Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 03-08-2007, 22:26
Gül Uğur Gül Uğur isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.838
Standart

YAŞAMAYA DAİR (1–2–3)

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.

1947

2

Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.

Diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
Daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.

Diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.

Yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...

1948

3

Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.

Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

Şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
Böylesine sevilecek bu dünya
'Yaşadım' diyebilmen için...

1948

NAZIM HİKMET

Konu suece tarafından (30-06-2009 Saat 15:03 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 04-08-2007, 20:41
Gül Uğur Gül Uğur isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.838
Standart

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİRŞEY VAR

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana.

Ataol BEHRAMOĞLU
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 14-08-2007, 18:39
Gül Uğur Gül Uğur isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.838
Standart

HERŞEY SENDE GİZLİ

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif.
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü.
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin.
Yaşadıklarını kar sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün.
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin.
Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin.

İşte budur hayat!
İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,
Sevdiğin kadar sevilirsin...

CAN YÜCEL
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 15-08-2007, 23:20
Gül Uğur Gül Uğur isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.838
Standart

SANA BÜYÜK BİR ŞEY SÖYLEYECEĞİM

Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Korkuyorum senden
Korkuyorum yanın sıra gidenden
Pencerelere doğru akşamüzeri
El kol oynatışından
Söylenmeyen sözlerden
Korkuyorum hızlı-yavaş zamandan
Korkuyorum senden
Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Kapat kapıları
Ölmek daha kolaydır, sevmekten
Bundandır işte benim yaşamaya
katlanmam
sevgilim...

ARAGON
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 20-08-2007, 22:01
Gül Uğur Gül Uğur isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.838
Standart

DAVET

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim!
Bilekler kan içinde, dişler kenetli
ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem, bu cennet bizim!
Kapansın el kapıları bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim!
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim!

Nazım Hikmet Ran
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 21-08-2007, 19:25
Gül Uğur Gül Uğur isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.838
Standart

ÖYLE BİR HAYAT YAŞIYORUM Kİ

Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.
Bazılar seyrederken hayatı en önden,
Kendime bir sahne buldum oynadım.
Öyle bir rol vermişler ki,
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde,
Hem kızdım hem güldüm halime,
Sonra dedim ki 'söz ver kendine'
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin,
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin,
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin.
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin.
Öyle bir hayat yaşadım ki,
Son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman,
Hep acele etmem bundan, anladım...

F. Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 21-08-2007, 23:37
Gül Uğur Gül Uğur isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.838
Standart

<H1 style="MARGIN: 12pt 0in 3pt">MUTLAK YAŞAM<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" /></H1>
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Tozla çevrilmiş dünyanın[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">sarsılmaz kayalıklarındayım.[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Martılar uçuşuyor gözbebeklerimde.[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Bir ses yükseliyor düşlerimin eteklerinden[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">evriminin tapınağındayım.[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Aklımın çakıl taşlarını topluyorum tek tek***8230;[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Zerre kadar narin,[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">avuçlarım acıyor zincirlerin ucundan.[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Martıları salıyorum hüzünlerine zamanın.[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Dipsiz bir kuyudan[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">yankılanıyor haykırışlarım.[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Yüce umutlar derliyorum ufuktan![/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">IYaşamI diyorum***8230;[/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Yaşam ve tören. [/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
<H1 style="MARGIN: 12pt 0in 3pt"> Gül UĞUR</H1>







Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 24-08-2007, 14:07
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



YAŞAMAK


Biliyorum, kolay değil yaşamak,
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri gün ışığında ısınmak;
Şöyle bir fırsat bulup yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine...
-Bin türlü mavi akar Boğaz'dan-
Her şeyi unutabilmek maviler içinde.



Biliyorum, kolay değil yaşamak;
Ama işte
Bir ölünün hala yatağı sıcak,
Birinin saati işliyor kolunda.
Yaşamak kolay değil ya kardeşler,
Ölmek de değil;


Kolay değil bu dünyadan ayrılmak.


Orhan Veli Kanık
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 03-11-2007, 17:15
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart



AMA HAYAT


uzun bir zemheri boyu o şarkıya yürüdüm
bir derbeder kapıydı hayat, eprimiş
kendime yalan bir maymuncuk edindim


aşk, o en uzun söylev
kekeme ve dilbaz
ve iri memelerinden emdiğim ayaz
ehli bir zemheriydi işte, kuşandım saçlarıma


mintanım ki rüzgarlar yorgunu yelken
deniz vurgunu aydı yüzüm
kestim bileklerimi yıldızlarla
kendime suskun bir kuş edindim


geceler karası ömrüme ilişen sesin
çok bilmiş gözlerin haylaz ve küs işte
tuttum bir tambur sesiyle söyledim seni
ama sen git en acemi intiharını dene
sen git bir şarkıyı öyle intizar eyle


hayat, uzun ve ağdalı bir nasihat
ve tanrıların o bozuk lehçesi
usta işi kırbaç izleri, sonsuz vaatler
incelikli bir düşü ayartmak kaldı
kilimlerin motiflerine yüz sürmenin sebatı
ve usta işi ölmek kaldı


yalçın bir sevdayı üşüten nedir
martı gülüşlü sarhoşlar tanrıyı kovaladıkça
her sokak bir düello töreniyle buluşur
meydanlar ki bir şeyler unuttuğumuz, bir şeyler umduğumuz
gülmenin kırışıklığını ağzımın bir yanına yığarak
ve ellerimi saçlarımla tanıştırıp
ayaklarımla evcilleştirip bütün sokakları
veremli bir kemanı kulağımın tozunda inleterek
bütün aşk acılarımı zimmetime geçirmişim


vakitsiz içilmiş bir şarap gibi devrik durup
hep bir eksiğine bozdurup yüreğimi
seyrek yaşayıp kalabalık ölmüşüm


dünyayı söyleyip kendimi dinleyerek
ardımda bir sardunya sesiyle
anonim bir türküyle geçerken kordon'u
rüzgarlar vokalistim olmuş
bütün limanlarda martılara düet tutmuşum


şimdi uzaklarda bir semaver sesi
ve çırılçıplak sen çiziyorum aklıma
nasıl anlatsam ikimizi
işte tuttum bu şiire bağışladım adını
bir tambur sesiyle söyledim seni
bu şehir bu yağmur adımızı ezberine alır
ve farz olur yazılması bu şiirin


Muzaffer Sarıgül
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 13-11-2007, 20:52
Gül Uğur Gül Uğur isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.838
Standart

İnce Ellerin

Nasıl ince, ellerin, parmakların
Coşkuyla ağırlığını kavrarken yaşamın,
Nasıl katı, nasıl soğuk, kurşunların
Sessiz ve dingin dünyanda yaşaman için.

Orada mısın?
Göremiyorum seni—
Öylesine yoğun bir karanlık
Uzanıyor ki benden sana
Gözlerim
Delinmiş gibi.
Orada mısın?
Densiz gülüşlerden uzak—
Kuruyor musun beni?

Ben ki
Yılların yağmurlarıyla çürümüş
Tahta gibiyim:
Dokusu grileşmiş,
Artık yalnız,
Ateşe atılabilen.

Beni
Kuruyor musun—
Arsız gürültülerden uzak
Orada?

Sessizliğim:
Orada
Duyuruyor mu beni sana
Buradan,
Rüzgârın dalları
Bir an
Bıraktığı aralarda?

Oruç Aruoba
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 14:35


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum