Tekil Mesaj gösterimi
  #15  
Alt 24-10-2014, 15:26
ekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ekin ekin isimli üye şimdilik offline konumundadır
 
üyelik tarihi: Jan 2006
Nerden: Turkey
Mesajlar: 39
Standart



Küçük İskender ırkçılığa tepki göstermeyi düşünüyor mu?


Yazımın başlığında belirttiğim asıl konuya geçmeden önce ırkçılık konusu olay ve dava hakkında özet bilgi vermek istiyorum: 15 Nisan 2012 tarihinde Spor Toto Süper Final Şampiyonluk grubu maçı oynandığı esnada Belözoğlu ile Zokora arasında sözlü tartışma yaşanmıştır. Maç bitiminde Zokora, tartışma sırasında Emre’nin kendisine “ırkçı” söylem anlamına gelen sözler sarf ettiğini iddia etmiştir. İddianamede Emre Belözoğlu’nun ‘ırkçı söylemde bulunduğu gerekçesiyle’ Sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanunu” nun 14/2. maddesi kapsamında 6 aydan 2 yıla kadar hapsi istenilmiştir. Söz konusu yasa maddesi hükmü: “Spor alanlarında veya çevresinde toplum kesimlerini din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözeterek hakaret oluşturan söz ve davranışlarda bulunan kişi, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır”demektedir. Geçenlerde açıklanan, Fenerbahçeli futbolcu Emre Belözoğlu’nun 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldığı bu davanın Anadolu 17. Sulh Ceza Mahkemesi’nce hazırlanan 7 sayfalık gerekçeli kararında, bilirkişi raporlarına, iddianameye, sanık Emre Belözoğlu ve müşteki Didier Zokora’nın ifadelerine de yer verilmiştir. Zokora’nın her aşamada Belözoğlu tarafından kendisine “n...o” denildiğini ifade ettiği gerekçeli kararda, “Bilirkişi raporlarının birinde sanığın “f...g.n...o.” dediği belirtilmiş, 2. raporda ise ‘N’ ile başlayıp ‘O’ ile biten söyleniş süresi dikkate alındığında iki heceli ve maç sırasında sanık ile müşteki arasında gelişen olayın boyutu da dikkate alındığında söylenebilecek başka hakaret içeren İngilizce bir sözcük sözlüklerde bulunmamaktadır” denilmiştir. Fenerbahçeli Emre Belözoğlu’nun olaydan sonra bir televizyon programına telefonla katılıp, “O da bana kötü sözler söyledi. Benim de ağzımdan çok kötü sözler çıkmış olabilir. Söylemiş olduğu kelimeyi de sarf etmiş olabilirim. Bunu da kabul ediyorum. Aptalca bir kelimeydi....” şeklinde konuştuğu ifade edilen kararda, “Sanığın maçın hemen bitiminde olayın sıcağı sıcağına televizyondaki yayına katılarak söylediği sözler kaçamaklı ikrar mahiyetindedir. İddia ettiği gibi söylememiş olsa maç akabinde canlı yayında ‘Ben n...o demedim’ diyerek açıkça belirtmesi gerekirdi. İddia, müştekinin istikrarlı beyanları bilirkişi rapor içerikleri ve sanığın kaçamaklı ikrarı ile sanığın müştekiye ‘f...g. n...o.’ dediği kabul olunmuştur” cümlelerine yer verilmiştir.

UEFA ve dünyadaki diğer futbol federasyonlarının ‘ırkçılık’ ile ilgili uygulamalarından da örnekler veren mahkeme hakimi gerekçeli kararında, “Zenci bir oyuncunun taç atışı sırasında saha kenarına geldiğinde oyuncuya muz atılması, maymun taklidi yapılması ırkçılık olarak kabul edilerek ağır cezalar verilmiştir. Örneğin UEFA Tahkim Kurulu 2004 yılında Lazio-Partizan maçında Lazio taraftarının Partizan’ın siyahi oyuncusu Boya aleyhine top bu oyuncuya geldiğinde sürekli olarak ‘Hu Hu Hu Hu’ şeklinde tezahurat yapmalarını ırkçılık olarak kabul etmiş ve Lazio takımına bir maç seyircisiz oynama cezası vermiştir. 2009 yılında da Belçika’nın Anderlecht takımı oyuncusu Jelle Van Damme’nin Standard Liege’nin zenci oyuncusu Oguchi Onyewu’ya ‘pis maymun’ demesi ırkçılık kabul edilip bir sezon ihraç kararı verilmiştir” demiştir. İngilizce konuşulan ülkelerde günlük dilde “n...o.” kelimesinin aşağılama anlamında ‘zenci’ kelimesi karşılığında kullanıldığı ifade edilen gerekçeli kararda, “İngiliz takımı Liverpool’un oyuncusu Luis Suarez’e yine İngiliz takımı M.United oyuncusu Patrice Evra’ya zenci anlamına gelen ‘negrito’ kelimesini söylediği ve bu şekilde ırkçılık yaptığı için İngiliz Futbol Federasyonunca ceza verilmiştir. Bu uygulamadan da ‘n...o.’ lafının aşağılayıcı anlamda zenci anlamında kullanıldığı anlaşılmaktadır” sonucuna varılmıştır. “Belözoğlu’nun Zokora’ya teninin rengini hedef alarak teninin renginden dolayı aşağılamak ve rencide etmek amacı ile bu lafı söylediği kabul olunmuştur” ifadelerinin yer aldığı gerekçeli kararda, Emre Belözoğlu’nun, “Spor alanında din, dil, ırk, etnik köken, cinsiyet veya mezhep farkı gözetilerek hakaret suçunu” işlediği gerekçesiyle 2 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldığı belirtilmiştir. Belözoğlu’nun 2 ay 15 günlük hapis cezası daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmadığı ve yeniden suç işlemeyeceğine mahkemece kanaat getirildiği gerekçesiyle ertelenmiştir.

Şair Küçük İskender 2000 yılında o dönemde Galatasaray’da futbol oynayan Emre Belözoğlu için aşağıdaki “akrostiş” şiiri yazmıştır:

EMRE
Eski bir saat durmuş aşkın en olmadık yerinde
Mütemadiyen uzatmaları oynayan bir karanlık belki de
Rüya değil! heves hiç değil! yalnızca hayattan ölüme bir pas!
Emsali olmayan bir kaza gibi geçecek ellerinden ellerime veda!
Burada lafı uzatmak, dokuz kusurlu hareketten bir tanesi;
Ecel gibi, bir resme dokunmak gibi, kana kimlik sormak gibi!
Lüzumsuz bir röveşatayla ayı ağlara göndermek sanki
Ölümüne, diyorum, bazı adamlar kimi zaman jilet yutarlar
Zehre bulanır korkunun orta sahası
O sancıdır kalbin taca çıkması; Yaşanılanlar:
Gole giderken düşürülen futbolcunun sedyeyle oyundan alınması
Lalelere kırmızı kart, dağlara sarı
Usul usul yaklaşan bir sevdada, yüzde yüzlük bir penaltı hatırası!

Küçük İskender’in bu şiiri gazetelerde yayımlandığı gibi, şairin Parantez Yayınları tarafından yayımlanan “Balık Burcu Hikayeleri” adlı kitabında da yer almıştır. Bu kitabın “Ünlü Aşk Şiirleri” bölümünde şairin hayranlık duyduğu başka ünlülere yazılmış şiirleri de bulunmaktadır. Bu arada, Küçük İskender’in futbolcu İlhan Mansız’a da şiir yazdığı bilinmektedir.

Emre Belözoğlu yukarıya alıntıladığım Küçük İskender’in şiiriyle edebiyat tarihimize geçmiş bir futbılcu durumundadır. Ancak, ırkçılığı mahkeme kararı ile sabit olan ve insanlık suçu işlediğini düşündüğüm Belüzoğlu için yazdığı şiirini Küçük İskender’in reddetmeyi düşünüp düşünmediği çok önemlidir. Çünkü bu konuda kabul edilebilir bir mazeret yoktur. Küçük İskender kamu oyuna bir açıklama yaparak bu şiirini reddetmeli, imzasını geri almalıdir! Daha doğrusu hiç yazmamış/yazılmamış durumuna indirgeyerek Emre Belözoğlu’nun popülerleşmiş ırkçılığını yadsımalıdır. Şairden beklenen anti-racist tavır budur. Küçük İskender, şiirini, aşk vs. diyerek hangi gerekçe ile olursa olsun yadsımadığı takdirde ırkçı bir futbolcuya şiir yazmış ve onun(dolayısiyle ırkçılığın) kamu oyu önünde ya da kültür ve edebiyat çevrelerinde özellikle gelecek kuşaklar nezdinde sempatikleşmesine neden olacaktır. Kaldı ki ırkçılıktan, ayrımcılıktan en fazla zarar görenler de toplumumuzun marjinal kesimleridir. Küçük İskender de marjinal bir şairdir. Her geçen gün ortaya çıkan olaylar, marjinal ya da “öteki” konumundaki insanların toplumumuzdaki durumunun kanıtıdır. Örneğin:Nijeryalı Festus Okey’in ölümü… Küçük İskender, Belözoğlu’nun ırkçılığı sonucunda iradesi dışında geldiğini düşünmek istediğim bugünkü konumunu ivedilikle düzeltmelidir, “EMRE” adlı şiirini geçersizleştirerek ırkçılık karşıtları arasında yer aldığını, ırkçılığa karşı olduğunu duyurmalıdır. Bir şair ne olursa olsun, cinsel yönelimi ve duyguları doğrultusunda hareket etse de, ırkçı bir kişiye şiir yazıp altına imza atamaz. Zamanımızın ruhu buna uygun değildir. II. Dünya Savaşı döneminde değiliz… Ezra Pound gibi faşizme hizmet etmiş şairler vardır ama Küçük İskender’in uzun erimde ırkçı-faşist cephedeymiş izlenimi vermesine yol açacak bir konumda kalması çok düşündürücü olacaktır. Bir şair her şey olabilir ama ırkçı birine şiir yazamaz. Bu en azından ırkçılığı sessizce onaylıyor anlamına gelir. Irkçılık hümanizm bağlamında kesinlikle yadsınmalıdır!

Abdullah Şevki
22 Ekim 2014, Ankara.



Alıntı ile Cevapla