Şiir  Akademisi Forum

Şiir Akademisi Forum (http://www.siirakademisi.com/forum//index.php)
-   Yarışmalar - Konulu, Süreli Yazım Çalışmaları (http://www.siirakademisi.com/forum//forumdisplay.php?f=51)
-   -   2010 EKİM AYININ ŞİİRİ... (http://www.siirakademisi.com/forum//showthread.php?t=4928)

ogün kaymak 30-09-2010 21:17

2010 EKİM AYININ ŞİİRİ...
 
sevgili arkadaşlar, değerli dostlar...

2010 ekim ayı itibarı ile ''ayın şiiri'' etkinliği üzerime yıkılmış bulunmaktadır..
işin şakası elbet 'yıkılmak' fiili.. sevgili emre, uzun zamandır bunu benden talep ediyordu, bu aya geldi sırası.. deneyeceğiz hep beraber..

ekim ayı şiir seçkisi nin jüri üyelerini daha sonra açıklayacağım, fakat öznelerin önemleri niteliklerindedir.. ben burada hangi isimleri açıklarsam açıklayayım, önemli olan; seçim raporlarıyla şiire yapacakları katkıdır bana göre...
bu yarışmayı bir çekişmeden ziyade, bir ''ortak düşünme'' platformu, bir atölye birimi olarak görmekten yanayım...

neyse.. gelelim konumuza:

her ayın şiiri etkinliğinde 5 seçici üye yer alacak, seçici üye tercihini ben de yapabilirim, sizlerin önerileri de belirleme de yardımcı olabilir..bunu zaman içinde oluşturacağız.. en verimli kurullarla, keyifli bir süreci tamamlamak amacımız...

katılımcı ürünler kişisel mail adresime yollanacak..fakat bir değişikilikle.. evvelden katılımcılardan kısa bir öz-yazı-geçmişi istiyorduk..bundan sonra bunu değiştirmek istiyorum.. katılımcı arkadaşlar ürünleri ile berber bir sorunun, kendilerince özgün yanıtını da bana yollayacaklar.. ayın sorusu sabit de kalabilir, değişebilir de bunu da zaman gösterecek..
ama bu ay için soru şu: '' şiir sözcüğü sizce ne anlam ifade ediyor? 5 cümleyi aşmaksızın ifade edebilir misiniz?''

ilk yarışmanın ödülü ( bütün bencilliğimle ) imzalı birer '' düş görümlüğü '', son kitabım.. kitap ödülü ilk 3 dereceye tarafımdan yollanacak.. birincinin ''artı'' ödülü ise şiirinin ulusal dolanımı olan bir dergide yayınlanması olacak..

eğer mümkün olursa..seçici kurulun, şiir ve şairi hakkındaki kısa birer yorumunu da şiirle birlikte aynı dergide yayınlatmayı planlıyorum.. ya nasip..

evet.. ürünlerinizi ve soruya yanıtınızı sabırsızlıkla bekliyorum.. ön eleme tarafımdan gerçekleşecek ve seçime uygun gördüğüm ürünler bu başlıkta sergilenecektir.. ayın son 4 günü ürün kabul etmeyeceğim ve değerlendirme çalışmasına bu zamanı ayıracağım.. sevgiler

unutmadan ..adres: ogunkaymak@hotmail.com

ogün kaymak 02-10-2010 09:56

Nasıl Olmalı
 
1.
NASIL OLMALI

Kendimizi sorgulayalım
Kırsal ses rengimizi
Haki mi olmalı ille de
Sabahlara yontulan ışık

Uçuruma düşen çığlık
Sultan bile duyar sağır
Dışavurumunu
İmece toprağın

Saklı tarihimizi yazarken
Besmele çekip hu mu diyelim
Huyu suyu hürmetine
Atalarımızın

Arkadan sürgülemeden çağımızı
Pencereleri
Yine de açık tutalım

Lâzım olur


M.Mazhar ALPHAN



yanıt:
"Şiir" : İkinci doğumun anahtarıdır.

ogün kaymak 02-10-2010 20:41

BUZ BEYAZI
 
2.
BUZ BEYAZI


Buz beyazı bir kağıttayım şimdi
Yüreğinden sürüldüm
Yanık sisli, puslu renkli
Bu gece kelimelere döküldüm.

Hece hece hüzzam şarkı oldum
Bir rüzgâr esti, sol yanağına kondum
Kâğıt gözyaşı döktü, kanadı bu akşam
Bir cümle,bir cümle daha
İsmini yüreğimde ağlarken buldum.

Serpil KAYA



yanıt:
'' Düş kırıklıklarını yüreğin sesiyle onarma sanatıdır,Şiir ''

ogün kaymak 02-10-2010 20:42

seviye taş koma
 
3.
seviye taş koma


çağrıma inceldi dudakları
bir kuş kondu yarama
durladı beyaz kıvrım
yitirdi cesareti
ah.dokunmak ! anahtarın koyu rimeli.falıın inci kuşağı
değişik bir arzu cereyanda ; ört
billa keder bila
geceyi komşusuz koma

lazımsın üstümdeki yalnızlığa
düşlerini bir kelebekte
duru yaparım üç günlük ömre serveti
çıplaklığımı bir derinde ölç
billa keder bila
tozumu
sözümü aç koma

bir yerlerim ağrır öpersin kalkar yerinden
izin bir süre gezinir
gözlerim dalgın bir gemi
dümenler ah dumanlar yitinceye dek sallanır elim
etim durmadan dilimlenir
moraran yeri düşünle buz
billa keder bila
kabaran bir köpük bildir
seviye taş koma

E R S İ N C A N S E V E R

yanıt:

ogün kaymak 02-10-2010 20:44

ADSIZ
 
4.

ADSIZ

Bir ıslık ucuna düğümlemiş sürüklüyor akşamı
Kan çanağı avluların arasından,
çekiliyor duvarların çatlak rengi
İlişiyor gözlerim, havlu kenarına
/ içi boydan boya Afrika sahili
gamzesinde saklı gül /
alevlenir fitili, soludukça tenime
pervaza tutulur,
uzayan dalgaların iç gıcırtısı,
çözüyor kireçlemiş zamanı...
İpi asılı tavanda gölge
sallandıkça sıçrayan köpük
dar kapı, geçilmiyor sırattan
ucunda frengili günahı,
altmışa boyun geçiriyor
röntgencilik yapıyor tanrı
indir kepenkleri...

NAZLI YILDIRIM



YANIT:

Şiir; annedir...

ömür.ö 02-10-2010 21:16

inan***305;n o kadar ***231;ok sevindim ki,, bu okul hi***231; tatil olmas***305;n...OG***220;N KAYMAK BEY'E SONSUZ TE***350;EKK***220;RLER...

ogün kaymak 05-10-2010 16:53

DİKİŞ MAKİNESİ
 
5.


DİKİŞ MAKİNESİ


Yalnızlığa düşmeye görsün
Tıkır tıkır işler dikiş makinesi
Bedenimize ödünç elbiselerden
Kırk yamalı hayat
Kazır dibi tutmuş hafızayı…
Dokunduğumuz eprir asidinden
Soyundukça azaldığımız yalanlar
Örtmez edep yerlerimizi…

Damımızı yuvgulayan yuvakta
Yankısı dönmeyen sesimizin
Şükretmediği haram sofralar
Kutsanmış ölümlüden sızdırılan
Dölden peydahlanmış gövdemizde
Taşır annemizin memelerini…

Kimin çimentosu eksikse
Keptirir duvarlarını
Mabudunun üzerine.
İçimize akıttığımız gözlerimiz
Unuttuklarımızla çıka gelir aynalardan…

Söylencesi ayyuka
Ay tutulur!..
Gecesine sabahladığımız
Güvercin ağımı orgazmların
Soğuk ve tedirgin ıssızlığı,
Yunaklıkta arınmaya götürür
Mühürlü kalan kumucuk kanatlarımızı..
Küllü sularımızı köpürten sabun
Esvaplarımızı dövdüğümüz tokaç
Bilir,
kirimizin nice yoksunluktan biriktiğini..
Tenimizin mahcupluğunu serdiğimiz
Çalılar konuşsun
Biz sustuk!…

Söküldüğümüz yerden
Tıkır tıkır işler dikiş makinesi…
Baş vermeyen çıbanlarımıza
Lokumlar sardığımız
Lokmansız urasalarla
Bu güne!...

Ayfer Cengiz/ Ekim 2010



yanıt:

Önceden olacakmışcasına yaşamı içimde duyumsamaktır şiir..Yola çıkış, arayıştır..Bir kayboluş, yeniden buluştur şiir...

ogün kaymak 10-10-2010 12:32

KENTİM KEFARETİMMİŞ MEĞER
 
6.

KENTİM KEFARETİMMİŞ MEĞER



Yüreğim alçılı
üzerinde bir imza, salaş İstanbul yazılı…

Okuma bilmeyen teyze anlar en iyi
oğlundan gelen mektubu sadece koklayabilirken
bu dünya da hala nefes alıp da
İstanbul’dan uzakta olmanın ne demek olduğunu.
Kentimden uzakta kurduğum bir kendim var artık,
umudun yoksulluk sınırından geçip açlık sınırına dayandığı,
yeni çağımın kapanıp orta çağ karanlığının başladığı.
İstanbul; bir ömrün en yaz mevsimi
Şimdi ise aylardan hüzün
İstanbul; bir bardak su gibi
Bir bardak suyun yerini sadece bir bardak su doldurabilir çünkü

Dul kalmıştı zaman
Kalbimin yangın merdiveninde izdiham yaşanırken,
sokağa çıkma yasağı vardı yeni yetme tüm hayallerime.
Dışardan bir mum gibi dimdik ayakta gözükürken,
yokluğumda fısıldaşılır oldu kendimi eriten ateşe üfleyememem.

Tecrübeliler en masrafsız yardımlarını sundu yine; teselliyi
Teselli: dün tarihli bir gazete okumaktı
Teselli: kurşun yemiş martıya simit atmaktı
Oysa sonradan kör olmak gibidir İstanbul’dan gitmek
ve sonradan kör olan birisini asla anlayamaz doğuştan kör olan birisi

Öldürmek kadar suç sayılabilir belki ölümü engellememek ama
doğum esnasında ölen eş için suçlanamazdı doğan çocuk.
Öyle yaptım.
Duvarımda İstanbul’un tuğrası boğaz ve Kızkulesi
içimde bir düş büyütüyorum gözleri Beykoz yeşili,
gamzesi Haliç desenli.
Her fırsatta görmeye gidiyoruz annesini
Her gidişimizde sürgünden dönen eski bir lider heyecanıyla
bir cemre düşüyor içime en kış yanımı dahi ısıtan,
her gidişimizde
çok daha güzelmiş diyor resimdekinden.



M.Salih YARAR







Yanıt:
Edebiyat bir terzi olsa düz yazı sökükleri şiir yırtıkları onarırdı sanırım.

ogün kaymak 14-10-2010 17:29

MAHCUP HAYAL
 
7.


MAHCUP HAYAL



Ben renkleri mahcup palyaço
umudum yüzümde bıçaklı

Terk ettim ömrümü
uyandım, eşkıya uykumdan

Babamın yalnızlığını giydim
kendimin karanlığını

Kilidi kırık, gözlerimdeki hüznün
güvercinleri kör

Uzaklar tutar ellerimi
korkularım çıldırırken

Gökyüzüne demir alır panayırlar
Bir şeyleri yavaşlatır içimde

Yaralı okunur yalnızlık masalım
günahların çölünde

Ben renkleri mahcup palyaço
ağladım uçurum gözlerle

Ağlamak en eski çocukluk fotoğrafıdır
his lekesi gözlerde




ÖMÜR ÖTER.
İSTANBUL.
13.10.2010



yanıt:

ŞİİR; acıların bizi kanattığı harflerle ,dünyayı anlatmanın türlü çeşit yoludur.

ogün kaymak 18-10-2010 16:40

8.

kediler havlar



bilgesiz bir koşmadır
rüzgârla gelen sarı yaprakların gölgesi
su yutmuş nehrin çağrışımları

satarım erozyona açık topraklarda pahasız
ağlayan kızın inleyişinde bulduğum
kahkahayı
halka açık nemli tendeki aşkı
omuzsuz bir testi uzaklaşırken çeşmeden
geride ben dururum

kendim için sevişim herkesi
onlar da kendileri için
aldattı beni

rüyanızı görürüm uyumadan sizi
iyi de söylesem
kötü de
yayı titrer kemanın
üç zaman dört mevsim

ben kim miyim?
denizi olmayan ada çocuğu

kediler havlar bende.

08.10.2010
atilla yaşrin



Yanıt:
Şiir,insan ruhunda yazılanların kağıda dikte(yazılması)edilmesidir.

ogün kaymak 20-10-2010 09:26

BELKİ KAYIP SULARDA
 
9.

BELKİ KAYIP SULARDA





Ben duymuyormuşum öyle diyor her akşam

balonlar vurulurken kuru sıkı tabancalarla

ben görmüyormuşum duygular da vuruluyormuş

o vakitlerde

çantada keklik artık bu kötülüğe bu sevda

düştü düşecek elimin ayarından ince güller

iyi emzirilmemiş bu sefil güller

kendini bulacak belki kayıp sularda .




Hakan Kaya





Yanıt : Hayat

ogün kaymak 20-10-2010 13:32

SENBEN
 
10.


SENBEN


sana dokundum, çöldün
zerrelerin doldu gül yüzüme,
kavdın, kavurdun,
bahtının rüzgarına savurdun beni

çöl oldum.

sana dokundum, çağlayandın
buz parçaların biçti bedenimi,
tomurcuklar doldu ağız aralığıma
gürleyendin, kuvvetli, deli
sel oluverdin, ruhum delirdi,

su oldum.

sana dokundum, sağırdın,
sağdın edep yerlerimi,
kuraktın, giderdin susuzluğunu

ellerim dokundukça çekti zehri,

sen oldum.


Birgül Güven Çatalbaş




Yanıt :

Şiir ruhun yansımasıdır.

ogün kaymak 20-10-2010 22:26

içindekini bilemem
 
11.

içindekini bilemem

içindekini bilemem
karmaşıksındır belki
ya da sadesindir
benden farklısın belki
kuşlara bakma nedenimiz
farklı olabilir
denizlerin mavisini
seçmişsindir
ben gecenin kan rengini
seçmeye zorlanırken

içindekini bilemem
ruhun bedensiz kalmıştır
görmeyeli
benim bedenimde ruhsuzdur
bir yer bulamazsan gel yanıma
bedenim iki ruhu taşıyabilir senin için
belki ben bedensizimdir
sen ruhsuz
bilemem

içindekini bilemem
aklında ejderhalar vardır
belki bir brütüssündür
kırmızıya bürünmüşsündür
ruhun çok acı çekiyorsa
tüm acını ben çekebilirim
ruhun da kopan fırtınalara
bırakabilirim kendimi

savrulabilirim istediğin yere ama
dudağından dökülen kelimeleri
duyamadıktan sonra
içindekini bilemem


seyfi önder

10 ekim 2009
cumartesi
09.16

Yanıt:

Şiir ; edebiyatın ölü doğmuş tek çocuğudur.

ogün kaymak 20-10-2010 23:11

GÖÇLER VE GİDİŞLER
 
12.
GÖÇLER VE GİDİŞLER

kuş göçüyor
(gölgesiyle)
bir orospu
koynunda saklıyor hançerini
ve kutsuyor
ilk müşterisini sırtından vuracak
salaş bir otel odasında
(tam önünü önüne yasladığında)
"beşotuzsekiz treni" kalkacak birazdan
(buca'dan)
gökte
deliler gibi bir bulut
yerde yağmura bıçak sallayan deliler
balçova'da tuğrul keskin şiir yazıyor
önünde çizgisiz ak kâğıt
aklıma alnın geliyor

karşıyaka vapuru'nda roman okuyor şair
"yenişehir'de bir öğle vakti"
dul bir kadın dudaklarını siliyor
(kirpiğinin kıyısında su damlası)
benimse içimde sürekli bir eksilme hissi
düşlerimdeki gizemi kim bilir
aklıma gözlerin geliyor

kuş göçüyor
peşinde ikindi sonrasından kalan
bir tutam gündüz
kanadının kıyısında unutkan bir akşam
pencere önünde
usulca bir çocuk ağlıyor
uzak yalnızlıklara yöneliyor yollar
aklıma ellerin geliyor

kuş göçüyor
gökyüzü büyük denizlerin
nehirler geçiyor nadas topraklardan
kuş dağlardan ovalara
sebepsiz seni düşünüyorum
dar sokaklara dönüşlerimde
aklıma gidişin geliyor

kuş göçüyor
gölgesiyle.!

Salih GÖZEK

yanıt:

ŞİİR: Yazıldığında,şairinin anlatmak ve duyurmak istedikleriyle
sözcükler arasında gördüğü "uçurum" dur.!

ogün kaymak 21-10-2010 08:47

TENİ SUDUR
 
13.

TENİ SUDUR


teni sudur, sabah bakan çöle imrenir
askıda kalır güneş, rüzgâra inat
yağmur aksanında bulut kımıldar,
sığınır mânâsı güle ah u zara düşer--

teni sudur, erken kalkan goncası
kozalağını yırtar, ılgın esen seherin
dağıttığı ses, ateşe uzar yanmak için
eski ayin sessiz baş verir duasına--

teni sudur, sesi yorgun ırmağın öğlesi
mecrasında dolaşsa güze rağmen
ağustosa dursa zaman, esmer vakti
simsiyah sevdasını söyler, çağıran su--

teni sudur, ovsak okyanus dağılır çöle
ne tuhaf durur bu boşluk karasız yerde
tarifsiz dalgası kalır, taşın arasında
ah u dara düşer gülî lisan, kırık kalbiyle!



Hüseyin Korkmaz

Şiir; hayatın tahrik edilmiş nefesidir.


ogün kaymak 21-10-2010 09:41

ekim ayının şiiri etkinliği hakkında..
 
seçici kurul:

Sabit Kemal Bayıldıran
Ahmet Ada
Veysel Çolak
Emel İrtem
Ogün Kaymak'tan oluşmuştur..

Ürün yollamak için son birkaç gün içerisinde olduğunuzu tekrar hatırlatmak isterim... sevgiler ve saygılar hepinize...

ogün kaymak 22-10-2010 08:30

tarih..
 
25 ekim 2010 pazartesi gece yarısı etkinliğimize son ürün iletme tarihidir.. duyurulur..

ogün kaymak 25-10-2010 11:12

ÇÜRÜK DÜŞLER DURAĞI
 
14.

ÇÜRÜK DÜŞLER DURAĞI

1
Suskun bir jiletle deşilirken rahmi ellerinin
Yüzünün bozkırını dön rüzgâra
Biletsiz şölendir çünkü ölüm
Tekil çığlıkların senfoniye dönüştüğü
Tören telaşında

Çoklaşan /çoraklaşan yanılgılar/yangınlar size kalsın
Hikâyeleri katledilmiş bir çocukluğun hükmü de
Göğümü işgalde nicedir sivil kılıklı devriyesi yalnızlığın
Çıkarttım arındım ve yundum
Üstüme örülen sinsiliğinden yaşamın
Dönmek ağrımaktı geçmişe
Zemheri/mermeri bir gecenin terlemiş teninde
Kıvrılan yollardan çok kıvrıldım dibinize
Esnedi baldıranı kalbimin
Acılarımı adınızla andım

Şimdi ka(la)balık bir düşten düşer gibi
Sokuluyorum dölü bozuk kınıma
Kamburunu sırtımda gezdiren gözleri geleceğin
Hafiften ve ıslak darbelerle
Gardıma öykünme telaşında
Dibi tutuyor yerin toprağın akrebin
Ve dili geç-ik-miş mekân
Ve ruhuma tükürüp duran
Çürük düşlü klan
Kusuyor safrasını dilime
Kast-a kasıtlı çünkü telaşta her an

2

Düşlerinize iğrenmek gibi olmasın ama
Bilinir yüce bir bilici olmadan da
Olmak bir öykünmedir
Rengini kaybetmiş sulara

Yanılması/yanılsaması gibi yaşamın
Kör bir balık size (b)aktıkça



Özenç ESEN
Antakya



Yanıt:
Şiir, şairinin gördüğüdür, okuyanın ise gözlüğü...

ogün kaymak 25-10-2010 11:17

VALİUM
 
15.

VALİUM


Diş kanaması gül açtırır yastıklara
Kaşıkların arasında gezinir ışıldayan yoksulluk
Tozlu camların ardına sinmiş şehir
Bekliyor sanki o tatsız haberi
Hayır, beklenen olmayacak

Baş ağrısı uzatır yolculuğunu ânın
Zaman sararmış perdelere dolanır
Arada bir uzatır başını sokağa
Uykusuzluktan muzdarip bir pencere
Evler diyor sandalyelere uzanıp
Kapısız da girilir evlere
Ama penceresiz yaşanmaz

Sonra bir damar yırtılır göğsümde
Zamandan ve mekândan münezzeh
İşte yaşıyorum
Buna yaşamak denirse.


Filiz Göğer

Yanıt
Şiir: Cevabını bulamadığımız her şeydir...

ogün kaymak 26-10-2010 13:37

etkinlik bitimi
 
ekim aynın şiiri etkinliğimize ürün yollama süresi tamamlanmış seçici kurul değerlendirme süreci başlamıştır..

daha önce yayınlanmamış (internet ortamı da dahil) ürünlerinizi kasım ayının şiiri etkinliğinde değerlendirebileceğinizi hatırlatır.. katılımcı tüm arkadaşlara şiirakademisi adına teşekkür ederim..

ogün kaymak 28-10-2010 08:39

veysel çolak ın değerlendirme yazısının girizgahı..bence önemlidir bu cümleler:
 
Sayın Ogün Kaymak'ın Dikkatine

DEĞERLENDİRME RAPORUDUR

I. İLKE:

Tarafıma ulaştırılan on altı şiiri birbirleriyle karşılaştırarak, az çok daha başarılı olanları belirledikten sonra; bu şiirleri Türk şiirinin vardırıldığı düzeyle yüzleştirerek; daha açık bir deyişle; bu şiirlerin Türk şiirinin içerisinde bir yerlerinin olup olmadığına bakarak, bir sonuç elde etmeye çalışacağım. Bu genel bakışın gerekli ve belirleyici olduğu düşüncesindeyim. Doğruya yakın bir değerlendirme yapabilmek de buna bağlı düxüncesindeyim.

II. KULLANILAN ÖLÇÜTLER:

Bir metni şiir kılan temel öğeler vardır. Bu öğelerden birinin eksikliği, o metnin özürlü kılar; o metnin şiir olarak tamamlanmamış olduğunu gösterir. Bu yaklaşım, bir şiirin bazı yerlerinin güzel olmasıyla yetinme anlayışına karşı çıkar. Bir şiir ya bütünüyle güzeldir, ya da ortada bir şiir yoktur.
Bir şiiri değerlendirirken biçim, biçem, yapı(teknik), imge, dil özeni, söz ve anlam sanatları, esin kaynağı, tartım, dizelerin yatay ve dikey gelişimi (kurgu), izlek, içerik (tema)... gibi bir metni şiir kılan temel öğeler us'a gelir. Şiir için vazgeçilmez olan bu öğe ve olanaklar doğru kullanılmışsa, şiirin ele geçirildiği düşünülebilir. Böylesi bir bakış açısıyla on altı şiiri değerlendirmeye çalıştım. Bu şiirlerin bir kopuşu içerdiği, yeni bir renk ürettikleri söylenemez. Her biri, öğrenilebilen şiir bilgileriyle yazılmış. Bu bağlamda bir yenilik getirmedikleri lrahatça söylenebilir. Değerlendirirmesini yaptığın on altı şiir arasında....

diye sürüyor değerlendirme yazısı sayın çolak'ın... değerlendirme yazılarının tamamını bütün seçicilerin iletileri bana ulaştıktan sonra paylaşacağım..

şiiriniz bol olsun...

ogün kaymak 29-10-2010 18:20

ayın şiiri etkinliği..
 
sevgideğer arkadaşlar, katılımcılar ve etkinliğimizi izleyenler...

ekim ayının şiiri etkinliğini, seçici kurulun ( sabit kemal bayıldıran, ahmet ada, veysel çolak, emel irtem ve ben ) belirlediği ilk 3 şiiri tarafıma bildirmesiyle sonuçlandırmış bulunuyoruz.

5 seçici üye katılımcı 16 üründen 7 tanesini farklı derecelerle değerlendirdi. ve burun farkı-foto finiş tarrzında bir netice belirdi. etkinliğin keyifli tarafı da bu tabii.. sonucun açıklanması.. ben bu açıklamayı bir süre geciktireceğim, gerçi ilk 3 e giren arkadaşlarıma durumlarını bildiren iletiyi gönderip ödül kitaplarını yollamak için adres bilgilerini istedim, ancak; seçiciler sadece 3 şiir hakkında değerlendirme bildirdiler.. şimdi kendi değerlendirmelerinde yer almadığı halde dereceye giren ürünler hakkında bir kısa yazı yzamaları gerekecek..

tüm bu bilgiler bana ulaştıkça sizlerle paylaşacağım.. önceden de belirttiğim üzere ilk 3 sıradaki arkadaşlara bu sene yitikülke de yayınladığım kitabım ''düş/görümlüğü''nü imzakayıp yollayacağım..birinci olan ürün ise seçicilerin değerlendirme notlarıyla birlikte bir edebiyat dergisinde yayınlanacak...

ödül olan şairince imzalanan kitap bundan sonraki aylarda şiirakademisi giriş sayfasında tanıtılacak ve kitap kapağı sergilenecek.. bu vesile ile kasım ayı etkinliğine ödül olarak kitabını vermek isteyen şair arkadaşlarımı da benimle irtibata geçmeleri için haberdar etmiş olayım..

sevgi ve selamlarımla..

ogün kaymak 31-10-2010 11:29

ekim ayının şiiri
 
1-Birgül Güven Çatalbaş - Senben

2-Ayfer Cengiz Bostancı - Dikiş Makinesi

3-Salih Gözek - Göçler ve Gidişler

birinci ürün hakkındaki kurul yorumlarından ikisi şu şekildedir:


Emel İrtem:

senben :
ilk okuyuşta cesurca yazılmış gibi algılamıştım..ama sonradan aslında yeni bir şey söylememesi ve öngörülebilir olanı demesi açısından hiç de o kadar cesurane olmadığını düşündüm. gene de güçlü bir şiir duygusu var ve inşallah çok genç bir şairin kalemidir bu diye umut ediyorum.



Ahmet Ada:


“Senben” şiiri için notlar
Ahmet Ada
İlk kez şiir seçici kurulunda bulunuyorum. 16 şiir geldi önüme, katılım ne kadardı, bilmiyorum. Ön elemeden geçen 16 şiir olmuş demek ki.
Birgül Güven Çatalbaş’ın “Senben” başlıklı şiiri söyleyişi, bütünlüğü, yapı özeni ile kendini okutan bir şiir. 16 şiir içinden “Senben”i işaret etmemin iki nedeni var: İlki, metnin ‘önce şiir’ olması, ikincisi ‘yapı’ bütünlüğü göstermesi. ‘Yapı’ derken kastım, ses ve anlam gibi iki temel öğeyi uyumluluk içinde bir arada taşımasıdır. Bu şiirin semiyotik birliğinin bir ‘yapı’ya dönüşmesi,‘yapı’ kurması önemli. Çünkü öbür metinler bir matristen yola çıkmalarına rağmen, matrisin okunmasını engelleyen dağınıktadırlar. “Senben” ise adından başlayarak Aşk’ı ısrarla bir yapıya dönüştürüyor. Bu şiirin matrisi Aşk. “Senben’in bitişik olarak yazılışı bedensel aşkı imlemektedir. Yazı ya da sözcükler düzleminde “Senben” biçiminde “bitişik” yazılarak bedensel bütünleşme gösterilmek istenmektedir. Belki bir üstokur olarak ben öyle algılamaktayım. Şairin niyeti başka olabilir. Ayrıca, hazzı içeren dizeler de dolaylı olarak cinselliği imlemektedir.
Birgül Güven Çatalbaş’ın şiir tanımı şöyle : “Şiir ruhun yansımasıdır.” Bu tanım doğrudur. Tinin yansıtılabilmesi için öne çıkan şiir dilidir. Şiir dili ritimli, yazınsal nitelikli dildir. Birgül Güven, “Senben”de bu dilin bilincinde görünüyor. Şiirinin yatay ve dikey kurgusunda, ‘çöl oldum’, ‘su oldum’, ‘sen oldum’ yinelemeleriyle ritmi kurmaktadır. ‘Kavdın’, ‘kavurdun’, ‘savurdun’, ‘sağdın’, ‘sağırdın’ gibi edim ve durum bildiren sözcüklerin sessel değerleri de şiire ritim sağlamaktadır.
Bu şiirin birbirine yaklaşan sözcükleri bütünsel bir imge kurmaktadır: Bütünsel imge Aşk’ı imlemektedir. Aynı zamanda, şiirde görülmeyen, ama bütünsel imgenin öne çıkardığı Aşk bu şiirin matrisi ve izleğidir.
Birgül Güven’in “Senben”i tek şiir. Bu tek şiirde gördüklerimi, algıladıklarımı göstermeye çalıştım. Daha nesnel bir yargıya ulaşabilmek için, şairin başka şiirlerini de okumak gerekiyor.
30 Ekim 2010, Mersin
Bu kısa yazıda geçen bazı kavramlar:
Yapı: Şiiri ses ve anlam olarak kuran uyumlu bütünlük.
Matris: Bir metne dönüşen sözcük ya da tümce. Bu şiirde Aşk,
Semiyotik birlik: Göstergelerin birliği. Sözcüklerin birliği.
İmge: Şiirin yüzey ve derin yapısına yansıyan dilsel şey:
“İmge, zihnin katkısız yaratısıdır. Bir mukayeseden değil,
ama az ya da çok uzak iki gerçekliğin birbirine yakınlaşmasından
doğabilir.” Pierre Reverdy.


emre gümüşdoğan 31-10-2010 12:15

Güzel bir seçim olmuş, hakkıyla.
Önce katılan tüm arkadaşları kutluyorum.
İlk üç dereceye giren;
1. Birgül Güven Çatalbaş'ı,
2. Ayfer Cengiz Bostancı'yı,
3. Salih Gözek'i tebrik ediyorum.
Arkadaşlarımız bu yarışmaya katılmakla yazın dünyasına, bir sonraki şiirlerinde bir öncekini aşma sözü vermişlerdir bir şekilde
İlgiyle izleyeceğiz ve başardıklarında sevineceğiz.

Seçiciler kurulu üyelerini kutluyorum.
Seçimleriyle ve raporlarıyla bir atölye çalışması, bir okul gibi katkı sunuyorlar şiirimze. Emekleri yadsınmaz. Teşekkür ediyorum.

Yarışmayı başarılı şekilde yürüttüğü için Ogün kaymak'ı tebrik ediyorum.

Şiirle, sevgiyle, dostlukla...

irfan mutluer 31-10-2010 13:49

Tüm katılımcıları ve dereceye giren arkadaşlarımızı kutluyorum. Seçiciler kurulunu da ayrıca kutluyorum, şiirimize olan katkıları tartışılmaz... Sevgiyle...

suece 31-10-2010 23:35

Birgül Güven Çatalbaş'ı, Ayfer Cengiz Bostancı'yı, Salih Gözek'i ve diğer katılımcıları kutluyorum.

Ayrıca, Ogün Hocama ve diğer seçiciler kurulu üyelerine teşekkür ederim...

ogün kaymak 01-11-2010 21:48

sayın Veysel Çolak'ın ekim ayının şiiri seçilen ürüne dair değerlendirmesi aşağıdadır, bu vesileyle biraz önce yaşadığım bir tatsızlığa da değinmek zorundayım..etkinliğe katılan ve ürünü 16 şiir içinde yer alan bir kardeşimiz; mailime enteresan bir ileti bırakarak, sıralamaya giremeyişinin yarattığı öfkeyi hem bana..hem de seçici arkadaşlara kusmuş ve rahatlamıştır.. kendisine yolu açık, şiiri bol olsun diyorum.. keşke..taşıdığı soyadına yakışan bir erdemle karşılayabilseydi bu etkinliği ve uzantılarını...


Tek şiirden yola çıkarak sağlıklı bir yargıya ulaşmak, her zaman doğru sonuca getiremeyebilir. Çünkü bazen bir şiirde yakalanan başarı, bir daha hiç gösterilemeyebilir. Böylesine tedirgin edici bir yanı var tek şiire ilişkin düşünmenin.
Bakıldığında görünen odur ki bazı şairler (!) istese de güzel şiir yazamaz hiçbir zaman. Bazıları da istese de çirkin (kötü) şiir yazamaz. Önemli olan, bu çirkin şiir yazamayacak şairi bulmak.
Onaltı şiiri bu düşüncelerle okudum. Söyleyeceklerim onaltı şiir için bağlayıcı olabilir, olsun.
Birinci seçilen Birgül Güven Çatalbaş'ın “Senben” adlı şiir; istese de çirkin şiir yazamayacak bir şairi işaretlemiyor. Kolay bir şiir. Geleneksel olanın kolay bir örneği. Bulunan bir sesin; daha doğrusu geleneksel sesin çağrıştırdığı sözcüklerle yazılmış. Bu nedenle bir müzikalite oluşturuyor ama bu bir orkestarasyona dönüşmüyor. Öne çıkartılmak istenen tema bireysel olanı kucaklamıyor; bu nedenle özeli ilgilendiren bir şiir, bir yakınma. Diğer örneklerde olduğu gibi bu şiir de; Türk şiirinin vardırıldığı düzeyin çok gerisinde. Bu şiirin ve bu şiir anlayışının öne çıkartılması, Türk şiirini indirgemek olur. Yazıya değil, söze dayalı olması da başka bir açmaz.

VEYSEL ÇOLAK

Hatice YÜCESOY 02-11-2010 19:53

Yarışmaya katılmak isterdim fakat nasip olmadı,nasıl katılacağımı tam olarak bilmediğim için.Umarım bu ayki yarışmaaya katılabilirirm.Kolaylıklar ve başarılar diliyorum.Bir yarışmada sorumluluk almak elbette zordur,sabır önemli herşeyde olduğu giibi.Üzücü tartışmalardan uzak emeğin karşılık bulduğu yazıların siteye kazanılması ve edebiyat severlere ulaşması güzel olur.Yarışmalar siteleri daha cazip kılıyor.Bolca ilhamlar.

ömür.ö 02-11-2010 20:04

valla derdimizin ***351;iir oldu***287;u bir ***246;***287;retimde neden b***246;yle ***351;eyler oluyor,,BENCE- ***351;iir g***246;nderenler--
iyi bir ***351;iir i***231;in gerekli olan ***351;eylerin neler oldu***287;unu ***246;***287;renmi***351;tir,,ele***351;tiriler ger***231;ek ve ac***305;d***305;r,, bizim daha ***231;ok ***351;iir okumaya daha ***231;ok yazmaya,, daha ***231;ok ***351;iir ***246;***287;renmeye ihtiyac***305;m***305;z oldu***287;u a***351;ikard***305;r,, UMARIM ***350;***304;***304;R YARI***350;MASI DEVAM EDER,, ***231;***252;nk***252; yar***305;***351;may***305; d***252;zenlemek ***231;ok zor ve me***351;akkatli,, OG***220;N BEY ve di***287;er g***246;revliler ,, bence yazmaya g***246;n***252;l verenler bir tutam ***351;iire yak***305;n olsun diye U***286;RA***350;MAKTADIRLAR....SAYGILAR...

ogün kaymak 02-11-2010 22:35

Değerlendirilmesini yaptığım on altı şiir arasında M. Mazhar ALPHAN'ın “Nasıl Olmalı”, Salih GÖZEK “Göçler ve Gidişler” ve Hüseyin Diktaş'ın “Su Meseli” adlı şiirlerinin öne çıktığı söylenebilir.
***
M. Mazhar Alphan bugüne kadar yaza geldiği şiiri yineliyor. Bu tutumunda ustalaştığı söylenebilir. Sözcük ekonomisi iyi. Bulduğu yapı sağlam. Yazıya olduğu kadar, söze dayalı bir şiir. Mistik bir çağ kırgını.
***
Salih Gözek, “Sözler ve Gidişler” adlı şiirinde coşkuyu yaslanıyor. Bu da onu, yazmaktan çok söylemeye yönlendiriyor. Attila İlhan'a yakın bir noktada tutuyor şiirini. Ses yapısı iyi. Yaşamla örtüşen, olgu ile olayları dil ile ilişkilendirmesi bakımından iyi. Yeniden, yeniden yazılmaya açık bir şiir. Bu da dokusal bir gevşeklik olarak çıkıyor ortaya. Öyküleme tekniğini kullanması başarılı.

***
Hüseyin Diktaş “Su Meseli” adlı şiirinde Doğu kültüründe yararlanmaya çalışıyor. Duyarlık olarak Bingöl, Batman, Diyarbakır; kısaca o bölgenin halk kültürü var şiir altyapısında. Görünmüyor olsa da denmezleri anlatımını duyumsatıyor. Bu bağlamda söze dayalı bir şiir denilebilir. Doğu mistisizminin dili de denilebilir. Son on beş yılda yazılan, geliştirilen bir şiir bu. Daha iyi örnekleri var, daha iyeleri yazıldı bu şiir anlayışının. Böyle olmasına karşın başarılı.

***



SONUÇ:

Salih Gözek, “Göçler ve Gidişler” şiiriyle BİRİNCİ
M. Mazhar Alphan “Nasıl Olmalı” Şiiriyle İKİNCİ
Hüseyin Diktaş “Su Meseli” adlı şiiriyle ÜÇÜNCÜ

biçiminde derecelendiriyorum.
Arz ederim.

Veysel ÇOLAK
Karşıyaka, 28 Ekim 2010

ogün kaymak 02-11-2010 22:45

Emel İrtem'in değerlendirmeye ait iletisidir

dikiş makinesi şiiri hoş. yazanın da yaşamışlığı var o belli...kadın dili ile yazılmış ve estetik çatlama yaratmıyor..dikiş makinesi, kırk yamalı hayat, küllü sular (burada küllü suları köpürten sabun demiş- ama kül sabun yerine kullanılırdı, bir bilgi yanlışı veya yanlış kullanım söz konusu) şiir doğrusu başladığı gibi güçlü bitmiyor..makine ile yola çıkmak güzel ama vardığımız yer noktasında biraz sorun yaşıyorum...lokumlar sardığımız / lokmansız urasalarla dizeleri de şiiri de manayı da zorluyor
mahcup hayal: bütünlüğü olan bir şiir..yeni bir şey yok ve bir şeyi yeni bir şekilde söylemiyor..özgün değil yani. ama kuvvetli bir şiir duygusuyla yazılmış..bu kişinin diğer şiirlerini de görmek lazım...elbette diğerleri için de geçerli bu dediğim..belki o zaman daha iyi bir sonuca ulaşılırdı.
belki kayıp sularda:
keşke biraz daha anlatılmış olsaymış.. daha bütünlüklü bir şey çıkarmış ortaya...çok güzel bir şiir olabilirmiş diye düşünüyorum...ama her nedense bıçak gibi kesmiş şiiri şair.
sen ben :
ilk okuyuşta cesurca yazılmış gibi algılamıştım..ama sonradan aslında yeni bir şey söylememesi ve öngörülebilir olanı demesi açısından hiç de o kadar cesurane olmadığını düşündüm. gene de güçlü bir şiir duygusu var ve inşallah çok genç bir şairin kalemidir bu diye umut ediyorum.
teni sudur: benim de yazdığım buna benzer bir iki şiirim var...sesin mananın önüne geçtiği ve hareketin de mananın da bu ses altında ezildiği şiirler.. ben yazarken bunu tasarlamıştım..şairin derdi de bu idiyse bir yarışmaya gönderilecek tek örnek açısından biraz riskli bir şiir olduğunu söylemeliyim. şiirin bilgiyle yazılan cinsinden...şair şiiri biliyor ve daha güzel şiirler ortaya çıkaracaktır, muhtemelen daha güzel şiirleri vardır da.
son noktada
1 ) DİKİŞ MAKİNASI : sadeliğe dayanan feminal bir dili denemesi açısından,
2) TENİ SUDUR : çalışılmış olmakla birlikte verdiği şiir duygusu ve hazzı açısından
3) SEN BEN : bütünlüğü olan kavranabilir ve mana katmanlarına olanak tanıması açısından seçtim


ogün kaymak 03-11-2010 09:59

ogün kaymak'ın değerlendirme notu:

SENBEN şiiri yapısal bütünlüğü olan bir şiir. Yapıyı önceleyen her şiir de olduğu gibi eksikleri ve açmazları da olan bir şiir, ama şiir.

Başlıktaki dizgi kayması anlamlı ve okuru da o anlama çekiyor. Aşk-haz-paylaşım(biz oluş) üçgeninin eğik kenarını eğreti yerleştirse de şiir ayakta durabiliyor.

Duraksamalarla ritmini bulan bir şiir B.G.Ç'nin ürünü. ''Sel oluverme, ruhun delirmesi'' gibi söylemlerdeki fazlalıklar şiiri yorsa da, kısa şiir olmasının, doğallıkla ve fazladan çalışmadan söylenmiş olması ise artısıydı. Terazide birinci geldi..

2.liği su meseli, 3.lüğü teni sudur başlıklı ürünlere verdim.

saygılarımla...

Ogün Kaymak

emre gümüşdoğan 04-11-2010 11:05

Seçiciler kuruluna teşekkürler. Değerlendirme raporları, şiirin ne olup ne olmadığını gösteren, ben yazdım oldu kadar, ben seçtim oldu mantığını da parçalayan, özenle hazırlanmışbir atölye çalışması gibi. "Şiirakademisi Ayın Şiiri" yarışmasınınamacı da buydu.

Seçiciler kurulunda görev alan arkadaşlara, hem kendi adıma hem Şiirakademisi adına bir kez daha teşekkür ediyorum.

Saygı, sevgi ve şiirle...

ogün kaymak 05-11-2010 10:56

seçiciler kurulundaki arkadaşlarım adına ben teşekkür ederim sevgili Emre..

bu tür etkinlikler ( özenle yarışma demiyorum ) gün şiirinin toplamına kısa da olsa, eleştirel bir bakış getirmesiyle değerlidir.. umarım katılanlar kadar katılmadan izleyenler de bu edime bir özeleştiriyle katılırlar ve şiire bir damla da olsa katkı üretiriz..

sevgiyle

ogün kaymak 10-11-2010 23:39

dereceye giren arkadaşlara ödülleri postalanmıştır..
saygılarımla


şu Anki Saat: 21:00

Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum