Şiir  Akademisi Forum

Şiir Akademisi Forum (http://www.siirakademisi.com/forum//index.php)
-   Şiir (http://www.siirakademisi.com/forum//forumdisplay.php?f=115)
-   -   Hüzün Belki / Erdoğan KUL (http://www.siirakademisi.com/forum//showthread.php?t=1741)

Erdogan Kul 09-07-2014 02:47

OLMAK YAĞMURDA
 
parmaklarımı takıyorum yağmura
dönüyor plak

yerdeki toztop beynin güngeçiği yanıklarında
söylev veren serinlemek duygusu yine
başlatmak diliyor başı sonu eşape
ille kızlı ışıkların ormanında tutuşup
kalayım koşusunu

biliyorlar dokunmayı denediğimde tekrar
yumuşaklığın son içindeki sarışın bulut
giderir parmaklarımdan eti bir bakarım ki ellerim
saydam bir iskeletin yok yere sallanıp duran
ince, taştan gözyaşı salkımıymış bu sefer de

çünkü adak kanı uykulardır daha doğmadan yakılan
eklemlerine kalıtı yıkım çocukların
aç köklerde kurtlanmış karanlığın
çürüklerinde dinlenen başdönmesince
gözümün akı çekilir her tün saçlarımın beyazına
ve orada terim boyunca uzanan masmavi cesedin
sinirlerine inilmiş kuyuda kalan ağrıdan kızlar
türkülü oyuncak kalpler yontup fırlatmada hâlâ
tüneline damlaların

yağmur ancak kendini kandıracak kadar bir olmak’a sahip



Erdogan Kul 09-07-2014 02:49

YANLI HABER
 

eğim olmayabilirdi o zaman seni görmezdim
yassılması iğin dibe kendini imleyemezdi
zar uçumlu nefes nekre arada bir sürü kavşak
dalıp gitmek de nesiymiş eskidendi biri olmak
yön kalmadıysa bakacak kargalarla yetinmeli



Erdogan Kul 09-07-2014 02:51

DENK
 

kalkınca ırak
görünüşünden
sorguya bir pelte bırakan alın
gidip ikinci kez vurur
dün öldürdüğü kendini


boy boy sabahlar yanında
kır yanığının
efendisi koridorlar getirmiş
az açılacak gözüne
varsın diye bulunduğu yere ve güne


kurban içinden çıkacak
karanlıktan korkan kalbim
bir yoku gidermek için
hep geriye sayıyor


kimse dinlemiyor şarkısını
yarda yürüyen çift tayın



Erdogan Kul 24-03-2015 23:53

ÇIĞ
 
1.
yazgıdan kılıç devşirdim
söz yıkıldı iki baştan


2.
gel bu suları kıralım
ağrısı geçsin çağrının
üzerinden göz pasının
sarmalından ilerleme gerileme çağının
döndüğün her yöne doğru
bir kav bırakılışında


kemirdiği düş yosunu
iskeletini kıpratan
günün anlam katlarında
halk adlı bir lağım içi
insanı ve tanrısını yeniden yaratıyor
boylam enlem yeni baştan
dünya bir daha kapanıyor


ne çok kırık geçmişinden
ne çok gelmezden gelişler
bağıran sır sargıları
anısız aşk ağlarına takılı
dalgaların nazlanışından daha ağır
yarı öpüş karasından daha dağınık
sende uyanan vakitler
kendini incitir gökte
yerin derin kavrayışına karşı


sunalım güz akışını
sunalım çığlık bedeni
kan ayazı dar kesim değil belki
her sahil bir mektup da değil bizden geri



Erdogan Kul 08-12-2015 02:06

BİR GÜLÜŞÜN DİKEYLİĞİ
 

Uzanmış bir dalın içinden kırılışı olmuşsun

Yeryüzünü tutan ses sana bağışlanmış


Ne zaman bir ara-güneş dağılsa bakışlarında
Çekilir dip algısı sonraki coğrafyalardan


Çok konvoylara rastladın tepelerinde
Hep aynı infazı kapatan günün geçtiği köprü


Toparlanır en uzak bilgiye durmak için eğilirsin
Taşlarda kaçtığın rüyalar uyur


Geride bırakılan bir şey yok gam dağılsın âlemlere
İnsan hiç olunmayacak bir yerin yolculuğudur



Erdogan Kul 08-12-2015 02:11

AYRIM SARISI
 

Sis seni yönlendirmiyor. Dalıp gitmek dağılıp gitmekle kardeş
gülüşünde. Bırakmayacaksın sana sinen uygarlıkdışı ağrımı.


Dallardan esmeler bitmiş, gövde yadsıyor kendini. İnsin eski
mezarlıkların sarındığı hüzün bu duruluğa, ne beis!... Baktığın
yine kendinsin aralarından ve karşında yitiğinim ben hâlâ.


Dinliyorum, gittikçe daha uzaklaşan bir dinlemede yaşıyorum
artık:


Teninde bazen ağdığın çınıltıyı seviyorsun.




şu Anki Saat: 11:50

Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum