PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Habibe E. Ağaçdelen


Habibe
11-02-2009, 22:50
EFENDİM…



Ezip geçerken rüzgar yüzümdeki hüzünleri, Asar bir başka bakıyor arkamdan.
İçime solurken serin/derin köyümün havasını, yavaşça bıraktım elimdeki telefonu, yıllara yenik düşmüş - düşlere üşüşmüş kanepenin üzerine.

Az önce sessizlik çığlık oldu ruhumda... Karşı dağ titredi/usulca bir dönüp baktı şaşkın/(hayrola)…
Hayır, hayır gönül gözlü dağım/sırdaşım, şahidim, yoldaşım, bağrında efsunlandığım kirazım/al al…
Bir damla yaş düşüyor sıcaklığının özleminde buz kesmiş ellerime... Ah o eller… Susun - sakın ha… Sakın !

İçeriden gelen hafiften müzik , dörtnala gelen içimdeki hüzünleri coşturur..

“ Yoksun yine varlığım sürünüyor
Sensizliğim bilinmiyor
Sen gittin gideli ellerim hep titriyor
Kalbim bu acıyı saklıyor”

Az önce; o sıcacık, yıllar öncesinden gelen ürkek , şaşkın sesin (yalan mı) küçük, hırçın kızı nasılda süpürdü yaşamdan…

_ Ömrümüzün son on yılını versinler bize... Sen yakınsın yukarıya dile - iste… Sadece bizden çaldıklarını versinler.
_ ………

Evet diyemedim sana.
Kilitli kuyunun kırılınca paslı çengeli, gün mü doğdu deli kıza… Geri mi geldi ? Nereye –nasıl – kim?

_Annee ! (sırası mı)
_Ne var.
_Kiminle konuştun?
_Sana ne, arkadaşım..Ya ne var bir rahat vermiyorsunuz… Oynasanıza siz…

Sokakta çocuklar oynaşır, parkı hayal ederim. Salıncaklar kimsesiz, öksüzdür bensiz şimdi. Çimenleri ezmiştir hüzün rüzgarı/ kana boyamıştır küskün çiçekleri.

Kovalarken saçlarım uçuşur, bulutlar kıskanır beni... Yakalayamazsın ki /nazlı bir bakış sana…
Bakma kumrucum gel sende oynaş bizimle... Hey ! Akasyalar kucağınızı açın! Zamanı durdur güvercin kardeş... Çekme sen de saçımı (bilirim çok seversin). Yoo kızma yüzüne vurdum diye(özledim), sevemem ki yüzünü (ayıp olur)... Bakma öyle, hınzır (özlemişsin). Bırak ya ! Çekiştirme beni, oynamam yoksa ( bahane )..

_ Anne !
_ Öf ya ne var oynamıyorum (…)
_ Ne oynaması anne ya.
_ HİÇ (!)

Bakma Asar bana öyle. Söyle, söyle dallarına, yollamasınlar yersiz rüzgarı - vurmasın yüzüme. Diyemem ki yar düşüm, versinler bizden çaldıkları ömrü geriye /deli kıza…

“Yıllar sonra bile hiç kimseye söyleyemedim
Bu sevdayı kalbime gömdüm …
Şimdi eşim dostum beni hastayım sanıyor
Yastayım hiç kimse bilmiyor”

Karşılıklı dinleşmiştik, üf “yasdayım”.
Yıllara direnen göz bentlerim çatlamış, sessizliğim çığlığıma karışmıştı. Dayanamadım / dayanamadın…

Can hasletin son nemi demlenirken yüreğim çırpınmaya başladığında söz verdim, seni görmeden ölemem diye... Hiç düşünemedim can parem ufuk mu bana dar, ben mi ufka… Batar mı bahtın güneşi, yoksa tan yerini mi selamlar sabahına... Kızıl karalar almasın bizi… Korkarım, tan yerinin nurunda yok olmasın kandan can cücüklerim.

_ Anne !

…./ Efendim... Can yarenim.

…./ Efendim... Ruhumun gemi.

…./ Efendim... Zerrelerinde düşüm - Kalbimin mahşeri. (…)

_ EFENDİM !






Habibe E. Ağaçdelen