Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > İŞLİKLER (Atölyeler) > Öykü İşliği

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #11  
Alt 20-11-2005, 16:06
Ahmet Taşcıoğlu
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

TÜRK EDEBİYATINDA ÖYKÜNÜN YERİ VE ÖNEMİ<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />


Dünya Edebiyatında öykünün başlangıcı Batı'da,yazıya geçiş sürecinde;dahası,yazınsal kaynakların oluşma evresindeki ilk örnek Giovanni Boccacio'nun (1313-1375) Decameron Hikayeleri'dir (1348-1353).Bunu Geofrey Chaucer'in (1340-1400) Canterbury Hikayeleri (1388-1395).E.Th. A. Hoffmann'ın (1776- 1822) Masallar'ına (Nachtstücke,1817;Die Serapionsbrüder,1821;Meister Floh,1822) gelinceye dek,öykünün tematik olarak pek gelişkin bir düzeye erişmediğini görürüz.Hoffmann,anlatıya;yaşanılanları aktarma,bunların serüven boyutunu göstermenin ötesinde;düş/gerçek ikilemiyle birlikte,anlatıcı - ben'i,yaşam/izler çevre ilişkisini getirir. Ve günümüze kadar önemini yitirmeden gelir.

Batıdaki eski ve köklü geçmişine bakıldığında Yazılı Türk Edebiyatında öykünün yaklaşık 500 yıllık bir gecikmeyle ilk örneklerini vermeye başladığını görürüz.

Bütün bu oluşumlar,gelişmeler dünya yazınını biçimlerken,bizdeki/Doğu'daki geleneği de epeyce ötelere,destanlara,Birbir Gece Masalları'na ;Nasrettin Hoca fıkralarına,Dede Korkut ve meddah hikayelerine;uzanan öykünün daha çok "hikaye anlatma" geleneğinden doğduğunu görürüz.Bu geleneğin tarihi ise eskilere dayanır.Yazıya geçirilmiş "hikaye"lerin (Battal-name,Letaif-name,Danişmend-name,Anter-name,Tuti-name ,Hamza-name,Ebu Müslim,bir de menkibeler) buna kaynaklık ettiğini söylemeliyiz.
Öykünün,edebiyatımızda,Emin Nihat'ın Müsameretname'sine (1872) gelinceye kadar, zengin bir geçmişi var.Müsameretname'de yer alan yedi öykü bütünüyle geleneksel anlatım özelliklerini içermekle birlikte,öyküleme,kişi/olay,mekan/yer/zaman öğelerini birarada vermesi bakımından,yazınımızda,öykünün Batı yazını etkisinde (Decameron Hikayeleri) yazılmış ilk örneğidir.

1900'lü yıllara gelindiğinde,başlangıçta bu alanda pek yol alındığı







söylenemez.Otuz yıllık süreçte Ahmet Mithat'ın (1844-1912) Letaif-i Rivayat (1870-95) dizisindeki "kıssadan hisse" öykülerinin yanı sıra,Samipaşazade Sezai,Recaizade Mahmut Ekrem,Nabizade Nazım,Halit Ziya Uşaklıgil,Hüseyin Cahit Yalçın,Ahmet Hikmet Müftüoğlu gibi yazarların ürünlerine rastlarız.

Değişim süreci kıpırtılarının yaşandığı bir dönemdir.Yazınımızın Batı'ya dönük yüzü, alışverişi yeni kazanımlar getirir.Ama bunun daha da önemlisi,uluslaşma bilincinin eyleme dönüşmesiyle,"yeni edebiyat" anlayışının ortaya çıkışıyla yazınımızda yeni bir boyut açılır.Ömer Seyfettin ve arkadaşlarınca (Ziya Gökalp,Ali Canip Yöntem) başlatılan bu edebi hareket kısa sürede kabul gören düşünce hareketine dönüşür.Bu grupça Selanik'te çıkarılan "Genç Kalemler" dergisiyle,bir anlamda,bu hareketin öncülüğünü yapmaktadırlar.

Ömer Seyfettin,dergide yer alan,bu atılımın manifestosu sayılabilecek "Yeni Lisan" yazı- sında,"milli ve tabii bir lisan"ın kaçınılmazlığını vurgularken,"milli edebiyat"ın da ancak "yeni bir lisan"la olabileceğini dile getirerek şöyle der :"Şimdi yeni bir hayata,intibah devresine giren Türklere yeni,tabii bir lisan,kendi lisanları lazımdır.Milli bir edebiyat vücuda getirmek için evvela milli lisan ister.Eski lisan hastadır.Hastalıkları,içindeki lüzumsuz ecnebi kaidelerdir.Evet,şimdi lisanımızda Arabi ve Farisi kaideleriyle yapılan cem'ler,terkib-i izafi,terkib-i tavsifi,vasf-ı terkibiler yaşadıkça saf ve milli addolunamaz. Bu lisanı kimse anlamaz."(1911)
İşte bu düşüncelerle yola çıkılarak başlatılan atılım,öykücülüğümüzün gelişiminde çağdaşlaşmaya dönük ilk örnekleri getirir.Bunu da ilk önce Ömer Seyfettin'in öyküle- rinde görürüz.Sonra Memduh Şevket Esendal,Refik Halit Karay,Hüseyin Rahmi Gürpınar,F.Celalettin,Yakup kadri Karaosmanoğlu,Halide Edip Adıvar,Osman Cemal Kaygılı,Selahattin Enis,Kenan Hulusi...Bu yönelimde,"memleket gerçeklerini dile getiren" ürünler verirler.Andığımız yazarlar,bu dönemin,ilk öykücüler kuşağını oluş- turmaktadırlar.
Öykücülüğümüz,1930'lar sonrası ise,artık yol alma/gelişme yönünü tutmuştur.Sait Faik'lerden Sabahattin Ali'lerden Vüs'at O. Bener'lere Orhan Kemal'lere uzanan çizgi yeni bir oylum getirmiştir.Gelinen bu yer önemlidir.Öykücülüğümüzün dönüşüm/değişim çizgisi asıl buradadır.
Öykücülüğümüzün asıl ivme kaynağını 1940'lardan 1950'lerin sonuna değinki süreçte ürünler veren öykücüler kuşağı oluşturmaktadır.
Sadri Ertem,Kemal Bilbaşar,Umran Nazif ,Ahmet Hamdi Tanpınar,Samet Ağaoğlu,Aziz Nesin,Haldun Taner,samim Kocagöz,tarık Buğra,mehmet seyda,Oktay Akbal,Kemal Tahir,Rıfat Ilgaz,Feyyaz Kayacan,Necati Cumalı,Zeyyat Selimoğlu,Yaşar Kemal,Nezihe Meriç,Fakir Baykurt,Muzaffer Buyrakçu,Bilge Karasu,Tarık Dursun K.,Leyla Erbil,Tahsin Yücel,Orhan Duru,Adnan Özyalçıner,Demirtaş Ceyhun,Erdal Öz,Demir Özlü,Ferit Edgü,Onat Kutlar,Mehmet Başaran,Talip Apaydın,Bekir yıldız,Sevgi Soysal,Füruzan,Necati Tosuner,Selim İleri,Adalet Ağaoğlu,Nedim Gürsel,Hulki Aktunç,Muzaffer İzgü,Selçuk Sbaran,Osman Şahin,Tezer Özlü,İnci Aral,Ayla Ktulu,Nazlı Eray,Mustafa Balel,Necati Güngör,Ayşe Kilimci,Nursel Duruel,Pınar Kür,Erendiz Atasü,Sulhi Dölek,Feyza Hepçilingirler,Işıl Özgentürk,Feride Çiçekoğlu,Mahir Öztaş,Ahmet Yurdakul,Ülkü Ayvaz,Buket Uzuner,Murathan Mungan,Cemil Kavukçu,Mario Levi,Jale sancak,Özcan Karabulut, Ayfer Tunç, isimleriyle öne çıktılar…
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 20-11-2005, 16:11
Ahmet Taşcıoğlu
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

02.04.2005 Tarihinde Kum Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Aydın Şimşek’in yapmış olduğu bir ÖYKÜ ATELYE ÇALIŞMASI’nda aldığım notlar…<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />


Metinde akıl öğelerinden biraz uzaklaşmalı. Akıl üstü, gerçek, gerçek üstü formatlara ulaşılmalıdır.
Yazı insanın en ilkel halidir
Yazı bir kör noktadan başlar.
Esas metin insanın beyninin bir yerinde vardır.
Yazar, ben yazıyorum espirisinden uzaklaşmalı, aklı ötelemeli. Deneysel kavramlar üzerinde durmalıdır.
Metin üzerinde çalışırken; ortalama yaşam hızının ya altına inilmeli; ya da üzerine çıkılmalıdır.
Kör Nokta== Metin Yazısı=== Metine yabancılaşma

Metin
.………………………
: :
Metin Yazar


İlk cümle çok önemlidir. Çok düşünülerek başlanılmalıdır.
Yazar metne teslim olmalıdır.
Bir metinde her şeyi söylemek, yazıyı öldürür.
Kurgu bireyseldir. Toplumsal akılla açıklanamaz. Yazmadıklarınız. Boşluklarınız, yırttıklarınız, kızdığınız metinler kurguya dahildir.
Geleneksel söylemden uzak durmak gerekir.
Durum öyküsünde zaman yoktur.
Bir öyküyü değerli kılan şey yazmadıklarıdır.
Öykünün dinamiği eksiltmelerle oluşur.
Öykü kusarak değil, yutarak yazılır. Kullanılan her fazla sözcük, öyküyü bozar.
Öykü anlatı dilinden uzak yazılmalı, bize farklı şeyler vermesinden yana olunmalıdır.
Metnin hızı ile yazarın hızı bütünleştirilmelidir.
Okur ve halk sahtedir ve ölüdür. Okuru dikkate alarak yazarsanız; ortalama bir yazım dili ortaya çıkar.
Anlaşılır olmakla, anlamlı olmak farklıdır.
Okur merkezli olmaktan kaçınılmalıdır.
Anlam, çok farklı bileşenlerden oluşur.
Metin, sizden toplumun ortalama aklına göre yazmanızı istemez.
Yazarın esas görevi hayatı yavaşlatmaktır.
Hız, bir çoğalmadır.
Y azar, unutturulmak istenenleri geri döndürmek için yazmalıdır.
Yazarın Hızı= Slogan, imge, dikeylik
Dikey Cümleler Lirizmin düşmanıdır.
Dikey cümleler faşisttir.
Kaotiklik: Karışık yazmak, imaj, bütün estetik değerleri ekonomikleştirmektir.
Yeni Çağ: Üçüncü bin yıl dediğimiz çağ
Estetik artık bir vicdandır.
Hayatı yavaşlatmanın en basit yolu Durum Öyküsüdür.
1. Durum öyküsü yer altıdır. Post modern kültürün karşıtıdır.
2. Olay Öyküsü: Felsefe birikimlerine sahiptir; ama yazarın bilgi ve düşüncelerine yansıması ile oluşur.
Öyküde fiziksel, bire bir tanımlardan uzak durulmalıdır.
YALIN, Özgür söylemek önemlidir.
Öykü estetiği önemser.
Yazar olmayı düşünen kişi sık sık sözlük karıştırarak, sözcüklerin anlam ve duygu haline bakmalıdır.
Yazar bilinç altına güvenmelidir.
Yazı bittikten sonra ondan uzaklaşın (Yabancılaşın) Birkaç gün aradan sonra tekrar göz atın. Metnin kendinizi eleştirmesine imkan tanıyın. Kendinize güvenmeyin.
Yazıya kuşkuyla bakın.


TAVSİYE EDİLEN KİTAPLAR:

1. Ağaçkakan Tim Robins
2. Görme Biçimi John Berger
3. Son Bakışta Aşk Walter Benjamin
4. Yaratma Cesareti Joyce Roy
5. Sanatçı Örnek bir çilekeş Susanna Sontag
6. Etik’e Giriş
7. Boşluk
8. Şiirde Devrim
9. Keşiflerin Öyküsü
10.Kaganın Estetiği
11. Edebiyat Kavramları ve Estetiği Berna Moran
12. Umberto Eco’nun kitapları
13. Anlatı Ormanında Gezinti.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 20-11-2005, 17:13
Sevda Güngör Sevda Güngör isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 109
Standart



Sevgili Aykızı ve Sevgili Poyraz, bildiklerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkürler.


Aykızı Ankara'da yediğin içtiğin senin olsun duyduklarını anlat yeter.[img]smileys/smiley2.gif[/img]
__________________
günce
-----------------------
yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşcesinen.h.r
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 20-11-2005, 17:23
Perihan Baykal
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart

İşte bu!.. Bu aktardıkların çok ilginç Poyraz.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 20-11-2005, 18:34
esra saygı esra saygı isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 914
esra saygı - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

.Edited by: Esra Çallıoğlu
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 20-11-2005, 22:50
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart






Teşekkürler...AYKIZI, poyraz, esra...


Diğer emeği geçen dostlar...

güzel bilgiler, yararlı bilgilendirme oldu öykü konusunda...
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 21-11-2005, 17:14
AYKIZI AYKIZI isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 808
Standart

Politik bakımdan yararlı olanlarla estetik bakımdan yararlı olanlar birbirinden farklıdır. <?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" /><O:P></O:P>
<O:P></O:P>
Yazmak serüveninin en önemli sorunlarından birisi de metnin ideolojik bir yapı taşıyıp taşımadığıyla ilgilidir. Hemen her yazarın ve yazar adayının ideolojik örgütlenmelerle karşılaşması ve ilişkiye girmesi kaçınılmazdır. Bu sonuç yazarın ideolojiler karşısında nasıl bir tutum alacağını da sürekli gündemde tutar. Kimi zaman ideolojiler tarafından belirlenmiş ve kesinleştirilmiş bilgi alanlarının sonucu olarak görülmek istenilen edebi metinler, amacının dışında işlevler yüklenmeye başlarlar. Bu durum metin açısından da yazar açısından da yararlı değildir. Oysa biliriz ki her şey ideolojik bir alanın içerisinde gerçekleşiyor. Bu nedenle her yazarın ve her yazının bir ideolojik boyutu vardır. Estetik alanın kendisi de sonuç olarak ideolojik bir alandır. Çünkü estetik problemler toplumsal ve bireysel hayatın problemlerinden bağımsız değildir. Durmadan yazıyı ve yazı değerlerini ideolojik alanlardan yanıtlama çabası bir sonuç verir. Mümkün olmayan bir arayış değil midir salt yazı? Sıkıntının kaynağında ideolojiyi, sadece politik bir sonuç olarak algılamak yatmaktadır. Yani ideoloji denince bunu salt politik bir sonuç olarak algılama yanılgısı. Diğer bir söylemle politika denilince bunu ideolojinin tümü sanma yanılgısı. Böyle olunca da politik mücadeleyi karşıtlığın tek olanağı sanıp hayatın diğer alanlarında karşıtlığı görme şansımızı yitiriyoruz. Bilim alanında, ekonomik alanda, hukuk alanında, sanat alanında ve diğer alanlarda; karşıtlığını örgütleyememiş bir yapı sorunlarını tümüyle politikaya havale ediyor. Bunu da ideoloji olarak adlandırıyor. Bu tutum, genel egemen olmuş olan alt yapısızlığa işaret eder.

Aydın ŞİMŞEK<O:P></O:P>Edited by: AYKIZI
__________________
İlkay NOYLAN
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 21-11-2005, 17:38
esra saygı esra saygı isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Mesajlar: 914
esra saygı - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

.Edited by: Esra Çallıoğlu
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 23-11-2005, 15:30
tuya tuya isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Nov 2005
Mesajlar: 13
Standart

Ne iyi bir tahminmiş benimkisi..Gördüğüm üzere herkes gerçekten bir
şeyler -hatta çok şey- biliyormuş. Meğer tek gereken bir itici güçmüş!
siz bu güzel paylaşımı sürdürün yakında ben de engiiin bilgilerimle
(?!) katılacağım.[img]smileys/smiley36.gif[/img]

Buarada; hepinize teşekkürler!!!

</font></span>
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 23-11-2005, 15:58
bahçevan
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart






sevgili dostlar, poyraz'ın "02.04.2005 Tarihinde Kum Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Aydın Şimşek’in yapmış olduğu ÖYKÜ ATELYE ÇALIŞMASI’nda aldığı notlar" ı okuyunca


bu kriterleri rahatlıkla "ŞİİR YAZMAK İÇİN DE" de kullanabileceğimizi düşündüm.


gerçi kulvarımız öykü ama şiirle de birebirörtüşüyor.


