PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : ATATÜRK ŞİİRLERİ


Hale Oyal
19-08-2006, 13:21
Yurdumuzun ve ulusumuzun kurtarıcısı,Cumhuriyetimizin kurucusu,Kurtuluş Savaşımızın yiğit önderi GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'e ithaf edilmiştir.


Hale OYAL- 19 Mayıs 2003-İstanbul





BAŞKOMUTAN DESTANI





1


Yıl 1918,Ekim'in otuzuydu


Mondros'ta bir gemide,bir kumpanya kuruldu


Naçar bir vatan içinde bu mazlum ulus


Dünya egemenlerince tam kalbinden vuruldu.





2


Üç kıtada savaşmış,yenilmemişti ama


Yenik sayıldı o gün İTİLAF tarafından


Akbabalar misali, parsa almak uğruna


Çullandılar üstüne amansızca dört yandan





3


Bunun adı işgaldi...zulüm,kan ve işkence


Vatan,millet,ırz,namus düşmüştü tehlikeye


Bir zamanlar kapımızı ürkek ürkek çalanlar


Öç alırlarmış gibi daldılar ülkemize.





4





Köyler ve kasabalar birer birer düşerken


Gizli gizli,kuytularda toplandı KUVVACILAR;


Çıkarıldı sandıklardan,sırtlandı filintalar


Kuşanıldı çapraz fişek,başlarında KALPAKLAR





5





KUVAYİ MİLLİYE 'ydi onlara yakışan nam


Vatanın haykıran sesi oldular tepelerde


Direndiler Aydın'da,Akhisar'da ,Ege'de


Efeler paşa oldu,köylülerse piyade.





6





16 Mayıs gecesi,İstanbul limanından


Cesur BANDIRMA gemisi sessizce çıktı yola


Yolcusu çok kıymetli,hazine değerinde


İSTİKLAL ve HÜRRİYET'i taşıyordu ruhunda.





7





Üç gün sonra ,SAMSUN'da değişti kaderimiz


Kalpağı ,çizmesiyle olmuştu ümidimiz


Gür ,çatık kaşlarıyla ufka doğru bakarken,


Ağzından çıkan sözler...demirden irademiz.





8





Adı Mustafa KEMAL ,Başkomutan,yolu zor


Göğsünün sol tarafı,ateşten bir avuç kor


"Milletim! kendini yine sen kurtar" diyor


"Bilesin ki bu işin bedeli hem ağırdır, hem de zor.





9





"Karşındaki düşmanı iyice tanı,aldanma!


Birliğini bozup ta sakın ha,düşme dara


El birliğiyle bu işi kotarırız üzülme.


Neyin varsa koy ortaya,inan bana, dayan ha!"





10





Erzurum'da Milli Ant olurken anayasa


Gürledi tekmil ulus: " Ya İstiklal, ya ölüm!"


Girişti bu kavgaya dişiyle,tırnağıyla


Çekip aldı pençelerden vatanı bölüm bölüm.





11





Kurtuluş Kavgası bu..söylemesi çok kolay


Malzemesi et ve kan...vuruşması pek yaman.


Kılıç çıplak bir demir,tüfek bir uzun namlu,


Sapında ŞEREFİMİZ, ucunda İSTİKLAL var.





12





İNÖNÜ, SAKARYA'da savaştı o yürekler


Bir tek günde geçildi geçilmez denen teller


Koşuyordu ayağında çarıkları MEMET'ler


Her yanları al kan olmuş,ellerinde tüfekler...





13





9 Eylül '22 Kavganın bitiş günü


Başkomutan haykırdı:" Burda noktaladık dünü


Dünya dünya oldukça böyle savaş göremez,


Anlamayan anlasın bu ulusun gücünü! "





14





Düşman yurttan atılmış, vatan kurtulmuştu ya


Artık daha zor bir savaş başlıyordu aslında


Kuruldu Cumhuriyet kavgadan hemen sonra


Cumhurbaşkanlığı da yine Başkomutan'da.





15





Tam 15 yıl yaşadı bu ulus ATA'sıyla


Öğünüp çalışarak yüceltti nesi varsa.


" Bağımsız bir vatanda özgür,mutlu,umutlu


yaşamak ne güzel şey" diyordu "onuruyla."





16





Dirildi,güzelleşti,çağdaşlaştıTÜRKİYE


Devrimlerle güçlendi,yenilendi TÜRKİYE


Başkomutanulus'unaöğrettiulusa llığı


O'na ATATÜRK adını layık gördü TÜRKİYE .





17





Bağımsızlığın,Özgürlüğün bayrağıydı ATATÜRK


Çalışmanın,başarmanın inancıydı ATATÜRK


Ulus olma bilincinin,vatan topraklarının


Rüzgarı,havası,suyu,nefesiydi ATATÜRK .





