Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > İŞLİKLER (Atölyeler) > Öykü İşliği

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #651  
Alt 18-01-2007, 11:40
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart






Öykücülerimize nazar mı değdi?


Haydi bakalım öykücüler...
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #652  
Alt 04-02-2007, 02:36
Güzin Dündar Güzin Dündar isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 595
Standart

GÖL ve BEBEK
<I style="mso-bidi-font-style: normal">[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal">Otuz altı yaşındaydı . Birkaç küçük flört dışında hayatını paylaşmayı göze alabileceği bir erkeğe rastlamamıştıo düşü bir rüzgara giydirmiş ,kendini sanata doğaya adamıştı . Göl manzaralı yazlık evde kabuğuna çekilmiş , bu arada yeni bir resme başlamıştı . Günlerdir boyalarla savaşıyor çalışmasını beğenmiyor, tekrar başlıyor bir türlü yaptığından mutlu olamıyordu. Sağanak yağmur ve bir o kadar karanlık gece anlaşılması zor sıkıntı yüklemişti yüreğine .Çığlık damıtıp , düş biriktirmekten bunaldığını düşündü hayatını değiştirmeliydi . Yıllar eskidikçe geceler uzuyordu . Yüzü bahçe ve göle döndü . Kimsenin kapısını açıp bakamayacağı bir geceye, yağmurakoşarak çıktı<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> .[/B][/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"> [/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal">Başka bir yıldıza gidiyor gibiydi . Gölün kıyısında her zaman altında oturduğu ağacın yanına gelinceye dek sırılsıklam olmuştu . Ve göl… gri bir ölüm gibi içini doldurdu titriyordu . Kalbi dışarı çıkacak gibi atıyordu . Ağacın altında öylece durdu , elleriyle çıplak ve ıslak gövdesine dokundu dokunmaktan öte tutundu ayakta duramıyordu . Yığıldı kaldı.[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" /><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Gözlerini açtığında yabancı bir yerdeydi hüzünlü bir çift ela gözün yüzüne yaklaştığını fark etti . Şaşırdı… Gölün büyüsüne kapılıp su evini alan gizemli adam… işte karşısında duruyordu alnına dokunarak, “nihayet kendinize geldiniz” dedi . İpeksi bir telaşı ve kadife gibi ela bakışları vardı . Titreyen bedeni ısınmaya başladı ondan hoşlanmıştı ve minnet duyuyordu .[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Kendini güvende hissetti ve mutlu olduğunu düşündü bir yabancının yanında böyle huzurlu oluşunu garipsedi . Tam olarak kendini toparlamıştı ki birden üzerinde bir erkek pijaması olduğunu fark etti . Sarsıldı utandı fakat bir şey sormamaya karar verdi . Konuştukça açıldı dinledikçe utandı. Bir bebekten bahsediyordu genç adam . Göle öylece bakan ağacın altında otuz iki yıl önce çırılçıplak kaderine terk edilen …[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Annesinden dinlediği hüzünlü öyküyü anımsadı - Ben küçüktüm anımsamıyorum fakat , ne kadar örtüşüyor “Hatta bebeğin adını böyle yağmurlu bir günde bulunduğu için Baran koymuşlar’’dedi (Yağmur mevsimi anlamında ) Genç adam doğrulayarak gözlerine baktı hüzünle , ne rastlantı dedi bebeğin adı benim adım… güldü “ işte o benim .” O gece annenizin hayat verdiği bebeğim . [/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Başka bir dünyanın eşiğinde olduğunu hissetti . O gece bulunan bebekle yıllar sonra karşılaşmıştı ve yolunu beklediği beyaz atlı prense ne denli benziyordu . Karşılıklı hayat öykülerini fısıldadılar birbirlerine . Uyuyamadı . Sabaha kadar dalgın uzandı . İçinde anlaşılması zor bir mutluluk vardı . Aşk bu kadar kolay olmamalı diye düşündü hayır… zayıf bir anında uzanan ele duyduğu minnettarlık olmalıydı.[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Genç adam göle bakan pencerenin önünde oturdu ve sabahı bekledi . Çise , sabah güneşi suların üzerinden yansımaya başladığında gözlerini açtı demek ki dalmıştı . Kahvaltı masası gölün üzerine uzanan küçük verandada hazırlanmıştı. Havanın nemi bir anda sardı bedenini , kızarmış ekmek kokusu içini gıcıkladı ...[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Büyülenmiş gibiydi . Göl kıyısındayeşil yaprakları arasından boynunu uzatan beyaznilüferler su ve güneşin kırılgan ışıklarıyla dans ediyordu . Kahvaltı uzadıkça uzadı. Zaman nasıl geçti ve öğlen oldu hiç fark edemedi . Şöminenin yanında kurutulmuş kıyafeti duruyordu aldı ve değişti. Teşekkür ederek kapıya yöneldi .[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Vestiyerdeki aynada karşıladı bakışları birbirini … Kabus gibi başlayan geceye rağmen yüzünün ne kadar şeffaf bir parıltıyla aynaya yansıdığını fark etti ve şaşırdı . O an yüzünün içinden geçe bilirdi . Ne derin bakıyordu bir çift göz aynanın içinden … Utandı vedalaşmak istedi . Genç adam ısrarla ,” evinize bırakacağım” dedi . Gölün kıyısından yavaş ve uzun süre yürüdüler. Eve gelmişlerdi kapının önünde babasının arabasını görünce şaşırdı . Kapıyı annesi açtı -- “Ah !...Çise ne kadar erken çıkmışsın kaç saattir seni bekliyoruz” dedi . Meraklı bakışlarla genç adamı işaret ederek ...<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> [/B]Çise -- “Anneciğim tanıştırayım Baran bey…” dedi . Genç adam yıllar sonra , sahipsiz bir bebekken konuk edildiği evin kapısından titreyerek içeri girdi . Ne zamandır bu anı bekliyordu.[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Bir yıl sonra bir resim sergisinde Çise adlı resim sanatçısının bir göl kıyısındaki ağacın altında sislerin içinde kaderini bekleyen, bebekli tablosu tüm gazetelerde manşet olmuştu .[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Genç muhabir uzun bir araba yolculuğundan sonra gölün üstünde küçük kıpırtılarla kıyılara tutunmaya çalışan şirin su eviyle karşılaştı .Tabloyu en orijinal haliyle ölümsüzleştireceğini düşünürken , her halinden mutlu olduğu belli olan bir genç bir adamın ağacın altında bebeğiyle güneşlenen, ışık toplayan eşini karelerde ölümsüzleştirmeye çalıştığını gördü . Arabadan indi ve o yöne yürüdü . Bir kare de o çekti izin alarak…[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]Edited by: Güzin Dündar
__________________
Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil


Fuzuli
Alıntı ile Cevapla
  #653  
Alt 04-02-2007, 02:44
Güzin Dündar Güzin Dündar isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 595
Standart



İlk öyküm...Umarım çok hırpalamazsınız beni. [img]smileys/smiley1.gif[/img]
__________________
Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil


Fuzuli
Alıntı ile Cevapla
  #654  
Alt 08-02-2007, 16:32
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart






çalışacağım...
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #655  
Alt 08-02-2007, 16:36
AYKIZI AYKIZI isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 808
Standart

Teşekkürler [img]smileys/smiley1.gif[/img]
__________________
İlkay NOYLAN
Alıntı ile Cevapla
  #656  
Alt 23-02-2007, 03:12
Güzin Dündar Güzin Dündar isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 595
Standart



Sevgili Aykızı netleştirilmesini istediğiniz yukarda bulunan öykünün temel dinamikleri mi acaba? Bana birşey anlatılmakmı isteniyor? [img]smileys/smiley36.gif[/img]Se vgi ve dostlukla.
__________________
Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil


Fuzuli
Alıntı ile Cevapla
  #657  
Alt 24-02-2007, 15:33
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Al***305;nt***305;:
Güzin Dündar
GÖL ve BEBEK
<I style="mso-bidi-font-style: normal">[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal">Otuz altı yaşındaydı . Birkaç küçük flört dışında hayatını paylaşmayı göze alabileceği bir erkeğe rastlamamıştıo düşü bir rüzgara giydirmiş ,kendini sanata doğaya adamıştı . Göl manzaralı yazlık evde kabuğuna çekilmiş , bu arada yeni bir resme başlamıştı . Günlerdir boyalarla savaşıyor çalışmasını beğenmiyor, tekrar başlıyor bir türlü yaptığından mutlu olamıyordu. Sağanak yağmur ve bir o kadar karanlık gece anlaşılması zor sıkıntı yüklemişti yüreğine .Çığlık damıtıp , düş biriktirmekten bunaldığını düşündü hayatını değiştirmeliydi . Yıllar eskidikçe geceler uzuyordu . Yüzü bahçe ve göle döndü . Kimsenin kapısını açıp bakamayacağı bir geceye, yağmurakoşarak çıktı<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> .[/B][/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"> [/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal">Başka bir yıldıza gidiyor gibiydi . Gölün kıyısında her zaman altında oturduğu ağacın yanına gelinceye dek sırılsıklam olmuştu . Ve göl… gri bir ölüm gibi içini doldurdu titriyordu . Kalbi dışarı çıkacak gibi atıyordu . Ağacın altında öylece durdu , elleriyle çıplak ve ıslak gövdesine dokundu dokunmaktan öte tutundu ayakta duramıyordu . Yığıldı kaldı.[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" /><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Gözlerini açtığında yabancı bir yerdeydi hüzünlü bir çift ela gözün yüzüne yaklaştığını fark etti . Şaşırdı… Gölün büyüsüne kapılıp su evini alan gizemli adam… işte karşısında duruyordu alnına dokunarak, “nihayet kendinize geldiniz” dedi . İpeksi bir telaşı ve kadife gibi ela bakışları vardı . Titreyen bedeni ısınmaya başladı ondan hoşlanmıştı ve minnet duyuyordu .[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Kendini güvende hissetti ve mutlu olduğunu düşündü bir yabancının yanında böyle huzurlu oluşunu garipsedi . Tam olarak kendini toparlamıştı ki birden üzerinde bir erkek pijaması olduğunu fark etti . Sarsıldı utandı fakat bir şey sormamaya karar verdi . Konuştukça açıldı dinledikçe utandı. Bir bebekten bahsediyordu genç adam . Göle öylece bakan ağacın altında otuz iki yıl önce çırılçıplak kaderine terk edilen …[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Annesinden dinlediği hüzünlü öyküyü anımsadı - Ben küçüktüm anımsamıyorum fakat , ne kadar örtüşüyor “Hatta bebeğin adını böyle yağmurlu bir günde bulunduğu için Baran koymuşlar’’dedi (Yağmur mevsimi anlamında ) Genç adam doğrulayarak gözlerine baktı hüzünle , ne rastlantı dedi bebeğin adı benim adım… güldü “ işte o benim .” O gece annenizin hayat verdiği bebeğim . [/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Başka bir dünyanın eşiğinde olduğunu hissetti . O gece bulunan bebekle yıllar sonra karşılaşmıştı ve yolunu beklediği beyaz atlı prense ne denli benziyordu . Karşılıklı hayat öykülerini fısıldadılar birbirlerine . Uyuyamadı . Sabaha kadar dalgın uzandı . İçinde anlaşılması zor bir mutluluk vardı . Aşk bu kadar kolay olmamalı diye düşündü hayır… zayıf bir anında uzanan ele duyduğu minnettarlık olmalıydı.[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Genç adam göle bakan pencerenin önünde oturdu ve sabahı bekledi . Çise , sabah güneşi suların üzerinden yansımaya başladığında gözlerini açtı demek ki dalmıştı . Kahvaltı masası gölün üzerine uzanan küçük verandada hazırlanmıştı. Havanın nemi bir anda sardı bedenini , kızarmış ekmek kokusu içini gıcıkladı ...[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Büyülenmiş gibiydi . Göl kıyısındayeşil yaprakları arasından boynunu uzatan beyaznilüferler su ve güneşin kırılgan ışıklarıyla dans ediyordu . Kahvaltı uzadıkça uzadı. Zaman nasıl geçti ve öğlen oldu hiç fark edemedi . Şöminenin yanında kurutulmuş kıyafeti duruyordu aldı ve değişti. Teşekkür ederek kapıya yöneldi .[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Vestiyerdeki aynada karşıladı bakışları birbirini … Kabus gibi başlayan geceye rağmen yüzünün ne kadar şeffaf bir parıltıyla aynaya yansıdığını fark etti ve şaşırdı . O an yüzünün içinden geçe bilirdi . Ne derin bakıyordu bir çift göz aynanın içinden … Utandı vedalaşmak istedi . Genç adam ısrarla ,” evinize bırakacağım” dedi . Gölün kıyısından yavaş ve uzun süre yürüdüler. Eve gelmişlerdi kapının önünde babasının arabasını görünce şaşırdı . Kapıyı annesi açtı -- “Ah !...Çise ne kadar erken çıkmışsın kaç saattir seni bekliyoruz” dedi . Meraklı bakışlarla genç adamı işaret ederek ...<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> [/B]Çise -- “Anneciğim tanıştırayım Baran bey…” dedi . Genç adam yıllar sonra , sahipsiz bir bebekken konuk edildiği evin kapısından titreyerek içeri girdi . Ne zamandır bu anı bekliyordu.[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Bir yıl sonra bir resim sergisinde Çise adlı resim sanatçısının bir göl kıyısındaki ağacın altında sislerin içinde kaderini bekleyen, bebekli tablosu tüm gazetelerde manşet olmuştu .[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal"> Genç muhabir uzun bir araba yolculuğundan sonra gölün üstünde küçük kıpırtılarla kıyılara tutunmaya çalışan şirin su eviyle karşılaştı .Tabloyu en orijinal haliyle ölümsüzleştireceğini düşünürken , her halinden mutlu olduğu belli olan bir genç bir adamın ağacın altında bebeğiyle güneşlenen, ışık toplayan eşini karelerde ölümsüzleştirmeye çalıştığını gördü . Arabadan indi ve o yöne yürüdü . Bir kare de o çekti izin alarak…[/I]<I style="mso-bidi-font-style: normal"><O:P></O:P>[/I]


Öykünüzü okumuş, beğenmiştim.
Öykücüler klübünde olunca sustum.[img]smileys/smiley2.gif[/img]
Gözden kaçırdığımı sanmayın.
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #658  
Alt 02-04-2007, 20:34
AYKIZI AYKIZI isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 808
Standart



Sevgili Güzin sanırım Emre'de bana ve öyküyle ilgilenen diğer aradaşlarabir şeyler anlatmak istemiş. [img]smileys/smiley2.gif[/img]


Şu yoğunluğumu bir atlatayım kulağımın üzerinden kalkacağım. [img]smileys/smiley36.gif[/img]


Hepinizi seviyorum. [img]smileys/smiley31.gif[/img]
__________________
İlkay NOYLAN
Alıntı ile Cevapla
  #659  
Alt 27-01-2010, 19:56
Ferhat DEMİRBAŞ Ferhat DEMİRBAŞ isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 36
Standart

10-TELAŞE MÜDÜRESİ

Ferit Bey uykusunun en tatlı yerinde iken " Ferit, kalk çabuk hazırlan! Saat sekize geliyor. "diye haykıran karısının sesiyle gözlerini açtı. Yahu hanım, bugün boşum ,dersim yok. Diye cevap verdi Nurhayat Hanım'a. Karısı Yok, biliyorum ama , hastaneye sevk yaptırman gerek. Ankara'ya yarın sabah yetişebilmemiz için bu gerekli.Hadi çabuk ol! Hem kargo bürosuna da uğrar, dün üzerine yanlış adre yazdığımızı bildirir ve durumu düzelttirirsin. Ama dur bi dakika ! Kahvaltı hazır , istersen önce kahvaltını yap, sonra gidersin. Yok, yok önce git bir an önce şu yanlışlığı düzelt ardından gelir, kahvaltını yaparsın. Hadi karagözlüm fırla! Ferit Bey, önce neyi yapacak , sonra hangisine geçecek şaşırdı ,kaldı. Ayakkabılarını ayağına geçirirken, çorabın birisinin gri ötekisinin siyah olduğunu fark edip eşine , Yahu , iki ayağımı bir pabuca soktun. Getirir misin şu çoraplardan birisinin eşini? Nurhayat Hanım elinde kahverengi bir çift çorabı getirdi . Bulamadım eşlerini bunları giymek zorundasın. Kocası , Yahu hanım, hiç siyah pantolonun altına bu renk çorap olur mu, diyemedi.Acele ile merdiven basamaklarını ikişer ikişer atlayarak kargo şirketine gitti.Ancak olumlu bir sonuca varılamadı.Zira, yanlış adres ile doğru adres arasında en az iki saatlik mesafe olduğu belirtildi.Zaten kargonun gideceği adrestekiler ,oradan tamamen taşınmamış yalnız merkezi değiştirmişler.Bir şubeleri hala eski yerinde işliyormuş.Ferit Bey tam tatmin olmasa da, en azından yolladığı paketin teslim edileceği rahatlığı ile işyerine değil, evine doğru yollandı.Durumu içişleri ve ekonomiden sorumlu aile bakanına iletti.Alaaa.. Pekala ! onayının ardından kahvaltısını yaptı acele ile. Bir taraftan da eşine seslendi , Nurhayat ım hadi çabuk ol da şu sağlık karnesini hazırla ve hangi bölüme sevk yaptıracağımı da söyle nolur.O ara aceleden yumurta boğazına takıldı ,can havliyle yutkundu .Birkaç dakika boyunca boğuk- boğuk sesler çıkardı.Soğuk- soğuk terlerboşalttı,Sonra rahatladı. Bunlar olurken, eşi sağlık karnesi ile Ankara'dan verilen randevu kartını arıyordu.Kahvaltısını tamamlamadan daha masadan kalkmak üzere iken Nurhayat Hanım mutfağın kapısında belirdi.Gülerek, Yahu Ferit ben yanlış hatırlamışım muayene tarihini , der demez ;kocası kaşlarını çattı ve eşine döndü:Bıktım vallahi senin bu vurdumduymazlığından..Uykumunda , kahvaltımın da içine ettin.Karışmıyorum artık hiçbir şeye nehalin var sa gör ! diyerek evden ayrıldı. O sabahtan beri Ferit Bey'den bir haber alınamıyor. Görenler var sa eğer ; lütfen insaniyet namına 0 312 0000000000 nolu telefona bildirsin. Telaşsız ve mutlu günler dileğiyle! FD

Alıntı ile Cevapla
  #660  
Alt 21-06-2013, 15:55
Tüge Dağaşan Tüge Dağaşan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jun 2013
Nerden: KIBRIS
Mesajlar: 6
Standart

Merhaba
Ben de Öykücüler Kulübü' ne katılmak istiyorum...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 15:24


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum