Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > İŞLİKLER (Atölyeler) > Öykü İşliği

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #71  
Alt 24-12-2007, 14:41
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şuanda  online konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart




Yineleyeyim yine, düzyazıda eleştiri yapacak yetkinlikte değilim. Ancak beğeni ya da beğenmeme düzeyi bir görüş belirtebilirim. Ötesi teknik konu, çizmeyi aşmak olur.

Ben iki öyküyü de beğendim, beğenerek okudum. Elbette eleştirilir de ama kısa sürede verilen bir konuya, bir fotoğrafa göre öykü üretmek kolay olmasa gerek. Üzerlerinde biraz rutuş, biraz çalışma ile her dergide yayımlanır hale gelirler.

Öykü işliğineöyküsever arkadaşları bekliyoruz. Sitemizin öykü bölümü sorumlusu İlkay Noylan. Sanırım yoğun geçti bayramı, tatilde görünmedi. Kısa zamanda ekibini kuracak, işlik programını, öykü programını hazırlayıp harekete geçececektir. Bu işler ekip işi, Sayın Noylan'da öykü sorumlusu olarakekibini kuracak, forum görevlilerini, işlik görevlilerini belirleyecek ve daha bir üretken, daha br heyecanlı çalışma dönemi başlayacaktır.

Hepimiz birbirimize destek olmalı, birlikte üretmemin ve paylaşmanın tadını yaşamalıyız. Zaten edebiyat sever, öykü sever, şiir sever kaç kelaynak kaldı ki ülkemizde...

Katkıların için teşekkürler Sevgili San_, iyi bir katılımcı, iyi bir dostsun...

__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #72  
Alt 25-12-2007, 12:50
Hüseyin Korkmaz Hüseyin Korkmaz isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 674
Hüseyin Korkmaz - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Kuşların bekleyişi içinde biriken uzaklık...o
uzaklığın kanat alışıdır gökyüzü lekeleri...siyah lekelere bürünmüş, gökyüzüne gölgesini düşürenler ...bakmaya sevdalı gözlerim size
bakardı.Orada ne vardı neden onlara benzetiliyordum... Onlar gibi kalabalık onlar gibi yalnız mıydım?Belki de saklı ve kaçak bir eylemin duruşuydu bu...
Elimde bir bardak sıcak çayla onları seyrediyordum,garip bir ses içimde uğulduyordu...
-yüreğinin sesini dinle ve git sarıl geç kalmadan...
soyadıma yabancı büyümüştüm,ödleğin pısırığın biriydim aslında,en çok da yağmursuzluktan korkardım hani kurak bir yürek yaşamıştım ya bir daha bundan korkuyorum işte...
en dehşetli sevdaları sevdim işte kuşlar...
suların olgunlaşıp denize dönüşmesi gibi gururluydum kal diyemezdim ki...
ben daha çok kerem gibi yanmasını bildim içten içe,dumanım malatya koksa da,sen olan yerdeydim yani bir çöl gibi...
-durgun ol dedi biri
-diğeri gürül gürül akmalısın dedi.
ben en çok bir bardağa su koyup seni seyretmeyi sevdim..Belki deli, anlamsızca yapılan bir hareket veya </span>halüsinasyon</span>(</span>senihalüsinasyon</span>) halinde sana vardım...
hiçbir gücün durduramadığı hayellerin içinde kelepçe vurdum kollarıma,zindana koydum kendimi yusufça ama senden vazgeçmedim asla...
senin olmadığın yerde kuşlar da hüzünlü tellere konuyor,kış geldi göçmüyor ardından...
ve bir dizeye düşüyorum sonra gölgemin olmadığı...

</span>
__________________
Şairi var eden biraz da eksikliğidir, bıraktığı boşluklardır

Hüseyin Korkmaz
Alıntı ile Cevapla
  #73  
Alt 04-05-2008, 20:26
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şuanda  online konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.854
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart


<DIV align=center>
<DIV align=center>
<DIV align=center>
<DIV align=center>
<DIV align=center>
<DIV align=center>Bir evim olmalı, bahçeli.. Maydonoz, soğan sarımsak, bir iki de kıvırık...
<DIV align=center>
<DIV align=center>
<DIV align=center>Bir de öyküsü olmalı bu sımsıcak evin ve bahçesinin.
<DIV align=center>
<DIV align=center>
<DIV align=center>
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #74  
Alt 23-07-2008, 20:24
ILGAZSILA ILGAZSILA isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2007
Nerden: Yalova
Mesajlar: 25
Standart



gece ışığını denize dokundurdukça ben üşümedim bu tahta evimde...öyle güzel duvarlarım yoktu....tahtalarım vardı beni üşütmeden anlayan....ve deniz arkadaşlarımı ayırmadan benden....küçük kayıklarımı....mangal üstünde bir yudum doyum...aç kalsamda farketmez...bahçem her yer...çiçeklerim hep yeşil....evim deniz ve ben....
Alıntı ile Cevapla
  #75  
Alt 31-08-2008, 14:54
raplebi raplebi isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Aug 2008
Nerden: Adıyaman
Mesajlar: 2
Standart

herkesin sıcacık bir yuvası vardı gecelerinin bnmki kadar karanlık geçmediği...ılık bir sevgiydi bana lazım olan... ve yanımda annem...bnm tek annem evim oldu...bana o baktı... o büyüttü... o ısıttı beni kışın soğunda...ailem bakmazken o koynuna aldı beni...içine girdiğinizde hafif bi rütübet kokusu girer içinize... iyice çek onu iyice...o benim annemin kokusu o ...hafiften dam akar...yerde duran tasın içine...annemin gözyaşları onlar... hep ben üzülünce akıyor yağmurlu kış akşamlarında...
__________________
hayat bisiklete binmeye benzer dengede kalabilmek için sürekli ilerlemek gerekir
Alıntı ile Cevapla
  #76  
Alt 23-11-2008, 21:02
akademi akademi isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Mar 2004
Nerden: Turkey
Mesajlar: 1
akademi - İCQ üzeri Mesaj gönder
Standart

<DIV align=center>
<DIV align=center>
<DIV align=center>
Tehdit!
<DIV align=center>Betonun, çeliğin ve çok katlı binalarıntehditi... ve yenilen insani ilişkiler...
<DIV align=center>
<DIV align=center>İşte konumuz.






<DIV align=center>
Alıntı ile Cevapla
  #77  
Alt 24-11-2008, 16:44
Tayyibeatay Tayyibeatay isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2008
Nerden: Bolu
Mesajlar: 1.287
Standart

ben mi geçtim acaba iki binanın arasından))))

hangisine değdi sağ kolum!..

sanırım taşlığında unuttum ayakkabımı
penceresinde eridi yüreğim...

ebleh bir çocuk gibi bakakaldım
gökyüzümdeki karabuluta!..
elimde tanrı bağışı kadınlığım
ve anlamını çözemediğim dualar dilimde
ki
sen de beni öldürdün
yıkılan binalar içinde
ey sevdiğim!..

ne demirin sızısı
ne de betonun ağırlığı dokundu bana
sadece
aşk ile aldatıldım...ağladım!...

Edited by: Tayyibeatay
Alıntı ile Cevapla
  #78  
Alt 07-03-2009, 02:08
unedem unedem isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2006
Mesajlar: 305
Standart

Terkedilmiş viraneyim artık, kırılmış, dökülmüş, çürümekte her yanım. Hayır… Ağrıdan, sızıdan değil şikayetim: Yanımdan geçenlerin umursamazlığı, bir de yükselen yapıların alaycı bakışları… Mızmızlandığım sanılmasın. Son darbeyi beklerken ömrüm, beni mutlu eden şeyler de var: Anılarım, bir de sen KAMİL…
Alıntı ile Cevapla
  #79  
Alt 07-03-2009, 19:28
Süleyman Güner Süleyman Güner isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 298
Süleyman Güner - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

KAMİL'İN ŞAPKASI

Buradan babamı da görürüz hem oğlum, dedi Kamil. Yakalanmayalım, o gelmeden eve girmezsem bozuk atıyor biliyorsunuz.

Yine gelmiştik barınağımıza. Bahar başında çamurla sıvar ya kırlangıçlar ilk ılık günde, biz de kış bitmiş , yuvamızdaki nişe sigara ve kibritimizi zulalamıştık bile. Hey gibi Ümmühan Teyze! Küçüklüğümüzün sevecen Ümmühan Teyzesi, bize pestil veren, eve gitmeden sırtımıza tülbentini sokan teyzemiz içimizdeki tahtına göçtüğünden beri bu viraneye daha da sıkı kenetlenmiştik. Evcilik oynadığımız bu kapı önü, erik ağacından geçip kiremitlerini kırdığımız bu virane anayurdumuzdu. O mahallede bir bir sönen mumlara inat ayakta kalmaya çalışan kahraman bir meşale gibiydi. İlk sigaralarımızı içmeye burada başladık, ilk aşklarımızı anlatıp, duvarlarına asmaya burada...

Kamil, yazdım ben çerçevenin soluna sprey boyayla. Kamil yazdım, çünkü benden iki yaş büyük olan Kamil'e hayrandım. Sigarayı onun gibi tutuyor, onun gibi oturuyor, onun küfürlerini seviyordum. Sigaradan derin bir nefes çekip, yazıma baktı keyiflice. Dur, dedi. Aldı boyayı elimden şapka kondurdu A'nın üstüne. Alta Şener yazdım ben de. Sonra tekrar sağa ama yukarıya Kamil yazdım, şapkasını saygıyla koyarak. Taa yukarıdan geçen martı duydu da, duymadı Kamil onu sevdiğimi. Orhan, elindeki çöple yeri eşeliyordu. Beden dersinde dalga geçtiğimiz için küskündü bize.

Çocuklar, dedi derin bir fırt çekip bırakırken. Size bir şey söyleyeceğim. Merakla yüzüne baktık. Duman aramızda yavaşça dağılırken, gözbebeklerimiz buluştu. Bizim evi müteahhite vermiş babam. Bu mahalleden kurtuluyorum. Son cümlenin gerçekliğine belki de kendi de inamıyordu ama hala içimde aynı yüklem secdeye yatıp kalkar. Alalade bir şeymiş ya da bohçacı kadının çeyizleri gibi döküverdi ortalığa. Martıya baktım, boşluğa görünmez bir çizgi çekip yitti, gitti uzağa, çok uzağa.

Kamiller müteahhitin bulduğu eve geçtiler o haftasonu. Müteahhit iki daire vermiş onlara. Camdan bakıp ağladım arkalarından. Kiraya verdiler daireleri ve bir daha geri dönmediler. Ben sonraki sigaralarımı o eski evin tavansız odasında Kamil'in şapkasını severek içtim. Şimdi evliyim ve şapkası olan asil bir erkek sevdiğimi kimse bilmez benim. Fahriye Abla filmini seyrederken niye ağladığımı da...
__________________
ŞİİR, söz eğirmesi acılardan

Konu Süleyman Güner tarafından (09-03-2009 Saat 18:43 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 22:53


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum