|
|||
|---|---|---|---|
|
#161
|
|||
|
|||
|
Avunmak mı istiyorum yoksa, çıldırtan duyarsızlıkta, ıssız sokaklarda Hınca hınç dolmuş vapurlarda, aldırmaz gönüllerin sarhoş naralarında Bir elinde ruj vebir diğerinde ayna, aranıyor berduş, yitiklik sancılarıyla Çık gel deyor adeta, bul yüreğimi düştüm ocağına, yılgın hıçkırıklarıyla Ah şu dalgalar, yüreğimi dağlayan ve gözlerimden kan akıtan acı çığlıklar Nerdesiniz, hangi aşkın sezgisiniz, yıllara sari sessizliğinizdedir korkular İçli yakarışlar başlıyor, gözler hasretin didarında ne fesleniyor,sükuttalar Ratası bilinmeyen bir yolda, umut bizarlığı korkuysa, niyetlenip başlama Gözlerim süzüldükçe, dilim çekiliyor birden bire kendi sessizliğine ne var Niye mahzunluk yüreğimde ve enginliğin yelpazesinde başlıyor sıra dağlar Ağlamak vaktidir, düşünmek akıl işidir, hissetmekse gönülden gelir bağlar Kime sesleniyorum, kaybolmuşluğun sızısındayım, ruhum hıçkırığa başlar Gitme dur desen ve gönül dilinden sürur bahşetsen, bir nebze olsun gülsen Heveslerimi derdest edip demlesem, ruhumun derinliğinde aşkı nefeslensem Artık yeter desem,yılgın gönlümü hakikatin sesine teslim etsem ve göçsem Kalbi suskunluğumu,ruhumun düştüğü kuyuları aşka havale etsem, gitsem Arif o ki, dünya kaygısını gönlünde sevdaya havale eder,nefsi aşikar eğler İlmin gailesiyle hukukun şevkine erer, meclislerde irfandan aşkla söz eder Ne gıybet eder, ne gönül için ah çeker, derdin rahmet olduğundan bahseder Ömür denen nimeti aşkla ihsan eder, sevgi dilinin edebini önceler ve öğütler Nisa için elhak mağfiret diler, nişanesinden övgüyle söz eder,suhulet diler Şefkatin menbaı, hamiyetin odağı, hizmetin gadası olarak gönülden söyler Emanetin tevdi edilmesine, nasip gerekçesine, umutlar gayretine havale der Nisasız nur olur mu, gönül mahzunluğu yar olur mu,yalnızlık şad olur muyu işler Mustafa CİLASUN
__________________
Aşk; halin demidir! |
|
#162
|
|||
|
|||
|
Lutuf nedir bilirmisin İhsan penceresinden nefeslenmeyi gaye edinesin Ruhun yetisiyle idrak için azimet içinde ve sürur ile nefeslenesin Asla gam ile, zan ile, keşkelerle,ne derler saikiyle kederlenmeyesin, zira hesabisin Şükret,düşünebilen bir abitsin Akletmek ne müşkil bir iştir, gatreyiyle felaha eresin Buğuz etmeyesin,hikmeti sebebini dert edinesin, sabır ile yüzleşesin Umman içinde bir paresin, katresiyle anlamlaşan hecesin,iraden ile yüzleşeceksin Korkma, öncelikle nedenleri anla Kuytu karanlıklarda bir neden arama, arifin busesini kokla Urbasında hilim saklıdır, yüreğinde aşk vardır, sevda ile yaşayandır sorma Vesveseler ile hiç soluma, ruhun girdap içinde kalır anla, sevgi dilini asla unutma Kabrin içi ecrinle anlamlaşacak yokla Kalb ve yüreğin farkını aklın ve idrakin feyziyle anla,yaşa Feda olmak, mahsada ram olmak, hakikate vasıl olmak içindir aldanma Aşk; iradeden vazgeçne sanatıdır unutma, ehlinden talin et, asla zanda bulunma Aşk; kimine göre nar, kimine göre de ardır Ölüm yalnızca dirilş için sunulan badeyi şaraptır, gül-i nihaldir Mizan vicdanın payesinde dile gelen hicrandır,idraki olmayan korkacaktır Teslim olmak, masumiyeti korumak, hukuka ram olmak feraset için sancaktır Mustafa CİLASUN
__________________
Aşk; halin demidir! |
|
#163
|
|||
|
|||
|
Ah güzel kuş Elbette haklısın Sevgi noksanlaştı Mana kalıplaştı Güven uzaklaştı Gezdiğin diyarlar Semada ki bulutlar Eşlik eden rüzgârlar Selam veren uçaklar Seni asla ürkütmüyor Sen, insana hasretsin Artık şartlar değişti Sevap hasleti gitti Hayvan sevgisi bitti Zişanın tavsiyesi yitti Sen elbette haklısın Oysaki ecdat ne yaptı Seni saraylarda ağırladı Estetik yuvalar yaptı Seni gıdasız bırakmadı Ah nazım, güzel sevdam, Sen aşkla şakıyansın Sen aşksız yapamazsın Neyleyim kime gideyim, Hangi dilbere söyleyeyim Sen hiç değilse uçuyorsun Ben sevgiliye, sen sevgiye, Hasretsin biliyorum, sabret Elbet bir gün kader gülecek Nesil anlayacak her an seni Yürekler bırakacak sevgisini Sen mahzun olma güzel kuş Beni kim bulacak, solacak Kahrımla buharlaşacak Senin sevginle manalaşacak… Mustafa CİLASUN
__________________
Aşk; halin demidir! |
|
#164
|
|||
|
|||
|
Ey hasretiyle bizar olduğum sevgili Gittin, hiç seslenmedin, nefesinin masumiyetini ruhuma elemle zerkettin Niye böyle ettin, hali perişanlığımı aşikar eğledin, ses vermedin ve görünmedin İncesaz misali,verem iltica etti simene sanki, net ses vermiyor innan ki gelmedin Gözlerim serapın ahında ağlar İçim kan ağlar, nar ruhumda başlar, hasretin didarı azap diliyle gönlümü sarar Umutlarım arar, biçareliğim efkarını aralar, kuytu düşlerin hicranı ruhuma akar Gel göçmeden, nefesim tükenmeden, henüz umutlarım var iken, sevda halimi yakar Gün gölgenden akseder,ne keder Dert bu değil, hasret bizarlığıma surların esrarını şehreder, umut sanki bin beter Sabır olmasa, kanaat kalbimde anlaşılmasa,yaşamak nefes olmak olsa neye yeter Temaşa ettiğim derya ruhumun serencamına neler söyler, dilim ancak sükuta erer Demek ki ölmek şimdiden mukadder olmuş halim için meğer Gün biter, gece melalimde efkarıyla akseder, susmak gerekiyormuş bu saatte meğer Hazan başka keder, yalnızlığıma zemheri refakat eder , nefes müddetine böyle erer Kabir haşyet içinde ruhuma aşina olmuş bir değer, hesap var kalbimde nasıl cevher Artık ses verme, nefesin firkatinede kaybolma Gönlümün gül-i nihalisin hiç solma, kalbi ülfetin ve engin suhuletinle abat ol yaşa Umutlarını soldurma, yalnızlıkla arkadaşlık kurma ve birnebze olsun halimi anla Hiçbir zaman anmamış olsan da, kahrederek nefesinde bizar bıraksan da aldırma Mustafa CİLASUN
__________________
Aşk; halin demidir! |
|
#165
|
|||
|
|||
|
Alıp götürüyor zaman, sanki biçilmiş kaftan an be an Bazen geçmiyor taraneleri, solgunlaşan nefesleri, hüzün içinde geçen fersiz halleri Düşünüyorum, elan içinde nefesleniyorum, suaaleri derliyor, boynun büküyorum Ne istiyorum, nereye gidiyorum, istikamet için ruhumun bizarlığını göremiyorum Annem neler söylemişti, yok işte göçtü gitti Babam yadederdi, nefes nefese hikaye ederdi, sürur içinde gözlerin ferini hasrederdi Sıkı sıkıya tembihlerdi, bazen aman ha yaklaşma derdi, nefsimi gemlememi isterdi Kalbin sezgisiyle nazar et derdi annenin şefkatini görmezden gelme diye söz ederdi Dedem kabirdeydi, ninem bilmem ki ne haldeydi Mahzun çehreleri, mağdur nefesleri, an be an bekledikleri vakit çoktan gelmişti Şimdi ne söylerlerdi, gönül lehçeleri hayli sessizlerdi, ne bir ses, ne heves ayan idi Bu hali ve içinden çıkılmaz ahvali düşünmek pek külfetliydi,bir tefekkürü zahitti Temaşa ettiğim bu hal üzre dil lal oluyor Boğazım kuruyor, yutkunmalarım başlıyor ve gözlerim boşluk içinde neleri arıyor Kalp ki; sıla hasreti sine-i halde öyle aşikar ki, şehredilmeyen zaman hali bağlıyor An be an kalbin sezgisinde med cezir yaşanıyor, hasret, haşyet bir birine karışıyor Ne söylenmeliydi, elbette ki ömür hesabiydi Hevesler renk renk, nefsim nizamsızlık içinde neye denk, haydi başlıyor düşünmek Dirilip dirilip şafakların muştusunda, umutların kanatlarında sevdayı hissetmek Gönlü kaygısız ve tasasız bir şekilde aşkın didarına hasretmek ve öylece göçmek Mustafa CİLASUN
__________________
Aşk; halin demidir! |
|
#166
|
|||
|
|||
|
Gitmek… Bazen dilemek evet… Hissettiklerimizden el etek çekmek Bazen ne kadar kolay gelir düşlerimize Hülyasız düşüncelerin ikliminde Kendi sessizliğimizin serzenişleriyle… Merak etme kimseler sesini duymayacak ![]() Seni kalbinin dışında hıçkırıklara boğmayacak… Kalmasın yaşanmamış hal ekseninde bir haykırış Neticesinde ruhunun iz sürdüğü ötelerin şevkiyle… Kalbi daralmalar ruhi yanılmalar Vehimlerin yozluğundan kaçışlar ancak seninle… Ne yıldız ve ne de ay sadece kendi seyrinde hilkatiyle… Sen kimliğin örtüştüğü edebin rüknüyle muhabbet eyle… Yalnızca sen halinde yaşıyorsun sanma Yalnızlığın sokaklarında adımların şevksiz nazarıyla Dilek ve beklentiler kalbe geçit vermezse Tefekkür eyle hikmetiyle kanaati ziyaret eyle… Maden ki naif kalbinin kırıklarıyla hüzünlüsün Sen gönül verdiğinle bu kadar fakir muhabbetli misin? Oysa sen zenginliğinle şefkatin adresisin Sen cihanın öznesi aşkın payesi hamiyetin kalesisin… Mustafa CİLASUN
__________________
Aşk; halin demidir! |
|
#167
|
|||
|
|||
|
Nefes nefese kalıyorsun Hiddetini biran bile düşünmeden kusuyorsun Neyden korkuyorsun, neden kendinden kaçıyorsun Sonra bir köşeye çekilip içli içli ağlıyorsun ve sessizce avunuyorsun Birgün olsun susmadın Kaygı ve tasalarınla ruhumu gazapta bıraktın Sükutumu hiç anlamadın, gönül sesimi pek umursamadın Bilmem ki ne yapmalıydım, çere adına el mi açmalıydım, nasıl anlamalıydım Yıllar akıp gitti, yılgınlık sinemde bitti Umut artık solmaya yüz tutmuş bir gül-i nihal oldu gitti Neydi derdin, adavetin ve şerrin, insan kimliğimde ki esrarı halin Düşünmek bile külfet oldu, sürur kalbim için hasretiyle şad oldu, hicrandı Duymuyorsun, susmuyorsun Her anımı,yamaka için kalanımı, gönül nidamı kurutuyorsun Hergün sineme bıtkınlık ve yılgınlığı kat kat yüklüyorsun, aldırmıyorsun Sızım nefeir bilmiyorsun, derdimi bir insan gibi dinlemiyorsun, hep kaçıyorsun Yaşamak zor geliyor artık Bir yer kalmadı saklanmak için, nefsinden korunmaktır elan derdim Bin hüzün ile ummanın vecdine ererim, bilmem ki artık kime ne söylerim Kuytu köşeme sinerim, secdeyle dirilir, hicranla halimi sahibime serdederim Mustafa CİLASUN
__________________
Aşk; halin demidir! |
|
#168
|
|||
|
|||
|
Henüz yolun başlangıcında karşımda Her umudumun arasında solgunluk yaşanırsa İnanmak mukallit kimliğin korkuluğuna sığınarak anlaşılırca Murada ermek bahtın bağrında gül koklamak sanırım ufukların sayfasındaYalnızlık sadakatin ilk adımlarıysa Gölgem sığınak yoklayarak ruhumu kuşatınca Kalbim ahengini bırakıyor gözlerim fersizleşiyor umut arıyor Sevginiz mertliğinde muhabbeti sorguluyor ve insan açmazlarında yoruluyor Zorluğun adımları nefsimde hecedir Feragat la aşka uzanmak ruhumda bilmecedir Sevdanın rüknünde kulluğumu anlamak ne meşakkatli edeptir Mahzunluğum halimde derttir ve sessizliğimdeki nefesim kimlere hamiyettir Gittiğim sancılar muştular sunuyor İkamet ettiğim hicranlar ruhumda ağabeyleşiyor Zaman kadrinde umutlara geçit veriyor ve kalbimle yüzleşiyor İşte o vakit an ve her geçen bu zaman vuslat ikliminde filizlenerek yüceliyor Şecerem kulluğumda ne katacak Varlık iklimi insanlaşmada erdemle manalaşacak Fazilet erbapları nefesi acizleşenlerle buluşarak ne anlatacak Unutulan ve ihmal edilenler davaya koşacak ve hakikat kullukta buluşacak Ne kadar serbest olsam ne çıkar Gönül sayfam hicranla arkamdan bakarak ağlar Kalbim sahibinin sevdasında olmayınca ruhum sancılar yaşar Aşk o vakit halime acımadan bakar ve kalbi fakirliğim karşımda bel bağlar Vakit anlatmak için aranıyor Merak insan kimliğinde sermayesiz bulunuyor Tebessüm ikram etmek insan için ne kadar meşakkatli geliyor Marazlar hali kuşatıyor ve bağnazlık başını alarak dalgalarla anlamlaşıyor Şayet yazmasaydım çatlardım Hiç açılmayan çeyiz sandığı misali korkardım Yıllara sâri suskunluğumu bilmem ne yapar kime anlatırdım Adı üzerindeki dost meclislerinden ve maslahatlı tara nelerden ne anlardım Fikirlerim ne kadar kaviyse Düşüncelerimde ne kadar abes olsa da dinlemeye Tahammül sanatı sabırla anlamlaşmayınca evet bağnazım Lakin ne nazım ve ne de işvelerimle davacıyım ben sadece edep noksanıyım Gel artık şevk hala nerdesin Kimin deminde esen bir yel misali sürur içindesin Kalbimde bir hecesin ve ruhumda anlamlaşan bilmecesin Aşkın ikliminde sevdanın naifliğinde edebin güvencesi ve inancın kalesisinMustafa CİLASUN
__________________
Aşk; halin demidir! |
|
#169
|
|||
|
|||
|
O an çaresizdim Hiddetin karşısında fevkalade sefildim Gazaba gelmiştin, nedensizdin, kimbilir belki de o an tükenmiştin Hasrettiğin halin, serdettiğin eşkalin, keybettiğin edebin acizliğindeydim Boynumu büktüm, sabrı terennüm ettim, meğerse sana ne kadar yabancıymışım Neden tahammüm etmek istersin Niye yetinmeti, kanat etmeyi, edebi iştiyakı, sükutu ikmali öncelemezsin Kahretmeyi, tereddütler yaşamayı,keşkelerle oyalanmayı hiç düşünmez dilersin Bilmem ki ne istersin, gönüllü köle olmamı beklersin ve herşeye müdahele edersin Yalnızlığın kollarına kaçmak istiyorum Bizar bıraktığın halimden ve uhteleşen kederlerden kurtulmayı diliyorum Sabrımı deniyorsun biliyorum, zafiyetlere bürünmemi istiyorsun bilemiyorum Aklım var, iradem kar, ruhum mahzun bir şekilde bakar, niye yüreğim kan ağlar Yapma dedikçe, sabırla seslendikçe... Kalbimin inşiraha olan hasreti aklıma gelince, içimi çekiyorum Hikmeti sebebini, çilemin bereketini, ahirimin nedenini sessizce bekliyorum Her ne dersen, nefsinin yelpazesinde nefeslensen gam değil, hesap senindir diyorum Ne kadar bizar bırakmışsan... Sabır yumağına dönüşen dertlerimi ruhumun pervazlarında anmışsam Kalbimin ağrıyan sızısıyla el açıp secdelerde içimi boşalmışsam elbette ar değil Kalan nefesimden, fersizleşen gözlerimden, kalmayan hevesimden anılan kar değil Mustafa CİLASUN
__________________
Aşk; halin demidir! |
|
#170
|
|||
|
|||
|
Çile gönlünde deryalaşsa Gün, ne kadar şafağa muhtaç ve iştiyaksa Gece, mahzun çehrelerin barınağı olarak kalacaksa Aşk,dile gelen hevesin, keyfiyetin, nefsi hasletin barınağı olacaksa Ruhum çığlık çığlığa kalsa, gözlerimden kan aksa, kalbim kararsa da aldırma Sen var git yoluna... Umudun solmadan, ruhun bizar olmadan Gönül sızısını melalinde yaşamadan, hıçkırıklara kanmadan Hülyaların abıhayatıyla yaşamadan, yeisi solumadan ve bir lanet okumadan Ğül-i nihalin kurumadan, dilin edebi unutmadan, kalbinde bir buğuz yaşamadan Korkma, öncelikle kalbini anla... Nedamette bir hikmeti bereket yok, sabırda vuslat tınısı bir aşkı ok Nizamsız nefiste, ilimsiz zihinde, idraksiz ruhi meziyette asla bir hakikat yok Hesabı bilmezsen, ne derlerle nefeslenirsen, haysiyeti deruhte etmezsen bekle şok Kor nedir bilir misin Sevdayı ruhunda hisseden abidin vicdanda ne var ve nedir dersin Kalp hisseden latiftir, idrak ruh ile taktirdir, ar kul içindir, peki,tahva şeklimidir Takiye bizzat öldürür, maslahat süründürür,alalamak ise mahveden afatı kebirdir Gülün dramını hisset, hüzne sinenin derinliğinde onurla iltifat et, ne ibreti davettir Birgün ebede gideceksin Zahiri manada taprağa serileceksin, uzleti ruhunda hissedeceksin Derdin, gamın,hesabın külhüne ereceksin, bizar olan halinle kime ne diyeceksin Heveslerin derdest olacak, hicran yanı başında sefilliğini yoklayacak ister misin Mustafa CİLASUN
__________________
Aşk; halin demidir! |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|