Tekil Mesaj gösterimi
  #2  
Alt 08-12-2017, 23:38
haticepekoz haticepekoz isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jul 2009
Mesajlar: 42
haticepekoz - AİM üzeri Mesaj gönder
Standart İstanbul’da Yağmur

Sabahın alaca karanlığında uyanıyor gün.
Pazarcıların umuda uyanan sesi yağmurun sesine karışıyor.
Az ötelerde korna sesleri, insan yaşamına inen bir ağırlığa yankılanıyor.
Okul yolunda çocuklar, yağmurun varoluş nedeni olduğunu anlıyor.
Pazarcıların umuda uyanan sesleri, yaşamın ezici ağırlığı altında zaman zaman soluklaşıyor.
Oysa hepsinin ortak paydası aynı…
Umudu ekmeğe katık etmek,
Sömürenle karşı dik bir duruşla meydan okumaktır.
Bazen de sıcacık odalarda umuda aralanan küçücük pencereden yaşama gülümsemek…

Bu sabah yağmurla umuda uyanıyor gün.
Onca çabayla emek, insanca yaşamın simgesi oluyor birden.
Pazarcılar, ekmeğine göz diken sömürenlere karşı ödün vermek adına sırılsıklam ıslanıyor.
O sömürenler ki deri koltuklarda oturup, ellerini emek edenin cebine atan şark kurnazları...
Onlar alın teri dökenlerin, sırılsıklam ıslananların tarlasına, bağına, başağına göz diken haramiler..
Ama hak yerini bulduğu an, çok sürmez bu devran.
Her şey birden bire değişir.

Pazarcılarla çocuklar ekin tarlalarına benziyor bu sabah.
Tarlalarda filizlenen tohum, okul yolundaki çocuklar…
Hepsi varoluş nedeninin sırrına vakıf oluyor birden.
Şiddetle devam eden yağmur, baharın habercisi oluyor.

İstanbul, güneşli toprak kokusunun özlemiyle başlıyor güne.
Pazarcılar, çocuklar, korna sesleri ve yağmur…
Gün ağır ağır aydınlanırken, her şey birden bire uyanıyor.
Sıcak odaların pencereleri aralanıyor birden.
Tarlalara düşen tohum, çok sürmez başağa duracaktır yeniden.
Yeter ki yağmur damlaları insanca yaşamın üzerine rahmetle yağsın.
Hak yiyicilerden uzak, emek eden herkese bolluk ve bereket versin...


Hatice Elveren Peköz
Alıntı ile Cevapla