PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kardeş/lik Şiirleri Güldestesi...


suece
24-04-2010, 13:46
Kardeşlik Acıları

Yıllar var ki sizleri düşünüyorum :
Yanan şehirlerim,
Düşmana ekmek veren tarlalarım
Teknelerim, ocaklarım, öğretmenlerim!
Ve sizleri :
Caddeler, tarlalar, fakülteler,
Nehir boyları, şehirler, ordular
Aşklarım, hünerlerim, sefaletlerim!
Ellerime ateş düştü
Yüreğime, gövdeme, kollarıma.
Biliyorum ey demokrasi!
Bütün şairlerin ölür
Barikatların susar
Ve yanar da limanların, iskelelerin
Zafer gülleri sensiz açmaz
Böyle bir macerada.
Kardeş, kardeş!
Alkış tutan ellerini kesmedim,
Tanklarımla tarhlarını ezmedim.
Ben kendi halimle müthiş kişi
Ben sevici sert ve delişmen...
Ve hürlük kardeşlik çırasını
Kendi hissemce götüren insan.
Biliyorum bu dünyada
Gökyüzü ve denizyüzü
Cümle çiçek ve cümle yemişler vardır
Biliyorum bu dünyada
Yalnız ve 'yalnız insanlar
Yani kardeşler vardır.'
Beni şehir şehir beni,
Beni köy kent beni
Beni usul, beni yolca götür
Kardeşlik treni!
Ağır yaralılar taşıyorum
İncinmesin kollarım, ayaklarım, ellerim
Işıltılı gündüzlere gitmeliyim
Acılar, darağaçları, kelepçe demirleri!
Bayram şenliklerine,
Demokrasi şenliklerine gitmeliyim
Uğruna şiir yazılan, döğüşülen, ölünen insanlar!
Yeter değil bana
Zaferlerin,
Yıllardır gece hücumlarına
Sokak savaşlarına katlandığım

Enver Gökçe

suece
27-04-2010, 14:40
Evrensel Kardeş

Tarar saçlarını
Örer anam
Bütün çocukların
Anası anam

Kucaklar babam
Şu koca dünyayı
Bütün çocukların
Babası babam

Çarpar yüreğim
Bütün göğüslerde
En uzak ülkenin
Komşusuyum ben

Haydi artık
Doğsun güneş
Batsın karanlık
Bütün çocukların
Kardeşiyim ben

Ali Yüce

suece
21-05-2010, 16:24
Alıcı Kuş

Vurur düşlerine ozanın
Güneş kızgınlığından birkaç ağustos
Birkaç ağaç
Yüksek ormanlar kuytusundan

Kardeşliğin alıcı kuşu
Kalkar konar

Köylü
Biçer ayrık otlarını ayırır başaklardan
Kalkar konar
Kardeşliğin alıcı kuşu

İşçi
Tutar ucundan en acar biçimlerin

Sürer
Bin başıboş atı bin cehennemi birden
Kardeşliğin alıcı kuşu
Kalkar konar

Duran el
Gitmeyen ayak
Bir göz ki
Arkasında bir ölü sesi
Döner durur
Kardeşliğin alıcı kuşu

Kalkar konar
Bir açık yürekten bir ötekine
Bir bugüne bir yarına
Alıcı kuşu kardeşliğin.

Arif Damar

suece
27-11-2010, 21:24
KARDEŞİM İNSAN


verdiklerini almadan susmayacak
biliyorum,
kudurdukça kuduracak
durmayacak!
gouguin tabloso kadar vahşi, ilkel
dönmezsek en başa
anımsayamazsak en eskiyi
tarih daha kırmızı akacak
bırak yastığın taş olsun
sonsuzluğu fısıldasın kulağına
‘öldüren insan’ olmadan önce
biz neydik sahi?
unuttururken hız her şeyi
gidemiyoruz madem aklımızdan
buzulları paramparça bu akıl denizinden
delirsek de kurtulsak
başımızın üstünde asılı duran perde
yoksulluğumuzu örtünüyoruz karanlık gizinle
dünyanın giderek soğuyor kalbi, soluyor gözleri
kardeşim insan, tablodaki karanlık vahşi.

Asuman SUSAM (http://www.siirakademisi.com/index.php?/site/sair_goster/1154)
mühür/mart-nisan 2008

suece
24-07-2011, 22:18
BİZ İKİMİZ İKİ KARDEŞ

(Bir Fotoğraf Altı İçin)

Ve biz geleceğiz bir gün, biz ikimiz
İki kardeş
Duracağız
Fotoğrafımızda durduğumuz gibi
Benim ellerimde kelepçe
Yüzümde yapay bir gülüş
(Kelepçeyi yadırgamanın gülüşü belki
İlk kez olduğu için
Sonra alıştım
Ve unuttum sonra kelepçeyi bileklerimde)

Senin yüzün
İçerde olmanın ve umudun arasında
Ve ilk yıllarında delikanlılığın
Gülüşü
Senin elinde sigara
O hiç sönmemiş gibi duran/
hemen her fotoğrafında
Ankara Adliyesinde/İkinci Ağır Ceza Mahkemesinin kapısında

Ve biz
Gene duracağız bir gün
(Böyle istiyorum öldüğüm zaman
Eğer bir cesedim olursa taşınacak)
Tabutumun önünde
Biz ikimiz
İki kardeş
Yanyana ve omuzomuza
Fotoğraflarımızın ardında ben
Sen önde
Yüzümüzden eksilmemiş olan gülüşümüzle

Ve bir gün geleceğiz biz, biz ikimiz
Kuytularında yurdumuzun
Gecelerinde
Yeni düşmüş yıldızlar gibi
Kentin kucağına ya da kıyılarına
Emeğin faizden ucuz olduğu canpazarına
Ya da vardiyasından dönen işçinin
Kuytu sokağına
Geleceğiz bir gün biz ikimiz

Ve biz geleceğiz bir gün, biz ikimiz
İki kardeş
Yanyana ve omuzomuza
Bileklerimizde
Kitaba ve düşünceye vurulu zincir
-le
Taşıdığımız
Kitabı, özgürlüğü ve umudu
Göklerinde
Alanlarında gibi yurdumuzun
Ilık nisan güneşini
İçerken yapraklar
Eriyen karın altından topraktan
İnce dal uçlarından ağaçların
Yürüyen kalabalığın içinden

Muzaffer İlhan Erdost (http://www.siirakademisi.com/index.php?/site/siir_goster/3723)

suece
16-10-2011, 20:47
Beni Hor Görme Kardeşim

Beni hor görme kardeşim
Sen altındın ben tunç muyum
Aynı vardan var olmuşuz
Sen gümüşsün ben saç mıyım

Ne var ise sende bende
Aynı varlık her bedende
Yarın mezara girende
Sen toksun da be aç mıyım

Kimi molla kimi derviş
Allah bize neler vermiş
Kimi arı çiçek dermiş
Sen balsın da ben cec miyim

Topraktandır cümle beden
Nefsini öldür ölmeden
Böyle emretmiş yaradan
Sen kalemsin ben uç muyum

Tabiata Veysel aşık
Topraktan olduk kardaşık
Aynı yolcuyuz yoldaşık
Sen yolcusun ben bac mıyım

Aşık Veysel Şatıroğlu

suece
26-10-2011, 22:07
AKREP GİBİSİN KARDEŞİM

Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!

NAZIM HİKMET RAN (http://www.siirakademisi.com/index.php?/site/sair_goster/587)

suece
23-11-2011, 23:16
ZENCİ KARDEŞİME

yağmur giderdi
karasını derinin
bu im'ine dost, bize düşman paratorluk değil!

ve yağmur siyaha kesti
yoğurt siyaha
peynir siyaha
tüm bulutları siyaha
çamur ton değiştirdi alelacele
sim'ledi, sip'ledi
lâkin gene de siklemedi

bir vakit sonra
nuh geldi
'G' mi? diye sordu
cümle hayvanat salladı böğürtüyle
kafasını, kuyruğunu, kıçını

nuh bir rengi, buladı bir sese
sesi kısıldı, rengi attı

renkten renge girdi nuh, sesten sese
hun oldu, nush oldu

köteksiz Ağrı'ya yollandı "'G' mi?"
yolculuk ağrılı oldu
içinden ve içten oldu
din değiştirdi gün değiştirdi
dinden güne, günden dine döndü
durdu, dinlendi

deniz çekildi
dağ kaldı
nuh ve cümle hayvanat bakakaldı

bir renk indi gemiden
çok ses oldu

soru
o dağ başında unutuldu

çokbin sene sonra
bir kendini bilmez
soruyu buldu
umuttu, damıttı, eritti
bileyledi, eğirdi
öksürdü, tıksırdı

soru
zenci kardeşim oldu

Reha Yünlüel
(http://www.siirakademisi.com/index.php?/site/sair_goster/710)

suece
17-01-2012, 23:10
KARDEŞİM KEDER

kaçıncı kardeşinde keder
belli ki en çok seni severdi
bungun anlarında bir dakika
ayrılmazdı bu yüzden
ıssız sokaklarda yanından

solgun bir erguvan mıydı
özenli taşıdığın yüzünde
dinmeyen yağmurlarda
sırılsıklam sığınan gözlerine

erguvan ya da menekşe
ne değişir her ikisi de
kara yaralı bir yüreğin
avlusunda sana açıyorsa

sulayıp içindeki hüznü
acıları besleyen gürler
iz bırakmadan geçebilir mi
sen her mevsim sürekli
göğü kapalı bir evdeyken

Bedrettin Aykın (http://www.siirakademisi.com/index.php?/site/sair_goster/972)
Güzel Yazılar Temmuz-Ağustos 2001