Tekil Mesaj gösterimi
  #229  
Alt 13-03-2012, 16:45
Hüseyin Alemdar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Hüseyin Alemdar Hüseyin Alemdar isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 276
Standart

BİR EVDEN ÜÇ ŞAİR DE ÇIKABİLİR / "ONLAR ŞAİR DEĞİLDİLER!





“Kağıdın dilindeki yarasın sen
Her soruda yeniden kanayan”*

“Pembe mumlar da aldım ışıklar sönebilir
Yeniden sildim camını duvardaki resmimin”**

“Anne! Duvardan anneleri silmek istiyorum.
Ölmeliyim anne olmamak için bir daha!”***

*) Gecikmiş bir itiraf: Salâ yayımlanalı beş yıl olmuş, bu kitabın şairi Orhan Göksel’in ilk şiiri “Annem Kokan Çiçekler”in Karşı dergisinde çıktığı yıl ise 1991... Ne yalan söyleyeyim, son on yıla baktığımda, Orhan Göksel gibi sessiz ama derinden volkanik çıkış yapan bir şair hâlâ yok. Bir evden üç mühendis çıkabilir, üç şâir de çıkabilir pekâlâ!

**) Öncesi de vardı; ben şâirimi Gömleği Leylâ Desenli hâliyle tanıdım ve öyle sevdim. Sonra hayatına girer gibi oldum bir parça; her evi taşlarla milimetrik biçilmişti Abdülkadir Budak’ın, hiçbir evine tamı tamına giremedim. Babanın bağlama, annenin ud çalmışlığı olan bir eve vaktiyle misafir oldum Ankara günlerimde, o gün bugündür her şiirinden ve her evinden biraz korkar oldum şairimin. Öncesini biraz biraz sinema tadında hatırladıkça, sonrasındaki birkaç kitabına tanık bile oldum kendimce: Biraz Ahşap Anahtar oluşum ondan, biraz Ev Zamanı dalgınlığım ondan, karıma ve karım gibi sevdiğim kadınlara Endişeli Fesleğen hâlimle sokulmam ondan, onu iyiden iyiye tanıdım tanıyalı Aşk Beni Geçer... Bir evden üç doktor çıkabilir, biri çokbaba üç şâir de çıkabilir pekâlâ! “Hayatta Ben En Çok Annemi Sevdim” demiştir ya; Kayseri’den İstanbul’a, Sincan’dan Gebze’ye hem annemdir hem babam!

***) Hayatı bilmem de her şiir kötü bir başlangıçtır! Bugün nasıl da pişmanım şiir yazdığıma ve “Onlar Şair Değildir!” ünleminde şâir (dikkat, a’nın üzerinde hüzünden daha derin ters dönmüş bir şapka vardır!) olduğuma! Fazıl Hüsnü Dağlarca’dan küçük İskender’e, İlhan Berk’ten Hüseyin Peker’e, Attilâ İlhan’dan Gonca Özmen’e hayatıma kendimden çok şair aldığıma! Ah, sizlerden erken ölürsem –ki, artık ölmeliyim!- beni tabutumla toprağa dik gömünüz! Sen hiç bir sevgiliyi gömdün mü sevgili Emel Güz! Ah, insan yarı ölüyken ve parmaklarından aşk damlarken toprağa kıblesiz ve dik gömülür!



Ah!, masamda birçok kitap okunmak için sıra beklerken, senin bu yaptığına söyle ne denir sevgili Emel Güz; içimin ve kalbimin ağlama eli! Ben kitabın bir proje olabileceğini Cemal Süreya ve İlhan Berk’ten bilirdim sadece, bunca proje ve sunumun içinde yer almama rağmen böyle bir şeyi düşünemezdim bile. Üstelik, sabah dokuzdan akşam dokuza dek kamyon dolusu reklam metinleri okumuş biri ölümünü bile düşünemez! Söyle, Portreler üst başlığıyla 32 şaire “32 kısım tekmili birden” zoom yaparak Onlar Şair Değildiler! fikri hüzünlenmen nerden çıktı şâirim!
Sahi, senle görüşmeyeli on yıldan fazla oldu; şimdi ne yapıyorsun, nerelerdesin!? Ne Ciddi Hayal ne de Ruhum Gövdemde Değil hakkında iki satır da olsa bir şey yazamadım ya, ne abin sayılırım ne baban! Ben ki kız çocuğu hüznü ve keder yarılmasından olsa gerek her kız çocuğuna Allah tarafından abiyim! Üç gündür senin Portreler kitabın Onlar Şair Değildiler! elime, odalarında kız çocuğu oturan ve pencerelerine şair bakışı kondurulmuş her eve uğrar gibi yürüyorum. Senin iyi ki de şâir bir baban ve Orhan Göksel’in var; tüm annelere seni anlatıyorum. Bu dünyayı anlasa anlasa anneler anlar bir tek; ne zamandır şairlerden de ümidimi kestim zaten. Futbol maçlarına gidip, ağız dolusu küfürler savurmam biraz da bu yüzden. Söyle Emel, 32 şâirin hayatına girip, ordan 32 ve 64’ten büyük hayatlar çıkarma fikri hüzünlenme hâlin senin ciddi hayalin miydi! N’olur beni hayaline çek ve yıllardır gelemediğim Ankara’na iliştir. Ankara demişken, hani hayatta olmayanları bir kitaba taşımak insanın içini kanatan şey/dir ya; ben yıllarca Ankara’ya Behçet Aysan ve Ahmet Erhan için gidip geldim. Böylesi bir kitapta, ne yalan söyleyeyim Ahmet Erhan ve Şeref Bilsel’i de gözlerim aradı. Yaşım ilerledikçe iki varlığın başkalığına daha bir inanmaya başladım: Şair ve Allah! Sen bu çok hüzünlü ama enfes kitabın Onlar Şair Değildiler!’de öylesine içli şiirsel portreler çizmişsin ki, ağlamak elde değil. Bütün o çizdiğin hayatlar gözlerimden kalbime her yerime sirayet etti dersem, yeridir. Hele portre şairlerini ikişer şiirleriyle özetlemen yok mu, antoloji havası vermiş çalışmana. Artık antoloji yapma işinin “şair çirkefliği” yüzünden çıkmaza girdiği günümüzde, senin bu güzel çalışman hem antolojilere hem de yıllıklara değişik bir boyut getirebilir. Eline ve yüreğine sağlık derken, 32 şairini senin antoloji bilgisi notlarınla buraya alayım istedim, daha nice güzel-içli çalışmalara imza atman dileğiyle.

Ah, şâir onlar!

• Ahmet Ada “şiirimizin keder manzarası”
• Sinâ Akyol “şiirimizin kapı merceği”
• Hüseyin Alemdar “şiirimizin hasret geleneği”
• Arzu K. Ayçiçek “şiirimizin gamlı inciri”
• Hayati Baki “şiirimizin sonbahar huzursuzluğu”
• V.B. Bayrıl “şiirimizin hayal defteri”
• Abdülkadir Budak “şiirimizin ahşap anahtarı”
• Veysel Çolak “şiirimizin aş(ı)k militanı
• Mehmet Can Doğan “şiirimizin gizli öznesi”
• Müslim Çelik “şiirimizin kent güdüsü”
• Orhan Göksel “şiirimizin yedinci kıtası”
• Tarık Günersel “şiirimizin sahne tozu”
• küçük İskender “şiirimizin akıl ahlâkı”
• Cevdet Karal “şiirimizin alevden eldiveni”
• Yücel Kayıran “şiirimizin değil yaşayanı”
• Ayten Mutlu “şiirimizin kadın ebrusu”
• Lâle Müldür “şiirimizin kara kutusu”
• Fatma N. “şiirimizin kalp resmi”
• Ahmet Oktay “şiirimizin yağmur ormanları”
• Derya Önder “şiirimizin psikolojik romanı”
• Adnan Özer “şiirimizin Selânik hırkası”
• Nilay Özer “şiirimizin Nemesis çarpanı”
• Gonca Özmen “şiirimizin modern elbisesi”
• Mehmet Öztek “şiirimizin deney algısı”
• Erol Özyiğit “şiirimizin iğde ağacı”
• Hüseyin Peker “şiirimizin fon müziği”
• Çiğdem Sezer “şiirimizin ıslak merdiveni”
• Ahmet Telli “şiirimizin kızılcıklar tarihi”
• Selim Temo “şiirimizin ıslak imzası”
• Sedat Umran “şiirimizin eşyasız odası”
• Oya Uysal “şiirimizin bahçeli evi”
• Türkân Yeşilyurt “şiirimizin imâ sanatı”

ve Emel Güz, “şiirimizin kanlı duvarına sancıyla tutunan ağrılı taş”... İyi ki şiir var,
iyi ki varsınız.

Hüzünleyen ve şiddetle öneren: HÜSEYİN ALEMDAR




ONLAR ŞAİR DEĞİLDİLER!
Portreler / Hazırlayan: Emel Güz
Yazılı Kâğıt Yayınları, Mart 2012, Sertifika No: 20351
İsteme Adresi: Atatürk Mah. Atatürk Caddesi, İrem İşhanı
No: 2/10 Sincan-Ankara
Tel: 0312 269 62 60 – 0312 283 82 66
e-posta: yazilikagiteditor@gmail.com

Hüseyin ALEMDAR
alemdar6105@gmail.com
Angeh
   
Alıntı ile Cevapla