Şiir  Akademisi Forum

Şiir Akademisi Forum (http://www.siirakademisi.com/forum//index.php)
-   Yarışmalar - Konulu, Süreli Yazım Çalışmaları (http://www.siirakademisi.com/forum//forumdisplay.php?f=51)
-   -   2010 EKİM AYININ ŞİİRİ... (http://www.siirakademisi.com/forum//showthread.php?t=4928)

ogün kaymak 28-10-2010 08:39

veysel çolak ın değerlendirme yazısının girizgahı..bence önemlidir bu cümleler:
 
Sayın Ogün Kaymak'ın Dikkatine

DEĞERLENDİRME RAPORUDUR

I. İLKE:

Tarafıma ulaştırılan on altı şiiri birbirleriyle karşılaştırarak, az çok daha başarılı olanları belirledikten sonra; bu şiirleri Türk şiirinin vardırıldığı düzeyle yüzleştirerek; daha açık bir deyişle; bu şiirlerin Türk şiirinin içerisinde bir yerlerinin olup olmadığına bakarak, bir sonuç elde etmeye çalışacağım. Bu genel bakışın gerekli ve belirleyici olduğu düşüncesindeyim. Doğruya yakın bir değerlendirme yapabilmek de buna bağlı düxüncesindeyim.

II. KULLANILAN ÖLÇÜTLER:

Bir metni şiir kılan temel öğeler vardır. Bu öğelerden birinin eksikliği, o metnin özürlü kılar; o metnin şiir olarak tamamlanmamış olduğunu gösterir. Bu yaklaşım, bir şiirin bazı yerlerinin güzel olmasıyla yetinme anlayışına karşı çıkar. Bir şiir ya bütünüyle güzeldir, ya da ortada bir şiir yoktur.
Bir şiiri değerlendirirken biçim, biçem, yapı(teknik), imge, dil özeni, söz ve anlam sanatları, esin kaynağı, tartım, dizelerin yatay ve dikey gelişimi (kurgu), izlek, içerik (tema)... gibi bir metni şiir kılan temel öğeler us'a gelir. Şiir için vazgeçilmez olan bu öğe ve olanaklar doğru kullanılmışsa, şiirin ele geçirildiği düşünülebilir. Böylesi bir bakış açısıyla on altı şiiri değerlendirmeye çalıştım. Bu şiirlerin bir kopuşu içerdiği, yeni bir renk ürettikleri söylenemez. Her biri, öğrenilebilen şiir bilgileriyle yazılmış. Bu bağlamda bir yenilik getirmedikleri lrahatça söylenebilir. Değerlendirirmesini yaptığın on altı şiir arasında....

diye sürüyor değerlendirme yazısı sayın çolak'ın... değerlendirme yazılarının tamamını bütün seçicilerin iletileri bana ulaştıktan sonra paylaşacağım..

şiiriniz bol olsun...

ogün kaymak 29-10-2010 18:20

ayın şiiri etkinliği..
 
sevgideğer arkadaşlar, katılımcılar ve etkinliğimizi izleyenler...

ekim ayının şiiri etkinliğini, seçici kurulun ( sabit kemal bayıldıran, ahmet ada, veysel çolak, emel irtem ve ben ) belirlediği ilk 3 şiiri tarafıma bildirmesiyle sonuçlandırmış bulunuyoruz.

5 seçici üye katılımcı 16 üründen 7 tanesini farklı derecelerle değerlendirdi. ve burun farkı-foto finiş tarrzında bir netice belirdi. etkinliğin keyifli tarafı da bu tabii.. sonucun açıklanması.. ben bu açıklamayı bir süre geciktireceğim, gerçi ilk 3 e giren arkadaşlarıma durumlarını bildiren iletiyi gönderip ödül kitaplarını yollamak için adres bilgilerini istedim, ancak; seçiciler sadece 3 şiir hakkında değerlendirme bildirdiler.. şimdi kendi değerlendirmelerinde yer almadığı halde dereceye giren ürünler hakkında bir kısa yazı yzamaları gerekecek..

tüm bu bilgiler bana ulaştıkça sizlerle paylaşacağım.. önceden de belirttiğim üzere ilk 3 sıradaki arkadaşlara bu sene yitikülke de yayınladığım kitabım ''düş/görümlüğü''nü imzakayıp yollayacağım..birinci olan ürün ise seçicilerin değerlendirme notlarıyla birlikte bir edebiyat dergisinde yayınlanacak...

ödül olan şairince imzalanan kitap bundan sonraki aylarda şiirakademisi giriş sayfasında tanıtılacak ve kitap kapağı sergilenecek.. bu vesile ile kasım ayı etkinliğine ödül olarak kitabını vermek isteyen şair arkadaşlarımı da benimle irtibata geçmeleri için haberdar etmiş olayım..

sevgi ve selamlarımla..

ogün kaymak 31-10-2010 11:29

ekim ayının şiiri
 
1-Birgül Güven Çatalbaş - Senben

2-Ayfer Cengiz Bostancı - Dikiş Makinesi

3-Salih Gözek - Göçler ve Gidişler

birinci ürün hakkındaki kurul yorumlarından ikisi şu şekildedir:


Emel İrtem:

senben :
ilk okuyuşta cesurca yazılmış gibi algılamıştım..ama sonradan aslında yeni bir şey söylememesi ve öngörülebilir olanı demesi açısından hiç de o kadar cesurane olmadığını düşündüm. gene de güçlü bir şiir duygusu var ve inşallah çok genç bir şairin kalemidir bu diye umut ediyorum.



Ahmet Ada:


“Senben” şiiri için notlar
Ahmet Ada
İlk kez şiir seçici kurulunda bulunuyorum. 16 şiir geldi önüme, katılım ne kadardı, bilmiyorum. Ön elemeden geçen 16 şiir olmuş demek ki.
Birgül Güven Çatalbaş’ın “Senben” başlıklı şiiri söyleyişi, bütünlüğü, yapı özeni ile kendini okutan bir şiir. 16 şiir içinden “Senben”i işaret etmemin iki nedeni var: İlki, metnin ‘önce şiir’ olması, ikincisi ‘yapı’ bütünlüğü göstermesi. ‘Yapı’ derken kastım, ses ve anlam gibi iki temel öğeyi uyumluluk içinde bir arada taşımasıdır. Bu şiirin semiyotik birliğinin bir ‘yapı’ya dönüşmesi,‘yapı’ kurması önemli. Çünkü öbür metinler bir matristen yola çıkmalarına rağmen, matrisin okunmasını engelleyen dağınıktadırlar. “Senben” ise adından başlayarak Aşk’ı ısrarla bir yapıya dönüştürüyor. Bu şiirin matrisi Aşk. “Senben’in bitişik olarak yazılışı bedensel aşkı imlemektedir. Yazı ya da sözcükler düzleminde “Senben” biçiminde “bitişik” yazılarak bedensel bütünleşme gösterilmek istenmektedir. Belki bir üstokur olarak ben öyle algılamaktayım. Şairin niyeti başka olabilir. Ayrıca, hazzı içeren dizeler de dolaylı olarak cinselliği imlemektedir.
Birgül Güven Çatalbaş’ın şiir tanımı şöyle : “Şiir ruhun yansımasıdır.” Bu tanım doğrudur. Tinin yansıtılabilmesi için öne çıkan şiir dilidir. Şiir dili ritimli, yazınsal nitelikli dildir. Birgül Güven, “Senben”de bu dilin bilincinde görünüyor. Şiirinin yatay ve dikey kurgusunda, ‘çöl oldum’, ‘su oldum’, ‘sen oldum’ yinelemeleriyle ritmi kurmaktadır. ‘Kavdın’, ‘kavurdun’, ‘savurdun’, ‘sağdın’, ‘sağırdın’ gibi edim ve durum bildiren sözcüklerin sessel değerleri de şiire ritim sağlamaktadır.
Bu şiirin birbirine yaklaşan sözcükleri bütünsel bir imge kurmaktadır: Bütünsel imge Aşk’ı imlemektedir. Aynı zamanda, şiirde görülmeyen, ama bütünsel imgenin öne çıkardığı Aşk bu şiirin matrisi ve izleğidir.
Birgül Güven’in “Senben”i tek şiir. Bu tek şiirde gördüklerimi, algıladıklarımı göstermeye çalıştım. Daha nesnel bir yargıya ulaşabilmek için, şairin başka şiirlerini de okumak gerekiyor.
30 Ekim 2010, Mersin
Bu kısa yazıda geçen bazı kavramlar:
Yapı: Şiiri ses ve anlam olarak kuran uyumlu bütünlük.
Matris: Bir metne dönüşen sözcük ya da tümce. Bu şiirde Aşk,
Semiyotik birlik: Göstergelerin birliği. Sözcüklerin birliği.
İmge: Şiirin yüzey ve derin yapısına yansıyan dilsel şey:
“İmge, zihnin katkısız yaratısıdır. Bir mukayeseden değil,
ama az ya da çok uzak iki gerçekliğin birbirine yakınlaşmasından
doğabilir.” Pierre Reverdy.


emre gümüşdoğan 31-10-2010 12:15

Güzel bir seçim olmuş, hakkıyla.
Önce katılan tüm arkadaşları kutluyorum.
İlk üç dereceye giren;
1. Birgül Güven Çatalbaş'ı,
2. Ayfer Cengiz Bostancı'yı,
3. Salih Gözek'i tebrik ediyorum.
Arkadaşlarımız bu yarışmaya katılmakla yazın dünyasına, bir sonraki şiirlerinde bir öncekini aşma sözü vermişlerdir bir şekilde
İlgiyle izleyeceğiz ve başardıklarında sevineceğiz.

Seçiciler kurulu üyelerini kutluyorum.
Seçimleriyle ve raporlarıyla bir atölye çalışması, bir okul gibi katkı sunuyorlar şiirimze. Emekleri yadsınmaz. Teşekkür ediyorum.

Yarışmayı başarılı şekilde yürüttüğü için Ogün kaymak'ı tebrik ediyorum.

Şiirle, sevgiyle, dostlukla...

irfan mutluer 31-10-2010 13:49

Tüm katılımcıları ve dereceye giren arkadaşlarımızı kutluyorum. Seçiciler kurulunu da ayrıca kutluyorum, şiirimize olan katkıları tartışılmaz... Sevgiyle...

suece 31-10-2010 23:35

Birgül Güven Çatalbaş'ı, Ayfer Cengiz Bostancı'yı, Salih Gözek'i ve diğer katılımcıları kutluyorum.

Ayrıca, Ogün Hocama ve diğer seçiciler kurulu üyelerine teşekkür ederim...

ogün kaymak 01-11-2010 21:48

sayın Veysel Çolak'ın ekim ayının şiiri seçilen ürüne dair değerlendirmesi aşağıdadır, bu vesileyle biraz önce yaşadığım bir tatsızlığa da değinmek zorundayım..etkinliğe katılan ve ürünü 16 şiir içinde yer alan bir kardeşimiz; mailime enteresan bir ileti bırakarak, sıralamaya giremeyişinin yarattığı öfkeyi hem bana..hem de seçici arkadaşlara kusmuş ve rahatlamıştır.. kendisine yolu açık, şiiri bol olsun diyorum.. keşke..taşıdığı soyadına yakışan bir erdemle karşılayabilseydi bu etkinliği ve uzantılarını...


Tek şiirden yola çıkarak sağlıklı bir yargıya ulaşmak, her zaman doğru sonuca getiremeyebilir. Çünkü bazen bir şiirde yakalanan başarı, bir daha hiç gösterilemeyebilir. Böylesine tedirgin edici bir yanı var tek şiire ilişkin düşünmenin.
Bakıldığında görünen odur ki bazı şairler (!) istese de güzel şiir yazamaz hiçbir zaman. Bazıları da istese de çirkin (kötü) şiir yazamaz. Önemli olan, bu çirkin şiir yazamayacak şairi bulmak.
Onaltı şiiri bu düşüncelerle okudum. Söyleyeceklerim onaltı şiir için bağlayıcı olabilir, olsun.
Birinci seçilen Birgül Güven Çatalbaş'ın “Senben” adlı şiir; istese de çirkin şiir yazamayacak bir şairi işaretlemiyor. Kolay bir şiir. Geleneksel olanın kolay bir örneği. Bulunan bir sesin; daha doğrusu geleneksel sesin çağrıştırdığı sözcüklerle yazılmış. Bu nedenle bir müzikalite oluşturuyor ama bu bir orkestarasyona dönüşmüyor. Öne çıkartılmak istenen tema bireysel olanı kucaklamıyor; bu nedenle özeli ilgilendiren bir şiir, bir yakınma. Diğer örneklerde olduğu gibi bu şiir de; Türk şiirinin vardırıldığı düzeyin çok gerisinde. Bu şiirin ve bu şiir anlayışının öne çıkartılması, Türk şiirini indirgemek olur. Yazıya değil, söze dayalı olması da başka bir açmaz.

VEYSEL ÇOLAK

Hatice YÜCESOY 02-11-2010 19:53

Yarışmaya katılmak isterdim fakat nasip olmadı,nasıl katılacağımı tam olarak bilmediğim için.Umarım bu ayki yarışmaaya katılabilirirm.Kolaylıklar ve başarılar diliyorum.Bir yarışmada sorumluluk almak elbette zordur,sabır önemli herşeyde olduğu giibi.Üzücü tartışmalardan uzak emeğin karşılık bulduğu yazıların siteye kazanılması ve edebiyat severlere ulaşması güzel olur.Yarışmalar siteleri daha cazip kılıyor.Bolca ilhamlar.

ömür.ö 02-11-2010 20:04

valla derdimizin ***351;iir oldu***287;u bir ***246;***287;retimde neden b***246;yle ***351;eyler oluyor,,BENCE- ***351;iir g***246;nderenler--
iyi bir ***351;iir i***231;in gerekli olan ***351;eylerin neler oldu***287;unu ***246;***287;renmi***351;tir,,ele***351;tiriler ger***231;ek ve ac***305;d***305;r,, bizim daha ***231;ok ***351;iir okumaya daha ***231;ok yazmaya,, daha ***231;ok ***351;iir ***246;***287;renmeye ihtiyac***305;m***305;z oldu***287;u a***351;ikard***305;r,, UMARIM ***350;***304;***304;R YARI***350;MASI DEVAM EDER,, ***231;***252;nk***252; yar***305;***351;may***305; d***252;zenlemek ***231;ok zor ve me***351;akkatli,, OG***220;N BEY ve di***287;er g***246;revliler ,, bence yazmaya g***246;n***252;l verenler bir tutam ***351;iire yak***305;n olsun diye U***286;RA***350;MAKTADIRLAR....SAYGILAR...

ogün kaymak 02-11-2010 22:35

Değerlendirilmesini yaptığım on altı şiir arasında M. Mazhar ALPHAN'ın “Nasıl Olmalı”, Salih GÖZEK “Göçler ve Gidişler” ve Hüseyin Diktaş'ın “Su Meseli” adlı şiirlerinin öne çıktığı söylenebilir.
***
M. Mazhar Alphan bugüne kadar yaza geldiği şiiri yineliyor. Bu tutumunda ustalaştığı söylenebilir. Sözcük ekonomisi iyi. Bulduğu yapı sağlam. Yazıya olduğu kadar, söze dayalı bir şiir. Mistik bir çağ kırgını.
***
Salih Gözek, “Sözler ve Gidişler” adlı şiirinde coşkuyu yaslanıyor. Bu da onu, yazmaktan çok söylemeye yönlendiriyor. Attila İlhan'a yakın bir noktada tutuyor şiirini. Ses yapısı iyi. Yaşamla örtüşen, olgu ile olayları dil ile ilişkilendirmesi bakımından iyi. Yeniden, yeniden yazılmaya açık bir şiir. Bu da dokusal bir gevşeklik olarak çıkıyor ortaya. Öyküleme tekniğini kullanması başarılı.

***
Hüseyin Diktaş “Su Meseli” adlı şiirinde Doğu kültüründe yararlanmaya çalışıyor. Duyarlık olarak Bingöl, Batman, Diyarbakır; kısaca o bölgenin halk kültürü var şiir altyapısında. Görünmüyor olsa da denmezleri anlatımını duyumsatıyor. Bu bağlamda söze dayalı bir şiir denilebilir. Doğu mistisizminin dili de denilebilir. Son on beş yılda yazılan, geliştirilen bir şiir bu. Daha iyi örnekleri var, daha iyeleri yazıldı bu şiir anlayışının. Böyle olmasına karşın başarılı.

***



SONUÇ:

Salih Gözek, “Göçler ve Gidişler” şiiriyle BİRİNCİ
M. Mazhar Alphan “Nasıl Olmalı” Şiiriyle İKİNCİ
Hüseyin Diktaş “Su Meseli” adlı şiiriyle ÜÇÜNCÜ

biçiminde derecelendiriyorum.
Arz ederim.

Veysel ÇOLAK
Karşıyaka, 28 Ekim 2010


şu Anki Saat: 22:13

Powered by vBulletin
Şiir Akademisi Forum