Konu: “UCUBE”
Tekil Mesaj gösterimi
  #5  
Alt 15-02-2011, 15:44
Suna Aras Suna Aras isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 58
Standart “UCUBE”

Kendimizi kandırmanın insan hak ve özgürlüklerine yaşadığımız ülkeye ve demokrasiye bir hayrının olamayacağını artık birçok insan biliyor sanıyorum.
Bilmek ve görmek istemeyenler için de…
“Takke düşmüş kel görülmüştür.”
En azından buna inanmak istiyor sorumluluk bilincimiz.
Kim ne derse desin bu gidiş tehlikeli bir gidiştir.
Başbakan diyor ki ben şu kadar zaman süresi içinde belediye başkanlığı yaptım, şu kadar zamandır iktidardayım “kime ne yaptık.”
Hükümetiniz döneminde tek karar verici olarak, çok şey yaptınız sayın başbakan…
Evet, çok şey yaptınız...
Bir kere hoş görü diye bir kavram sizin uzaktan ve yakından, yanınızdan bile geçmemiş.
Yazarlar ve çizerler hakkında, açtığınız davalar bunun göstergesidir.
Biat kültüründen geldiğiniz için, tam biat ve mürit olmasını bekliyorsunuz insanlardan.
Farklı bir sese, farklı bir görüşe asla tahammülünüz yok.
Bu ülkeyi aşiretiniz, ülke insanlarını da aşiretinizin bireyleri gibi görmek istiyorsunuz.
Onun içindir ki farklı bir ses çıkaran her kimse ve hangi kesimdense tepesine demir bir yumruk gibi iniyorsunuz. Bunu yaparkende; tabi ki birebir bizzat kendiniz cop, biber gazı, tekme, tokat giriyorsunuz insanlara diyen yoktur zaten.
Ama emriniz altında bulunan imkânları ve araçları kullanarak bunu yapıyorsunuz. Hem de en acımasız bir şekilde.
Çok şey yaptınız sayın başbakan…
Evet, çok şey yaptınız...
Birileri çıksa da ta belediye başkanlığı döneminizden bu güne kadar, içki satan bakkal ve büfelerin kapatıldığını, ya da baskıya uğradığı için, içki satamayanların bir dökümünü yapsa, sanıyorum ki bugün ne yapmak istediğiniz görülecektir.
Ben; Üsküdar’da bir kaç yerin baskı gördükleri için kapatmak zorunda kaldıklarını biliyorum.
İçki sattığı için tekme tokat dövülenleri de unutmayalım lütfen. Bir ülkenin başbakanlığına soyunan bir insanın, herhangi bir yerde konuşma yaparken, ağzından çıkan her sözcüğün, (ninelerimizin dediği gibi) boğazında ki dokuz boğumdan süzülerek çıkması gerektiğini unutarak, kin, nefret, şiddet kustuğunuzun farkında değil misiniz?
Yüzünüzün ve mimiklerinizin, o anlarda, ne hal aldığını hiç kimse söylemedi mi size? Önünüze bir ayna koyun diyecektim ama teknoloji çağındayız, hiç mi izlemediniz kendinizi?
Bir diktatör görüntüsü vermiyor musunuz?
Bu tavrınızı bir işaret olarak algılayıp, acımasız bir şekilde, öğrenciye, memura, işciye saldıran emniyet güçlerine, bu güne kadar bir şey dediğinizi duymadık zaten… Hatta “ananı da al git” dediniz.
Diktatörlerin vur deyince, kapı kullarının öldürdüğünü bilmiyor musunuz?
Kincisiniz…
Evet, kincisiniz sayın başbakan, hem de çok kincisiniz.
Bunun en bariz örneklerinden birisi kızınızla birlikte, davet ettiğiniz öğretim üyelerinin toplantısına gitmenizdir.
Bunun ne anlama geldiğini, bunu ne için yaptığınızı hepimiz gayet iyi biliyoruz.
Evet kincisiniz…
Siz cezaevine girdiğinizde “benim haklarımı neden bu kadar savunmadınız” diyerek, ceza evlerinde tutulan insanların durumları ve sorunları hakkında ağzını açan her insanı azarlamadınız mı? Kinci olmasanız; niyet ölçümü yapmaya kalkmazsınız. Tutukluluk süresinin cezaya dönüştürülmesine izin vermezsiniz. Uğradığınız haksızlığın size yaşattıklarını bir başkası da yaşamasın diye, daha duyarlı, daha hassas davranırsınız.
Ama bunların hiç birini yapmadınız…
İktidarınız dönemi içinde, yazara çizere açtığınız davalar yetmiyormuş gibi, sanatın içine de tükürttünüz. Şimdi heykel yıkıyorsunuz… “Ucube” diye…
Bu şu demek oluyor sanıyorum.
Bundan sonra yaptığınız heykellerde, yazdığınız yazılarda, çizdiğiniz karikatürlerde “benim düşünce ve görüşlerimi, beğeni düzeyimi dikkate almak zorundasınız. Yoksa mahkeme kapılarında süründürürüm. Manevi anlamda yapamasam da maddi anlamda perişan ederim sizi.”
Yazacak bir yer ve bir köşe bulamazsınız.
Heykellerinizi de bal gibi yıkarım…
Yıkınız sayın başbakan yıkınız o “İnsanlık Anıtını”.
Ama şunu unutmayınız…
O “Ucube” dediğiniz “İnsanlık Anıtı” insanlık tarihinde, daha anlamlı ve daha unutulmaz bir yer alacaktır.
Adı sizden daha çok yaşayacaktır.
Siz de tarihe heykel yıktıran, sanatın içine tükürten bir despot olarak geçip ve unutulacaksınız.
Eğer bu ülkeye bir iyiliğiniz varsa da o heykelin yıkıntıları altında kalacaktır.
İnsanlık tarihi ne diktatörler gördü.
Hiç mi ders almadınız?

Suna Aras
OrtakHaber.com

18 OCAK 2011
Alıntı ile Cevapla