18





'38 Kasım'ıydı ...Ulus sarsıldı yasla


ATA'sını uğurladı ağlayarak sonsuzluğa


" BAĞIMSIZLIK ve ÖZGÜRLÜK KARAKTERİMDİR" diyen


Yenilmez Başkomutan yenildi hastalığa.





19





Şimdi biz , ANITTEPE'de O'nunla bir bütünüz


Attığımız her adımda odur bizim gücümüz.


İSTİKLAL ve CUMHURİYET emanetidir bize


VATANIMIZ, BAYRAĞIMIZ,İNANCIMIZ ...ATATÜRK.





Hale Oyal











Edited by: Hale Oyal

Hale Oyal
20-08-2006, 11:12
ATATÜRK KURTULUŞ SAVAŞINDA (1950 )





XII





Sana borçluyuz ta derinden!


Çünkü yurdumuzu sen kurtardın,


Hasta,yorgun düşmüştük,


Yaralarımızı iyice sardın.





Yiğittin,inanç doluydun,yapıcıydın,


Sanatkardın,denizler kadar engin;


Kimsenin görmediğini görürdü


Sevgiyle bakan gözlerin.





Dedin ki: Bu millet,bu büyük millet


Yüzyıllar boyunca geri kalmış;


Bu yurt,bu güzel yurt,bizim yurdumuz


Her yanından yaralar almış.





Dedin ki: Bir güzel savaşmalı


Kurmak için yeniden;


Bilgiyle,inançla,çoşkunlukla


" Övün, çalış,güven! "





Sana borçluyuz ta derinden


Işığısın bu yurdun.


Dilimizi,ulusallığımızı öğrettin bize,


Çünkü Cumhuriyetimizi sen kurdun.





Özgürlüğü sen yaydın içimize,


Halkçıyız dedin halk içinden,


İnançla hür yetiştirdin bizi,


Borçluyuz sana ta derinden!





Devrimlerle yüceltti,çok yüceltti,


Bu milleti temiz ellerin.


Sana borçluyuz ta derinden


En büyüğü Mustafa Kemallerin!





XIII





Davullar zurnalar döğende


Biz seni hatırlarız.





Binip trene gezende


Biz seni hatırlarız!





Önce adını öğrenir çocuklarımız!


Eli kalem tutup yazanda.





Binler yaşa,yurdumuza hizmeti büyük!


Kemal Paşa! Ölümsüz insan! Şanlı ATATÜRK !





Cahit KÜLEBİ

Hale Oyal
20-08-2006, 11:31
MUSTAFA KEMAL ATEŞİ





9 Eylülde düşmanı


Denize döker gibi


Dikmen sırtlarında yeniden


Bir şafak söker gibi


Yak ,Mustafa Kemal ateşini


Yak,yeşersin bu stepler


Yak,aydınlansın karanlıklar!





Yeter,Ortaçağa teslim olduğu


Yeter,uyuduğu toprakların


Taş devrini yaşayan insanların


Horgörüldüğü,sömürüldüğü


Yeter, hükmettiği karanlıkların!





Yeter,öz vatanımızda


Vatansızlar gibi


Boynumuz bükük...


Yeter,öz toprağımızda


Sürgünmüşüz gibi


Başlarımız eğik!





En gür kahkahalarda bile


Tepeden tırnağa mutsuz


En kahpe oyunlar içinde


Bölünmüş,güvensiz,umutsuz!





Yak, Mustafa Kemal ateşini


Gönüllerimizin en yücesinde


Ya Kocatepe'de, ya Dikmen sırtlarında


Yarat Dumlupınar'ın bir eşini...





Karanlığında kırk bin Türk köyünün


Yak,Mustafa Kemal ateşini!


Yepyeni 19 Mayıs'lar için


Yak ,en güzel Türkiye için


Yak, susayan gönüllerimizde


Tüm kavgalara ve aşka bedel


Yak, Mustafa Kemal ateşini!...





Şinasi ÖZDENOĞLU

suece
28-09-2006, 00:21
Atatürk'ü Duymak
Ulu rüzgarlar esmedikçe
Yaşamak uyumak gibi.
Kişi ne zaman dinç
Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.

Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?
Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik,
Ekmek olmak icin önce
Buğday olmak gibi.

Silinir sözlüklerden sen hatıra geldikçe
Cılız sözler: usanmak, yorulmak, durmak gibi.
Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene,
Bir ışık-kaynak gibi.

En yakınlar zamanla fersahlarca uzak gibi;
Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz
Daha da yakınsın, daha da sıcak.
Bıraktığın toprak gibi.

Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz:
Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi.
Ancak senin havanda sağlıklar, esenlikler;
Olmaya devlet cihanda Atatürk'ü duymak gibi.
Behçet Necatigil

suece
01-11-2006, 00:10
Mustafa Kemal
Bir gemi yanaştı Samsun'a sabaha karşı
Sel'am durdu kayığı, çaparı, takası
Selam durdu tayfası.
Bir duman tüterdi bu geminin bacasından, bir duman
Duman değildi bu!
Memleketin uçup giden kaygılarıydı.

Samsun limanına bu gemiden atılan
Demir değil!
Sarılan anayurda
Kemal Paşanın kollarıydı.

Selâm vererek Anadolu çocuklarına
Çıkarken yüce komutan
Karadeniz'in halini bir görmeliydi.
Kalkıp ayağa ardı sıra baktı dalgalar
Kalktı takalar,
İzin verseydi Kemal Paşa
Ardından gürleyip giderlerdi
Erzurum'a kadar.
Cahit Külebi

suece
10-11-2006, 18:23
Mustafa Kemal
dağ başını efkâr almış
gümüş dere durmaz ağlar
gözyaşından kana kesmiş gözlerim
ben ağlarım çayır ağlar çimen ağlar
ağlar ağlar cihan ağlar
mızıkalar iniler ırlam ırlam dövülür
altmış üç ilimiz altmış üç yetim
yıllar gelir geçer kuşlar gelir geçer
her geçen seni bizden parça parça götürür
mustafa'm mustafa kemal'im

diz dövdüm
gözlerim şavkı aktı sakarya'nın suyuna
sakarya'nın suları nâmın söyleşir
hemşehrim sakarya öksüz sakarya
ankara'dan uçan kuşlar
kemal'im der günler günü çağrışır
kahrolur bulutlara karışır
gök bulut yaşmak bulut
uca dağlar dev boyunlu morca dağlar
divan durmuş bekleşir
mustafa'm mustafa kemal'im

nasıl böyle varıp geldin hoşgeldin
çıngı kaymış yalazlanmış gözlerin
şol yüzünde güneş südü sıcaklık
ellerinden öperim mustafa kemal
senin dalın yaprağın biz senin fidanların
biz bunları yapmadık
sen elbette bilirsin bilirsin mustafa kemal
elsiz ayaksız bir yeşil yılan
yaptıklarını yıkıyorlar mustafa kemal
hani bir vakitler kubilay'ı kestiler
çün buyurdun kesenleri astılar
sen uyudun asılanlar dirildi
mustafa'm mustafa kemal'im


karalar kuşanmış karadeniz akmam diyor
dokunmayın ağlamaktan bıkmam diyor
bu gece kıyamet gecesi bu vapur bandırma vapuru
yattığı yer nur olsun mustafa kemal
ben ölümden korkmam diyor
korkmam diyen dilleri toz oldu toprak oldu
değirmen döndü dolandı yıllar oldu
bir kusur işledik bağışlar mı kimbilir
o bize öğretmedi kazan kaldırmasını
günahı vebali öğretenin boynuna
erdirip oldurana ana avrat sövmesini
yüreğim kırıldı kanım kurudu
var git karadeniz var git başımdan
mızıka çalındı düğün mü sandın
bir yol koyup gideni gelir mi sandın
mustafa'm mustafa kemal'im

ankara'nın taşına bak
tut ki baktım uzar gider efkârım
çayır ağlar çimen ağlar ben ağlarım
gözlerimin yaşına bak
ankara kalesi'nde rasattepe'de
bir akça şahan gezer dolanır
yaşın yaşın mezarını aranır
şu dünyanın işine bak
mustafa'm mustafa kemal'im
Attila İlhan

suece
06-12-2006, 22:07
Gazi Mustafa Kemal Atatürk


Türk, öğün, çalış, güven! demiş a,
Şimdilerde çalışan parasız, pulsuz
Çalışıyor paralıya,
Güvenen varsa, parasına güveniyor,
Üstyanı, öğün babam öğün!
Dövün babam dövün!


Can Yücel

Vela
15-03-2007, 00:57
MUSTAFA KEMAL'İN KAĞNISI


Yediyordu Elif kağnısını,
Kara geceden geceden.
Sankim elif elif uzuyordu, inceliyordu,
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar,
İnliyordu dağın ardı, yasla,
Her bir heceden heceden.



Mustafa Kemal'in kağnısı derdi, kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifçik,
Nam salmıştı asker içinde.
Bu kez yine herkesten evvel almıştı yükünü,
Doğrulmuştu yola önceden önceden.


Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar,
Kocabaş, çok ihtiyardı, çok zayıftı,
Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanı sıra,
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Hafifletir, inceden inceden.


İriydi Elif, kuvvetliydi kağnı başında
Elma elmaydı yanakları üzüm üzümdü gözleri,
Kınalı ellerinden rüzgâr geçerdi, daim;
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.
Alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti,
Niceden, niceden.


Durdu birdenbire Kocabaş, ova bayır durdu,
Nazar mı değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok. Dahha dedi, gitmez,
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacır gucur
Nasıl dururdu Mustafa Kemal'in kağnısı.
Kahroldu Elifçik, düşünceden düşünceden
Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni.
Geçer götürür ana, çocuk, mermisini askerciğin,
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
Bak hele üzerinden ses seda uzaklaşır,
Düşerim gerilere, iyceden iyceden.



Kocabaş yığıldı çamura,
Büyüdü gözleri, büyüdü yürek kadar,
Örtüldü gözleri örtüldü hep.
Kalır mı Mustafa Kemal'in kağnısı, bacım,
Kocabaşın yerine koştu kendini Elifçik,
Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden.


Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

suece
13-07-2008, 21:13
ATATÜRK


Yapraklar dökülür kasımlarda,
Yeller uğuldar vadilerde, ne çıkar,
Bir özgürlüksün çağlara en güzelinden,
Sen bayrak bayrak fikirsin,
Ölüşün diriliştir yeniden.
Başak saçlarında Anadolu'm,
Gözlerinde yurdumun denizleri,
Sen yarınlara uzanmış ışık,
Savaşta kartal, barışta defne çelengi,
Sen sonu yenmiş zamansın.
Sende çarpar, sende düşünür Türkiye'm,
Sende büyür kucaklar,
Ulusun beyni, toprağın yüreği,
Kemal Paşam, Atatürk'üm !
Sen mayıslarda doğan güneş,
Evrenimin sabahı, damarımın kanı,
Sen mavilerde yeşeren yapraksın,
Bir yolsun sevgi, sevgi
Sen her mevsimde açan baharsın!


M. Güner Demiray

Tayyibeatay
15-07-2008, 03:19
Atatürk Ağacı

bir ağacım var bahçemde
yeşil yapraklı, kocaman...
hiç solmaz yaz güneşinde
kış yelinde
meyvelerini toplarım her <NOBR>zaman</NOBR>...

bir ağacım bahçemde
adını, gelin! .. beraber koyalım
al güneşler doğsun üstüne
büyüsün ağacımız...
bir dalına ben konayım, bir dalına kuşlar....

kuşlar dediğim evren ne ki! ...

bir ağacım var bahçemde
altı
anadolu toprağı
şirvan kilimi
izmir denizi
erzurum yaylası
sivas düşüncesi
üstüne uzanırım...

bir ağacım var bahçemde:
adına ATATÜRK AĞACI diyorum
dalları evreni sarıyor...
çiçeklerinin kokusunu içime dolduruyorum
acı estikçe rüzgar altına saklanıyorum
koruyor beni dallarıyla, ısınıyorum...

acı estikçe rüzgar!
ATATÜRK giyiniyorum

suece
29-09-2008, 00:05
Atatürk'e Mektup


Atam, hala yaşıyorsak:
Edepsizlik sayesinde!
Memleketi soruyorsan:
Politika dehlizinde!
İktidarlar senden sonra,
Devrimlerin tavizinde!
Anlatayım halimizi
Kalemime izin ver de!
Yobazlarla gericiler:
Onlar bizden daha zinde!
"Atam, Atam" derler ama,
Bir adınız var sizin de!...
Halkçılıkla devletçilik:
Anlatamam, çok hazin de....
Çoktan beri sahtecilik,
Ağır çeker her vezinde!
Tek umut var, o da yalnız,
Amerikan dövizinde!


Sorma Atam halimizi,
Hal mi kaldı anlatacak...
İşte geldik dizindeyiz!
Yata yata çok yorulduk,
Tatil yaptık, izindeyiz!


Sanayide henüz daha;
Cafer için gerek diye,
Amerikan bezindeyiz!
Geçeceğiz Avrupa'yı,
Ama şimdi izindeyiz!


Hocamız var, hacımız var,
Uçan kuşa borcumuz var,
Eloğlunun ağzındayız!
Ama bizi zor bulurlar,
Bahar, yaz, kış, izindeyiz!


Evet, doğru söylemişsin:
"Türk milleti çalışkandır"
Biz de senin tezindeyiz!
Dinlenmekten yorulduk da,
Onun için izindeyiz!


Zinde kuvvet diye söz var,
Kimse bilmez adresini.
Ah izindeyiz, vah izindeyiz!
Bu gün değil, bu yıl değil,
Çoktan beri izindeyiz!


Atam, öyle ilerledik,
Şimdi görsen tanımazsın:
Amerikan tarzındayız!
Arasan da bulamazsın,
Otuz yıldır izindeyiz!


Aziz Nesin