ŞİİR BİLİNCİOLARAK OKUYALIM BU DERS NOTLARINI ŞİMDİ


akıl mı (akılcılık mı?) burda netsizlik var. (sürrealizm dahaötede bir detay)


şiirinsanın en ilkel halidir<?:NAMESPACE PREFIX = O /><O:P></O:P>
şiir bir kör noktadan başlar.<O:P></O:P>
Esas metin insanın beyninin bir yerinde vardır.<O:P></O:P>
şair, ben yazıyorum espirisinden uzaklaşmalı, aklı ötelemeli. Deneysel kavramlar üzerinde durmalıdır.<O:P></O:P>
Metin üzerinde çalışırken; ortalama yaşam hızının ya altına inilmeli; ya da üzerine çıkılmalıdır.<O:P></O:P>
Kör Nokta== Metin Yazısı=== Metine yabancılaşma<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
Metin<O:P></O:P>
.………………………<O:P></O:P>
: : <O:P></O:P>
Metin Yazar<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
<O:P></O:P>
İlk cümle çok önemlidir. Çok düşünülerek başlanılmalıdır.<O:P></O:P>
Yazar metne teslim olmalıdır.<O:P></O:P>
Bir metinde her şeyi söylemek, yazıyı öldürür.<O:P></O:P>
Kurgu bireyseldir. Toplumsal akılla açıklanamaz. Yazmadıklarınız. Boşluklarınız, yırttıklarınız, kızdığınız metinler kurguya dahildir.<O:P></O:P>
Geleneksel söylemden uzak durmak gerekir. (belki metinlerarasılık bağlamında geleneğin yeniden üretilmesi üstünde durulabilir)<O:P></O:P>
Durum öyküsünde zaman yoktur.<O:P></O:P>
Bir öyküyü değerli kılan şey yazmadıklarıdır.<O:P></O:P>
Öykünün dinamiği eksiltmelerle oluşur.<O:P></O:P>
Öykü kusarak değil, yutarak yazılır. Kullanılan her fazla sözcük, öyküyü bozar. <O:P></O:P>
Öykü anlatı dilinden uzak yazılmalı, bize farklı şeyler vermesinden yana olunmalıdır.<O:P></O:P>
Metnin hızı ile yazarın hızı bütünleştirilmelidir.<O:P></O:P>
Okur ve halk sahtedir ve ölüdür. Okuru dikkate alarak yazarsanız; ortalama bir yazım dili ortaya çıkar.<O:P></O:P>
Anlaşılır olmakla, anlamlı olmak farklıdır.<O:P></O:P>
Okur merkezli olmaktan kaçınılmalıdır.<O:P></O:P>
Anlam, çok farklı bileşenlerden oluşur.<O:P></O:P>
Metin, sizden toplumun ortalama aklına göre yazmanızı istemez.<O:P></O:P>
Yazarın esas görevi hayatı yavaşlatmaktır.<O:P></O:P>
Hız, bir çoğalmadır.<O:P></O:P>
Y azar, unutturulmak istenenleri geri döndürmek için yazmalıdır.<O:P></O:P>
Yazarın Hızı= Slogan, imge, dikeylik<O:P></O:P>
Dikey Cümleler Lirizmin düşmanıdır. <O:P></O:P>
Dikey cümleler faşisttir. (kontrast, dizanonsu yüksek hamasi şiirde, emir kipli kurgular)
Kaotiklik: Karışık yazmak, imaj, bütün estetik değerleri ekonomikleştirmektir.<O:P></O:P>
Yeni Çağ: Üçüncü bin yıl dediğimiz çağ<O:P></O:P>
Estetik artık bir vicdandır.<O:P></O:P>
Hayatı yavaşlatmanın en basit yolu Durum Öyküsüdür.<O:P></O:P>
1. Durum öyküsü yer altıdır. Post modern kültürün karşıtıdır.<O:P></O:P>
2. Olay Öyküsü: Felsefe birikimlerine sahiptir; ama yazarın bilgi ve düşüncelerine yansıması ile oluşur.<O:P></O:P>
Öyküde fiziksel, bire bir tanımlardan uzak durulmalıdır.<O:P></O:P>
YALIN, Özgür söylemek önemlidir.<O:P></O:P>
Öykü estetiği önemser.<O:P></O:P>
Yazar olmayı düşünen kişi sık sık sözlük karıştırarak, sözcüklerin anlam ve duygu haline bakmalıdır.<O:P></O:P>
Yazar bilinç altına güvenmelidir.<O:P></O:P>
Yazı bittikten sonra ondan uzaklaşın (Yabancılaşın) Birkaç gün aradan sonra tekrar göz atın. Metnin kendinizi eleştirmesine imkan tanıyın. Kendinize güvenmeyin.<O:P></O:P>
Yazıya kuşkuyla bakın.<O:P></O:P>
<O:P>aklın yolu çok değil..</O:P>Edited by: bahçevan
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 07:46


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum