PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ‘100 Ozan – 100 Şiir’ / M. Ş. ***079;NARAN


emre gümüşdoğan
26-01-2007, 13:12
‘100 Ozan – 100 Şiir’<?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" />

Mustafa Şerif ONARAN

Kimi ozanlar "20. Yüzyıl Türk Şiiri"nin 100 ozanı arasında yer almanın mutluluğu içinde kendini önemserken, unutulmuşluğa bırakılmak istenen kimi ozanlar da bunlara aldırmayarak, kendi kozasını örmeyi sürdüreceklerdir.

XX yüzyıl Türk şiiri deyince nasıl bir çerçeve çizmek gerekir? Güvenilir şiir seçkileri vardır. Şiir üzerine yoğun çalışmaları olanların düzenlediği seçkiler. Onlar inandıkları ilkelerden ödün vermezler. Bilirler ki ilkelerini gevşetecek olsalar seçkilerine güven duyulmaz.

Genellikle seçki düzenleyenler genç ozanlara gelmeye çekinirler. Güncel edebiyat ortamında adları geçse bile, çağdaş Türk Şiiri'nde nasıl bir yerleri olacaktır? Kişiliklerini bulmuşlar mıdır?

Türk şiirinin XX. yüzyıldaki geçmişi söz konusu olduğuna göre iz bırakmış olan değişik dönemlerdeki ozanları anımsamak gerekecektir. Kapsamı dar tutulan seçkilerde bile yüzlerce ozan vardır.

Her seçki düzenleyenin kendine göre bir ölçütü olabilir. İşin içine beğeni gibi öznel bir ölçüt girince genel kurallar biraz ertelenmiş olacaktır.

DEĞİŞİK ŞİİR SEÇKİLERİ

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Memet Fuat, Çağdaş Türk Şiiri[/B] seçkisini düzenlerken en son 1944 doğumlu Refik Durbaş'a kadar geldi. "Sonrası" için bir genel değerlendirme yazısında diyor ki:

" ... Daha sonrası için yapılması gereken eleme ve seçme çalışmalarının sorumluluğunu yüklenecek biri çıkmadı bugüne kadar. Yüklenir gibi görünenler de başarılı olamadılar anlaşılan. Bayağı yetenekli gençlerin öne çıkarılamadığı, bulunması gereken yerlere yerleştirilemediği bir gerçek" (<B style="mso-bidi-font-weight: normal">ÇAGDAŞ TÜRK ŞİİRİ ANTOLOJİSİ[/B], Adam Yayınları, Genişletilmiş 11. Basım, Eylül 2004) .

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">KURTULUŞTAN SONRAKİLER[/B]'i yayıma hazırlayan <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Orhan Burian[/B], ilk baskısı "<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Mütarekeden Sonrakiler[/B]" adıyla 1938'de basılmış olan bir ortak çalışmayı, 1946'da yeniden yayımladı. ilk baskıda <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Behçet Kemal Çağlar[/B] ve <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Haluk Şehsuvaroğlu[/B] ile birlikte hazılanan seçkide abartılmış yargılar vardı.

Orhan Burian KURTULUŞTAN SONRAKİLER'in sonuna "<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Nebula[/B]" diye bir bölüm ekledi.
"Yarının antolojileri baştan başa onlarındır" derken şiirin geleceğini gören bir birikim içindeydi. Gerçekten o "yıldız bulutu" içindeki parıltılar çağdaş şiirimizin önünü açan ozanlarla doluydu (<B style="mso-bidi-font-weight: normal">KURTULUŞTAN SONRAKİLER[/B], Şiir Antolojisi, Yapı Kredi Yayıncılık, 2003).

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Ataol Behramoğlu[/B] ozan duyarlığını değişik anlayıştaki şiirler için de kullandı. Şiire dar açıdan bakmadı. Özellikle 1940 Kuşağı Toplumcuları'nın da hakkını yemedi (<B style="mso-bidi-font-weight: normal">BÜYÜK TÜRK ŞİİRİ ANTOLOJİSİ[/B], Sosyal Yayınlar, Kasım 2001).

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Abdullah Ozkan[/B] ile <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Refik Durbaş[/B]'ın düzenlediği seçkide biraz daha hoşgörülü davranılarak 526 ozana yer verildi. (<B style="mso-bidi-font-weight: normal">CUMHURİYETTEN GÜNÜMÜZE TÜRK ŞİİRİ ANTOLOJİSİ[/B], Boyut Yayın Grubu, 1999)

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Mehmet Çetin[/B], sağ kesim ozanlarına da geniş yer verdiği seçkisinde bir denge kurmaya çalışarak, yaklaşık 450 ozanın 2000'e yakın şiirini değerlendirdi (<B style="mso-bidi-font-weight: normal">TANZİMATTAN GÜNÜMÜZE TÜRK ŞİİRİ ANTOLOJİSİ[/B], Akçağ Yayınları, 2002).

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Mehmet H. Doğan[/B]'ın düzenlediği şiir seçkisi, üzerinde en çok tartışma açılmasına karşın, güvenirliğini koruyan bir seçkidir (<B style="mso-bidi-font-weight: normal">YÜZYILlN TÜRK ŞİİRİ, 1900- 2000[/B], Yapı Kredi Yayıncılık, 2001).

Bu geniş kapsamlı seçkilerin dışında daha pek çok şiir seçkisi, düzenleyenlere duyulan güvenle, edebiyat ortamında varlığını kabul ettirmektedir.

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">100 OZAN [/B]
Çağdaş şiirimiz nasıl bir gelenekten besleniyor? Şiir dilinin gelişmesi, günümüze doğru, ne gibi oluşumların ortaya çıkmasını sağladı? Serbest şiire doğru dize anlayışında, imge düzeninde, söyleyiş özelliğinde ortaya çıkan değişimler nasıl oluştu?

Seçkiyi düzenleyenler çağdaş Türk şiirinin genel görünümüne değinirken bu gelişmeleri de yorumlamaya çalıştılar. Aşağı-yukarı birbiriyle örtüşen bu görüşler çağdaş şiirimizin değişik evrelerdeki durumunu anlamayı kolaylaştırmışlardır.

Bu çalışmalara biraz, ayrıntılı değinişimin nedeni, <B style="mso-bidi-font-weight: normal">"Türk Kültür, Sanat ve Edebiyatının Dışa Açılması"[/B] tasarısıyla ilgili "<B style="mso-bidi-font-weight: normal">20. Yüzyıl Türk Şiiri[/B]" kitabı üzerine düşündüklerimi söylemek içindir (<B style="mso-bidi-font-weight: normal">20. Yüzyıl Türk Şiiri, 100 ŞAİR-100 ŞİİR[/B], Kültür ve Turizm Bakanlığı 2006).

"20. Yüzyıl Türk Şiiri" söz konusu olun- i ca yüzlerce ozan içinden 100 ozan seçmek, bunun için de çağdaş şiir seçkilerinden yararlanmak kolay bir çalışma gibi görünebilir.

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">100 ŞAİR-100 ŞİİR[/B] seçkisinin danışmanlığını yapan 4 ozan var: <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Enis Batur, Haydar Ergülün, Mehmet Erdoğan, Hakan Arslanbenzer.[/B] Her ne kadar Erdoğan ile Arslanbenzer çağdaş şiirimizde pek tanınmış ozanlar değillerse de, şiirbilim üzerine sözü olan ozanlardır.

100 ŞAİR-100 ŞİİR seçkisinin çerçevesini çizen Mehmet Erdoğan, çağdaş şiirin akışını daha kolay izlemek için belli evreler üzerinde duruyor. <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Servet-i Fünun, Milli Edebiyat, Cumhuriyet Dönemi[/B] bu evrelerden başlıcaları.

Bu dört danışman şiir seçkilerinden yararlanmış görünseler de, alışılmış ozanları yinelemekle yetinmemiş, yeni arayışlara girişmişlerdir.

Şiir seçkileri düzenlenirken belli bir ozan sayısı ile sınırlandırmak gerekli değildir. Gene de 150-550 ozanın yer aldığı seçkilerde düzenleyenin beğeni düzeyi etkili olmaktadır. Kimi seçiciler daha katı kurallara bağlanmış, kimileri daha hoşgörülü davranmışlardır.

Hoşgörülü davranmak çıtayı alçak tutmak anlamına gelir. Çıta ne kadar alçak tutulursa dışarda kalan ozanlar seçkiye girmekte o kadar haklı görünür. Çünkü sıradan ozanlar çoğunluktadır.

Ama 100 ozan seçmek söz konusu olduğu zaman, kendini kabul ettirmemiş ozanlara yer verilirse, tartışmalar eksik olmaz.

ÇAĞDAŞ ŞİİRİN EVRELERİ

Ayrıntıya girmeden önce kimi ilkeler üzerinde durmak yararlıdır.

"<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Garip[/B]" ile "<B style="mso-bidi-font-weight: normal">İkinci Yeni[/B]" oluşumlarını biraz açmak gerekecek.

"<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Garip Olayı" Orhan Veli[/B] ile arkadaşlarının şiirindeki belli bir evreyi gösterir. Daha önce ölçülü-uyaklı şiirin en sağlam örneklerini vermiş olan bu üç ozan için "Garip Olayı" bir geçiş evresidir. Orhan Veli'nin "<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Gün Olur[/B]" şiiri, <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Oktay Rifat'ın "Anış", Melih Cevdet Anday'ın "Bir Ilkbahar Şiirine Başlangıç[/B]" şiirleri "<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Garip Dönemi[/B]" içinde yer alması gereken şiirler değildir. Bu üç ozan "Garip Dönemi"nden sonra şiirlerini çok değiştirdiler.

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Metin Eloğlu[/B] "Garip" içinde düşünülürken <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Can Yücel[/B] neden "<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Bireysel Şairler[/B]" arasında yer alıyor?

Kitapta bağımsız ozanların dışında "<B style="mso-bidi-font-weight: normal">60 Kuşağı[/B]" ile "<B style="mso-bidi-font-weight: normal">80 Kuşağı[/B]"na da yer verilmiş. Onlu yılların birikimi, içinde bulunulan koşullara göre biçim alabilir. Bu koşullar bir kuşak oluşumuna yol açmadığı gibi, daha önceki, daha sonraki ozanların etkinliği de aynı yıllarda iç içe geçmiş durumdadır.

"Kırk Kuşağı Toplumcuları"ndan söz açmak alışkanlık haline gelmiştir. Bu duruma açıklık getiren Ataol Behramoğlu diyor ki:

" ... Şiirlerini 1938 yılından sonra dönemin ilerici, toplumcu dergilerinde takma adla yayımlanmak üzere hapishaneden gönderen Nazım Hikmet'in toplumcu-gerçekçi doğrultusunda birleşen farklı kuşaklardan <B style="mso-bidi-font-weight: normal">İlhami Bekir Tez, Hasan İzzettin Dinamo, Rıfat İlgaz, Cahit Irgat, Niyazi Akıncıoğlu, A. Kadir, Abdülkadir Demirkan (Vedat Türkali), Ömer Faruk Toprak, Enver Gökçe, Mehmet Kemal, Arif , Damar (Barikat), Ahmed Arif[/B] vb. şairler Türkiye'nin ii. Dünya Savaşı'na girmediği, fakat toplumumuzun dünyadaki savaşla dahada ağırlaşan baskı ve yoksulluk koşullarını yaşadığı 1940'1ı yıllarda (ve kimileri 1950'lerde) yayımlanan şiirleriyle tema, biçim ve anlatım özellikleri bakımından her biri kendi özgünlükleriyle katkıda bulundukları 1940 Toplumcu Şairler Kuşağı'nı oluşturdular" (<B style="mso-bidi-font-weight: normal">BÜYÜK TÜRK ŞİİRİ ANTOLOJİSİ[/B], Geçen Yüzyıl Sonlarından Günümüze Çağdaş Türk Şiirinin Evreleri, Sosyal Yayınlar, 2001).

Oysa, "<B style="mso-bidi-font-weight: normal">100 ŞAİR-100 ŞİİR[/B]"de böyle bir toplumcu kuşaktan söz edilmediği gibi, <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Nazım Hikmet, Ahmed Arif, Arif Damar, Enver Gökçe, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Rıfat İlgaz [/B]gibi toplumcular<B style="mso-bidi-font-weight: normal"> "Bireysel Şairler" [/B]olarak gösteriliyor. Seçki 100 ozanla sınırlı olduğu için olsa gerek<B style="mso-bidi-font-weight: normal">, Hasan İzzettin Dinamo, Niyazi Akıncıoğlu, Cahit Irgat, A. Kadir, Fethi Giray, Mehmed Kemal, Şükran Kurdakul[/B] gibi toplumcu ozanlar "<B style="mso-bidi-font-weight: normal">Bireysel Şairler[/B]" arasında bile yer alamıyor.

Daha önemlisi, toplumcu şiirin 70'lerden sonra geçirdiği değişimde <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Metin Demirtaş, Ahmet Telli, Şükrü Erbaş[/B]'ın eksikliği belli oluyor.

<B style="mso-bidi-font-weight: normal">100 ŞİİRE SIĞMAYAN DAHA NELER VAR [/B]
<B style="mso-bidi-font-weight: normal">[/B]
Halk şiiri geleneğinin çağdaş şiirimizdeki ozanlarından <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Abdürrahim Karakoç[/B]'un 100 ozan arasına alınması iyi de, Aşık Veysel gibi bir ustanın unutulması iyi değil. Ölçü-uyak düzeni içinde halk şiirini yorumlayan <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Bekir Sıtkı Erdoğan[/B]'ın anımsanması gerekirdi. Halk şiiri geleneğine değişik tatlar kazandıran <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Yaşar Miraç[/B]'a önem verilmeliydi.

Kuşkusuz bütün bunlar "<B style="mso-bidi-font-weight: normal">20. YÜZYIL TÜRK ŞİİRİ" 100 OZAN-100 ŞİİR[/B] seçkisindeki danışmanların da bildiği şeyler. Ama 100 gibi belirli bir sayıya hangileri sıkıştırılsın! Benim söylediklerime öncelik tanınsa danışmanların önerdikleri dışarda kalacak.

Ancak "20. YÜZYIL TÜRK ŞİİRİ" denince <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Bedri Rahmi, Celal Sılay, Nahid Ulvi, Mustafa Seyit Sutüven, Ceyhun Atuf Kansu [/B]anımsanmazsa, dar bir beğeni çevresinde kalan 100 ozan Türk şiirinin tanıtımı için yeterli olmaz.

Danışmanların hepsi şiir üzerine özgün yorumlar getiren ozanlar. Yalnız <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Enis Batur[/B] ile <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Haydar Ergülen[/B] "100 OZAN" arasına girebilmiş. Adı daha az duyulsa bile, "100 OZAN" arasına girme onuruna erişen <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Sami Baydar, Kamil Eşfak Berki, Enis Akın[/B] gibi ozanlar var.

Ama şiire bunca emek veren <B style="mso-bidi-font-weight: normal">Sina Akşin, Salih Bolat, Veysel Çolak, Hüseyin Atabaş, Erdal Alova[/B] gibi daha niceleri "20. YUZYIL TÜRK ŞİİRİ'nde biz de varız" diye düşünmezler mi?

Böyle durumlarda sınırlı bir beğeniyi kırmak da yetmez. Asıl kırılması gereken anlayış; "<B style="mso-bidi-font-weight: normal">100 TEMEL ESER", "YUZ AKI 100 ESER" "100 OZAN-100 ŞİİR[/B]" gibi belli bir sayı içine sıkıştırılmış olan anlayışı değiştirmektir.

Kitabın hazırlanışına emeği geçen danışmanların yapabileceği özveri, kendilerini "100 OZAN" arasından çekmek olabilirdi. O zaman da onların eksikliği konuşulurdu.

Şiire bunca emek veren ozanların, sınırları belirtilmemiş seçkilerde yer almayışı bile tartışma konusu olurken; yüzlerce ozanın ilk 100 OZAN arasında yer almasına karar veren danışmanlar kurulu kim bilir nasıl bir sorumluluk altında kalmıştır!

Kimi ozanlar "20. Yüzyıl Türk Şiiri"nin 100 ozanı arasında yer almanın mutluluğu içinde kendini önemserken, unutulmuşluğa bırakılmak istenen kimi ozanlar da, bunlara aldırmayarak, kendi kozasını örmeyi sürdüreceklerdir.

Fazıl Hüsnü Dağlarca seçkilere başkaldıran, seçkilerin dışında yaşamak isteyen bir ozandır. Nice iyi ozan seçkilerin dışında yaşamanın onurunu taşımalıdır.


<I style="mso-bidi-font-style: normal">Bu sayfayla iletişim kurabilmeniz için dergilerinizi ve[/I]
<I style="mso-bidi-font-style: normal">kitaplarınızı aşağıdaki adrese gönderiniz.[/I]
MUSTAFA ŞERİF ONARAN
Hekimköy Sitesi 20. Sk. No: 8 06800 Ümitköy-Ank.
TeL.: (0312) 235 9111-236 23 46