Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > ŞİİR > Güldesteler - Antolojiler -

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #31  
Alt 08-10-2009, 19:56
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

Söyle Gökyüzü

Acıyı kim neyler
Neyler kasabayı şehirli düşünceler,
Acı, yığından bir tel çeker gibi
Kayıp gider götürerek kendi nedenlerini.

Aşktır, acıyı kim neyler
Peçe altında gezer sevişerekten,
Ben çok gördüm çok gezdim çok sevdim
Gönlümde sen olan kuyuyu bildim.

Gönlünde kuyuyla acıyı kim neyler
Süzersin acıyı gövdende bırakarak,
Tortu atılmaz, yanık onmaz, toz yunmaz
Çıkrık çalışır bir eğlentiyle.

Kuyu kalır çölde bir olanak olarak
Yer altı sularını birleştirir gibi
Acı, katmandan katmana kuyudan kuyuya
Gelenek olur ve alışkanlık yaratır.

Çıkrığın gıcırtısı müzik gibi inler
Kova deliktir lafolsun diye işte,
Eskil bakışların tirşesi yeter
Aşktır, söyle, acıyı kim neyler?

Ali Cengizkan
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 22-08-2011, 23:18
suece suece isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 3.482
Standart

Gökyüzünün Fıskiyesi

anladım aramalıyım gökyüzünün fıskiyesini
gülleri ve gökkuşağını bulmak için
unutulmuş viranelerinde göğün
yakılıp yıkılmış köyler bulmalıyım
ağlamaya hazır yeni doğmuş çocuklar
hoyrat savaşın ölüleri arasında
acıdan yapılmış çiçekler
saf beyaz çiçekler
çoğalan çiçekler
boynu bükük çiçekler
dağ sularıyla açan yabanıl çiçekler
kurşun yanığı çiçekler
gözyaşlarından yas uçuran çiçekler
aramalıyım ay ışığında
gölgelerin giysileri içinde

okyanusta bir kayık olduğumu biliyorum
kayığın gökyüzüne değen sesi olduğumu
aramalıyım bulurum nasılsa
kimselerin aramadığı şeyi
uyruğu ipek ve maden olan yeryüzünde
tuzu ve tohumu
buğdayı ve meyan şerbetini çarşılarda
gül üzümünü soylu toprağımda

anladım bu dünyada varolduğumu
yapraktaki ağacı, sudaki balığı
kuştaki gökyüzünü, arınık çığlığımı,
bir fide götürmeliyim bu yüzden
hiç susmayan rüzgârın çanını dere yataklarından
gökyüzünün çimenini
gece çocuklarına

anladım ki arınmalıyım bu yaz
düşlerimde bile olsa
toplamak için paramparça olmuş
köklerimi toprağın altında

anladım ki arınmalıyım bu yaz
bulmak için güneş taşını
denizin derinlerinde, deniz ve gök
kırılmış bir ışıkta birleştiğinde

anladım gökyüzünün çayırına bakarak
gezegene ve ıssız yıldızlara
kaldırımlara istasyonlara su yollarına
bir gölgede bir bahçede gül ışığına
ay ışığında soluklanan geceye, samanyoluna
bakarak anladım çocukları

peki şimdi ben neredeyim sonsuzluk denizinde
yıldızlar nerede, güneş nerede
ama işte biliyorum ki
kentin karabasanı üzerimde
gölgeyi giyindim, kara yakılar süründüm
sana geldim cırcırböceği
bürünüp dünyanın o güzel biçimlerine
sana geldim döşeğimden doğrulup
gökyüzünün sonsuz fıskiyesi
al beni de koynuna
uçurumlarına, gök kıyılarına,
yirminci yüzyıldan kara yıllardan geldim
durgun bir ırmaktım önceleri
akasyalardan iğdelerden geldim
nasılsa bulurum seni
ey gökyüzünün rezil çiçeği


Bahçe Dergisi Sonyaz 2001 sayısı

Ahmet Ada
__________________
olmaz hayal bizimkisi
olurundan bin güzel...
e.g.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 08:07


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum