Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > SAYFAM / Bir Emekle... > Şiir Sayfam

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #441  
Alt 28-06-2018, 17:55
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.202
Standart F i n â l

F i n â l



ne rüya bu

ne de tam anlamıyla uyanmak

bilmiyorum

belki de budur yaşamak



bir keman sesinde, hüzzam bir beste

ürperir bir yâd edişle

ürperir nazlı bir gül



mâzinin ayak sesleriyle

birer birer çıkar merdiveni hâtıralar

susmasa, çalsa keman mütemâdiyen

hızlı bir sağanakla inen

hâtıralar toplansa bir araya hemen



ey hâtıralar/ gelin gelin

bitmemiş bir bir yolculuğun sonunu

bekler gibi bekliyorum sizi

gelin, neredeyim bana gösterin



siz, en güvenli çocuk uykularım

gelip beni yeniden sarın

güneşi aramaktan artık yoruldum


gitmenin yaklaşan vaktine

bir hüzünlü finâl ile

girelim el ele ey hâtıralar


Hadiye Kaptan

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Alıntı ile Cevapla
  #442  
Alt 09-07-2018, 00:18
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.202
Standart Dal Çiziği

Dal Çiziği



yaslandığımız yalanın kavuran öfkesinde
öz/lüğümüze üveylik biçtiğimiz uzaklık
kimsesiz gecelere düşürüyor bizi
göz hafızamızda
geçitlerinde silinmeyen karaltılı izler
yaşamın yalınkat yavanlığında
ölümü mayalıyor toprağa
harese düşmüşlerin aklı


bir yitiğin ardındaki yoksunlukla
hiç'liğe karışan
yörüngesinden çıkan ruhum iz/siz
saplanırken tekinsiz geçmişe
kara/dan öteye geçemiyor koruk renklerim
içimin işittiği yas/a bağımlanıyorum


zihnimde tümlenen
kendine dönüşün kısır döngüsü
Seyfi'nin dipçiğiyle
umutsuzluğa boyanıyor yüzler
karanlığın uğuldayan sesi çökerken üzerimize
gecede kum taneleriyle buluşan denizi işitiyorum
vuslatın sesi bu
gerçeğin sarsıntısıyla
yıkılıyor hayâl duvarı
yarım bırakılan zamanların çağrısıyla
sesleniyorum dağa taşa / heyyy heyyy
bu gece çökmüşlüğü
bu yaşamdan sağılamayan mutluluk
vandal şehvetinin zehir kokusu
u y a n ı n
başlasın yeniden ışıltılı devinim
her yanınız dal çiziği olsa da sarılın ağacınıza
ancak kalemle sıvayabiliriz yaralarımızı



Hâdiye Kaptan
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Alıntı ile Cevapla
  #443  
Alt 06-08-2018, 21:30
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.202
Standart Issızlığın Göğsünde

Issızlığın Göğsünde


tadını çıkar yalnızlığının
bitti işte yola düşme sabırsızlanışların

virân bir yaşanmışlık kalacak arkamda
gölgemin saramadığı, sararan bir vahada
suyu tükenen ırmağın, içindeki sessiz figan

lâkin, ters dönecek rüzgâr bilesin
boş omzunda, bitmeyecek tenhalıklar
gözlerine düşmeyen bulutlar çöreklenip kalacaklar
pus bakacak hava
görmeden geçeceksin gül bahçelerini
gecenin dili kulağın(da)a
durmadan hüzünlü şarkılar söyleyecek

/sinsice çökecek hüznü, beklerken düşün
baş eğişin, baş kaldırıya dönüşünü gör
sert poyrazdan yumuşak okşayışlar bekleme
bir sevgili yüzü gibi sevecen değildir çünkü/

ben seni, anaların çocukları avuttuğu dille avuttum
olmayan aş yarattım
hangi dille, hangi aşkla doyurursan doyur şimdi kendini

/kolayına sağalmayan yaraların
çoğalıp da görülmeyen derin izi derinde/

gök daraldı, yer sarsılıyor altımda
gitmek sarhoşluğunda, ayaklarım bata çıka
tutunamadığım bende, tutunamadığım sen
içimde yıkılan doğrular
değişmez bildiğim doğrulardaki yanlış / sen

bilmiyorum
gözlerinde ne bıraktım sana
ne söylüyor şimdi gözlerinin dili
duymuyorum

aşk baksan da ne fayda
görsem de
ben bakmayacağım senin gözünden
gölgeler bütünleşmeyecek yeniden
beni sorma sakın / artık yeter

gidip gidip gelmelerin
içime düşen yıldırımlardı
kırmızı mürekkeple çizdim adını
biz artık, ayrı yolun yolcusuyuz

can damarı yırtılmış tinimin
dışıma yağsın yağan, umursamayacağım
ben, içinde aşk kokmayan bir ıssızlığın göğsünde uyuyacağım


Hâdiye Kaptan
c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir
Alıntı ile Cevapla
  #444  
Alt 20-08-2018, 22:12
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.202
Standart Ağır Perde

Ağır Perde


aşına aşına tükenmiş masumiyet
bundan sebep şer bakıyor gözler


yaşamın beyaz tahtasına siyahla yazılana
çocukça bir zalimlik gibi bakanlar
gerçeğin alevden izini görmezden geliyorlar


gam notaları düşerken yaşama
zedelenen bağı koptu kopmakta


kederin sevinci yendiği zamanlardayız
eşdeğer değil yengiler yenilgilere
boşluğun içinde dönüp duran ateşten sözcükler
külleşip çığlaşıyor suskunlukta


hayat hamlelerinde bedel ödemeden kazanılan
ve sonra
hiç yaşanmamış gibi yokluğa karışan
sözde vicdanları yıkanmışların hayatlarını
sırtında yük diye taşıyor
unutmanın huzurunda olanlar


bu sefil döngü
suskun hafızalardaki bir müzmin alışkanlık


ağır, paslı kilidini kurcalamıyor kimse
ve karanlık oluyor kazanan
ağır bir perde gibi kapanıyor üzerimize



Hâdiye Kaptan

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Alıntı ile Cevapla
  #445  
Alt 24-08-2018, 22:17
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.202
Standart Hazır Ol Bir Daha

Hazır Ol Bir Daha



hançerden eller /di

kalbimin ayasını kanırtan sözler

giden ayaklarımdı / sersefil öyle

son söz var saklıda kalan, diyen kalbim arkada çırpınmakta



bir akşam düşmüşken ortaya

kanayanı, yine kendi içen içim / kendine kırgın

özgürlüğe bırakamadığım, içimde pas tutan sözlerin

külçeden acısı iner yüreğime/ söyleyemem yine de



uçarsın uçarsın yoluna divâne

anlarsın konmak istediğinde

kuru ağacın gölgesi yoktur

gece med-cezirlerinde / ellerin kalem kırar son tahlilde



bir uzak ülkede yorgun, imkânsıza düşen ayakların

atar kendini tenha bir eşikten içeri

aynadaki aldatılmış nokta yüz/ün

gözdeki beyazı karayla, acıyla bakar sana

etrafında bir sürü göz/lerin

soğuğunda titrer duvarlar

hangisi sahi bunların, hangisi yalan

kim ısıtır seni bu ıssızlıkta


ihtimâl sandığın kıvılcım, ateş yaktı içine

ölüm kokusu içinde, soluğu can çekişir yüreğin

yüreğim / hak mıydı bu sana



kim doğrulttu soğuk namluyu

sessizliği(ni) ortaya kim koydu

neyin nesi, âniden bu kar soğuğu



sen ki, karıncalara yol gösterip besleyen

bahçendeki çiçekleri, has sevgiyle büyüten

ve sen

“yılandan korkmazken, yalandan korktuğun kadar”

her şafakta doğmak umudun/ dondu

kim sürdü bu melânet çölüne yolunu


şahlanan cinnet, şahdamarına yakın

sona yürümektesin hazırol kalbim

bir selâ için daha sirenler çalmakta yine



bu ölümden önce son sedâ

bir dost elinden, vurulacaksın bir daha

korkma/ akan kanından kirlenmeyecek ellerin

çünkü bir kalbin var senin

gök kirletilebilirse eğer, ancak kirlenir o da



21 Mart 2010


Hadiye Kaptan

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Alıntı ile Cevapla
  #446  
Alt 25-08-2018, 21:39
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.202
Standart İzin Ver

İzin Ver



sen ki
hüzünler toplamı
sevinçleri nasıl hesaplayacaksın


yavaşça salınan suya
ellerin değmez, bir damlan bulaşmazsa
nasıl çoğaltacaksın


bu cılız nefesinle körük olup
ateşi nasıl harlayacaksın

ve
sevmezsen toprağını
nasıl yeşerteceksin içinde baharı
ki, çoktan inmiş üzerine hayatın sonbaharı


çelikle uykusuzluğa karşı kendini
su ver bahçeye
alt üst et toprağını
sonra güneşi sal üzerine
dokusun sana istediklerini
hadi durma
zararın neresinden dönersen kârdır
izin ver içindeki çocuğa artık



8 Ekim 2009

Hâdiye Kaptan

c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Alıntı ile Cevapla
  #447  
Alt 31-08-2018, 22:16
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.202
Standart M a s u m i y e t

Masumiyet





/yan yana, ama başka dünyalardaydılar
adam/ tekinsiz bildiği eşikten adımını atmamıştı
tutup da koparılamayandı ondaki sevgi
uzaktan bakar, ağırlığından korkardı/



kaç hecedir ki beni sevmek /ezberleyemediğin
konuşma sen, ben diyeyim
her ağzını açışta alev alıyor söylediğin
yüzün karanlık ayna /bilmelisin
akmayan ırmakta, taş oynamaz yerinden
çok çok bir avuç maviydi esirgediğin

kapılarını tutuyor gizli bir el
alacasında donuklaşıyor karşımdaki suretin
geçmiş, uzak bir liman sanki/ hiç gidilmemiş
hayâl aleminde duran

içimize çekmemişiz/ efsunlu bahar kokusunu
ağaca, suya çiçeğe vurmamış yaz görüntüsü
sevda denizinin, derinlik sarhoşluğuna kapılıp gitmemişiz

al, senin olsun bu kocaman dünya
seni s u s s a da dilim
ebediyen içimde kalacak / bir baldıran zehir a d ı n
her sabah odama dolan
güneşin görkeminde olacak, içimdeki öfke
gönül hep yaralı, hep kederli olsa bile
taze duracak zihnimdeki anısı

ben seni bende bilmiştim
sen nereden bileceksin, ruh derinliğimde duranı
kim görebilir ki, hissedenden başka

taze bir yaşama çiçeklenmek, yıllar alır belki
belki ,yeni bir rüyaya başlanmayacak kadar geç/ti zaman
ama bil ki, kaybedeceğim masumiyetimi
badem ağacı gibi, bir daha aldanmayacağım



(....geçmişin şekillendiremediği iki yüz şimdinin aynasında kayıp...)


5 Haziran 2010



Hâdiye Kaptan

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Alıntı ile Cevapla
  #448  
Alt 04-09-2018, 22:51
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.202
Standart Zaman Tüneli

Zaman Tüneli


gecikmiş zamanlardayız
belki de, bu tünelin sonundayız


güzün sarı yaprakları artıyorken gitgide
içimin doymamışlığında duran
bir kitap ayracı
başa döndürüyor zamanın içinde beni

bir yere mahkûm olmuşluğun umutsuzluğu ile
yakama yapışıp, düşmeyen hüzün
kuzey rüzgârlarının soğuğuyla içimde
ne çok çığ/lık barındırıyor bende

yaraları sarmaya çabalarken
zihnine musallat olan
anıların yükünden, kurtulamıyor insan

bir zamanlar
hayat soluduğun yerin içinde
sürüp gider, bir banliyö sessizliği hükmü
sanki, zamanın iki ucu da düğümlü

tenha sokaklarında
yabancı bir koku, dönüp dururken etrafında
artar, hayatın peşine takılma isteği


yaşamayı tetikleyen, daralan zamandır elbet
beklemek ve ummak, yoktur artık çünkü


insan denizinde yüzerken bile
yalnızlığın kara deliğine çekildiğini hissedersin yine de


neşelenemeyen çiçeklerin
ışıklı bir yüze bakmayan evinin duvarları
her gün, aynı sesin uzantısında uyanır


birçok dal kırılırken
yerine gelmeyenin derin sızısı ile
yarım duyumsuyorsun her şeyi
yaşam kanat çırpmıyor eskisi gibi
adamakıllı bir tenhalık var yüreğinde


doğum ve ölüm, “hayatın ön ve arka kapıları”* ki
ön kapıyı geçen, arka kapıya da varacaktır illâki


ben yokuşları gördüm, yokuşları bildim hayat boyu
daha bulamadım ki düz yolu


ışık gelmiyor senden
sınama beni / ne olur/ beni sınama
hazır değilim ya Hazret

14 Nisan 2010



*William Faulkner


Hâdiye Kaptan
c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Alıntı ile Cevapla
  #449  
Alt 25-09-2018, 22:31
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.202
Standart P a n t o l o n

P a n t o l o n



/paslanmış kulaklar duymadı feryâdını
saldılar kalbine acı akçe zehrini
yaslandı ecele zamandan önce
taktı kanatlarını sırtladı tabutunu /





her düş, bin düşüştü
satır satır satırladı kendini
iflah olmadı nereye dönse
kendi cehenneminde yandığını bilmedi kimse
v e
bir geceyalnızlığına döndü yönü


a d a m ı n


gözlerinin denizinde bir korsan gemi
çekti aldı saf ganimetini
çırpınan yüreğinde, dokusu bozuk hayat sesi/nden
koyu bir ıssızlık saçıldı orta yere


bulamadı tılsımı
yırtıldı yankısız sabrı
güz, izlerini süremeden yüzüne
yaşama ihanete tutuştu aklı



verimsiz nadası
kanattı/ kuruttu soluğun kökünü
bir hançer busesi koydu dudağına
ölüme kulaç atarken bedeni
feleğe değildi duyulmayan küfrü
susuşlar/ dağ gibi susuşların bedeliydi bu
yaşamın sahnesinde bir p a n t o l o n
asılı kaldı ipte


ederi hesaplanamayan
yası her dem taze kazılmış bir mezar
siyah badanalı bir ev miras kaldı geridekilere




Hadiye Kaptan

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Alıntı ile Cevapla
  #450  
Alt 30-09-2018, 20:51
Hâdiye Kaptan Hâdiye Kaptan isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 1.202
Standart H a n c ı

H a n c ı




sormazsın / ben yolcuna
nerden gelir, nereye giderim
bu kaçıncı
dolup boşalan kadehim
nedir benim tasam kederim
bir ben miyim kendimde
var mıdır bir sevdiğim



ey hancı
konuşmaz susarsın
bilemem sustuklarını
herkesin hayat aynası başka gösterir
varmı dır seninde derdin kederin
yoksa yalnızca / her geçenden
hesabı almak mıdır derdin
belki de düşündüğüm gibi değilsin
benim gibi senin de
ışıkları sönük evlerin /sessizliğinde
düşe kalka yürür içinde tinin
görülmeyen bir ateşin
harmanında yitirirsin kendini
sessiz dilinde, seninde vardır
benimkiyle aynı bir kara gölge
benim gibi belki sen de
huzur bulmaktasın sessizlikte


gerçek sanıp bir rüyânın hayâlini
sara sara bitiremedin / acıların yumağını
en sonunda geldin buldun
kaldığın bu son limanı


bağışla evvel düşündüklerimi
olmayan uykum için
sermeden önce döşeğimi
gel, sen de koy masama kederlerini
paylaşalım / birlikte kürelim
açılmayan kapılarda, yığılan kederleri
ya da boşver / uyandırmayalım
uyuyan bir uykuyu
sokmayalım ateşe körük
çoğu zaman, iyi gelir insana
güzeldir/kendi kendine tenhâlık


Hâdiye Kaptan
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tag Ekle
ırak kadın sevgisizlik

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 16:34


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum