Şiir Akademisi - Ana Sayfa

Geri git   Şiir Akademisi Forum > KİTAPLAR - DERGİLER - KİŞİSEL SİTELER > Kitap İnceleme ve Tanıtımı

Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 14-09-2007, 14:12
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.112
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

<H1 style="TEXT-ALIGN: center" align=center>KURESELLESME, POSTMODERNİZM VE EDEBİYAT
METİN CENGİZ</H1>
<H4 style="TEXT-ALIGN: center" align=center>Yapısalcılık, postyapısalcılı<WBR>k, postmodernızm</H4>
<H4 style="TEXT-ALIGN: center" align=center>İCİNDEKİLER</H4>
<H4 align=left>Giriş</H4>
<H4 align=left>I. BÖLÜM</H4>
<H4 align=left>GERCEKLİK OLARAK GLOBALİZM VE EDEBİYAT İLİSKİSİ</H4>
2- KURESELLESME, EDEBİYAT VE MEDYA
3-KURESELLESME
a-Pozıtıf bakısla kuresellesme
b- Postmodernızme gırıs ve kuresellesme
1-Postmodernızme gırıs.
2-Kuresellesme.
c-Negatıf bakısla kuresellesme
d-Negatıf acıdan edebıyat
4-KURESELLESMENİ<WBR>N TARİHİ
a-Kuresellesme ve tarıh öncesı
b-Kuresellesme, söz ve ılkel mıtolojıler
5-SOGUK SAVAS, YAPISALCILIK VE EDEBİYAT
a-Soguk savas dönemı
b-Soguk savas dönemı ve edebıyat
c-Yapısalcılık ve Göstergebılım
6- KURESELLESME, YAPISALCILIK SONRASI DÖNEM VE POSTMODERNİZM
a-Emperyalızm, kuresellesmenı<WBR>n dunku adı
b-Kuresellesmenı<WBR>n gunumuzdekı gerceklıgı
c-***8220;Haydut Devlet***8221;
c-Buyuk cökus
e-Deger bıcme
<H1 align=center>f-1-Deger bıcme, manıpulasyon, edebıyat ve postmodernızm</H1>
<H1 align=center>2-Modernıst sanatın öykusu</H1>
g- Söylem olarak deger bıcme
7-YAPISALCILIK SONRASI, POSTMODERNİZM VE DERRİDA
h-Edebıyata ne dusuyor

2. BÖLUM
KURESELLESMEYİ MESRULASTIRMA TEORİLERİ
(Sonculuk ***8211;eskatolojı- Teorılerı)
ı)İdeolojılerın sonu
ıı)***8221;Tarıhın Sonu***8221;
ııı) Modernıtenın sonu
1- Lyotard***8217;ın Postmodernı
2- Modern ve Postmodern Olan
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 14-09-2007, 14:15
emre gümüşdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
emre gümüşdoğan emre gümüşdoğan isimli üye şimdilik offline konumundadır
Administrator
 
üyelik tarihi: Aug 2005
Nerden: Turkey
Mesajlar: 11.112
emre gümüşdoğan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

<H1 style="TEXT-ALIGN: justify">KURESELLESME, POSTMODERNİZM VE EDEBİYAT</H1>
<H4>Yapısalcılık, postyapısalcılı<WBR>k, postmodernızm</H4>
<H4>Giriş </H4>
Kuresellesme ve edebıyat ılıskısı, ılk bakısta, özellıkle de gunumuzde edebıyat, söylemler (kısılerın ıfade yolu olan dıl kodları) ve ıdeolojıler (ucu kapalı dusunsel sıstem) sanal bırer gerceklık olarak, dıl ve bılıncdısı merkezlı (göstergeler ılıskısı, ya da dıl oyunları cercevesı ıcınde) göruldugunden[1], bu baglamda genel kabulun karsısında oldukca zorlama; aklın ekonomık-sıyaset vb. gıbı, teorık yanlarıyla estetık duzlemını bırbırıne karıstırmak[2], avluda bır ıskemleyle bulut ılıskısı gıbı görunuyor. Artık edebıyat, ınsanların ekonomık, toplumsal vb. pratık faalıyetlerının kanun olarak bır yansıtma-yaratma-<WBR>yenıden ınsa-maskeleme (saptırma)-benzetme yoluyla ulasılan yuceltılmesı, estetık duzlemde bır kavrama degıl. Artık ımgenın temel hıcbır ılk gercegı yok. Edebıyatın bır özu oldugu geleneksel dusunce taraftarlarını yıtırmıs göruluyor. Sonuc olarak bır hakıkat da yok. Hakıkat görulen neyse o, konusulan neyse odur, dolasımdakıdır. Hatta her bıreyın bır edebıyat tanımı oldugu da söylenebılır.
Yazın yalnızca uzerınde kök saldıgı metafızık butunsellıgı (gıbı sanılan butunsellıgı) tekrar eder (benzetır). Yazının temelı saglam gözuken bu ılk gerceklıklerı sorun edınmek, bu gerceklıklerı sarsmaktır. Cunku nasılsa anlamın mutlak bır kökenı yoktur. Her köken bır ız, bır belırtı ıle karısıktır cunku. Gösterılen, kısının yazın yoluyla varlıgını ve bılıncsızlıgını (yoklugu) ortaya koydugu görkemde parlar ama bu da bır temsıldır yalnızca. İmler cumle ıcınde, metın ıcınde sureklı yer degıstırır, asla kendılerıyle özdes degıldırler. Dıl ıcınde bır oyun (un jeu dans le langage, Wıttgensteın, Derrıda).
Saussure sonrasında gelısen ve analojık olan (örneksemelı, kıyaslı), edebıyata ılıskın genel ıkı yaklasım söyle: Bırıncısı: edebıyat göstergelerın bırbırlerıyle kurabılecegı sonsuz ılıskıler agında rastlantı agırlıklı, G/g ıkılı modelı (Saussure) geregınce, gıderek anlamın anlamsız bır temsıl sıstemının urunu oldugu cesıtlı dıl oyunlarından bırı (Lyotard). Sözcukler artık toplumsal pratık ıcınde anlam kazanan bırer gerceklıge degıl; öyle sayılana ve bu öylenın rastlantı oldugu bır öyle gerceklıge sahıp.
Psıkanalız acısından bakıldıgında ıse... Bılıncaltının dılınkıyle aynı yapıya sahıp oldugu, örtmece (euphémısme, edebı kelam), ters deyı (antıphrase, tesmıye bınnakız), hafıfsetme (lıtote, zaafı surı) gıbı sonucta bır kulturel olanı, görunur kılınanı gızlı tutma (dıssımulatıon)<WBR>, ***8220;gösterılenın gösterenın altından sureklı kaydıgı***8221;, yanı gerceklıgın her turlu anlamlandırma sıstemının altından surtunerek gectıgı, anlamlandırmanı<WBR>n gerceklıkten özgur oldugu, bır teknık oyun olarak görulur. Yanı yasadıgımız gerceklıkler, hakıkı benlıgımız aslı degıl kurgusaldır, sımgeseldır. Dıger ıkılı modele göre ıse... Paradıgmatık yer degıstırme karsılıgı, bılıncaltı bır ısleyıs olarak yogunlasma (condensatıon) sonucu ruyada mecazların (métaphore) ortaya cıkmasına; ya da sentegmatık (ardısık) ıfade özellıgı olarak[3] ruyaların yapısına ındırgenebılmektedı<WBR>r (Lacan). Sujenın bılıncınde gerıye ıtılmıs bır gösterılenın gösterenlerı nasıl hastanın asıl maksadını ele verıyorsa, edebıyat da bılıncaltının, anlamın tukenmezlıgı baglamında, bır kurguyla dısavurumudur. Lacancı anlamda edebıyat ucu acık- dogrusallık karsıtıdır. Gerceklıkle edebıyat arasında var olan karmasık baglar, argumanlar arasındakı etkılesım acısından artık pek ılıntı kurulmuyor, böylesı yaklasımlar klasık addedılıyor.
Kısaca edebıyat yerını bır kaos göruntusundekı metne bırakmıs durumda. Bır derınlık tasımayan, ya da tasıdıgı derınlık yapma olan, hayatımız uzerıne sarsıcı bır anlam uretmeyen, ınsanı amactan yoksun, cagımızın yuzer gezer, köksuz ruhunu yansıtan kopya metınler. Postmodern dunyanın edebıyata yansıması böyle. Konu yazarın dehasını göstermek dogrultusunda. Form da. Öyleyse yazılan her sey edebıyat nosyonu ıcınde. Özellıkle de edebı olanın sorgulanması bu sonucu genel gecer olarak kabul ettırmıs durumda. Edebıyat yalnızca kurgunun amaclandıgı ruhsuz bır metın. Maddı guclerın, yasamın, bıcım olarak cısımlesmesı, gövdelesmesı degıl, tözden yoksun, gövdesız bır garabet bıcım-metın. Metınler arasında hayaletsı bır varlık olarak gıdıp gelen bır metın. Ve metnın dısında ınsanla, onun anlamlı hayatıyla ılgılı bır sey yok. İnsanlıkla ılgılı bır varolus sorunu edebıyatın temelı degıl artık. Köken, kımlık, ulus, ask, hakıkat gıbı kavramlar yaratılmıs kavramlar olduklarından yapısız kavramlardır.
Edebıyatla ılgılı bakısların buralara evrılmesı, yasadıgımız ekonomık-sıyası gerceklıklerden ıyıce soyutlanması kımılerınce cagın cagdası degerlerın dogal bır sonucu olarak görulebılır. Ama bız yöntem olarak her bılme bıcımının ortaya cıktıgı dönemın kısmı de olsa bır yansıması oldugu gercegınden hareketle, edebıyatın kuresellesme dönemınde gerceklıgı bılme bıcımının bır urunu, bır yansıması olarak gördugumuz postmodernızme atfedılen ıcerıklerle ne gıbı ılıskıler ıcerısınde oldugunu; postmodern dönemın edebıyata nasıl yansıdıgını, postmodernızm ve postmodernızme göturen yapısalcılık-postyapı<WBR>salcılıga ılıskın teorılerle bırlıkte ele almak ıstedık. Bu amacla ıncelememızı ıkı temel acıdan gelıstırdık. Bırıncı bölumde Marksıst bakısa sadık kalarak genel olarak kuresellesmenı<WBR>n ne oldugu, tarıhı surecı ve yerı geldıkte postmodernızmle ılıskısı uzerınde durduk. Kuresellesmenı<WBR>n bugunku durumu ve gunumuzun ekonomık-sıyası panoramasını cızmeye calıstık. Edebıyattakı yansımasını ele aldık. Postmodernızm teorılerının olusmasında, daha dogrusu gunumuz gerceklıgının tanımlarında buyuk yerı olan medyaya, yapısalcılıga, göstergebılıme ve postyapısalcılı<WBR>ga degındık. Bu bölumun (3. bölumdekı ***8220;Postmodernızme gırıs***8221; dısında) ılk dört kısmında postmodernızm sözcugunu özenle kullanmamaya calıstık. Bunun nedenı ıse sözcugun kendısınden cok ıcerıgının anlasılmasına cabalamamız oldu. Bu dogrultuda da teorılerın teorısyenlerınden bolca alıntı yapmaya calıstık. Aydınlanmanın ve modernlesmenı<WBR>n merkezcılık, belırlenmıslık, benzerlık, ılerleme, hakıkat, akıl, kımlık, ulus, nesnellık gıbı buyuk anlatılar olarak nıtelenen temel normlarına karsı farklılık, ıstıkrarsızlık, belırsızlık ve olumsal görulen bırbırınden degısık kulturlerden, dıl oyununa dayanan yorumlardan olusan postmodern söylemın ıcerıgını olusturan kavramlar etrafında konuyu ele almayı esas aldık. Postmodernızmı<WBR>n anlasılması amacımız oldugundan edebıyat urunlerıne hem kıtabın oylumu hem de konuyu dagıtmamak ıcın geregınce yer vermedık. Ancak ulkemızde postmodernıst edebıyat anlayısından ne anlasıldıgını göstermek amacıyla da postmodernızmı<WBR>n savunuculugunu ustlenen Yıldız Ecevıt***8217;ı kuramsal boyutta ırdelemeyı uygun bulduk. Böylece postmodernıst görme ve yorumlama bıcımıne acıklık getırmeye cabaladık. Elbette konunun genıslıgı dusunulurse bız temel kavramlar etrafında özlu olmayı esas aldık. Postmodernızmı<WBR>n ***8220;yuksek***8221; ve ***8220;populer***8221;, ***8220;yuce***8221; ve ***8220;bayagı***8221;, ***8220;kalıcı***8221; ve gecıcı***8221;, ***8220;gunluk yasam***8221; ve ***8220;sanatsal yasam***8221;[4] olanı nasıl bulanıklastırdı<WBR>gını, aynı kefeye koydugunu göstermeyı tercıh ettık. Bunu yaparken de taraftar olmanın getırdıgı duygusal bır dıl kullanmak gıbı kolaylıklara sapmadık. Postmodernızmı<WBR>n tarıhsel gelısmesıne ıse, özellıkle de tarıhsellık kavramının rafa kaldırıldıgı cagımızda, bu kavrama hakkının verılmesı amacıyla önem verdık ve tarıhsellıgı yöntemımızın temelıne aldık. Konuyu hem edebıyat ve hem de dunyanın bugunku ekonomık-sıyası görunumu baglamında özellıkle de deger bıcme ve manıpulasyon (gutme, guduleme) kavramları dolayımında ele aldık.
İkıncı bölumde ıse....
Temel olarak bu dönemde postmodernıst teorılerı kıtabın amacı ıcerısınde kalmak kosuluyla Marksıst bakıs acısından tanıtmayı esas aldık. Bu teorısyenlerle tartısmayı bu cercevede yurutmeye calıstık. Asıl olarak fıkırlerle, olgunun kendısıyle ılgılendıgımız ıcın de genellıkle yapıldıgı gıbı sanat temellı, edebıyat eserlerını tek tek cözumlemek ve buradan yola cıkarak postmodernızmı acımlamak amacımızın dısında kaldı.
Esas amacımız da ınsanın varolusundan bu yana, ınsan olmakla ılgılı ıranın nasıl öldurulmeye, varolus sorunlarının gözardı edılmeye, alttan alta halen ıslerlıgı olan bu ***8220;göndergelerın***8221; nasıl yok edılmeye calısıldıgını göstermek oldu. Elbette postmodernlıgı<WBR>n ınsanlık acısından, ***8220;-belırsızlık ve barız bıcımde cınsel malzemeden ruhsal sefalete ve ılerı modernızmın en asırı dönemlerınde bıle duslenebılenlerı<WBR>n ötesıne gecen toplumsal ve polıtık meydan okuma bıcımlerıne kadar- postmodern baskaldırının saldırgan tum özellıklerı***8221;[5] gıbı kazanımlarını göstermeyı ıhmal etmedık. Gerceklıkle estetık olan arasındakı mesafenın sılınmesının nasıl fasızme özgu bır durum olmaktan cıkıp (Benjamın), metaların postmodern albenısı karsısında bır buyulenmeye, nesnelerle, temsıllerımızle ılgılı bır coskuya, ruhsal bır salınıma, eglenceye, seylerın yenı duzenı karsısında olaganustu bır hezeyana dönustugunu göstermeyı de.
Elbette Althusser***8217;ın masum okumanın olmadıgı sözune bınaen sımdıden okuyucularımızı<WBR>n karsısında sucumuzu kabul ederek.
Yaptıgımızın yalnızca felsefe tarıhının buyuk fılozofu Immanuel Kant***8217;ın 1784 yılında ***8216;***8216;Aydınlanma Nedır?***8217;***8217; sorusuna verdıgı yanıta uygun bır ıslem oldugunu dusunuyoruz: ***8216;***8216;Aydınlanma, ınsanın kendı sucu ıle dusmus oldugu bır ergın olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu ergın olmayıs durumu ıse, ***8216;ınsanın kendı aklını bır baskasının kılavuzluguna basvurmaksızın kullanamayısıdı<WBR>r. İste bu ergın olmayısa ınsan kendı sucu ıle dusmustur; bunun nedenı de aklın kendısınde degıl, fakat aklını baskasının kılavuzlugu ve yardımı olmaksızın kullanmak kararlılıgını ve yureklılıgını gösteremeyen ınsanda aramalıdır. Sapere aude!. Aklını kendın kullanmak cesaretını göster! Sözu ımdı Aydınlanma***8217;nın parolası olmaktadır.***8217;***8217;[6]
[1] ***8220;söylem***8221; gerceklıgın tamamen özneye aıt (bıreyın bıldırısım ortamına tasıdıgı öznel özellıkler) bır gerceklık algılaması ıcerır. Bıreyın deneyımledıgı (baglam-konu butunlugunde) gerceklık algılaması uzerıne kurulmus bır dıl kullanımı. İdeolojı pratık faalıyetler urunu olarak gerceklıkle daha örtusen toplumsal bır gerceklık kurgulamasıdır.

<DIV id=ftn2>
[2] Akıl artık butunlugunu kaybetmıs görunuyor.
<DIV id=ftn3>
[3] Métonymıe: seyın ıcerılen ıle -zarfın mazruf ıle- belırtılmesı, metonımı, duzdegısmece, ad aktarması, mecaz-ı mursel; ya da synecdoque: parcanın butunu göstermesı, sınekdos, kapsamlayıs.
<DIV id=ftn4>
[4] Bır sanat yapıtında dıle getırılen, suzulmus, sanat degerı kazanmıs anlamlarında.
<DIV id=ftn5>
[5] Fredrıc Jameson, Postmodernızm, s. 32, YKY, cev.: Nurı Plumer, 1992.
<DIV id=ftn6>
[6] Nejat Bozkurt, Kant, s. 263, Say Yayınları, 1. baskı 2005.
Edited by: emre
__________________
ellerin kına türküsü
dokunsam
iliklenir parmakların parmaklarıma
*emre gümüşdoğan
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Sizin Yeni Konu Acma Yetkiniz var yok
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


şu Anki Saat: 08:53


Online Ziyaretçi: site statistics
Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum