PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Küçük Yalnızlığım


vahdettinyılmaz
29-04-2009, 22:44
Yine İnsan Ve Küçük Yalnızlığım


Sırlarımızı saklamak için ne kadar sıkarsak ,sırlar dikişlerinden bir o kadar yırtılır.Patlayan her dikiş insanın kendisiyle yüzleşmesine açılan itiraf penceresi olur.Sır olanın güzelliği de artık sırın,sır olmamaya meyil verdiği bu ince dikiş aralarından merak ışıklarının dolmaya başlamasıyla belirginleşir.İçimize uyum sağlaması için yıllarca beklediğimiz ama ömrümüze batıp durması bir türlü sonlanmayan bu sır söküklerinin penceresinden şöyle bir nefeslenen ve başını kaldırıp bakarken hayata dağılıp özgürleşeceğine mi yoksa bu hayatı garipseyip içimize döneceğine mi karar verme gücünü belirleyen ise yüzleşmemizdeki dürüstlüğün kemikli gücüdür.İçinin kilitlerini kırıp yalnızlığa saldığı sırlarıyla yüzleşen,geçmişiyle geleceğinin bileşkesi olan varlığını o anda kendinden bölünen ve içten bir yüzleşmenin ahlakıyla kuşanmış iki insana dönüştürebilmeli kendini bir insan.O zaman ikiye bölünen varlığımızdan tereddütsüz bir karar beklendiğini düşünmek yabana atılmayacak bir önsezi olmaz mı?

İçimizin mülayime ermeyen inciticileri, ikileşen varlığımızın sadece birine mi dönecek, her ikisine de üleştirecek miyiz, birine az ötekine çok orantısızlığını mı kuracağız, yoksa her miktardaki varlığımızdan uçup gitmesine mi göz yumacağız? Yüzleşmek için kurduğumuz soruların zorluğu hayatın sertliğini alternatiflere açan yeni bir yol neden olmasın? İkiye böldüğümüz varlık durumumuzdan birine veya her ikisine girmeden bizden tamamen tezen yüzleşeceklerimiz, başımıza gelebilecek kronik bir felaket de olabilir.Hayata başka bir yol da birikip içimizdeki sırrı varlığımızdan daha dürüst kılabilir.Arsızlaşmamış bütünümüzden yüzleşeceğimiz arlı ikili varlığımızı nasıl oluşturabiliriz ki? Bir yanlıştan iki doğru çıkar mı?Sırrı, bütününden daha onurlu olunca kaç parçaya bölünürse bölünsün kendisiyle yüzleşmeyecek,içinin mayasal bütününü aşmış bir sırrı olduğunu görebilir mi insan?Yüzleşerek bir arınma devrimi gerçekleştirmeyi başaramayan insanı bekleyen kendinden klonlanmış arsız iki ben kalışı veya veya yekpare bir arsızlığa dönüşü olacaktır.

Umutsuz olmamayı kaçınılmaz kılmak gerekiyorsa, yüzleşmeyi bekleyen içimiz ülkesinin sır konuklarını yüzleşmeye olan niyetimize inandırmak zorunludur.Neresinden bakarsak bakalım doğruların rehin karşılığı olan kısa bir yaşama işaret edebilir bu durum.Yaşı ilerledikçe ömrünün kıymet kaygısına düşen insan, hissettiği bu paradoksun aslında ona erken ölüm çağrısı olduğunu daha önceden duyabilmeli.Hayatın onura bölüneceği bir yerde duyu yetersizliğinin kemaline eren bir ömrün, yüzleşmenin terazilerine hile karıştırmayacağı nasıl garantilenebilir? İçimizin sırlara dar gelen kokusu, huzurumuzu bulandıran ahlak çağrısı değil mi gençliğimizin?

İnsan, sırlarıyla yüzleşebilir.Ahlakla beslenen sırlar, kaça bölünürse bölünsün her yüzleşmeden yeni bir insan yaratabilir.Yüzleşmeyi beceremeyen insan, yüreksiz bir dünya için çizilmiş acı modelidir.Yazının sonunda da olsa itiraf ediyorum ki kaç parçaya ayrılırsak ayrılalım yüzleşemeyeceğimiz tek acı yüreğimizin kendisidir yinede.Beni küçük yalnızlığıma bağladığı sürece bu acıyı sevmeyi düşünüyorum.


Vahdettin Yılmaz

sema
30-04-2009, 15:36
:)Aklımdan geçenleri, onlar hakkındaki düşüncelerimi çoğunlukla karşımdakilere söylememi engelleyen kurallar tarafından kuşatıldığımı anladığımda (gençken olmalı), dehşete kapılmış olmalıyım ki, bunları aşma konusunda bayağı aşırıya kaçan dürüstlük kılıcıyla etrafımı kanattım. Düşüncelerin dışa akması için bu savaşı vermeme karşın, kendimi hedef almasını uzun süre reddetmiştim. Bu ikiyüzlülük, biraz aptallık değil miydi? Önce insanın kendi hakkında bir fikri olması gerekmez miydi? Herşeye fikir yürütürken hem de...

Fakat şimdi, bu konuda bir şöyle avuntu buluyorum. Kendimi kolayca affedebiliyordum. Ama etraftakileri asla... -bence tüm aykırı özellikleri için, ceza çekmeleri ve hadlerini bir şekilde bilmeleri gerekiyordu - İnsan hesaplaşmaya gelince, kendini dev, karşısındakini fare görüyor. Ta ki, olgunlukla ve de tokat gibi patlayan olaylar sonunda, her şey terse dönünceye kadar.

(yazdıklarınızı okuyunca yazmak istedim, silebilirsiniz.)

vahdettinyılmaz
30-04-2009, 20:40
Sayfama uğradığınız için size teşekkür ediyorum.

Yazdıklarınızı neden sileyim ?

İnsanlar bana dokununca 'pardon' demelerinden rahatsız oluyorum.

Lütfen rahat olunuz!

Selamlar,sevgiler.