PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Her şey bitti, post-ikinci yeni çıktı?


yılmaz arslan
02-11-2007, 13:36
her şey bitti, post-ikinci yeni çıktı...
İnanmayan Radikal Gazetesi'nin, 2007 yılı içinde çıkmış ilgili Kitap Eki' ni alır, Orhan Kahyaoğlu' nun son kitabı için yazılan yazıyı okur.Hem de bir felsefeci-şair tarafından...Buna neden mi karşıyım; yazıda savlananlarla, Kahyaoğlu' nun kitabı 'RAHİMDEKİ OT 'un içeriğinin alakası, dahası yazının temel savlarının iler tutar yanının olmaması...O şiirlerden bir kaçı daha dergilerde yayımlanırken okumuştum.Yazıyı yazan Yücel Kayıran olmasa, aceleye getirilmiş ve bilisizce karalama yapılmış diyeceğim...
Yazıdaki 1.sav: Türk şiirinde yeniliklerin, batıya özenilerek yapılması vs.Ama 'bizim kuşakla beraber bu durum değişti' demesi, Kayıran' ın...Peki yıllardır yazan bir sürü kalem erbabı, mesela A.Oktay, Özdemir ince, mesela Sait Maden veya Erdoğan Alkan batıyı mı taklit ederek yenilik aramışlar?
2. sav; O.Kahyaoğlu' nun Cumhuriyet dönemi Türk şiir zinciri içinde yeni olanı, bu kitabıyla ima etmesi üzerinden, birdenbire 90' lı yılların en önemli şairi konumuna yükseltilmesi, Kayıran tarafından. Bunu yazdığı 3 kitap (Hoyrat Bir Ruhun Eksitme Tabloları, Aşk ve Harf, Rahimdeki Ot)ve çıkarttığı dergilerle yapmış...Sombahar ve Ludingirra' dan önce, bir diğer savında değindiğinin aksine YARIN, GÖKYÜZÜ, YAZKO, Somut (Gazete şeklinde olan)vs. 80' lı yıllar şairlerine daha çok katkı yapmadı mı acaba? 90' larda çıkartılan dergiler, nasıl 80 kuşağının omurgasınıbelirginleştirmiş.Mesela Ahmet Erhan Sombahar' dan mı, Ludingirra' dan mı çıkmış?Ya Salih Bolat, Şükrü Erbaş, Adnan Özer, hatta Kahyaoğlu' nun kendisi? 80 Kuşağını 90' da yayımlanan dergiler nasıl belirler? Burada kastettiği kendisi mi oluyor, 80 kuşağı omurgası olarak?
Bir başka savı, Kahyaoğlu' nun Post-ikinci yeni oluşunu da temellendiren sav; bu yeni kitaptaki formel bir takım düzenlemeler, şiirin yakalandığı anda başka alanlara kayması, kelime tercihlemeleri vs... Kaç yıldır deneysel şiir adı altında bu yapılıyor...Açın daha geçen sene kaybettiğimiz Cenk Koyuncu' nun dergilerini, şiir kitaplarını...Bu tarz kare, dikdörtgen, tekerlek- labirentşiir formatı oralarda da var...Peki bu tarz biçimsel yapılandırmanın, ses-dize yapılandırmanın 'Dize işlevini yitirdi', ve 'Şiir geldi kelimeye dayandı' ile ilgisi nedir? Soluksuz, geometrik bir dize yapılandırması var işte Kahyaoğlu' nun...Dize yoksa, ortada şiir de yok. Bazen bir harf, bazen bir hece veya kelime, bazen soluksuz anlatım şeklinde pekala da dizeler gördük.Günümüz şiirinin biçim yaratma olanakları içinde.. Kaldı ki 90'lı yılların sonuna doğru Kahyaoğlu köşe yazısından başka şiirfilan dayayımlamadı.Bu kitaptaki,(2005-2006 gibi yayımlandı diye hatırladığım)birkaç şiir hariç elbette...
Şiir harfle, heceyle, kelimeyle, dizeyle ve dolayısıyla da bunların taşıdığı sesel(müzikal anlam), sözel(fikirsel)- anlamsal yüklerle de yazılır.Her kelimenin altında veya ardında, ilkel-komünal dönemden günümüz neoliberal kapkaçtalanizmine kadar bütün yaşanan anlamlı veya absürd-vahşi ideolojilerin fikirsel ağırlıkları vardır.O zaman şiir fikirlerle yazılmaz saplantısı neden? Çünkü Mallarme' den beri böyleymiş...Bana ne Mallarme' den...Hani Batılılardan kurtulup fikir üretmek, önermek önemliydi!
Kahyaoğlu' nun şiiri:1. Şiirin formu:Şiirin bilindik formunu devre dışı bırakıyormuş.2. Kelimeden oluşan şiir: Şiirler kelimeden kuruluyormuş, fikirlerden değil.Kelimeden kurulmayan şiir mi var, ama kelime fikir değilse, konuşurken, şiir yazar okurken havanda su mu dövüyoruz biz?3. Bu şiir estetik olanda ortaya çıkıyormuş.Çünkü şiirlerin 'uyum ilkesinin buyruğunda diyalektik gerilime ve iniş çıkışlara izin vermeyen aynı türden bir ritim üzerinde geliştiği' gibi bir tespit de yapmış Kayıran...Bunları benimsemesem de anlıyorum da, 'tutku, o vahim ot' ve 'zaman kayıp, harf ayakta' cımbızlamasıyla, gösteren-gösterilen-gösterge-kanal-ileti dizgesi bozulup nasıl da gösteren-gösterenle gösteriliyor basitliğine indirgenmiş.Bunu hiç anlamıyorum işte.

Anlaşılan o ki, yazıdaki bir başka savın yedeğinde, 90' lı yılların en önemli şairi ilan ettiği Kahyaoğlu' na kefareti, Yücel Kayıran bu yazısıyla ödemek istiyor!Başka bir şey anlamıyorum o yazıdan... Edited by: arslan yılmaz

selami karabulut
02-11-2007, 14:26
Sevgili Yılmaz, "Ot Hızı"Özdemir İnce'nin kitabı değili mi?

yılmaz arslan
02-11-2007, 14:29
Düzelttim sevgili Selami...Sen yazmadan az önce.Saygılar...