de korkuyorum
ölürsün diye bir gün
kırılmış, ufalanmış kızcığın
büyüyor ve yaşlanıyor babalar.

Neşe YAŞIN
__________________
bir yolcu\"
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 04:10


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum